ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/23
Karar Sayısı : 2013/123
Karar Günü : 31.10.2013
R.G. Tarih-Sayı :15.03.2014-28942
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 22.5.2003 günlü, 4857sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin Anayasa'nın10. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Tarımalanında faaliyet gösteren işyerinde işçi olarak çalışan davacının, 4857 sayılıKanun'dan kaynaklanan işçi alacağı için açtığı davada, itiraz konusu kuralınAnayasa'ya aykırı olduğu kanaatine varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4857 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 4.maddesi şöyledir:
“İstisnalar
Madde 4- Aşağıda belirtilen işlerde ve işilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz;
a) Deniz ve hava taşıma işlerinde,
b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dâhil) tarım ve orman işlerininyapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde,
c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşityapı işleri,
d) Bir ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derecedahil) hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve elsanatlarının yapıldığı işlerde,
e) Ev hizmetlerinde,
f) (…) çıraklar hakkında,
g) Sporcular hakkında,
h) Rehabilite edilenler hakkında,
ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinintarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde
Şu kadar ki;
a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya vekaradan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri,
b) Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler,
c) Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarınınyapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işler,
d) Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri,
e) Halkın faydalanmasına açık veya işyerinin eklentisi durumundaolan park ve bahçe işleri,
f) Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerindensayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler,
Bu Kanun hükümlerine tabidir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL veZühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 28.2.2013 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Davut BÜLBÜL tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, aynı vasıfta iş yapan tarım ve orman işyerleriveya işletmelerden 50'den fazla işçi çalıştıran yerlerde İş Kanunu hükümleriuygulanırken, 50'den az (50 dâhil) işçi çalıştıran işyeri veya işletmelerde iseuygulanmayacağını belirten itiraz konusu kuralın, bu iş kollarında çalışanişçileri arasında eşitsizliğe neden olduğunu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklara kural olarak İşKanunu hükümleri uygulanmaktadır. Kanun koyucu, iş hukukuna ilişkin olaylarahangi hallerde genel hükümlerin uygulanacağını saymak suretiyle belirlemiştir.
İtiraz konusu kural, 50'den az (50 dâhil) işçi çalıştıran tarım veorman işlerinin yapıldığıişyeri veya işletmelerde İş Kanunu hükümlerininuygulanmayacağını, başka bir ifadeyle, bu nitelikteki iş kollarında genelhükümlerin uygulanacağını düzenlemektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemlideğil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumdabulunan kişilerin kanunla aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilerekanunlar karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Builkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallaruygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önündeeşitlik ilkesi herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamınagelmez. Durum ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar içindeğişik kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlaledilmiş olmaz.
İtiraz konusu kurala ilişkin yasama belgelerinde, tarım ve ormanişçilerinin çok farklı alanları ilgilendirmesi nedeniyle ortak bir tanım altınaalınamadığı, ülkede faaliyet gösteren tarım işletmelerinin büyük çoğunluğununaile işletmeleri olduğu, tabii şartlara bağlı olarak genellikle mevsimlikçalıştıkları, istihdamlarına yönelik tam ve doğru bilgilere ulaşılamadığıbelirtilmektedir. Bu nedenlerle yasa koyucunun ancak 50'den fazlaçalışanı olan işyerlerinin süreklilik ve kontrol edilebilirlik niteliklerigereği İş Kanunu kapsamına alınabildikleri, bunun dışındaki tarım ve ormanişyeri ve işletmelerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağını öngördüğüanlaşılmaktadır.
Tarım ve orman iş ve işçilerinden, çalışma farklılıkları vekoşulları nedeniyle bir bütün halinde İş Kanunu kapsamına alınmayan istisnaihaller kapsamında kalanlara 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun hizmetsözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı açıktır.
Kanun koyucunun tarım ve orman işyeri veya işletmelerinin kendineözgü farklılıklarını gözeterek 50'den az (50 dâhil) işçi çalıştıran yerlerifarklı kategoride ele alıp farklı hukuki düzenlemelere tabi kılmasında eşitlikilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 10.maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Engin YILDIRIM, Celal Mümtaz AKINCI ileMuammer TOPAL bu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
22.5.2003 günlü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin birincifıkrasının (b) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Engin YILDIRIM, Celal Mümtaz AKINCI ile Muammer TOPAL'ınkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 31.10.2013 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
KARŞIOY YAZISI
İtiraz konusu kuralla, 50'den az işçi çalıştırılan tarım ve ormanişlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde İş Kanunu'nunuygulanmayacağı öngörülmüştür.
50'den az işçi çalıştıran tarım ve orman işyeri ve işletmeleriningeçici nitelikte olduğu ve devamlılık niteliğine sahip bulunmadığı varsayımıylabu tür işyerlerinin İş Kanunu kapsamı dışında tutulmasının haklı bir nedeniyoktur. 50'den az işçi ile de üretilen ürünün türüne ve kullanılan teknolojikaraçlara göre çok yüksek verimle, sürekli ve büyük cirolu faaliyetler yapmakmümkün olduğu gibi, kurala göre işverenin işçi sayısını istediği gibi artırıpazaltmak veya işletmeyi küçük parçalara bölmek suretiyle çalışanları kanunkapsamı dışına çıkartması mümkündür. Bu durum, benzer işlerde çalışanlararasında ciddi eşitsizlikler doğuracak niteliktedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde eşitlik ilkesi düzenlenmiş, 49.maddesinde Devletin çalışanlara yönelik pozitif yükümlülükleri sayılmış, 55.maddesinde ücretin, emeğin karşılığı olduğu belirtilmek suretiyle aynı ölçüdeemek sarf edenlerin aynı hak ve olanaklara sahip olmaları gerektiği ortayakonmuştur.
Çalışanı korumak, işçilerin haklarını güvence altına almakamacıyla kapsamlı hükümler içeren İş Kanunu'ndan, salt çalıştığı işyerininbelli ölçeklerin altında kaldığı gerekçesiyle bazı çalışanlarınyararlandırılmaması Anayasa'nın 10., 49. ve 55. maddelerine aykırıdır.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOY GEREKÇESİ
4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı işler ve işilişkilerinin sayıldığı 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “50'denaz işçi çalıştırılan (50 dâhil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerindeveya işletmelerinde” kuralı yer almaktadır. Kanun, 50'den fazla işçi çalıştırantarım işletmelerinde daimi statüde çalışan isçileri kapsamına almakta, küçükişletmelerde ve işletme niteliği taşımayan diğer tarım alanlarında çalışandaimi, geçici ve mevsimlik (gezici) tarım işçilerini ise dışarıdabırakmaktadır.
Anayasa Mahkemesi kanun hükümlerinin eşitlik ilkesine aykırı olupolmadığını incelerken, kanunun yaptığı ayırımın bir “haklı neden”e dayanmasıölçütünü kullanmaktadır. Çoğunluk görüşünde, eşitlik ilkesinin, herkesin heryönden aynı kurallara tabi olması anlamına gelmediği belirtilerek, kanunkoyucunun tarım ve orman işyeri veya işletmelerinin kendine özgüfarklılıklarını gözeterek ve takdir yetkisine dayanarak 50 ve 50'den az işçiçalıştıran tarım yerlerini farklı kategoride alıp farklı hukuki düzenlemeleretabi kılmasında eşitlik ilkesine aykırılık olmadığı sonucuna varılmaktadır.“Haklı neden” yukarıda belirtilen görüşe dayanmaktadır.
Bununla birlikte, eşitlik ilkesinin anlamını biçimsel hukukieşitlikle sınırlandırmak, özellikle sosyal hukuk devleti ilkesi de göz önünealındığında, bu iki temel ilkenin kendilerinden beklenen işlevleri yerinegetirmelerini zorlaştırmaktadır. Sosyal hukuk devleti, çalışan tüm kesimlerin,çalışma hayatıyla ilgili haklarını korumak amacıyla hukuki güvence altınaalınmasını gerektirir. Tarım ve orman işyerleri veya işletmelerindeçalışanların önemli bir bölümünün İş Kanunu'nun sağladığı hukuki güvencelerden,bu işkolunun kendine mahsus bazı farklılıklarından, özellikle de işilişkilerinin genelde geçici ve devamlılık arz etmeyen niteliklergöstermesinden dolayı, mahrum bırakılması eşitlik ilkesine aykırılık teşkiletmektedir. Aynı işkolunda benzer şartlar altında çalışanların bir kısmınınişyeri veya işletme büyüklüğüne göre, İş Kanunu'nun getirdiği güvencelerdenyararlanırken, diğer bir kısmının yararlanamaması eşitlik ilkesinin ihlalisonucunu doğurmaktadır. 50'den az kişinin istihdam edildiği işletme veişyerlerinde çalışanlar konumları ne olursa olsun (sürekli, geçici, mevsimlik)İş Kanunu'nun sağladığı imkânlardan yararlanamamaktadır.
Sonuç olarak, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2. ve 10.maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle karara muhalif kalınmıştır.
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL