ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/148
Karar Sayısı : 2014/62
Karar Günü : 27.3.2014
R.G. Tarih-Sayı :23.05.2014-29008
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 6. AsliyeHukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...rettarihinden başlayarak altı ay içinde…” ibaresinin Anayasa'nın 2. ve 36.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Davalı borçlunun, mirası reddetmesi üzerine, davalınınalacaklıları tarafından açılan mirasın reddinin iptali davasında, itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu ibarenin de yer aldığı 617. maddesişöyledir:
“VII. Mirasçıların alacaklılarının korunması
Madde 617- Malvarlığı borcunayetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse;alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediğitakdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddiniptali hakkında dava açabilirler.
Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir.
Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına birşey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğeralacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idibundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine dayanılmış,Anayasa'nın 13. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL,Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 11.12.2013 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma BABAYİĞİT tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralda düzenlenen hakdüşürücü sürenin ret kararının kesinleştiği veya ilan edildiği ya daalacaklılara tebliğ edildiği tarihten değil, ret beyanında bulunulduğu tarihtenitibaren işlemeye başladığı, alacaklıları koruma amacı taşıyan itiraz konusukuraldaki sürenin makul olmadığı ve sürenin başlangıcının ret tarihi olarakbelirlenmesinin hak arama hürriyetini kısıtladığı belirtilerek kuralın,Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kuralAnayasa'nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
İtiraz konusu kuralda, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirasıreddeden mirasçının alacaklılarına reddin iptali davasını açabilme hakkıtanınmış olup bu davanın mirasın reddinden itibaren altı ay içindeaçılabileceği düzenlenmiştir. Bu süre, hakdüşürücü süre olduğundan, Kanun'un belirlediği sürede dava açılmaması hâlindedava açma hakkı sona erecek, dava açılması durumunda ise davaya bakan hâkim busüreyi kendiliğinden göz önünde bulundurarak davanın reddine karar verecektir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukukdevleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurupbunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimineaçık olan devlettir.
Anayasa'nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesininbirinci fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ileadil yargılanma hakkına sahiptir.” denilerek yargı mercilerine davacıve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma veadil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Kişinin uğradığı birhaksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığıhaksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüpkanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin etkili yolu, yargı mercileriönünde dava hakkını kullanabilmesidir.
Anayasa'nın 36. maddesinde, hak arama özgürlüğü için herhangi birsınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte, bunun hiçbir şekildesınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Özelsınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazısınırları bulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca, hakkı düzenleyen maddedeherhangi bir sınırlama nedenine yer verilmemiş olsa da Anayasa'nın başkamaddelerinde yer alan kurallara dayanarak bu hakların sınırlandırılması mümkünolabilir. Dava açma hakkının kapsamına ve kullanımına ilişkin düzenlemelerinhak arama özgürlüğünün doğasından kaynaklanan sınırları ortaya koyan ve hakkınnorm alanını belirleyen kurallar olduğu açıktır. Ancak, bu sınırlamalarAnayasa'nın 13. maddesinde yer alan güvencelere aykırı olamaz.
Anayasa'nın 13. maddesine göre ise temel hak ve özgürlüklereyönelik sınırlamalar, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerinözlerine de dokunamaz.
Hak arama özgürlüğü demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezunsurlarından biri olup tüm bireyler açısından mümkün olan en geniş şekildegüvence altına alınmalıdır. Diğer taraftan, hukuki işlem ve kuralların süreklidava tehdidi altında bulunması hukuk devletinin unsurları olan hukuki istikrarve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmaz. Bu nedenle hak arama özgürlüğü ilehukuki istikrar ve hukuki güvenlik gerekleri arasında makul bir dengegözetilmelidir.
İtiraz konusu kuralda öngörülen dava açma süresi, yargılamausulüne ilişkin olup bu süreyi belirleyip belirlememe yetkisi, Anayasa'dabelirlenen kurallara bağlı kalmak koşuluyla kanun koyucununtakdirindedir. Ancak, kanun koyucu, mirasın reddinin iptali davasındadava açma süresine ilişkin hükümleri düzenlerken hukuk devleti ilkesinin birgereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik”ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”,getirilen kuralın, ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik”,getirilen kuralın, ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını ve “orantılılık”ise getirilen kural ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyüifade etmektedir.
Kuralla getirilen süre sınırlaması, bir mirasçının şahsidurumu yüzünden hakların uzun süre askıda kalmasının önlenmesini ve terekeninbir an önce hak sahiplerine ulaşmasını amaçlamaktadır.
İtiraz konusu kuralda, mirasın reddinin iptali davası açabilmekiçin alacaklılara altı aylık süre sınırlaması getirilmekle birlikte, “rettarihi” bu sürenin başlangıcı olarak belirlenmiştir. İtiraz konusu kuraldadüzenlenen “ret tarihi” mirası ret beyanının sulh hâkimine ulaştığıtarih olup 4721 sayılı Kanun'un sistemi, reddin alacaklılar tarafından derhalöğrenilebilmesine imkân tanımaktadır. Zira, mirasbırakanın yerleşim yeri sulhmahkemesine yöneltilen ret beyanı hâkim tarafından tutanakla tespit edilerek,ret özel kütüğüne tescil edilecektir. Mirasçının alacaklıları, mirasınreddedilip reddedilmediğini mirasbırakanın yerleşim yeri sulh mahkemesinezdinde yapacakları girişim ile öğrenme imkânına her zaman sahiptirler.Dolayısıyla, itiraz konusu kuralda belirlenen altı aylık süre, alacaklılarınmirasın reddedilip reddedilmediğini, reddedilmiş ise borçlu mirasçı tarafındanyeterli güvence verilip verilmediğini araştırabilmeleri ve dava açma haklarınıkullanabilmeleri için ölçülü olduğu gibi, reddin iptali davasının süresininbaşlangıcının ret tarihi olarak belirlenmesi, borçlu dışındaki diğermirasçıların terekeye bir an önce kavuşmasını ve uzun süre dava tehdidi altındakalmasını önlemeye, reddeden mirasçının alacaklılarının korunması sağlamayaelverişli olup, itiraz konusu kuralın, hukuk devleti ilkesine ve hak aramahürriyetine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2.,13. ve 36. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617.maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...ret tarihinden başlayarakaltı ay içinde...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 27.3.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ