ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/122
Karar Sayısı : 2014/74
Karar Günü : 9.4.2014
R.G. Tarih-Sayı :26.7.2014-29072
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulu
İTİRAZIN KONUSU : 5.11.2008 günlü, 5809sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 51. maddesinin Anayasa'nın 2., 7., 13.ve 20. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünündurdurulmasına karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacı şirket tarafından 24.7.2012 günlü Resmî Gazete'deyayımlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi veGizliliğin Korunması Hakkında Yönetmelik'in bazı maddelerinin iptali veyürütmenin durdurulması için açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesinceyürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi üzerine davacı,kararın kaldırılması ve dava konusu Yönetmelik'in yürütmesinin durdurulmasıistemiyle itiraz etmiştir. Devam eden yargılama sırasında itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Danıştay İdari Dava DaireleriKurulu, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kural olan 51. maddesi şöyledir:
"MADDE 51- (1) Kurum,elektronik haberleşme sektörüyle ilgili kişisel verilerin işlenmesi vegizliliğinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 7., 13. ve 20. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL,Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 14.11.2013 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında kararabağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hakan ATASOY tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kural ile kişisel verilerinişlenmesi ve gizliliğinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirleme ve bukonuda düzenleme yapma yetkisinin bütünüyle yürütme organına bırakıldığı,yasama organı tarafından temel ilkeleri koyulmadan, çerçevesi çizilmeden,sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı düzenleme yetkisinin yürütme organınabırakılmasının Anayasa'nın 7., 13. ve 20. maddelerine ve sonuçta Anayasa'nın 2.maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumununelektronik haberleşme sektörüyle ilgili kişisel verilerin işlenmesi vegizliliğinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğuhükme bağlanmıştır.
Kişisel veri kavramı, belirli veya kimliği belirlenebilir olmakşartıyla, bir kişiye ilişkin bütün bilgileri ifade etmektedir. Bu bağlamda adı,soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyanbilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenliknumarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları,parmak izleri, genetik bilgiler, IP adresi, e-posta adresi, hobiler,tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri gibikişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm veriler kişisel verikapsamındadır.
Kişisel verilerin korunması hakkı, kişinin insan onurununkorunmasının ve kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimiolarak, bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasındakorumayı amaçlamaktadır. Bilişim teknolojilerindeki gelişmeler sonucunda,geleneksel yöntemlerle mümkün olmayan çok sayıda verinin toplanabilmesi; dahaönce birbirinden ilişkisiz şekilde tutulan pek çok verinin merkezi olarak biraraya getirilebilmesi; verilerin, veri eşleştirme ve veri madenciliği gibiileri teknolojik imkânlarla analize tabi tutulmak suretiyle, veriden yeniveriler üretme kapasitesinin artması; verilere erişim ve veri transferininkolaylaşması; kişisel verilerin ticari işletmeler için kıymetli bir varlıkniteliği kazanması neticesinde, özel sektör unsurlarınca yaratılan risklerindaha yaygın ve önemli boyutlara ulaşması ve terör ve suç örgütlerinin kişiselverileri ele geçirme yönündeki faaliyetlerinin artması gibi etkenler, günümüzdekişisel verilerin en üst seviyede korunmasını zorunlu kılmaktadır. Bubağlamda Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasının soncümlesinde, "Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerkanunla düzenlenir." hükmüne yer verilerek kişisel verilerinkorunması hakkı anayasal güvenceye bağlanmış ve bu şekilde kamumakamlarının keyfi müdahalelerine karşı koruma altına alınmıştır.
Yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesi gereğince, Anayasa'nınaçıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda yürütme organına doğrudan veilk elden düzenleyici işlem yapma yetkisi verilemez. Elektronik haberleşmesektörüyle ilgili kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasınayönelik usul ve esasları belirleme yetkisini Bilgi Teknolojileri ve İletişimKurumuna veren itiraz konusu kural, Anayasa'nın 20. maddesinde öngörülenkişisel verilerin korunmasına ilişkin usul ve esasların ancak kanunladüzenlenebileceğine ilişkin güvenceye aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 20.maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa'nın 20. maddesine aykırı bulunarak iptaledildiğinden dolayı Anayasa'nın 2., 7. ve 13. maddeleri yönünden ayrıcaincelenmesine gerek görülmemiştir.
VI- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun,kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez." denilmekte, 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
5.11.2008 günlü, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 51.maddesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlaledecek nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu maddeyeilişkin iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarakaltı ay sonra yürürlüğe girmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
5.11.2008 günlü, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 51.maddesine ilişkin iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bumaddeye yönelik yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE, 9.4.2014 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VIII- SONUÇ
5.11.2008 günlü, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 51.maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün, Anayasa'nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRAYÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, 9.4.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ