ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/147
Karar Sayısı : 2014/75
Karar Günü : 9.4.2014
R.G. Tarih-Sayı :24.7.2014-29070
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul (4) No'luFikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 24.6.1995 günlü, 556sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 42. maddesininbirinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa'nın 2., 35. ve 91. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Marka hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan davada, itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Kanun Hükmünde Kararname Kuralı
Kanun Hükmünde Kararname'nin itiraz konusu kuralı da içeren 42.maddesi şöyledir:
"Aşağıdaki hallerde markanın hükümsüz sayılmasına yetkilimahkeme tarafından karar verilir:
a) 7 nci maddede sayılan haller. (Ancak, 7 nci maddenin (ı)bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihindenitibaren 5 yıl içerisinde açılması gerekir. Markanın tescilinde kötü niyetvarsa iptal davası süreye bağlı değildir.
b) 8 inci maddede sayılan haller. (Ancak, 8 inci maddenin sonfıkrası çerçevesinde açılan davada önceki hak sahibi koruma süresininbitiminden itibaren 2 yıl içerisinde markasını kullanmamışsa bu bir hükümsüzlüknedeni sayılmaz.)
c) 14 üncü maddeye aykırılık. (Ancak, 5 yılın dolması ile davanınaçıldığı tarih arasında ciddi biçimde kullanma hükümsüzlük nedeni sayılmaz.Dava açılacağı düşünülerek kullanma gerçekleşmiş ise, mahkeme davanınaçılmasından önceki üç ay içerisinde gerçekleşen kullanmayı dikkate almaz.)
d) Marka sahibinin davranışları nedeniyle, marka mal ve hizmetleriçin yaygın bir ad haline gelmiş ise,
e) Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanımsonucunda tescil edildiği mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri vecoğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama ihtimali var ise,
f) 59 uncu maddeye aykırı kullanım.
Hükümsüzlük nedenleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veyahizmete ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmihükümsüzlüğe karar verilir.
(Ek fıkra : 3/11/1995 - 4128/5 md.;Değişik:22/6/2004 - 5194/15md.) Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallarveya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelikkazanmış ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentlerine göretescili hükümsüz sayılamaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 35. ve 91. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL,Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 11.12.2013 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Yunus Emre YILMAZOĞLUtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmündekararname kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraza konu kuralın, marka hakkının, tesciltarihi itibarıyla sona ermesi sonucunu doğurması nedeniyle Anayasa'nın 2., 35.ve 91. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
A- Kanun Hükmünde Kararnamelerin Yargısal Denetimi Hakkında GenelAçıklama
Anayasa'nın 91. maddesinde düzenlenen kanun hükmünde kararnameler,işlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan yargısal denetimlerininyapılması görev ve yetkisi Anayasa'nın 148. maddesi ile Anayasa Mahkemesineverilmiştir. Yargısal denetimde kanun hükmünde kararnamenin, öncelikle yetkikanununa sonra da Anayasa'ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir. Herne kadar, Anayasa'nın 148. maddesinde kanun hükmünde kararnamelerin yetkikanunlarına uygunluğunun denetlenmesinden değil, yalnızca Anayasa'ya biçim veesas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise deAnayasa'ya uygunluk denetiminin kapsamına öncelikle kanun hükmünde kararnameninyetki kanununa uygunluğunun denetimi de girer. Çünkü Anayasa'da, BakanlarKuruluna ancak yetki kanununda belirtilen sınırlar içerisinde kanun hükmündekararname çıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştür. Yetkinin dışına çıkılması,kanun hükmünde kararnameyi Anayasa'ya aykırı duruma getirir.
Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan alan olağanüstü halkanun hükmünde kararnamelerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki kanunhükmünde kararnamelerin bir yetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle,kanun hükmünde kararnameler ile dayandıkları yetki kanunu arasında çok sıkı birbağ vardır. Kanun hükmünde kararnamenin yetki kanunu ile olan bağı, kanunhükmünde kararnameyi aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir.Kanun hükmünde kararnamenin Anayasa'ya uygun bir yetki kanununa dayanması,geçerliliğinin ön koşuludur. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkartılan veyadayandığı yetki kanunu iptal edilen kanun hükmünde kararnamelerin içeriğiAnayasa'ya aykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa'ya uygunluğundan sözedilemez.
Kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'ya uygunluk denetimi,kanunların denetiminden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde, "KanunlarAnayasaya aykırı olamaz." denilmektedir. Bu nedenle kanunlarındenetiminde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır.Kanun hükmünde kararnameler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hemdayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa'ya uygun olmak zorundadırlar.
Anayasa'da kimi konuların kanun hükmünde kararnamelerledüzenlenmesi yasaklanmaktadır. Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında"Sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikincikısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleri ile dördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler..."inkanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kuralgereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisi, "Bakanlar Kurulu"naancak kanun hükmünde kararnameyle düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyenkonularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir.
Anayasa'nın herhangi bir maddesinde kanunla düzenleneceğiöngörülen bir konunun, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkçayasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasa'nın 163. maddesindeolduğu gibi kanun hükmünde kararname çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçekanun hükmünde kararname ile düzenlenmesi Anayasa'ya aykırılık oluşturmaz.
B- İtiraz Konusu Kanun Hükmünde Kararname Kuralının Anayasa'yaAykırılığı Sorunu
İtiraz konusu kuralla, KHK'nin 14. maddesine yollamadabulunularak, markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı birnedene dayanmaksızın kullanılmaması veya kullanımına beş yıl kesintisiz araverilmesi hâlleri hükümsüzlük nedeni olarak belirlenmiş, beş yılın dolması iledavanın açıldığı tarih arasında markanın ciddi biçimde kullanılması hâlindehükümsüzlük nedeninin oluşmayacağı öngörülmüş, ancak dava açılacağı düşünülerekmarka kullanılmışsa, mahkemenin davanın açılmasından önceki üç ay içerisindegerçekleşen kullanmayı dikkate almayacağı hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında "Sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler..."in kanunhükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Öte yandan,Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesininbirinci fıkrasında, herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu; ikincifıkrasında bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği;üçüncü fıkrasında ise, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırıolamayacağı kurala bağlanmıştır. Buna göre, Anayasa'nın "KişininHakları ve Ödevleri" başlıklı ikinci bölümünde yer alan mülkiyethakkına ilişkin olarak kanun hükmünde kararname ile düzenleme yapılması mümkündeğildir.
Mülkiyet hakkının konusunu, maddi ve gayrîmaddi mallaroluşturmaktadır. Taşınır ve taşınmaz mallar, maddi mallar kapsamında iken,fikri ve sınaî mülkiyet hakları gayrîmaddi mallar kapsamında bulunmaktadır. Bir markanın sahibine sağladığı haklar ise "markahakkı" olarak adlandırılmakta ve marka hakkı, fikri ve sınaimülkiyet hakları kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla, itiraz konusukuraldaki düzenleme, mülkiyet hakkının konusunu oluşturan marka hakkıylailgili olduğundan kural, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasınaaykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasına aykırıgörülerek iptal edildiğinden, ayrıcaAnayasa'nın 2. ve 35. maddeleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI- SONUÇ
24.6.1995 günlü, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KanunHükmünde Kararname'nin 42. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendininAnayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE, 9.4.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ