ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2013/4
Karar Sayısı : 2013/35
Karar Günü : 28.2.2013
R.G. Tarih-Sayı:18.04.2013-28622
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İspir KadastroMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.1.1987 günlü, 3402sayılı Kadastro Kanunu'nun 29. maddesinin birinci fıkrasının 'Taraflardanhiçbiri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz.' biçimindeki ikincicümlesinin Anayasa'nın 36. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tespitedilmesine karşı açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
26.1.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun itiraz konusukuralı da içeren 29. maddesi şöyledir:
'Madde 29- Kadastro mahkemesindegelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç birigelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz. Hakim, toplanması mümkün olandelilleri inceler ve 30 uncu madde hükmünce işi karara bağlar.
Bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açabilir veyalnız başına davaya devam edebilir. Mirasçılarının tayin edilememesi sebebiyleölü olduğu belirtilerek kayıt sahibi adına tespiti yapılan taşınmaz mallarhakkında, ölünün ismi açıklanarak mirasçıları denilmek suretiyle mirasçılaraleyhinde dava açılabilir. Dava sırasında davalının davadan önce öldüğününanlaşılması halinde davaya mirasçıları aleyhine devam edilir.
Bu Kanunun tatbikinde ayrıca açıklık bulunmıyan hallerde basityargılama usulü uygulanır.
Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 36. maddesine dayanılmış, 141.ve 142. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü gereğince Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ınkatılımlarıyla 31.1.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayhan KILIÇ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kadastro mahkemelerinde dosyanın işlemdenkaldırılmasını yasaklayan düzenlemenin, davacıların davalarını takip etmeniyetinde olmadığı durumlarda yargılamanın sürüncemede kalmasına yol açtığı vebu suretle davalıların adil yargılanma haklarının ihlal edildiği belirtilerekkuralın, Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural,Anayasa'nın 141. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
12.1.2011 günlü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, hukukmahkemelerinde uygulanacak yargılama usullerini düzenlemektedir. AnılanKanun'un 150. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde davet edilmiş olantarafların, duruşmaya gelmemeleri durumunda üç ay süreyle dosyanın işlemdenkaldırılması, üç ayın sonunda yenilenmemesi halinde ise davanın açılmamışsayılmasına karar verilmesi öngörülmektedir.
3402 sayılı Kanun ile özel yetkili bir asliye hukuk mahkemesiolarak kurulan ve kadastro süresiyle sınırlı olarak kadastroya veya kadastroile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümlemekle görevli kılınan kadastromahkemelerinde de kural olarak 6100 sayılı Kanun uygulanmaktadır. Bununlabirlikte 3402 sayılı Kanun'da kadastro mahkemelerindeki yargılamalara ilişkinözel hükümler de yer almaktadır. 3402 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralı daiçeren 29. maddesi, kadastro mahkemelerinde uygulanacak özel hükümlerdenbazılarını düzenlemektedir. Anılan maddenin birinci fıkrasının birincicümlesinde, usulüne uygun olarak duruşma tebligatı gönderilen taraflarınduruşmaya gelmemeleri durumunda yargılamanın tarafların yokluğunda yapılacağıbelirtilmiş, itiraz konusu ikinci cümlesinde ise tarafların hiçbiriningelmemesi durumunda dosyanın işlemden kaldırılmayacağı hükme bağlanmıştır. Bunagöre, kadastro mahkemelerinde 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesi uyarıncadosyanın işlemden kaldırılması ve sonrasında da davanın açılmamış sayılmasınakarar verilmesi mümkün değildir.
Anayasanın 142. maddesinde, 'Mahkemelerin kuruluşu, görevve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.' hükmüneyer verilmiştir. Hukuk devletinde kanun koyucu, Anayasa'nın temelilkelerine ve Anayasa'da öngörülen güvence kurallarına bağlı kalmak koşuluyla,yargılama usullerinin belirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bubağlamda getirilen usul kurallarının, Anayasa'nın 36. maddesindedüzenlenen 'adil yargılanma hakkı'nın öngördüğü güvencelereaykırılık taşımaması bir zorunluluktur.
Yargılamada taraflara belirli usuli güvenceler sağlayan adilyargılanma hakkının önemli unsurlarından biri de, 'makul süredeyargılanma' ilkesidir. Anayasa'nın 141. maddesinde, 'Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargınıngörevidir.' denilmek suretiyle davaların makul bir süre içindebitirilmesi gerekliliği açıkça ifade edilmiştir. Bu ilke gereğince Devlet,yargılamaların gereksiz yere uzamasını engelleyecek etkin çareler oluşturmakzorundadır. Bu bağlamda hukuk sisteminin ve özellikle yargılama usulünün,yargılamaların makul süre içerisinde bitirilmesini olanaklı kılacak şekildedüzenlenmesi ve davaların nedensiz olarak uzamasına yol açacak usul kurallarınayer verilmemesi, mahkemelerin nicelik ve nitelik bakımından yeterli miktardainsan kaynağı, araç ve gereçlerle donatılması makul sürede yargılanma ilkesininbir gereğidir. Ancak bu amaçla alınacak kanuni tedbirlerin ve öngörülençarelerin, yargılama sonucunda işin esasına yönelik adil ve hakkaniyete uygunbir karar verilmesine engel oluşturmaması gerektiği de tartışmasızdır. Builkelere uygun olmak kaydıyla yargılama yöntemini belirlemek kanun koyucununtakdirindedir.
Kadastro mahkemelerinde görülen davanın konusu, ülkedekitaşınmaz malların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirtilerek hukukidurumlarının tespit edilmesi ve bu suretle Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğütapu sicilinin kurulması amacıyla kamu otoritelerince yürütülen kadastrofaaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklardır. Kadastro mahkemelerinin kuruluş amacı,kadastro tespitlerine ilişkin bu uyuşmazlıkları süratli bir şekildesonuçlandırmak ve mülkiyet durumunu kesinleştirmektir. Bu suretle Türk MedeniKanunu'nun öngördüğü tapu sicilinin oluşturulmasının hızlandırılmasıhedeflenmektedir.
Kadastro mahkemesinde görülen davaların büyük birçoğunluğunu, kadastro idaresinin kamu gücüne dayanarak yaptığı kadastrotespitine karşı 30 günlük askı ilan süresi içinde açılan davalaroluşturmaktadır. Bununla birlikte, mahallî hukuk mahkemelerinde görülmekte olankadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkindavalar ile kadastro komisyonları tarafından resen kadastro mahkemesinegönderilen uyuşmazlıklara ilişkin davalar da kadastro mahkemesindegörülmektedir. Mahallî hukuk mahkemelerinden kadastro mahkemesine devredilendava ve işler ile kadastro komisyonları tarafından resen kadastro mahkemesinegönderilen uyuşmazlıklarda taşınmazın maliki kadastro idaresince değil,doğrudan kadastro mahkemesince saptanmaktadır. Bu gibi durumlarda kadastro mahkemesininusuli bir kararla davayı sonuçlandırması mümkün olmayıp, uyuşmazlığın esasınıinceleyerek taşınmazın malikini tespit eden bir karar vermesi zorunludur.
6100 sayılı Kanun'un 150. maddesinde düzenlenen 'dosyanınişlemden kaldırılması', hukuk davalarında, tarafları ve özellikle davacıyı,davasını takip etmede özenli davranmaya zorlamak ve tarafların davalarınıtakibe niyetli olmadığı durumlarda yargılamanın sürüncemede kalmasını vegereksiz yere uzamasını engellemek amacıyla kabul edilen bir usul hukukumüessesesidir. Bu anlamda, 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesinde yer alandüzenlemenin, yargılamanın makul sürede bitirilmesini sağlamaya yönelikoluşturulmuş etkin bir çare olduğu söylenebilir.
Ancak, kadastro mahkemelerinin yukarıda belirtilen amacı vegörevleri dikkate alındığında bu hükmün, kadastro mahkemelerinde görülen bazıuyuşmazlıklar yönünden uygulanmasının uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Zirakadastro yargılamasında dosyanın işlemden kaldırılmasının ve sonrasında dadavanın açılmamış sayılmasının olanaklı kılınması, taşınmaz malikinin doğrudankadastro mahkemesince tespit edilmesini gerektiren mahallî hukukmahkemelerinden kadastro mahkemesine devredilen dava ve işler ile kadastrokomisyonları tarafından resen kadastro mahkemesine gönderilenuyuşmazlıklarda, taşınmaz malikinin tespit edilememesine ve belirsizliğindevam etmesine neden olacaktır. Kamu düzenini sarsıcı nitelikte mağduriyetlereyol açacak olan bu durumun, kamu yararı amacıyla bağdaşmadığı açıktır.
Öte yandan kadastro idaresince yapılan bir tespite dayanan ve otuzgünlük askı ilan süresi içinde açılan davalarda, davanın açılmamış sayılmasıkararı verilmesi durumunda idarece yapılan tescilin kesinleşeceği ve tespitgibi tescil yapılacağı tartışmasız ise de 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca aynı davanın, tutanağın kesinleştiği tarihten itibarenon yıl içinde tekrar açılması mümkündür. Mahkemenin uyuşmazlığı esastan çözerekkesin hüküm teşkil eden bir karar vermesi durumunda ise aynı davanın bir dahaaçılması mümkün olmayacak ve bu durumda Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü tapusicil sisteminin oluşturulması hızlanmış olacaktır. Bu bakımdan otuzgünlük askı ilan süresi içinde açılan davalarda da kadastro mahkemesininesastan kesin hüküm teşkil eden bir karar vermesinde kamu yararı bulunduğuanlaşılmaktadır.
Tüm bu hususlar gözetildiğinde, kanun koyucunun itiraz konusukuralla, kadastro mahkemelerinde dosyanın işlemden kaldırılmasınıyasaklamasının, kadastro mahkemesince işin esasına girilerek taşınmazınsınırlarını ve malikini tespit eden bir karar verilmesini sağlamaya yönelik birtedbir olduğu ve tek başına bu yasağın, adil yargılanma hakkının ihlaline yolaçmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki, kanun koyucu, bir yandan işinesasına ilişkin karar verilmesini sağlamak amacıyla dosyanın işlemdenkaldırılması yasağı öngörürken, diğer yandan kadastro hâkimini resen araştırmayetkisiyle donatmak ve ayrıca tarafların yokluğunda yargılama yapılmasızorunluluğu getirmek suretiyle kadastro yargılamasının makul bir süreiçerisinde bitirilmesini sağlamaya yönelik tedbirler almıştır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 36., 141. ve142. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29. maddesininbirinci fıkrasının 'Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemdenkaldırılmaz.' biçimindeki ikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığınave itirazın REDDİNE, 28.2.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN