ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2013/22
Karar Sayısı: 2013/73
Karar Günü: 6.6.2013
R.G. Tarih-Sayı:22.11.2013-28829
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay OnuncuDairesi
İTİRAZIN KONUSU : 29.6.2001 günlü,4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve KatmaDeğer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a, 24.7.2008günlü, 5793 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun'un 29. maddesiyle eklenen geçici 8. maddenin Anayasa'nın2., 10. ve 48. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesiistemidir.
I- OLAY
Davacı şirketin, yap-işlet-devret modeli ile inşa ettiği yatlimanının sözleşmeyle belirlenen 25 yıllık işletme süresinin, 4706 sayılıKanun'un geçici 8. maddesi uyarınca hakkın başlangıç tarihinden itibaren 49yıla uzatılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptalinekarar verilmesi ve itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu ilerisürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talebiyle açtığı davanınreddedilmesi üzerine, davanın temyiz incelemesini yapan ve itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırılığı iddiasını ciddi bulan Danıştay Onuncu Dairesi,iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4706 sayılı Kanun'a 5793 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle eklenenitiraz konusu geçici 8. madde şöyledir:
'Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenarçizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındabulunan yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla eldeedilen alanlar üzerinde, tersane, yat limanı, kurvaziyer limanı, dolfen,iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapılarıyapılmak amacıyla, özel düzenlemeler hariç olmak üzere lehlerine kırkdokuzyıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilenyatırımcılar tarafından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geçdört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerinyerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlıkaleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleriüstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınaraktespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşmedüzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresihakkın başlangıç tarihinden itibaren kırkdokuz yıl olarak değiştirilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10. ve 48. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL veZühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 28.2.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısındaöncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinegöre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya dakanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısınavarırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler.Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesiiçin elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanınbulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olmasıgerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortayaçıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuzyönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 4706 sayılı Kanun'a 5793 sayılıKanun'un 29. maddesiyle eklenen geçici 8. maddenin tamamının iptaliniistemiştir.
Başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu dava, yap-işlet-devretmodeli ile yat limanı inşa eden şirketin, inşa ettiği yat limanının sözleşmeile belirlenen 25 yıllık işletme süresinin, 4706 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesiuyarınca hakkın başlangıç tarihinden itibaren 49 yıla uzatılması istemiyleyaptığı başvurunun reddine dair işleme ilişkindir. Davacı, başvurusununreddine ilişkin işlemin iptal edilmesini 4706 sayılı Kanun'a eklenen geçici 8.maddenin ''özel düzenlemeler hariç olmak üzere''ibaresi yönündentalep etmiştir. Diğer bir ifadeyle davacının, geçici 8. maddenin belirtilenibare dışında kalan bölümü ile ilgili bir talebi bulunmamaktadır.Dolayısıyla, geçici 8. maddenin bu ibare dışında kalanbölümü başvuruda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanacakkural niteliğinde değildir.
Açıklanan nedenlerle;
A- 29.6.2001 günlü, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz MallarınDeğerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun'a, 24.7.2008 günlü, 5793 sayılı Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29. maddesiyle eklenengeçici 8. maddenin ''özel düzenlemeler hariç olmak üzere'' ibaresidışında kalan bölümünün, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu bölüme ilişkin başvurununMahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B- 4706 sayılı Kanun'a, 5793 sayılı Kanun'un 29. maddesiyleeklenen geçici 8. maddede yer alan ''özel düzenlemeler hariç olmaküzere'' ibaresinin esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Selim ERDEM tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralda yer alan 'özeldüzenlemeler' ile neyin kastedildiği ve bu kapsamda yapılan kıyıyapılarına ilişkin sözleşmelerin neden hariç tutulduğuna dair bir açıklık vebelirlilik bulunmadığı, madde gerekçesinde '4046, 3996 ve 4628 sayılıkanunlar gibi düzenlemeler gereği yapılan işlemler hariç olmak üzere' denilmeksuretiyle özel düzenlemelerden hangi düzenlemelerin anlaşılması gerektiğibelirtilmişse de 'gibi' ibaresinin sayılanlar dışında bazıdüzenlemeleri de kapsadığı ve özel düzenlemelerin sınırlı olmadığınınanlaşıldığı, kuralın bu yönüyle hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, kıyıyapıları hangi düzenleme ile yapılırsa yapılsın yatırımcı ile idare arasındakullanma izni veya irtifak hakkı sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmelerinyapılması aşamasında bütün yatırımcıların aynı kurallara tabi tutulduğu, ayrımyapılmaksızın yatırımcı ile ilgili idare arasında yatırımın bedeli, projeninmahiyeti, sermaye miktarı ile kamu yararı ve hizmet gerekleri değerlendirilmeksuretiyle azami kırk dokuz yıla kadar sözleşme imzalandığı, 'özeldüzenlemeler' gibi açık ve belirgin olmayan bir sebebe dayanılarakyatırımcıların bir bölümünün sözleşmelerinin uzatılmamasının Anayasa'nıneşitlik ilkesine de aykırı olduğu ve ayrıca düzenlemenin Anayasa'da öngörülensözleşme özgürlüğünü de ihlal ettiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 10.ve 48. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4706 sayılı Kanun'a 5793 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle eklenen veitiraz konusu kuralı da içeren geçici 8. maddede, hazinenin özelmülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde(kıyıda) bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ve deniz,göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde,kıyı yapıları yapılmak amacıyla, özel düzenlemeler hariç olmak üzere lehlerinekırk dokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullanmaizni verilen yatırımcılar tarafından, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibarenen geç dört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan maliyükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma iznindendolayı bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılamagiderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esasalınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yenisözleşme düzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerininsüresinin hakkın başlangıç tarihinden itibaren kırk dokuz yıl olarakdeğiştirileceği öngörülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden biri 'belirlilik'tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerinhem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ya da kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamuotoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi degereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olupbireyin, kanundan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguyahangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangimüdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır. Birey ancak budurumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar.Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem veişlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bugüven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Bu bakımdan,kanunun metni, bireylerin, gerektiğinde hukuki yardım almak suretiyle, hangisomut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını bellibir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kalemealınmış olmalıdır. Dolayısıyla, uygulanması öncesinde kanunun, muhtemel etki vesonuçlarının yeterli derecede öngörülebilir olması gereklidir.
Hazine taşınmazlarının satışı, kiraya verilmesi, trampası vemülkiyetin gayri ayni hak tesisi, ilgili kanuni düzenlemeler ile yürütülmekteolup buna göre hazine taşınmazları üzerinde kullanma izni verilmesi ile irtifakhakkı tesis edilmesi görev ve yetkisi Maliye Bakanlığına aittir. MaliyeBakanlığı bu yetkisini yatırım yapılacak Hazine taşınmazı üzerinde en fazlakırk dokuz yıla kadar irtifak hakkı tesis ederek veya kullanma izni vererekkullanmaktadır. Yatırım yapılacak yer, hazinenin özel mülkiyetinde bulunantaşınmazlardan ise yatırımcı ile idare arasında irtifak hakkı sözleşmesi,devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden ise kullanma iznisözleşmesi yapılmaktadır. İdare ile her bir yatırımcıarasında yatırımın bedeli, projenin mahiyeti, kıyı yapısının yeri veniteliği, sermaye miktarı ile kamu yararı ve hizmet gerekleri idarecedeğerlendirilmek suretiyle azami kırk dokuz yıla kadar kullanma izni veyairtifak hakkı sözleşmesi imzalanmaktadır.
İtiraz konusu madde, kıyı yapıları yapılması amacıyla, hazineninözel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile devletin hüküm ve tasarrufu altındabulunan yerler üzerinde, özel düzenlemeler hariç olmak üzere tesis edilenirtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresinin uzatılmasınıöngörmektedir. Madde ile sözleşme sürelerinin uzatılmasında özel düzenlemelerhariç tutulmasına rağmen, madde metninde özel düzenlemelerin nelerden ibaretolduğu, neden özel düzenleme olarak kabul edildikleri ya da hariç tutulduklarıkonusunda herhangi bir açıklama yer almamaktadır. Bu durumda idarenin, özeldüzenlemeler kapsamına nelerin dahil olabileceğinin belirlenmesi hususundageniş bir takdir yetkisine sahip olacağı açıktır. Bu hâliyle sözleşmelerden hangilerinin sürelerininuzatılacağının ilgili kişilerce önceden bilinebilir olduğu söylenemeyecektir.
Hazine taşınmazları üzerinde kıyı yapıları yapılması amacıylatesis edilen irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresininuzatılmasında özel düzenlemelerin tespiti konusunda idareye geniş takdir yetkisi tanıyan itiraz konusu kural, yatırımcılaraçısından anlaşılabilir, bilinebilir ve öngörülebilir değildir. Bu durumkuralın uygulanmasında tereddüt ve belirsizliklere yol açacağından kural, hukukdevleti ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
Bu görüşe M. Emin KUZ katılmamıştır.
Kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı görülerek iptaledildiğinden, Anayasa'nın 10. ve 48. maddeleri yönünden incelenmesine gerekgörülmemiştir.
VI- SONUÇ
29.6.2001 günlü, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz MallarınDeğerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun'a, 24.7.2008 günlü, 5793 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle eklenengeçici 8. maddede yer alan ''özel düzenlemeler hariç olmaküzere''ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, M. Emin KUZ'unkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 6.6.2013 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
4706 sayılı Kanunun, Hazinenin özel mülkiyetinde veyaDevletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde kıyı yapıları yapılmasıamacıyla, özel düzenlemeler hariç olmak üzere lehlerine irtifak hakkı tesisedilen veya kullanma izni verilen yatırımcıların irtifak hakkı ve kullanma iznisözleşme sürelerinin kırkdokuz yıla çıkarılmasını öngören geçici 8. maddesindegeçen 'özel düzenlemeler' ibaresinin açık ve öngörülebilir olmadığı,belirsizliklere yol açacağı, bu nedenle Anayasanın 2. maddesine aykırı olduğubelirtilerek 'özel düzenlemeler hariç olmak üzere'' ibaresinin iptalinehükmedilmiştir.
1- Anayasaya aykırı olduğuna hükmedilen 'özeldüzenlemeler hariç olmak üzere' ibaresi, düzenlemenin yapıldığı 4706 sayılıKanunun dışındaki düzenlemelerin tamamını ifade ettiğinden yeterince açık vebelirlidir. Madde ile öngörülen imkân sadece 4706 sayılı Kanun kapsamındakiyatırımcılara sağlandığından, bunu vurgulayan söz konusu ibarede birbelirsizlik bulunmamaktadır. Madde gerekçesinde de '4046 sayılı ÖzelleştirmeUygulamaları Hakkında Kanun, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve HizmetlerinYap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun, 4628 sayılıElektrik Piyasası Kanunu gibi özel düzenlemeler gereği yapılan işlemler hariçolmak üzere' denilmek suretiyle söz konusu hükme daha da açıklık getirilmiştir.
Esasen, madde gerekçesinde örnek olarak sayılan ve 4706sayılı Kanunun dışında kalan bu kanunlara göre idare ile sözleşme yapanyatırımcılar, farklı hak ve yükümlülükler öngörülmesi sebebiyle farklı hukukîdurumlarda bulunmaktadır. Bu kanunlara göre yapılan yap-işlet-devret veyagörevlendirme sözleşmelerinin süreleri de, 4706 sayılı Kanuna göre yapılansözleşmelerden farklı olarak, yatırımın maliyeti ve yatırımcının bu yatırımdansağlayacağı kazanç dikkate alınarak belirlendiğinden, anılan kuralda 4706sayılı Kanunun dışındaki düzenlemelerin kapsamında bulunan yatırımcılaryönünden hukukî güvenliği ortadan kaldıracak bir belirsizlik ve öngörülemezliksöz konusu değildir.
2- Anayasanın 153. maddesinin ikinci fıkrasında, AnayasaMahkemesinin bir kanun hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yenibir uygulamaya yol açacak şekilde hüküm tesis edemeyeceği belirtilmektedir. Builke, madde gerekçesinde, ''Kanunla getirilen istisnalara ilişkin kanunhükümlerinin iptali, anakuralın uygulanması sonucunu doğurabilir. Halbuki kanunkoyucu böyle bir sonuç çıkmasını arzu etmediği için istisnayı kabul etmişdurumdadır. Bu istisna hükmünün iptali millî idareye ters düşeceğinden ' hükümverirken bu özelliklerin gözönünde bulundurulması zorunludur' şeklindeaçıklanmaktadır.
Geçici 8. maddedeki 'özel düzenlemeler hariç olmak üzere'ibaresinin, yani maddede öngörülen istisna hükmünün iptali, anılan maddenin,başka kanunlara dayanılarak kullanma izni verilen ve lehlerine irtifak hakkıtesis edilen yatırımcılar bakımından da uygulanması sonucunu doğurmaktadır.Böylece, düzenlemenin kapsamı kanun koyucunun öngörmediği şekilde genişletilmişolmaktadır. Oysa 153. maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, kanun koyucuböyle bir sonuç çıkmasını arzu etmediği ve geçici 8. madde ile öngörülen imkânısadece 4706 sayılı Kanuna göre kullanma izni verilen veya lehlerine irtifakhakkı tesisi edilen yatırımcılara sağladığı için bu istisnayı kabul etmiştir.
Bu sebeplerle, itiraz konusu kurala yönelik iptal talebininreddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden, iptal yönündeki çoğunlukgörüşüne katılmıyorum.
Üye
M. Emin KUZ