ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2013/43
Karar Sayısı: 2013/168
Karar Günü: 26.12.2013
R.G. Tarih-Sayı:07.03.2014-28934
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Bolu 1. SulhCeza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 13.10.1983 günlü, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na, 17.10.1996 günlü, 4199 sayılı Kanun'un 43.maddesi ile eklenen ek 6. maddenin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 11., 36.ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Fahri trafik müfettişi tarafından düzenlenen ihbar tutanağıüzerine verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2918 sayılı Kanun'a, 4199 sayılı Kanun'un 43. maddesiyle eklenenve itiraz konusu kuralı da içeren ek 6. madde şöyledir:
“Fahri trafikmüfettişliği:
Ek Madde 6- (Ek:17/10/1996 - 4199/43 md.)
Sürücülerin trafikkurallarına uyup uymadığını denetlemekle sorumlu olan yetkililere yardımcıolmak üzere Karayolu Trafik Güvenliği Kurulunca önerilen ve Karayolu TrafikGüvenliği Üst Kurulunca uygun görülen kişilere, valilerce ‘fahri trafikmüfettişliği' görevi verilir.
Fahri trafikmüfettişleri; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun suç saydığı fiilleriişleyenler hakkında işlem yapılması amacıyla, Emniyet Genel Müdürlüğüncekendilerine verilen tutanağı düzenlemek ve bunları aracın tescilli olduğutrafik kuruluşuna gönderilmek üzere en geç bir hafta içerisinde herhangi birtrafik kuruluşuna teslim etmek zorundadırlar.
Fahri trafikmüfettişleri İçişleri Bakanlığının belirleyeceği esas ve usullere göre eğitimetabi tutulabilirler.
Bu hizmet fahri veücretsizdir.
Görevini kötüyekullandığı tespit edilen fahri trafik müfettişleri iki aydan altı aya kadarhafif hapis cezası ile cezalandırılırlar. Yargılamaları tabi oldukları esaslaragöre yapılır.
Ayrıca belgeleriiptal edilir.
Fahri trafikmüfettişlerinin yetki ve sorumlulukları ile diğer usul ve esaslar İçişleriBakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.”
B-Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 11., 36. ve 38. maddelerinedayanılmış, 128. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal MümtazAKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'unkatılımlarıyla 2.5.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayşegül ATALAY tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, cezaların şahsiliği ilkesigereğince kabahat eylemini gerçekleştiren kişi hakkında idari yaptırımöngörülmesi gerekirken, fahri trafik müfettişleri tarafından tescil plâkasınagöre yaptırım uygulanmasının hukuk devleti ve cezaların şahsiliği ilkesineaykırılık teşkil ettiği, öngörülen idari yaptırımın dayanağının fahri trafikmüfettişleri tarafından düzenlenen ihbar tutanağı olduğu, hak aramahürriyetinin sadece başvuru yapma hakkı ile sınırlandırılmayıp başvuran kişininhukuksal durumunun hukuka uygun delillerle net olarak ortaya konulmasını dazorunlu kıldığı, ancak fahri müfettişlik kurumu mevzuatının buna izin vermediğibelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 11., 36. ve 38. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kuralAnayasa'nın 128. maddesi yönünden de incelenmiştir.
İtiraz konusu kuralda,fahri trafik müfettişlerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun suçsaydığı fiilleri işleyenler hakkında işlem yapılması amacıyla, Emniyet GenelMüdürlüğünce kendilerine verilen tutanağı düzenlemek ve bunları aracın tescilliolduğu trafik kuruluşuna gönderilmek üzere en geç bir hafta içerisinde herhangibir trafik kuruluşuna teslim etmek zorunda oldukları öngörülmektedir.
Anayasa'nın 128. maddesinin birinci fıkrasında, “Devletin, kamuiktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî vesürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmüyer almaktadır. Anayasa'nın 128. maddesi anlamında bir kamu hizmetinden sözedilebilmesi için; söz konusu hizmetin Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri vediğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmeti olması, bukamu hizmetinin “genel idare esasları”na göre yürütülmesi ile görevin “aslive sürekli” nitelikte olması gerekmektedir.
Geniş anlamda, Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafındanya da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortak gereksinimlerikarşılamak, kamu yararını sağlamak için yapılan ve topluma sunulmuş bulunansürekli ve düzenli etkinlikler olarak tanımlanan kamu hizmetinin, kamuhukukunun genel ilkeleri gereğince, doğrudan idare, kuruluş ve kurumlarıeliyle, kamusal yönetim biçimine göre yürütülmesi asıl ve olağandır.
İdare eliyle yürütülen hizmet ve faaliyetlerden, genel idareesaslarına göre yürütülmesi zorunlu olmayan hizmetlerin, Devletin gözetimi vedenetimi altında, belli yasal usullerle özel kişilere yaptırılabilmesi iseolanaklıdır.
İtiraz konusu kuralda fahri trafik müfettişlerine, 2918 sayılıKanun'un suç saydığı fiilleri işleyenler hakkında bu kurallara uygun davranıpdavranmadıklarını tarafsızca kanıt toplayarak araştırıp, değerlendirmek üzereilgililere bu durumu tutanak düzenlemek suretiyle bildirerek trafik polislerinetanınan trafik suçunu tespit etme yani denetleme yetkisi verilmektedir.
Denetim sonucu fahri trafik müfettişleri tarafından düzenlenentutanaklar idari işlem kuramı uyarınca hazırlık işlemi niteliğinde olup bututanakların hazırlanması, denetlenen kişinin hukuksal durumunda değişiklikyaratmamaktadır. Asıl icrai işlem, denetim sonucunda yetkili makamlarca verilenidari yaptırımlardır. Söz konusu kuralla, fahri trafik müfettişlerine trafiksuçu işleyenleri tespit etme ve tutanağa bağlama yetkisi tanınmakla birlikte bukapsamda düzenlenen tutanakların trafik kuruluşlarına gönderilmesi ve trafikcezasının yetkili kişiler tarafından düzenlenmesi öngörülmüştür. Yetkilimakamlarca fahri trafik müfettişleri tarafından tutulan tutanak üzerine idariyaptırım tutanağı düzenlenirken söz konusu suç tutanağı denetlenmekte vegerekli kontroller yapıldıktan sonra eğer uygunsa yaptırım uygulanmaktadır.Denetim sonucunda, 2918 sayılı Kanun'da öngörülen idari yaptırımı uygulamayetkisi, yetkili trafik polislerinde kalmaya devam ettiğinden onlara yardımcıolmaktan ibaret, fahri trafik müfettişlerinin suç tutanağı düzenlemegörevlerinin memur ve diğer kamu görevlisi niteliğinde olmayan üçüncü kişileregördürülmesinde Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Kaldı ki, fahritrafik müfettişlerine suç tutanağı düzenleme yetkisinin verilmesi trafikpolislerinin bu yetkilerini de ortadan kaldırmamaktadır.
Diğer taraftan, Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, birhukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemlerihukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarınaegemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargıdenetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenarbaşlıklı 38. maddesinin yedinci fıkrasında, “Ceza sorumluluğuşahsidir.” hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği cezahukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimseninişlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla birkimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasa'nın 38.maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari paracezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
2918 sayılı Kanun'un amacı, 1. maddesinde, karayollarında, can vemal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanması ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerin belirlenmesi olarak ifadeedilmiştir. Fahri trafik müfettişleri tarafından tutulan suç tutanakları iradive kusurlu olan sürücülerin eylemlerine dayanmaktadır. Ancak sürücünün kimliğininbelirlenmesinde, fahri trafik müfettişleri tarafından suç tutanağıdüzenlenebilecek ihlallerin niteliğinden kaynaklanan güçlükler bulunduğundan,trafik ihlaline ilişkin tutanak, aracın tescil plakasına göre düzenlenmektedir.Ayrıca kural ihlali yapan ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların plâkasındanbaşka saptanabilecek ayırt edici bir özelliğinin bulunmadığı, ancak plâka ilearaç sahibine ulaşılabileceği de açıktır. Fahri trafik müfettişleri tarafından2918 sayılı Kanun'un suç saydığı fiiller nedeniyle, sürücüsü tespit edilemeyenaraçların tescil plakalarına göre suç tutanağının düzenlenmesi, bir trafikkuralının ihlal edildiğine dair suç isnadı niteliğinde olup cezaların şahsiliğiilkesine de aykırı değildir.
Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen düzenlemenin, gelişen,büyüyen, çeşitlenen ve çoğalan trafik sorunlarını zamanında ve etkin birbiçimde denetleyebilmek, sürücülerin trafik kurallarına uymasını alışkanlıkhâline getirmek, her kural ihlalinin mutlaka görüleceği ve cezalandırılacağıinancının bütün sürücülerde yer etmesini sağlamak, bu bakımdan, denetimmekanizmasını genişletmek, oto-kontrol sistemini yaygınlaştırmak amacıyla,demokratik toplumda gerekli uygulamalardan olduğu kabul edilmelidir. Böyle birdüzenlemenin de kanun koyucunun takdirinde olduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 38. ve128. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Serruh KALELİ, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman AlifeyyazPAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın Anayasa'nın 11. ve 36. maddeleriyle bir ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'na, 17.10.1996 günlü, 4199 sayılı Kanun'un 43. maddesiyle eklenen ek 6.maddenin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,Serruh KALELİ, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile ZehraAyla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 26.12.2013 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun Ek 6. maddesinin iptal istemine konu ikinci fıkrası “Fahritrafik müfettişleri; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun suç saydığıfiilleri işleyenler hakkında işlem yapılması amacıyla, Emniyet Genel Müdürlüğüncekendilerine verilen tutanağı düzenlemek ve bunları aracın tescilli olduğutrafik kuruluşuna gönderilmek üzere en geç bir hafta içerisinde herhangi birtrafik kuruluşuna teslim etmek zorundadırlar.” hükmünü taşımaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 28.3.2012 tarih ve E.2012/27,K.2012/173 sayılı kararında:
“…Anayasa'nın 128. maddesi anlamında bir kamuhizmetinden söz edilebilmesi için; söz konusu hizmetin Devlet, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle yükümlü olduğu kamuhizmeti olması, bu kamu hizmetinin ‘genel idare esasları'na göreyürütülmesi ile görevin ‘asli ve sürekli' nitelikte olmasıgerekmektedir.
Geniş anlamda, Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafındanya da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortakgereksinimleri karşılamak, kamu yararını ya da çıkarını sağlamak içinyapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler olarak tanımlanankamu hizmetinin, kamu hukukunun genel ilkeleri gereğince, doğrudan idare,kuruluş ve kurumları eliyle, kamusal yönetim biçimine göre yürütülmesi asılve olağandır. İdare eliyle yürütülen hizmet ve faaliyetlerden,genel idare esaslarına göre yürütülmesi zorunlu olmayan, diğer birdeyişle özel yönetim biçimi ile gerçekleştirilmeye elverişlibulunanların, Devletin gözetimi ve denetimi altında, belli yasalusullerle özel müteşebbislere yaptırılabilmesi ise olanaklıdır.
Kolluk faaliyeti içinde yer alan zorunlu denetim hizmeti, idaripara cezası ile uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyideleruygulamaya ilişkin görev ve faaliyetler genel idare esaslarına göre yürütülmesigereken bir kamu hizmeti olup, idarenin asli ve sürekli görevlerindendir.Anayasa'nın 128. maddesine göre kolluk faaliyetleri arasında yer alan bu türkamu hizmetlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesizorunludur. Buna göre, itiraz konusu kural Bakanlığa, 4925 sayılı Kanun'daverilen görevlerin ve tanınan yetkilerin tamamını devretme imkânı tanımaktaolup, idarenin kolluk faaliyetleri içinde yer alan ve mutlaka Devletinmemurları ve diğer kamu görevlileri aracılığıyla yürütülmesi zorunlu olan aslive sürekli görevlerin de gerçek ya da özel hukuk tüzel kişilerinedevredilmesine olanak tanıyan kural, Anayasa'nın 128. maddesine de aykırıdır…”denilmektedir.
Davanın somutunda, bir kolluk faaliyeti olduğunda kuşkubulunmayan “trafik denetimi” ve bu denetim sonucunda sürücülerle ilgili idari para cezası verilmesi sonucunu doğuran “idari kabahat”saptaması şeklindeki, fahri trafik müfettişlerince yürütülen hizmetin idareninasli ve sürekli görevlerinden olduğu açıktır. Fahri trafik müfettişlerincedüzenlenen tutanakların tek başına icrailik vasfının olmadığı, bu tutanaksonrası emniyet birimlerince idari para cezasının verildiği, dolayısiylesözkonusu kolluk faaliyetinin kamu görevlisi olmayan kişilere tamamendevredilmemiş olduğu şeklindeki sava da katılmaya imkân yoktur. Gerçekten,kural ihlâlinde bulunan sürüleri saptama, onların fiillerinin mevzuatın hangihükümlerine aykırı olduğunu belirleme yetkisi fiilen fahri trafikmüfettişlerince kullanıldığına göre, zincir işlemin ikinci halkası olan idaripara cezasının emniyet birimlerince veriliyor olmasının, sözkonusu kollukhizmetinin kamu görevlisi olmayan kişilere fiilen devredilmiş olduğu olgusunadoğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Öte yandan, bu fiili durumun Anayasa'nın 47. maddesinin “Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğerkamu tüzel kişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerdenhangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzel kişilereyaptırabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.” şeklindekison fıkrası kapsamında değerlendirilebilmesi de mümkün değildir. Çünkü,trafik zabıtası faaliyeti bir yatırım ve hizmet olmadığı gibi, ortada bir özelhukuk sözleşmesi de yoktur. Dolayısiyle, sözkonusu kolluk faaliyetinin kamugörevlisi olmayan kişilere (fahri trafik müfettişlerine) devredilmesi sonucunudoğuran kural, Anayasa'nın 128. maddesine aykırı düşmektedir.
Açıklanan nedenlerle, kuralın iptali gerektiği kanaatinevardığımızdan; çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
İtiraz konusu kural, fahri trafik müfettişlerine 2918 sayılıKanun'un 116. maddesinde belirtilen trafik suçlarını işleyenler hakkındatutanak düzenleme yetkisini ve bu tutanağı en geç bir hafta içinde aracıntescilli olduğu trafik kuruluşuna gönderilmesi için herhangi bir trafikkuruluşuna teslim etme görevini vermektedir.
Buna göre, fahri trafik müfettişleri tarafından düzenlenecek olantrafik suç tutanakları esas alınmak suretiyle emniyet görevlilerince trafiksuçlusu hakkında idari yaptırım kararı verilebilecektir.
Anayasa'nın 128. maddesi, Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri vediğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetinin,genel idare esaslarına göre yürütülmesini, asli ve sürekli nitelikte olmasını,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesini zorunlu kılmaktadır.
Fahri trafik müfettişlerinin, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun suç saydığı fiilleri işleyenleri tutanakla tespit ederek, tutanağıtrafik şube müdürlüğüne gönderme işleminin, trafik denetleme işlemi olduğu vebu işlemin kamu hizmeti niteliği taşıdığı konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Fahri trafik müfettişlerinin, Anayasa'nın 128. maddesi anlamındamemur ya da diğer kamu görevlisi sıfatını taşımadıkları açıktır.
İtiraz konusu kural, genel idare esaslarına göre yürütülmesigereken aslı ve sürekli nitelikteki trafik denetleme işlemini memur ya da diğerkamu görevlisi olmayan, fahri trafik müfettişlerine gördürmek istemektedir. Budurum, aslı ve sürekli nitelikteki kamu hizmetinin kimler tarafındanyürütüleceğine ilişkin Anayasa'nın 128. maddesine aykırıdır.
Diğer taraftan, itiraz konusu kural Anayasa Mahkemesinin 6.3.2008günlü, E.2004/116, K. 2008/74 sayı ile Resmî Gazete'nin 1.7.2008 günlü - 26923sayılı nüshasında yayımlanan kararının Mehmet ERTEN'in de yer aldığıkarşıoy metninde belirtilen gerekçeyle söz konusu kural Anayasa'nın 38.maddesinde düzenlenen cezaların şahsiliği ilkesine de aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle kuralın iptali gerektiğinden itiraz istemininreddine ilişkin görüşe katılmadım
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOY YAZISI
İtiraz eden Mahkeme, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na 4199sayılı Kanun'un 43. maddesiyle eklenen 6. maddenin fahri trafik müfettişlerininsuç tutanağı düzenlemelerine ilişkin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 11., 36.ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptalini istemiştir.
Kural, Anayasa Mahkemesince Anayasa'nın, devletin asli ve sürekligörevlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceğini belirten128. maddesiyle ilgili görülerek bu madde yönünden de incelenmiş; ancak fahrimüfettişlerin düzenlediği suç tutanaklarının idari işlem değil hazırlık işlemiolduğu, asıl icrai işlemi denetim sonucunda yetkili makamlarca uygulanan idariyaptırımın oluşturduğu düşüncesiyle, kuralda Anayasa'nın 128. maddesineaykırılık görülmemiştir. Bu düşünceye aşağıdaki nedenlerle katılmayı mümküngörmüyorum:
İdare hukukunun temel ilkelerinden biri de idarenin takdiryetkisi olup, bir işlemi yapıp yapmama konusunda takdir hakkıbulunmayan bir kamu görevlisinin, yani kuralın uygulamasında fahri müfettişçedüzenlenen suç tutanağına göre trafik cezası kesmek zorunda olan trafik şubesiyetkilisinin, trafik cezasını uygulayıp uygulamama konusunda takdir hakkıbulunmamaktadır. Trafik yetkililerinin tutanak üzerinde yaptıkları kontrolsadece tutanağın şekli unsurlarına ilişkin olup, tutanakta kayıtlı trafiksuçunun gerçekten işlenmiş olup olmadığına ilişkin değildir. Trafik şubesiyetkililerinin tutanağa rağmen ceza uygulamaktan kaçınması, bu yetkilileryönünden disiplin ve ceza yaptırımları gerektiren eylemler oluşturacaktır. Budurumda idari yaptırıma karar verme yetkisinin trafik şubesi yetkililerincekullanıldığından söz edilemez. İdari işlem, trafikte karşılaştığı bireylemin trafik suçu oluşturup oluşturmadığı hususunda takdir hakkını kullananfahri trafik müfettişinin tutanağı düzenlemesiyle meydana gelmektedir.Bu nedenle fahri müfettişin yaptığı işlem hazırlık işlemi değil, asıl işlemdir.Trafik şubesinin ceza bildirimi ve ödeme emri düzenleyerek tescil plakasınagöre kayıtlı isme göndermeleri, yaptırımın kendisine değil icrasına yönelik,ayrı bir idari işlemdir. Trafik cezası uygulanmasına ilişkin asıl işlemigerçekleştiren ve idare adına takdir yetkisi kullanan fahri trafikmüfettişlerinin Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen memur veya diğer kamugörevlisi statüsünde olmadıkları da açıktır.
Bu nedenle kural, Anayasa'nın 128. maddesine aykırıdır.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT