ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/150
Karar Sayısı : 2014/132
Karar Günü : 23.7.2014
R.G. Tarih-Sayı :8.8.2014-29082
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR :
1-Ankara 15. İdare Mahkemesi (E.2013/150)
2-Ankara 9. İdare Mahkemesi (E.2014/7)
3-Ankara 8. İdare Mahkemesi (E.2014/39)
İTİRAZLARIN KONUSU : 15.5.1957 günlü, 6964 sayılıZiraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun 11. maddesinin, 17.9.2004günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının,Anayasa'nın 2. ve 135. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Üst üste iki dönem Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı yapandavacıların, 2015 yılında yapılacak seçimlerde tekrar aday olmalarının mümkünolup olmadığı hususunda tereddütlerin giderilmesi amacıyla yaptıklarıbaşvurunun, Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından reddedilmesi üzerine, retişleminin iptali istemiyle açılan davada, ret işleminin dayanağı olan itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptali içinbaşvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A-İtiraz Konusu Yasa Kuralı
15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat OdalarıBirliği Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren 11. maddesi şöyledir:
"Madde 11- Oda yönetim kurulu, oda meclisinin dört yıl içinkendi üyeleri arasından seçtiği en az beş en çok yedi üyeden oluşur. Ayrıcaaynı sayıda yedek üye seçilir.
Oda yönetim kurulu, iki yılda bir seçilmiş üyeleri arasından birbaşkan, bir başkan vekili ve bir muhasip üye seçer.
Üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanlar,aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 135.maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
A- E.2013/150 Sayılı Başvuru Yönünden
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca; Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, ZehraAyla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU,Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLANve M. Emin KUZ'un katılımıyla 11.12.2013 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B- E.2014/7 Sayılı Başvuru Yönünden
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca; Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Erdal TERCAN,Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımıyla 29.1.2014 günündeyapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işinesasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
C- E.2014/39 Sayılı Başvuru Yönünden
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca; Serruh KALELİ, AlparslanALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'unkatılımıyla 13.3.2014 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARLARI
15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat OdalarıBirliği Kanunu'nun 11. maddesinin, 17.9.2004 günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28.maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyleyapılan E.2014/7 sayılı itiraz başvurusunun 29.1.2014 gününde, E.2014/39 sayılıitiraz başvurusunun ise 13.3.2014 gününde, aralarındaki hukuki irtibatnedeniyle E.2013/150 sayılı dava ile birleştirilmesine, esaslarınınkapatılmasına, esas incelemenin E.2013/150 sayılı dosya üzerinden yürütülmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Murat ARSLAN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararlarında, dava konusu kuralda öngörülen "Ziraatodalarında üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanların,aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemeyecekleri" biçimindekiyasaklamanın seçme ve seçilme hakkına müdahale olduğundan demokratik hukukdevleti ilkesiyle bağdaşmadığı, bu nedenle kuralın Anayasa'nın 2. ve 135.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, Ziraat odalarında üst üste iki dönemyönetim kurulu başkanlığı yapmış olanların, aradan iki seçim dönemi geçmedikçeaynı göreve yeniden seçilemeyecekleri hüküm altına alınmıştır.
İtiraz konusu kurala ilişkin gerekçeden, öngörülen düzenlemeninbelirtilen görevlere seçilmede fırsat eşitliğinin sağlanması amacıylayasalaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşları ve üst kuruluşlarının maddede belirtilen amaçlar doğrultusundakanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilenusullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla seçilen kamu tüzelkişileriolduğu belirtilmiştir. Tüzelkişilikleri olan bu tür meslek kuruluşlarınınyönetsel vesayet ağırlığı, yönetim ve mali konularda denetim yoğunluğunugetirmekle birlikte, organlarını kendi üyeleri arasından kanunda belirlenenyöntemlere göre seçmeleri ilkesi benimsenmiştir. Böylece Anayasa, kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim ve işleyişlerinin demokratik hukukdevleti esaslarına uygun olması kuralını öngörmüş ve kurum içi demokratikyapıyı sağlamıştır. Kuşkusuz demokratik düzenin en belirgin niteliği deseçimlerdir. Seçimlerin adaletli bir katılım ile serbest, eşit ve genel-oyilkelerine dayalı olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anayasa'nın 135. maddesinde öngörülen düzenleme uyarınca, oda veborsa organlarında başkanlık yapacakların, kanunda gösterilen usullere göreseçilecekleri açıktır. Ancak bu yetki, seçim usullerinin belirlenmesiylesınırlı olup, seçme ve seçilme hakkının kullanılmasına yönelik bir yasaklamayıiçermemektedir. Kanunla seçim konusunda yapılacak düzenlemelerin demokratikhukuk devletiyle bağdaşır olması gerekir.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, lâikve sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmış olup, hukuk devleti; hak veözgürlükleri güvenceye alan devlettir. Kanun koyucunun hukuki düzenlemelerdekendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyetve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması ve keyfi davranmamasıgerekir.
Demokratik hukuk devletinde temel hak ve özgürlüklerin en genişölçüde sağlanıp güvence altına alınması esastır. Demokratik hukuk devletiilkesinin vazgeçilmez unsurlarından birisi de özgür, genel, eşit ve gizli oyadayalı, hoşgörü, açık fikirlilik ve çoğulculuk anlayışı içerisinde ilgililerinbirbirleriyle rekabet edebildiği dürüst ve düzenli seçimlerin varlığıdır. Buşekildeki bir devlette yönetime gelmede ve ayrılmada tek yol seçimler olup,buna ilişkin yasaklar "demokratik hukuk devleti ilkesi"yle bağdaşmaz.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından olan ZiraatOdalarının yönetim kurulu başkanlığı gibi görevlere "seçilme hakkı"demokratik bir haktır. İptali istenen kuralla, Anayasa'nın 135. maddesindeöngörülmeyen belli süre başkanlık yapanların aradan sekiz yıl geçmedikçeyeniden seçilemeyeceklerine ilişkin yasağın demokratik gereklerle izahı mümkündeğildir. Bu yasak seçime katılan üyelerin kanaatinin serbestçe oluşmasınıengellediğinden üyeler yönünden "seçme" adaylar yönünden"seçilme" hakkına müdahale oluşturmuştur. Kamu kurumu niteliğindeolsa da sivil toplum örgütlerine bu tür seçilememe yasakları getirilmesidemokratik hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmayacağından Anayasa'ya aykırılıkoluşturur.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 135.maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.
Haşim KILIÇ, Alparslan ALTAN, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN veErdal TERCAN bu sonuca farklı gerekçeyle katılmışlardır.
Nuri NECİPOĞLU, Zühtü ARSLAN ve Hasan Tahsin GÖKCAN bu görüşekatılmamışlardır.
VII- SONUÇ
15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat OdalarıBirliği Kanunu'nun 11. maddesinin, 17.9.2004 günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28.maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Nuri NECİPOĞLU, Zühtü ARSLAN ile Hasan Tahsin GÖKCAN'ın karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA, 23.7.2014 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
FARKLIGEREKÇE
15.5.1957günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun 11.maddesinin, 17.9.2004 günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilenüçüncü fıkrası uyarınca, iki dönem üst üste yönetim kurulu başkanlığınaseçilenlerin yeniden aday olmalarını engelleyen kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu iddia edilerek Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
6964sayılı Kanun'un amacı, Ziraat Odaları ile bunların üst kuruluşu niteliğindeolan Ziraat Odaları Birliğinin kuruluş ve işleyişini düzenlemektir. Bu Kanunagöre Ziraat Odaları ve üst kuruluş olan Ziraat Odaları Birliği kamu tüzelkişiliğine sahip kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır. AnayasaMahkemesinin önüne gelen uyuşmazlıkta iptali istenilen kural ise, 6964 sayılıKanun'un 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Üst üste ikidönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanlar, aradan iki seçim dönemigeçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler." kuralıdır.
Anayasa'nın2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alandaadaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğinisağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleribağımsız yargı denetimine bağlı olan devlettir. Yasaların kamu yararınınsağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi vehakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenleyasakoyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasalsınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önündetutarak kullanması gerekir. Buna göre, yasaların adil kurallar içermesi vehakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenleyasa koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisinianayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini gözönünde tutarak kullanması gerekir.
6964sayılı Kanun'un 11. maddesinin gerekçesinde, üst üste iki dönem başkanlıkyapanlar için getirilen sınırlamanın "fırsat eşitliğinisağlamaya" yönelik olduğu belirtilmiştir. Anayasa'ya aykırılıkitirazında çözümlenmesi gereken sorun düzenlemenin amacı ile bireye getirilenyükümlülük ve sınırlama arasında adil bir denge ve ölçünün bulunupbulunmadığının belirlenmesidir.
Anayasa'nın135. maddesi, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetimorganlarının seçim usullerinin belirlenmesi yetkisini yasa koyucuyabırakmıştır. Bu nedenle, demokratik ilkeler çerçevesinde seçimlerde uyulacakkuralların belirlenmesi kanun koyucunun takdir yetkisi içindedir. Kamu yararıveya anayasal başka bir gerekçe ile bir kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşu organında bir veya iki dönem başkanlık yapanın, makul bir süre ileseçilemeyeceği hususunda yasa koyucu düzenleme yapma yetkisine sahiptir.
Ancakeldeki işte olduğu gibi, belli bir gerekçeyle görev ve seçilme açısından sürelibir sınırlama getirilmişse, Anayasa Mahkemesi konulan gerekçenin anayasallıkdenetimini yapacak ve yasa koyucunun takdir yetkisini Anayasa'da belirtilenilkeler çerçevesinde kullanıp kullanmadığını denetleyecektir. Hukuk devletiilkesinin bir gereği olarak, kamu yararı amacıyla da olsa, bireyler aleyhineyapılacak düzenlemelerde, adalet ve hakkaniyet ölçütleri göz önündetutulmalıdır. İtiraz konusu kuralda, üst üste iki dönem aynı görevi yapanlarıniki seçim dönemi geçmedikçe, bir başka ifadeyle 8 yıl gibi uzun bir süregeçmedikçe, yeniden aynı görevlere seçilemeyecekleri hükme bağlanmaktadır.Seçilme hakkına "fırsat eşitliğini sağlama" gerekçesiylekonulmuş olan 8 yıllık sınırlama, öngörülen amaç ile bireye getirilen sınırlamaarasındaki dengeyi, hakkında sınırlama getirilen kişi aleyhine olacak şekildebozmuş ve bu niteliğiyle getirilen düzenleme ile adalet ilkesindenuzaklaşılmıştır.
Bugerekçelerle, 15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat OdalarıBirliği Kanunu'nun 11. maddesinin, 17.9.2004 günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28.maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasında yer alan "Üst üste ikidönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanlar, aradan iki seçim dönemigeçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler." şeklindekidüzenleme, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti"ilkesine aykırı olduğundan bu nedenle iptaline karar verilmelidir.
Belirtilennedenlerle, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptaliyönündeki çoğunluk kararına açıklanan bu gerekçelerle katılıyoruz.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOYGEREKÇESİ
6964sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun 11. maddesininüçüncü fıkrası, Ziraat odalarında üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığıyapmış olanların aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yenidenseçilemeyeceklerini düzenlemektedir.
Mahkememizçoğunluğu, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 135. maddesinde öngörülmeyen biryasak getirdiği, seçme ve seçilme hakkına müdahale niteliğinde olan bu yasağındemokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı, dolayısıyla Anayasa'nın 2. ve135. maddesine aykırılık teşkil ettiği görüşündedir. Bu sonuca farklıgerekçeyle katılan üyelerimize göre ise kural seçilme hakkına ölçüsüz birsınırlama getirdiği için Anayasa'ya aykırılık teşkil etmektedir.
Buiki görüşe de aşağıdaki nedenlerle katılamıyoruz.
1. Meslekkuruluşlarının organlarının oluşumuna dair esaslar Anayasa'nın 135. maddesindeözel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre 'Kamu kurumu niteliğindekimeslek kuruluşları ve üst kuruluşları... kanunla kurulan ve organları kendiüyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında,gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.' Bu durumda söz konusu kuruluşve üst kuruluşların organları, (a) kendi üyeleri tarafından, (b) kanundagösterilen usullere göre, (c) yargı gözetimi altında ve (d) gizli oyla seçilir.Ayrıca, siyasi partiler bu kuruluşların seçimlerinde aday gösteremezler.Bunların dışında, meslek kuruluşlarının seçimlerine ilişkin başka bir anayasalhüküm bulunmamakta, diğer hususlar kanun koyucuya bırakılmaktadır.
Kanunkoyucunun, Anayasa'da belirtilen esaslara aykırı olmamak kaydıyla, bu kuruluşve üst kuruluşların seçimine ilişkin düzenleme yaparken, meclis ve yönetimkurulu gibi organların görev ve yetkilerine, organların kimlerden ve kaçkişiden oluşacağına, başkan ve üyelerin diğer organlarda görev alıpalamayacaklarına dair kurallar koyabileceği ve dahası koyması gerektiği hususuizahtan varestedir. Benzer şekilde, kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşlarında yöneticilik yapacakların görev süreleri ile seçilmeyeterlilikleri gibi Anayasa'da yer almayan konularda düzenleme yapma yetkisikanun koyucuya aittir. Yasamanın asliliği ve genelliği ilkesi, anayasada açıkçadüzenlenmeyen alanlarda parlamentonun serbestçe kural koyabilmesini gerektirir.Ayrıca, Anayasa'nın 135. maddesinde yer alan 'kanunda gösterilen usulleregöre' ibaresi, meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarının seçimlerinidüzenleme yetkisinin kanun koyucuya bırakıldığını göstermektedir.
Mahkemeçoğunluğu, Anayasa'nın 135. maddesiyle kanun koyucuya verilen düzenlemeyetkisinin 'seçim usullerinin belirlenmesiyle sınırlı olup, seçme ve seçilmehakkının kullanılmasına yönelik bir yasaklamayı içermemekte' olduğu, bu nedenlemaddede 'öngörülmeyen belli süre başkanlık yapanların aradan sekiz yılgeçmedikçe yeniden seçilemeyeceklerine ilişkin yasağın demokratik gereklerleizahı'nın mümkün olmadığı görüşündedir. Bu görüş, meslek kuruluşlarınınorganlarına yönelik seçme ve seçilme faaliyetini adeta mutlak halegetirmektedir.
Önceliklebelirtmek gerekir ki, bir meslek kuruluşunda, yöneticilerin aynı mesleğe mensupkişilerin oluşturduğu organlar tarafından seçilmesi, Anayasa'nın 67. maddesindedüzenlenen ve tipik anlamda siyasi haklardan olan seçilme hakkının kullanımıkapsamında değerlendirilemez. Burada bazı yönlerden kamu gücü kullanan birmeslek örgütünün organlarının sınırlı bir katılımla oluşturulması sözkonusudur. Kaldı ki, bir an için Anayasa'nın 67. maddesinin geniş yorumlanmasısonucunda meslek kuruluşlarındaki başkanlık seçiminde aday olma, seçilmehakkının tezahürü olarak kabul edilse bile, bu hakkın sınırsız olmadığıaçıktır. Nitekim, 67. madde uyarınca vatandaşlar seçme, seçilme vehalkoylamasına katılma haklarına 'kanunda gösterilen şartlara uygun olarak'sahip olup, bu 'hakların kullanılması kanunla düzenlenir'.
2. Meslekkuruluşları ve üst kuruluşlarında üst üste iki dönem yöneticilik yapanlarınbelli bir süre geçmeden aynı göreve yeniden seçilemeyeceklerine dairkuralların, fırsat eşitliğinin sağlanması, uzun süre görevde kalmanın sonucuortaya çıkabilecek güç zehirlenmesinin ve idari yozlaşmanın önlenmesi venesillere bağlı zihniyet değişiminin yönetime yansıması gibi amaçları olduğuaçıktır.
Butür mülahazalarla, hukuk düzenimizde seçimle gelinen bazı görevlerde benzersüre sınırlamaları bulunmaktadır. Yakın zamana kadar Cumhurbaşkanlığına yediyıllığına ve bir kez, 2007 yılında yapılan değişiklikle de beş yıllığına ve enfazla iki dönem seçilinebilmesi bunun tipik örneğidir. Demokratik ülkelerintamamına yakınında benzer süre sınırlamaları bulunmaktadır. Bu sınırlamalarıntemel amacı, devlet başkanlığı görevine gelen kişilerin bulundukları görevdeçok uzun süre kalmaları sonucu, iktidarın sağladığı imkânlardan yararlanmaksuretiyle konumlarını pekiştirmelerini ve muhtemel yozlaşmaları önlemektir.Başka bir ifadeyle, bu tür sınırlamalar demokratik rejimlerde 'seçilmişkrallar'ın ortaya çıkmasını engellemeye dönük tedbirlerdir.
Kamukurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına benzer şekilde, kamu tüzel kişiliğineve bilimsel özerkliğe sahip olan ve organları belli ölçüde kendi mensuplarıtarafından belirlenen üniversitelerde de rektörlük için sınırlı bir süreöngörülmüştür. Anayasa'da sınırlayıcı bir hüküm olmadığı halde, 2547 sayılıYükseköğretim Kanunu'nun 13. maddesi üniversite öğretim üyelerinin oylarıylabaşlayan süreçte Cumhurbaşkanı tarafından seçilen rektörlerin görev süresinidört yıl ve en fazla iki dönem olarak sınırlandırmıştır.
EsasenMahkememiz de bir süre öncesine kadar, meslek kuruluşlarının seçimlerinidüzenleme ve sınırlamalar getirme konusunda kanun koyucunun takdir yetkisinesahip olduğu görüşündeydi. Mahkemenin 18/5/2011 günlü, 2008/80 esas ve 2011/81karar sayılı kararında şu sonuca ulaşılmıştır: 'Anayasa'nın 135. maddesinde,kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının maddedebelirtilen amaçlar doğrultusunda kanunla kurulan ve organları kendi üyeleritarafından kanunla gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında gizli oylaseçilen kamu tüzel kişileri olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme uyarınca,Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları ile SerbestMuhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'ninyönetim organlarının seçim usullerinin kanunla belirleneceği açıktır.Demokratik ilkeler çerçevesinde seçimlerde uyulacak kuralların belirlenmesikanun koyucunun takdir yetkisi içindedir. Üst üste iki dönem başkanlıkyapanların iki dönem yönetim kurulu üyesi seçilmesinin yasaklanmasındaAnayasa'ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.'
Bugörüşün somut dava bakımından da geçerli olduğunu, değiştirilmesini gerektirenkabul edilebilir bir gerekçenin bulunmadığını düşünüyoruz.
3. İtiraz konusukuralda dört, altı ya da sekiz yıl gibi belirli bir sürenin değil, görevdöneminin esas alınması ve görevde kalınan süre kadar yeniden seçilememeesasının getirilmesi de sınırlamanın kendi içinde tutarlı ve ölçülü olduğunugöstermektedir. Burada esas olan, kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşlarından olan Ziraat odalarında yönetim kurulu başkanlığı için öncedenbelli bir görev süresinin öngörülmesidir. Bu süre kısıtlaması başkanlığaseçilecek ve onları seçecek olanlar tarafından önceden bilinmektedir. Ayrıca,itiraz konusu kurallar aynı göreve yeniden seçilmeyisınırlandırmaktadır. Oda yönetim kurulu başkanlığı yapanların, oda meclisiüyeliği veya oda yönetim kurulu üyeliğine seçilmelerinin önünde bir engelbulunmamaktadır. Dahası, üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanı seçilenlerinoda meclisi başkanlığına seçilebilmeleri de mümkündür. Dolayısıyla, itirazkonusu kuralla getirilen sınırlama ölçülülük ilkesine aykırı değildir.
Açıklanangerekçelerle, çoğunluğun iptal yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN