ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/56
Karar Sayısı : 2013/61
Karar Günü : 22.5.2013
R.G. Tarih-Sayı : Tebliğedildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Mersin 2. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :21.7.1953 günlü, 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a, 25.5.1995 günlü, 4108 sayılıKanun'un 11. maddesiyle eklenen mükerrer 35. maddenin birinci fıkrasının,Anayasa'nın 2., 5. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacının ortağı bulunduğu Anonim Şirketten tahsil edilemeyenecrimisil alacağı nedeniyle Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen ödemeemrinin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
21.7.1953 günlü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun'a, 25.5.1995 günlü, 4108 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenenveitiraz konusu kuralı da içerenmükerrer 35. maddeşöyledir:
'KanuniTemsilcilerin Sorumluluğu
Mükerrer Madde 35-(Ek: 25/5/1995 - 4108/11 md.)
Tüzel kişilerleküçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayanteşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsiledilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliğiolmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerinegöre tahsil edilir.
Bu madde hükmü,yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında da uygulanır.
Tüzel kişilerintasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerintasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.
Temsilciler,teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleritutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/4 md.)Ammealacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veyateşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, ammealacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/4 md.)Kanunitemsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alanhükümler, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmaz.'
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarıncayapılan ilk incelemetoplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve dayanılan Anayasakuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 'Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi'başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacakbaşvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir.
Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmaktaolan mahkemenin, bu davada uygulanacak bir kanun veya kanun hükmündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varmasıdurumunda, bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak AnayasaMahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; anılan fıkranın (a) bendinde deMahkemeye gönderilecek belgeler arasında 'iptali istenen kurallarınAnayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvurukararının aslı' sayılmıştır. Anılan maddenin (4) numaralı fıkrasında iseaçık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itirazbaşvurularının, Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizingerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 46. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde de, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçelikararında,Anayasa'ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birininAnayasa'nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı vegerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesigerektiği ifade edilmiştir.
Yine İçtüzüğün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)bendinde, Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda eksikliklerinbulunduğu tespit edilirse, itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeyegeçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2) numaralı fıkrasında iseanılan (b) bendi uyarınca verilen kararın, itiraz yoluna başvuran mahkemenineksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın2., 5. ve 36.maddelerineaykırı olduğu belirtilmiş ise de,ileri sürülen gerekçelerin 6183 sayılıKanun'un ödeme emrine itirazı düzenleyen 58. maddesine ilişkin olduğu, itirazkonusu kuralınAnayasa'nın 2., 5. ve 36. maddelerine hangi gerekçelerle aykırıolduğuna ilişkinayrıca bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendi ileAnayasa Mahkemesiİçtüzüğü'nün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendineaykırıolduğu anlaşılan itiraz başvurusunun, 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesinin (4)numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeyegeçilmeksizin reddi gerekir.
Bu görüşeMuammer TOPAL katılmamıştır.
IV- SONUÇ
21.7.1953 günlü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun'a, 25.5.1995 günlü, 4108 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenenmükerrer 35. maddenin birinci fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyleyapılan itiraz başvurusunun, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrasıgereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE,Muammer TOPAL'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 22.5.2013 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
6183 sayılı Yasa'ya, 4108 sayılı Yasa'nın 11. maddesiyle eklenenmükerrer 35. maddenin birinci fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyleyapılan itiraz başvurusunun, 6216 sayılı Yasa'nın 40. maddesinin (4) numaralıfıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, çoğunluk kararıyla esasincelemeye geçilmeksizin reddine karar verilmiştir.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanun veya kanun hükmündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa o hükmüniptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallaruyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elindeyöntemince açılmış ve görevine giren bir dava bulunması ve iptali istenenkuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak kanunkuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde vedavayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktebulunan kurallardır.
Başvuru kararında, 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesinin(1) numaralı fıkrasının iptali istenmektedir. Anılan kanun hükmünde, tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliğiolmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyenveya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin vetüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından buKanun hükümlerine göre tahsil edileceği düzenlenmiştir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'de görülen davada, amme alacağıecrimisil, ödeme emrinin muhatabı anonim şirket ortağı olmakla, amme alacağınıntahsili amacıyla anılan hükme dayanılarak ödeme emri düzenlenmesi mümkün isede, dosyada mevcut dava konusu ödeme emrinin dayanağı 6183 sayılı Yasa'nın 35.maddesidir. Dolayısıyla anılan Yasa'nın mükerrer 35. maddesinin (1) numaralıfıkrası, davada uygulanacak kural niteliğinde değildir. Sözkonusu davada,davacının iddialarını mükerrer 35. madde üzerinden ileri sürmesi de anılanmaddeye, davada uygulanacak kural olma niteliğini kazandırmaz.
Açıklanan nedenle, 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesinin(1) numaralı fıkrasına ilişkin başvurunun, mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddi gerektiği oyuyla karara katılmadım.
Üye
Muammer TOPAL