ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/157
Karar Sayısı : 2014/138
Karar Tarihi : 11.9.2014
R.G Tarih -Sayısı :10.07.2015-29412
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR :
1- Erzurum 3. Sulh Ceza Mahkemesi (E.2013/157)
2- Demirci Sulh Ceza Mahkemesi (E.2014/37)
3- Derik Sulh Ceza Mahkemesi (E.2014/53)
İTİRAZLARIN KONUSU : 31.3.2011 tarihli ve6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18.maddesinin (3), (5), (6), (8) ve (9) numaralı fıkralarının Anayasa'nın 2., 5.,10., 12., 13., 15., 19., 23., 36., 38. ve 59. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Spor müsabakasında Kanun'a aykırı hareket edildiği ileri sürülerek"seyirden yasaklanma" tedbiri uygulanan şüphelilerin taraftarıolduğu takımın müsabakasının başlangıç saatinde en yakın kolluk biriminebaşvurmamaları üzerine açılan kamu davalarında, itiraz konusu kurallarınAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptalleri için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
Kanun'un itiraz konusu kuralları da içeren 18. maddesi şöyledir:
"Seyirden yasaklanma
MADDE 18- (1) Kişinin, buKanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardandolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spormüsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanmaibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla sporalanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazınabaşlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktanitibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesineyer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiğitarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına sonverilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir.
(2) Bu madde hükümleri, taraftar gruplarınca spor alanlarınındışında işlenen kasten yaralama, hakaret içeren tezahürat ve mala zarar vermesuçları bakımından da uygulanır.
(3) Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturmabaşlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklamatedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı,kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına kararverilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devamedilir.
(4) Koruma tedbiri olarak uygulanan ve güvenlik tedbiri olarakhükmedilen spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirine ilişkin bilgilerEmniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan bu amaca özgü elektronik bilgibankasına derhal kaydedilir. Bu bilgi bankasına spor kulüplerinin vefederasyonların erişimi sağlanır. Yasaklanan kişilere ilişkin bilgiler, ilgilispor kulüplerine ve yurt dışında yapılacak müsabaka öncesinde müsabakanınyapılacağı ülkenin yetkili mercilerine bildirilir.
(5) Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirdenyasaklanma tedbiri;
a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına kararverilmesi,
b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi,
c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi,
halinde derhal kaldırılır.
(6) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olaraktedbire veya hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, kararınkesinleştiği tarihten itibaren; önödeme halinde ise, önödemede bulunulduğutarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklamatedbirinin uygulanmasına devam edilir.
(7) Alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğuaçıkça anlaşılan kişi, spor alanına alınmaz. Bu şekilde spor alanlarına girenve dışarı çıkmamakta ısrar eden kişi zor kullanılarak dışarı çıkarılır ve bumadde hükümlerine göre bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanır.
(8) Bu madde hükümlerine göre spor müsabakalarını seyirdenyasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiğimüsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spormüsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanınbaşlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genelkolluk birimine başvurmakla yükümlüdür.
(9) Sekizinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi,yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.
(10) Bu Kanun hükümlerine göre hakkında güvenlik tedbiri olarakspor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı verilen kişi, yasak süresincespor kulüplerinde ve federasyonlarda ve taraftar derneklerinde yönetici olamaz;spor müsabakalarında hakem, temsilci veya gözlemci olarak görev yapamaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 5., 10., 12., 13., 15., 19.,23., 36., 38. ve 59. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
A- E.2013/157 Sayılı Başvuru Yönünden
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ,Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. EminKUZ'un katılımlarıyla 2.1.2014 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısındaöncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddelerine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali içinAnayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış vemahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların dao davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanındeğişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Kanun'un 18. maddesinin (3), (5),(6), (8) ve (9) numaralı fıkralarının iptalini talep etmiştir.
Kanun'un 18. maddesinin (5) numaralı fıkrasında, önleyici amaçlıkoruma tedbiri olarak uygulanan seyirden yasaklama tedbirinin kaldırılmasınedenleri düzenlenmektedir. Buna göre, Kanun kapsamında işlenen bir suçnedeniyle yapılan soruşturma ve kovuşturmada tedbir uygulamasına neden olaneyleme ilişkin olarak değerlendirme yapılarak Cumhuriyet savcısı veya mahkemetarafından tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi durumunda tedbir hemenkaldırılacaktır.
Kanun'un 18. maddenin (6) numaralı fıkrasında ise Kanun kapsamındaişlenen suç nedeniyle yapılan soruşturma ya da kovuşturmada bir yıl süre ileseyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına hangi hâllerde devam edileceğiöngörülmektedir. Buna göre, önödeme hâlinde, önödemede bulunulduğu tarihtenitibaren; kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geribırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire veya hapiscezasının ertelenmesine karar verilmesi hâlinde ise kararın kesinleştiğitarihten itibaren bir yıl süreyle seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasınadevam edilecektir.
Kanun'un 18. maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkraları, Kanunkapsamına giren suçların soruşturma ve kovuşturmasında uygulanacak kurallardır.İtiraz yoluna başvuran Mahkemede bakılmakta olan dava ise Kanun'un 18.maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre uygulanan seyirden yasaklama tedbirininanılan maddenin (8) numaralı fıkrasının öngördüğü yükümlülüğe uygun olarakyerine getirilip getirilmediği, getirilmemiş ise bu yükümlülüğe aykırı hareketeden kişinin anılan maddenin (9) numaralı fıkrası uyarınca cezalandırmasınailişkindir. Kanun'un 18. maddesinin (8) numaralı fıkrasının öngördüğüyükümlülüğe uymamaktan kaynaklanan eylem ile Kanun kapsamına giren ve tedbireneden olan eylem farklı olup ayrı yargılamaya tabidir. Bu durumda, (8) numaralıfıkranın öngördüğü yükümlülüğe uymamaktan kaynaklanan eylem nedeniyle yapılacakyargılama ile ilgisi bulunmayan (5) ve (6) numaralı fıkraların bakılmakta olandavadaki uyuşmazlığın çözümüne bir etkisi yoktur. Dolayısıyla, bu kurallarınitiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 31.3.2011 tarihli ve 6222 sayılı SpordaŞiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18. maddesinin;
A- (5) ve (6) numaralı fıkralarının, itiraz başvurusunda bulunanMahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bufıkralara ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyleREDDİNE,
B- (3), (8) ve (9) numaralı fıkralarının ESASININİNCELENMESİNE,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B- E.2014/37 Sayılı Başvuru Yönünden
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra AylaPERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M.Emin KUZ'un katılımlarıyla 18.2.2014 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
C- E.2014/53 Sayılı Başvuru Yönünden
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ,Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. EminKUZ'un katılımlarıyla 13.3.2014 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARLARI
31.3.2011 tarihli ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve DüzensizliğinÖnlenmesine Dair Kanunu'nun 18. maddesinin (3) numaralı fıkrasının "Bumadde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüphelihakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamayakonulur." biçimindeki ilk cümlesi ile (8) ve (9) numaralı fıkralarınıniptallerine karar verilmesi istemiyle yapılan E.2014/37 sayılı itirazbaşvurusunun 18.2.2014 tarihinde, 6222 sayılı Kanun'un 18. maddesinin (8) ve(9) numaralı fıkralarının iptallerine karar verilmesi istemiyle yapılanE.2014/53 sayılı itiraz başvurusunun ise 13.3.2014 tarihinde, aralarındakihukuki irtibat nedeniyle E.2013/157 sayılı dava ile birleştirilmesine,esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin E.2013/157 sayılı dosya üzerindenyürütülmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Ümit DENİZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararlarında, Cumhuriyet savcısının ya da mahkemeninkararı olmaksızın yasaklama tedbirinin uygulanmasının masumiyet karinesineaykırı olduğu, özgürlük ve güvenlik hakkı ile insan haklarına saygı yükümlülüğüile bağdaşmadığı ve seyahat hakkının kısıtlandığı, bu tedbire karşı itirazhakkının tanınmamasının hak arama hürriyetine ters düştüğü, temel hak veözgürlüklerin ölçüsüz olarak sınırlandığı, ayrıca kurallarda yer alan "taraftar"kavramı ile yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin kavramların belirsiz olduğubelirtilerek kuralların, Anayasa'nın 2., 5., 10., 12., 13., 15., 19., 23., 36.,38. ve 59. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun'un 18. maddesinin itiraza konu (3) numaralı fıkrasında,Kanun'da tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardansoruşturma başlatılması durumunda şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirdenyasaklama tedbirinin derhal uygulamaya konulacağı, soruşturma evresindeCumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirinkaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına korumatedbiri olarak devam edileceği hüküm altına alınmıştır. Maddenin (8) numaralıfıkrasında 18. madde hükümlerine göre spor müsabakalarını seyirden yasaklanankişinin, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanıntarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarınınyapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatindeve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmaklayükümlü olduğu öngörülmüştür. Maddenin (9) numaralı fıkrasında ise (8) numaralıfıkrada belirtilen yükümlülüğe aykırı hareket eden kişinin yirmibeş günden azolmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir.
Kanun'un 18. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca uygulanan"seyirden yasaklama" tedbiri, Kanun'da tanımlanan veyayollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan birinin işlendiği şüphesininolması ve bu şüphe nedeniyle hakkında soruşturma başlamış olması durumundahiçbir karara gerek olmaksızın Kanun gereği derhal uygulamaya konulan "özgünve önleyici amaçlı koruma tedbiri"dir. Genel olarak korumatedbirlerinin düzenleniş amacı henüz kişi mahkûm olmadan kamu güvenliğinisağlamak üzere önlemler alınmasıdır. Bu önlemlerin ortak özelliklerinden biride temel bir hakkı sınırlamalarıdır. Ceza yargılamasına konu eylemden ayrıolarak mahkeme kararı olmaksızın Kanun emri ile kendiliğinden uygulanması, cezamuhakemesinin yapılmasını veya yapılan muhakemenin sonunda verilecek kararlarıetkileme özelliğinin bulunmaması, verilen kararın uygulanmasını sağlama iledelil temini ve muhafazası amaçlarını taşımaması, anılan 18. maddenin (3)numaralı fıkrası uyarınca yerine getirilen seyirden yasaklama tedbirini cezayargılamasında uygulanan diğer koruma tedbirlerinden farklı kılmaktadır.Özellikleri dikkate alındığında seyirden yasaklama koruma tedbirinin, suçunönlenmesi amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinin önemli unsurlarından biri de hak ve özgürlüklerintanınıp güvenceye bağlanmasıdır. Hukuk devletinin özünü hak ve özgürlükleroluştursa da bunların sınırsızlığından söz etmek mümkün değildir. Ancak hukukdevletinde hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların istisnai nitelik taşımasızorunludur.
Anayasa'nın 13. maddesinde, hak ve özgürlüklerinsınırlandırılmasının ölçütü gösterilmiştir. Buna göre, "Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
Anılan madde, hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını, ilgilitemel hak ve özgürlüğe ilişkin Anayasa maddesinde gösterilen özel sebeplerinbulunmasına bağlı kılmıştır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi kararlarında,özel sınırlama nedeni öngörülmemiş özgürlüklerin de o özgürlüğün doğasındankaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu, ayrıca Anayasa'nın başka maddelerindeyer alan hak ve özgürlükler ile Devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlamasebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabuledilmektedir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, "Devletin temel amaç vegörevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkeninbölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevîvarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."denilmektedir. Buna göre, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak Devletin temel amaç ve görevlerindendir.
Kişinin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanınönkoşulu kamu düzeninin tesisidir. Kamu düzeninin sağlanmadığı bir ortamda, hakve özgürlüklerden gereği gibi yararlanılması, kişinin maddi ve manevi varlığınıgeliştirmesi mümkün değildir. Devletin hak ve özgürlükleri koruma ödevininyanında, kamu düzenini sağlama görevi de bulunmaktadır. Şiddetin ve suçişlenmesinin önlenmesi amacıyla çeşitli tedbirler almak, Anayasa'nın 5.maddesiyle Devlete yüklenen kamu düzenini koruma ödevinin bir gereğidir. Bunedenle, kamu düzeninin sağlanması ve korunması amacıyla özgürlüğün sınırlanmasımümkündür.
Anayasa'nın 59. maddesinin birinci fıkrasına göre, "Devlet,her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirlerialır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder." Bu maddeningerekçesinde ise "Sporun geliştirilmesi sadece fiilen spor yapanlarıdeğil, seyircileri için de eğitici ve sağlık kurallarına uygun bir ortamdayaşamaya sevk edici etkileri sebebiyle devletçe ele alınması için başka birsebeptir." denilmektedir. Bu düzenlemeye göre vatandaşlarını sporateşvik etmek ve ona uygun olarak vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak hertürlü yatırımı ve alt yapıyı hazırlamak Devletin pozitif yükümlülükleriarasındadır. Dolayısıyla, Devlet, spor faaliyetlerinin gerçekleştirilmesiniengelleyenlere karşı hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını da içerentedbirler alabilir.
Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en genişölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlükleribüyük ölçüde kısıtlayan ve kullanılamaz hâle getiren sınırlamalar hakkın özünedokunur. Temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsüdeğil, koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı öngörülen kanun yollarıgibi güvenceler demokratik toplum düzeni kavramı içinde değerlendirilmelidir.Bu nedenle, temel hak ve özgürlükler, istisnaî olarak ve özüne dokunmamakkoşuluyla demokratik toplum düzeninin gerekleri için zorunlu olduğu ölçüde veancak kanunla sınırlandırılabilir.
Demokratik bir toplumda temel hak ve özgürlüklere getirilensınırlamanın, bu sınırlamayla güdülen amacın gerektirdiğinden fazla olmasıdüşünülemez. Demokratik hukuk devletinde güdülen amaç ne olursa olsun,kısıtlamaların, bu rejimlere özgü olmayan yöntemlerle yapılmaması ve belli birözgürlüğün kullanılmasını önemli ölçüde zorlaştıracak ya da ortadan kaldıracakdüzeye vardırılmaması gerekir.
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerinniteliği" başlıklı 12. maddesinde, "Herkes,kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak vehürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine vediğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder." hükmüneyer verilmiştir. Maddenin bu şekilde düzenlenmesinden de açıkça anlaşıldığıgibi anayasa koyucu kişiyi temel hak ve hürriyetlerle donatırken, bu hak vehürriyetlerin kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı olan ödev vesorumluluklarından ayrı düşünülemeyeceğini vurgulamıştır.
Temel hak ve hürriyetleri kullanan kişilerin bu hak vehürriyetlerin kötüye kullanılmaması hususunda ödev ve sorumlulukları olduğuaçıktır. Bu ödev ve sorumluluğun, toplumda yoğun olarak gerçekleştirilensportif faaliyetlerde de geçerli olduğu kuşkusuzdur. Ödev ve sorumluluklarınıyerine getirmeyerek haklarını kötüye kullanan kişilerin bu haklarınınAnayasa'ya aykırı olmamak koşuluyla sınırlanabilir olduğunu da bilmelerigerekir. Sınırlı sayıdaki şiddet yanlısının diğer taraftarların haklarını ihlaletmelerinin olağan karşılanması beklenemez. Bu hakkı sonuna kadar kullanmakisteyenlerin ödev ve sorumluluklarının da olması, bu ödev ve sorumluluklarauymadıkları takdirde çeşitli yaptırımlarla karşılaşmaları doğaldır.
İtiraz konusu kurallarla Anayasa'nın 59. maddesine uygun olaraköngörülen seyirden yasaklama tedbirinin de sporda şiddet olayları nedeniyleaçılan soruşturmalarda suç şüphesi altında bulunan kişilerin suç işleyerektopluma yönelik zarar verme tehlikesini ortadan kaldırma amaçlı olduğu vesoruşturma açılmasının ortaya koyduğu haklı bir gerekçeyle uygulandığıgörülmektedir. Dolayısıyla, soruşturma açılması ile suçlulukları konusundahaklarında şüphe oluşan kişilerin, daha önce belirtilen koşullara ve sebeplereuygun olarak spor alanlarına girmesini engellemek şeklindeki tedbir ve butedbire uyulmaması hâlinde ceza öngörülmesi kamu düzeni bakımından alınmasıgerekli tedbirlerdendir. Kaldı ki, bu tedbirin soruşturma evresinde Cumhuriyetsavcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılabilmesi de öngörülmüşolup, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar uygulanması mutlak bir zorunluluk değildir.Tüm bu hususlar dikkate alındığında itiraz konusu kuralların kamu yararıamacına yönelik olduğu açıktır.
Seyirden yasaklanma kararı, kişinin müsabakaları ve antrenmanlarıizlemek amacıyla spor alanlarına girişinin yasaklanması şeklinde uygulanmaktadır.Ayrıca 18. maddenin itiraz konusu (8) numaralı fıkrası uyarınca kişi yurtiçinde olması şartıyla, fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarıolduğu takımın yer aldığı müsabakanın olduğu gün, müsabakanın başlangıçsaatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk biriminebaşvurmak zorundadır. Seyirden yasaklama tedbiri ile Kanun'a aykırı eylemdebulunduğu şüphesi nedeniyle hakkında soruşturma açılan kişi, spordankaynaklanan eyleminin karşılığı olarak geçici bir süre ile spor alanlarınagirememekte ve sadece taraftarı olduğu takımın müsabakası sırasında kolluğabaşvurmak zorunda kalmaktadır. Bu şekilde spor alanından ve müsabakadanuzaklaştırılan tedbir muhatabının, olay çıkarma olanağı kalmamaktadır.
Anayasa'nın 23. maddesi uyarınca seyahat hürriyeti, suçişlenmesini önlemek amacıyla ancak kanunla sınırlandırılabilmektedir. Seyirdenyasaklama tedbiri ile suç şüphesi altındaki kişi, spor alanlarına girememekteve müsabaka saati ile bir saat sonrasında genel kolluğa iki defa başvurmakzorunda kalmaktadır. Böylece tedbire muhatap olanların seyahat hürriyetlerininve sportif faaliyetlere seyirci olarak katılma haklarının etkilendiği açıktır.Suç şüphesi altındaki kişi sevdiği veya istediği bir faaliyetten geçici olarakmahrum kalmaktadır.
İtiraz konusu kurallarla öngörülen tedbirin uygulanma şekli,kolluğa başvuru süresi ve şartları dikkate alındığında, kişinin hak vehürriyetlerinin tamamen ortadan kaldırıldığı ya da hakkın özünün zedelendiğisöylenemez. Şahıslara ve mallara zarar verme riskini önlemek için gerekliönlemlerin alınması ve özgürlüğün kısmi ve geçici olarak kanunlasınırlandırılması belirtilen hürriyetlerden mahrumiyet olarakdeğerlendirilemez.
Kanun koyucunun, itiraz konusu (3) ve (8) numaralı fıkralarlasporda şiddeti önlemek amacıyla seyirden yasaklama tedbiri ve müsabakasırasında kolluğa başvurma zorunluluğu öngörmek suretiyle bazı haklara yöneliksınırlama getirmesinde, belirtilen nedenlerle meşru bir amaca dayandığıhususunda tereddüt bulunmamaktadır. Suçluluğu konusunda ciddi şüphelerbulunan kişilerin geçici ve kısa süreli olan tedbire, maruz kalmaları,gerçekleştirilmek istenilen meşru amaç ile ölçülü ve orantılıdır. Dolayısıylahakların kullanılmasını ciddi oranda zorlaştırmayan ya da bu haklarıkullanılmaz hâle getirmeyen, temel hakların özüne dokunmayan ve kamu yararıamacıyla alınması gerekli tedbirleri içeren kuralların Anayasa'yaaykırılığından da söz edilemez. Ayrıca kanun koyucunun izlediği ceza siyasetinegöre sahip olduğu takdir yetkisine dayanarak, (9) numaralı fıkra ile spordaşiddeti önlemek amacıyla seyirden yasaklama tedbiri kapsamında müsabakasırasında kolluğa başvurma zorunluluğuna uymamayı kamu düzeni açısındansakıncalı görüp suç sayarak kuralda öngörülen şekilde yirmibeş günden azolmamak üzere adli para cezası yaptırımına tabi tutması, ulaşılmak istenilenamaç için elverişli ve gerekli olup, söz konusu suç ve ceza arasındaorantısızlık olduğu da söylenemez.
Diğer taraftan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri "belirlilik"tir.Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangibir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi, hukuksalgüvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangisomut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığınıbilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilirve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını,bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin deyasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gereklikılar.
Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."hükmüne yer verilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü veadil yargılanma hakkı, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında,diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir.
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse,...kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz"denilerek "suçun kanuniliği", üçüncü fıkrasında da "Cezave ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur"denilerek, "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Aynımaddenin dördüncü fıkrası "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsesuçlu sayılamaz." demektedir. Yine 38. maddenin onbirinci fıkrasında,"İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyideuygulayamaz..." denilmektedir. Anayasa'da öngörülen suçta ve cezadakanunilik ilkesi, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anlayışın öneçıktığı günümüzde, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.Suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca, hangi fiillerin yasaklandığının vebu yasak fiillere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak birşekilde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belliolması gerekmektedir.
Seyirden yasaklama koruma tedbirinin, soruşturma aşamasındaCumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından kaldırılmadığıtakdirde devam etmesi söz konusudur. Kanun metninden hem itiraz üzerine, hem deresen tedbirin kaldırmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca gerçekleştirilecek bir soruşturma sözkonusu olduğundan, soruşturma ya da kovuşturmada geçerli itiraz usulü de aynışekilde kullanılabilecektir. Dolayısıyla, seyirden yasaklama tedbirine muhatapolanların hak arama özgürlükleri ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğisöylenemez.
Öte yandan Kanun'un 18. maddesinin bütününe bakıldığında hangifiiller hakkında soruşturma açılacağı, açılan soruşturmanın sonuçlarının nelerolacağı ve hangi yaptırımın uygulanacağı, yaptırımın nasıl gerçekleştirileceğihususlarının ayrıntılı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, Kanunkapsamında sayılmak ya da atıf yapılmak suretiyle belirlenen eylemleringerçekleştirilmesi hâlinde önce ilgili suçlardan soruşturma açılacak,soruşturma açılmasıyla seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulacak,spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebinioluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımınkatıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde,müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakıngenel kolluk birimine başvurmakla yükümlü olacaktır. Bu yükümlülüğe uymamasıdurumunda (9) numaralı fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Ayrıca tedbir gerekadli gerekse idari herhangi bir mercinin kararı şartına bağlanmadığından, kuralile idarenin, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyideuygulaması söz konusu değildir. Diğer bir ifadeyle itiraza konu (3) numaralıfıkra uyarınca kolluğun tedbir kararı verme yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenleitiraz konusu kurallarla hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımınveya sonucun bağlandığı, uygulanacak yaptırım ve yaptırımın uygulanış biçimi,yaptırıma uyulmaması hâlinde karşılaşılacak cezai yaptırım açıkça ortayakonulduğundan kurallarda hukuki belirsizlik söz konusu olmadığı gibi suçlarınve cezaların kanuniliği ilkesine de aykırılık bulunmamaktadır.
Anayasanın 19. maddesinde herkesin kişi hürriyeti ve güvenliğinesahip olduğu ifade edildikten sonra, kişinin hürriyetinden yoksunbırakılabileceği istisnai haller belirtilmiştir. Söz konusu haller, birbirindenfarklı amaçlara yönelik olmakla birlikte ortak yönleri, bu amaca ulaşılmasınıteminen belirli bir süre zarfında hürriyetlerinin sınırlanabileceğinin kabuledilmesidir. Bir başka deyişle, hürriyetten yoksun kalma, kişinin belirli birsüre zarfında iradesi dışında alıkonulması ve bu hürriyetten yoksunluğun birmüddet sürmesi anlamını taşımaktadır.
Anayasa'nın 59. maddesi ile Devlete verilen vatandaşların beden veruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alma ve sporun kitlelere yayılmasınıteşvik etme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi amacıyla itiraz konusu kurallaöngörülen ve kamu düzeni bakımından gerekli olan önleme amaçlı seyirdenyasaklanma tedbiri ise ilgilinin belirli bir süre zarfında alıkonulmasınıdeğil, biri maç saatinde diğeri ise bir saat sonrasında olmak üzere iki kezkolluk birimine anlık başvuru zorunluluğu getirmektedir. Bu nedenle kurallarınkişi hürriyeti ve güvenliği hakkını düzenleyen Anayasa'nın 19. maddesi ileilgili olduğu söylenemez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 2.,5., 12., 13., 23., 36., 38. ve 59. maddelerine aykırı değildir. İptalistemlerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa'nın 10., 15. ve 19. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
31.3.2011 tarihli ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve DüzensizliğinÖnlenmesine Dair Kanun'un 18. maddesinin (3), (8) ve (9) numaralı fıkralarının Anayasa'yaaykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, 11.9.2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN