ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/36
Karar Sayısı : 2013/53
Karar Günü : 10.4.2013
R.G. Tarih-Sayı :25.05.2013-28657
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 20. AsliyeCeza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.9.2004 günlü, 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu'nun;
1- 86. maddesine, 31.3.2005 günlü, 5328 sayılı Çeşitli KanunlardaDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4. maddesiyle eklenen (2) numaralıfıkrada yer alan ''dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para'' ibaresinin,
2- 106. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan ''ikiyıldan beş yıla kadar'' ibaresinin (a) bendi yönünden,
Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptallerine karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında silahla tehdit suçundan açılan kamu davasında,itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusuibareleri de içeren 86. ve 106. maddeleri şöyledir:
'Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı verenveya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, biryıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 ' 5328/4 md.) Kastenyaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleylegiderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dörtaydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdabulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmaksuretiyle,
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarıoranında artırılır.
Madde 106- (1) Bir başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelikbir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yılakadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zararauğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurunşikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturduklarıkorkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yılakadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veyamalvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayıceza verilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ,Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ınkatılımlarıyla 10.4.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikleuygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinegöre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya dakanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısınavarırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler.Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesiiçin elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanınbulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olmasıgerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortayaçıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuzyönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 5237 sayılı Kanun'un 86. maddesine5328 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle eklenen (2) numaralı fıkrada yer alan ''dörtaydan bir yıla kadar hapis veya adlî para''ibaresinin de iptaliniistemiştir.
Bakılmakta olan dava, sanığın silahla tehdit suçunu işlediğindendolayı 5237 sayılı Kanun'un 106. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendiuyarınca cezalandırılmasına ilişkindir. Sanığın yaralama suçunu işlediğine dairbir iddia yer almadığı gibi bu konuda hakkında açılmış bir dava dabulunmamaktadır. Dolayısıyla, 5237 sayılı Kanun'un 86. maddesine 5328 sayılıKanun'un 4. maddesiyle eklenen (2) numaralı fıkrada yer alan ''dörtaydan bir yıla kadar hapis veya adlî para''ibaresi davada uygulanacak kuraldeğildir.
Bu nedenlerle;
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun;
A- 86. maddesine, 31.3.2005 günlü, 5328 sayılı Çeşitli KanunlardaDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4. maddesiyle eklenen (2) numaralıfıkrada yer alan ''dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para'' ibaresinin,itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanmaolanağı bulunmadığından, bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle REDDİNE,
B- 106. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan ''ikiyıldan beş yıla kadar'' ibaresinin (a) bendi yönünden esasınınincelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayşegül ATALAY tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, silahla bir kişinin basit tıbbi müdahaleile giderilecek şekilde yaralanmasında az ceza, silahla tehdit suçu sonucundaise çok ceza tayin edilmesinin suç ve ceza dengesini adalet ve eşitlik yönündenbozduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
Kanun'un 106. maddesinin (1) numaralı fıkrasında; bir başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelikbir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişinin altı aydan ikiyıla kadar hapis, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veyasair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit eden kişinin isemağdurun şikâyeti üzerine altı aya kadar hapis veya adli para cezası ilecezalandırılacağı öngörülmüştür. İtiraz konusu kuralın da bulunduğu anılanmaddenin (2) numaralı fıkrasında ise tehdit suçunun nitelikli halleri sayılaraktehdidin; silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle,imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte,var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçtenyararlanılarak işlenmesi hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapiscezasına hükmolunacağı belirtilmiştir. Böylece anılan maddenin (1)numaralı fıkrasında suçun temel şekli bakımından ikili bir ayrımyapılarak yaşam, vücut ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditlerle,malvarlığı ve diğer değerlere yönelik tehditler, yaptırım ve muhakeme şartlarıbakımından farklı olarak ele alınmış olmasına karşın suçun nitelikli hâllerininsayıldığı (2) numaralı fıkrasında böyle bir ayrım yapılmamıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar,ceza hukukunun temel ilkeleri ile Anayasa'nın konuya ilişkin kurallarına aykırıolmamak kaydıyla, ülkenin sosyal, kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomikhayatın gereksinimleri göz önüne alınarak saptanacak ceza politikasına görebelirlenir. Kanun koyucu, cezalandırma yetkisini kullanırken toplumda hangieylemlerin suç sayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ilekarşılanacağı, nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabul edilebileceğikonularında takdir yetkisine sahip olmakla birlikte, bu yetkisini kullanırkensuç ve ceza arasındaki adil dengenin korunmasını da dikkate almak zorundadır.Ancak, suçun sadece failin eylemlerini esas alarak ve bu eylemler içinöngörülen ceza miktarlarını kıyaslayarak suç ve ceza arasında adil dengebulunup bulunmadığı konusunda bir karar vermek sorunu tek yönlü ya da eksikolarak ele almak anlamına gelir. Suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranınbulunup bulunmadığının saptanmasında herhangi bir suç için konulmuş ceza ileyapılacak bir kıyaslamanın değil, ceza siyaseti yanında o suçun toplumdayarattığı etkinin de dikkate alınması gerekir. Cezanın belirlenmesinde suçtanzarar görenin kişiliği ve ona verilen zararın azlığı veya çokluğu da etkilidir.Kanun koyucu, değişik eylemler için değişik cezalar yanında, daha hafif bireylem için daha ağır bir cezayı da uygun görebilir.
Kanun'un 106. maddesinin gerekçesinde, tehdit suçundakişilerin huzur ve sükûnu ile karar verme ve hareket etme hürriyeti korunarakkişilerde güvensizlik duygusunun oluşmasının engellendiği, suçun daha ağırcezayı gerektiren nitelikli hâllerinde tehdidin kapsadığı korkutma gücününağırlığı ve yoğunluğu nedeniyle mağdurda ciddi kaygılara neden olduğu ve suçunsilahla işlenmesi hâlinde meydana gelen korkunun çok daha yoğun ve kolaygerçekleşebileceği belirtilmiştir. Buna göre kanun koyucunun, takdir yetkisinedayanarak ve kuralla korunmak istenen hukuki yararı, suçun niteliğini, ortayaçıkan neticeyi de dikkate alarak düzenlediği itiraz konusu kuralda hukukdevleti ilkesine aykırılık bulunmamaktadır
Öte yandan başvuran Mahkeme, silahla basit yaralama suçundaverilen ceza ile silahla tehdit suçuna verilen cezayı karşılaştırarak, buhususun suç ve ceza dengesini bozduğunu ileri sürmüş ise de, itiraz konusukural uyarınca silahla tehdit suçunun işlenmesi hâlinde verilecek cezayıbelirlemek kanun koyucunun takdirinde olup, ceza miktarının Kanun'da belirtilenyaralama suçu ile karşılaştırılarak yapılan değerlendirme anayasal denetimeesas alınamaz.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 10. maddesi ile bir ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yeralan ''iki yıldan beş yıla kadar'' ibaresinin (a) bendiyönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,10.4.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN