ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/124
Karar Sayısı : 2014/136
Karar Günü : 11.9.2014
R.G. Tarih-Sayı :12.12.2014-29203
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Nazilli1. Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.12.2004 günlü, 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun,
1- 234. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin, 24.7.2008günlü, 5793 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle değiştirilen (5) numaralı altbendinde yer alan “…cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazlahapis cezasını gerektiren suçlarda,…” ibaresinin,
2- 239. maddesinin 5793 sayılı Kanun’un 41. maddesiyledeğiştirilen (1) numaralı fıkrasında yer alan “…cinsel saldırı suçu ilealt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda,…” ibaresinin,
Anayasa’nın 2., 10. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptallerine karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıylaaçılan kamu davasında, itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
Kanun’un itiraz konusu kuralları da içeren 234. ve 239. maddelerişöyledir:
“Mağdur ile şikâyetçinin hakları
Madde 234- (1) Mağdur ileşikâyetçinin hakları şunlardır:
a) Soruşturma evresinde;
1. Delillerin toplanmasını isteme,
2. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyetsavcısından belge örneği isteme,
3. (Değişik: 24/7/2008-5793/40 md.) Vekili bulunmaması halinde,cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirensuçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
4. 153 üncü maddeye uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ilesoruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme,
5. Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündekikararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma.
b) Kovuşturma evresinde;
1. Duruşmadan haberdar edilme,
2. Kamu davasına katılma,
3. Tutanak ve belgelerden (…) örnek isteme,
4. Tanıkların davetini isteme,
5. (Değişik: 24/7/2008-5793/40 md.) Vekili bulunmamasıhalinde, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapiscezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukatgörevlendirilmesini isteme,
6. Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlarakarşı kanun yollarına başvurma.
Katılanın hakları
Madde 239- (1) (Değişik:24/7/2008-5793/41 md.) Mağdur veya suçtan zarar gören davayakatıldığında, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapiscezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukatgörevlendirilmesini isteyebilir.
(2) Mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz veyakendisini savunamayacak derecede akıl hastası olması halinde avukatgörevlendirilmesi için istem aranmaz."
B- İlgili Görülen Yasa Kuralı
Kanun’un ilgili görülen 150. maddesi şöyledir:
“Madde 150- (Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.)
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir.Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemihalinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisinisavunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın birmüdafi görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirensuçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmüuygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye BarolarBirliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 2., 10. ve 36. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL,Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ’un katılımlarıyla 14.11.2013 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hakan ATASOY tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen yasakuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, bir suç nedeniyle mağdur konumuna gelmişkişilerin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında vekilleri bulunmaması hâlinde,Devletten kendilerine hukuki yardımda bulunacak bir avukat görevlendirilmesiniisteme haklarının bulunmasına rağmen, bu hakkın belirli suç tipleri ya dasuçların ağırlıklarına göre sınırlandırılmasının adaleti sağlamakla görevlihukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının ve silahlarıneşitliği ilkesinin muhakeme sürecine katılan süjelerin eşit bir şekildekarşılıklı olarak iddia ve savunmalarını ortaya koymalarına imkân verilmesinigerektirdiği, bu nedenle mağdur ve müşteki ile sanığın yargılamaya konu olansuçun nevi ve ağırlığı ne olursa olsun hak arama anlamında eşit koşullara sahipolmaları gerektiği, oysa müdafii bulunmayan sanığın, yargılandığı suç tipi neolursa olsun kendisine müdafi görevlendirilmesini isteme hakkı varken, mağdurunya da müştekinin bu haktan yararlanabilmesi için sanığa yüklenen suçun cinselsaldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarahasredildiği belirtilerek kuralların, Anayasa’nın 2., 10. ve 36. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı mağdur ileşikâyetçinin haklarını düzenleyen 234. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)bendinin (5) numaralı alt bendinde, mağdur ile şikâyetçinin; katılanınhaklarını düzenleyen 239. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise katılanın,vekili bulunmaması hâlinde, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazlahapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukatgörevlendirilmesini isteme hakkının bulunduğu hüküm altına alınmıştır. Birbaşka ifadeyle, Kanun’un 150. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, müdafiseçebilecek durumda olmadığını beyan eden şüpheli veya sanığın istemi hâlindekendisine bir müdafi görevlendirilmesi için herhangi bir koşul öngörülmemişolmasına rağmen, vekili bulunmayan mağdur ile şikâyetçi ve katılanın, itirazkonusu kurallar gereğince cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazlahapis cezasını gerektiren suçlar haricinde baro tarafından kendisine avukatgörevlendirilmesini isteme hakkı bulunmamaktadır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka veAnayasa’ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olandevlettir.
Anayasa’nın 142. maddesinde, “Mahkemelerin kuruluşu, görevve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir”hükmüne yerverilmiştir. Hukuk devletinde kanun koyucu, ceza hukuku alanında yasamayetkisini kullanırken, Anayasa’nın ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlıkalmak koşuluyla, yargılama usullerinin belirlenmesi konusunda takdir yetkisinesahiptir.
Anayasa’nın 10. maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi,hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil,hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunankişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrımyapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumdabulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısındaeşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynıkurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimikişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamalarıgerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklıkurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesininbirinci fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ileadil yargılanma hakkına sahiptir.” denilerek yargı mercilerine davacıve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma veadil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.
Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de silahların eşitliğiilkesidir. Bu ilke, davanın tarafları arasında yargılama sırasında usul hükümleriyönünden eşit konumda bulunma, taraflardan birine dezavantaj diğerine avantajsağlayacak kurallara yer vermeme esasını öngörmekte, diğer bir deyişle davanıntarafları arasında hakkaniyete uygun bir dengenin varlığını gereklikılmaktadır.
Ceza yargılamasının taraflarından olan şüpheli ya da sanık ilemağdur, şikâyetçi ya da katılan, ceza muhakemesi hükümleri yönünden aynıkonumda değildir. Zira bir suç isnadı nedeniyle özgürlüğünden yoksun kalma yada bir takım koruma tedbirlerine muhatap olma tehdidi altında bulunan vesuçluluğu ispat edilinceye kadar masum olan şüpheli ya da sanığın, bu tehditlerkarşısında kendisini savunabilmek amacıyla sahip olacağı hakların mahiyeti ileböyle bir tehditle karşı karşıya bulunmayan mağdur, şikâyetçi ya da katılanın,iddia edilen suçun ortaya çıkarılması ve uğranılan mağduriyetin giderilmesiamacıyla sahip olacağı hakların mahiyeti birbirinden farklıdır. Kanun koyucununda söz konusu kişilerin durumlarındaki bu farklılığı ve özellikle cinsel tacizsuçları ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara maruzkalanların uğradığı mağduriyetin toplumda meydana getirdiği hassasiyeti dikkatealarak bir düzenleme yaptığı anlaşılmaktadır.
Mağdur, şikâyetçi ve katılanın ceza kovuşturmasında kendilerineavukat görevlendirilmesini isteyebilme koşullarını düzenleyen itiraz konusukurallar, mahkemelerin yargılama usullerinin belirlenmesi ile ilgili olup kanunkoyucunun takdir yetkisi içindedir. Bu kapsamda, kanun koyucunun, aynı konumdaolmamaları nedeniyle farklı kurallara bağlı tutulsa da, şüpheli veya sanığatanınan müdafiden (avukattan) yararlanma hakkını mağdur, şikâyetçi ve katılanada tanıyarak taraflar arasında hakkaniyete uygun bir denge kurmaya çalıştığıaçıktır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa’nın 2., 10.ve 36. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun;
A- 234. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin,24.7.2008 günlü, 5793 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle değiştirilen (5) numaralıalt bendinde yer alan “…cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazlahapis cezasını gerektiren suçlarda,…” ibaresinin,
B- 239. maddesinin 5793 sayılı Kanun’un 41. maddesiyledeğiştirilen (1) numaralı fıkrasında yer alan “…cinsel saldırı suçu ilealt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda,…” ibaresinin,
Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 11.9.2014gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN