ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/127
Karar Sayısı : 2014/64
Karar Günü : 27.3.2014
R.G. Tarih-Sayı :12.12.2014-29203
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Konya2. İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 12.1.2011 günlü, 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde yer alan “…aynı düzey ve sıfattaki…” ibaresininAnayasa’nın 5. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacı tarafından, iş akdinden kaynaklanan ödenmeyen işçilikalacaklarının davalıdan tahsili, işe girerken alınan boş teminat senedininiadesi ve iptali ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesitalebiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun’un itiraz konusu ibarenin de yer aldığı 166. maddesişöyledir:
“Davaların birleştirilmesi
MADDE 166- (1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukukmahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda,davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığımahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanınaçıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey vesıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirmeikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığımahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararınkesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeyebildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya dabiri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunmasıdurumunda, bağlantı var sayılır.
(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davalarında bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinafincelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiyeait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 5. ve 36. maddelerine dayanılmış,Anayasa’nın 141. ve 142. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri gereğince Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL,Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ’un katılımlarıyla 11.12.2013 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlananişin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgiligörülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, davaların, aynı düzey ve sıfattaolmayan mahkemelerde birleştirilebilmesi suretiyle daha kısa sürede vedaha az masrafla bitirilmesi ve tüm yönleriyle mahkeme önüne getirilmesiniengellediği belirtilen kuralın, Anayasa’nın 5. ve 36. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kuralAnayasa’nın 141. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
İtiraz konusu kuralla, aralarında bağlantı bulunan davalarınbirleştirilmesinin, mahkemelerin aynı düzey ve sıfatta olması hâlindeolabileceği öngörülmektedir. Aynı düzey ve aynı sıfattaki mahkemelerdenanlaşılması gereken ise maddenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi her ikidavanın da görüldüğü mahkemenin, örneğin asliye hukuk mahkemesi veya sulh hukukmahkemesi yahut iş mahkemesi ya da aile mahkemesi olmasıdır.
Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesininbirinci fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyleyargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adilyargılanma hakkına sahiptir.” denilmektedir.
Anayasa’nın 141. maddesinde, “Davaların en az giderle vemümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir.” denilmeksuretiyle davaların makul bir süre içinde bitirilmesi gerekliliği ifadeedilmiştir.
Anayasanın 142. maddesinde ise “Mahkemelerin kuruluşu,görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmüneyer verilmiştir. Hukuk devletinde kanun koyucu, Anayasa’nın temel ilkelerine veAnayasa’da öngörülen güvence kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, yargılamausullerinin belirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bu bağlamdagetirilen usul kurallarının, Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen “adilyargılanma hakkı”nın öngördüğü güvencelere aykırılık taşımaması birzorunluluktur.
Kanun, hukuk mahkemelerinde uygulanacak yargılama usullerinidüzenlemektedir. Kanun’un 166. maddesinde düzenlenen davaların birleştirilmesimüessesesi, hukuk davalarında, ayrı ayrı açılmış davalar arasında maddedegösterilen anlamda bir bağlantı bulunması hâlinde, bu davaların birleştirilmesisuretiyle daha az giderle ve daha süratli bir şekilde görülmesini sağlamakamacıyla kabul edilen bir usul hukuku müessesesidir.
İtiraz konusu kuralla, hukuk mahkemelerinde açılan ve aralarındabağlantı bulunan davaların birleştirilebilmeleri için bir koşul getirilmiş vebu davaların görüldüğü mahkemelerin aynı düzey ve sıfatta olması gerektiğiöngörülmüştür. Kanun koyucu itiraz konusu kuralda, davaların birleştirilmesiaçısından davaların niteliğini ve buna bağlı olarak mahkemelerin görev alanınıesas almış, farklı nitelikteki ve buna bağlı olarak farklı mahkemelerin görevalanına giren davaların birleştirilmesini uygun görmemiştir. Aynı nitelikteolan ve aynı mahkemenin görev alanına giren davaların birleştirilmesi,birleştirme kurumunun takip ettiği amaca ve usul ekonomisine daha uygundur.Zira farklı nitelikteki, buna bağlı olarak farklı mahkemelerin görev alanınagiren davaların birleştirilmesi, bu davalarda uygulanacak yargılama usulünün debazı hâllerde farklı olması nedeniyle güçlükler yaratacak, davalarınbirleştirilmesiyle takip edilen amaca uygun olmayan sonuçlar ortayaçıkarabilecektir. Bu bağlamda söz konusu güçlükleri gidermeye yönelik itirazkonusu kuralın usul ekonomisine aykırı olduğu söylenemez. Öte yandan, davalarınbirleştirilmesine yönelik bir belirleme yapan itiraz konusu kuralda taraflarındavasını tüm yönleriyle mahkeme önüne getirmesine engel bir durum da yoktur.Dolayısıyla kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında, davaların birleştirilmesihakkında esasa etkili olmayan bir usul hükmü niteliğindeki itiraz konusukuralda Anayasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 36., 141. ve142. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa’nın 5. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
12.1.2011 günlü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...aynıdüzey ve sıfattaki...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığınave itirazın REDDİNE, 27.3.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ