ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/58
Karar Sayısı : 2013/114
Karar Günü : 10.10.2013
R.G. Tarih-Sayı :09.05.2014-28995
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : SinopSulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.11.1981 günlü, 2547sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (c) fıkrasının Anayasa'nın 2.,10., 11. ve 140. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan açılan kamudavasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 53. maddesi şöyledir:
“Madde 53- a.Yükseköğretim Kurul Başkanı Yükseköğretim Kurulu ile üniversite rektörlerinin,rektör üniversitenin, dekan fakültenin, enstitü ve yüksekokul müdürleri enstitüve yüksekokulların, bu birimlerin genel sekreter veya sekreterleri desekreterlik personelinin disiplin amirleridir. Üniversite ve bağlı birimlerininyönetim kurulları aynı zamanda disiplin kurulu olarak görev yaparlar. Disiplinkurullarında profesörlerle ilgili hususların görüşülmesinde doçent ve yardımcıdoçentler, doçentlerle ilgili hususların görüşülmesinde de yardımcı doçentlerdisiplin kurullarına alınmazlar.
b. Öğretim elemanları, memur ve diğer personelin disiplinişlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri, devlet memurlarına uygulanan usul veesaslara göre Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir.
c. (Değişik: 14/4/1982 - 2653/3 md.) Ceza soruşturması usulü:
Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretimkurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bukuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarınıngörevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ilerisürülen suçlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
(1) İlk soruşturma:
Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, MilliEğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kuruluüyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için,Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veyagörevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır.
Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde,bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanınaveya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.
(2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile YükseköğretimDenetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,
b) Üniversite rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluşgenel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edileceküç kişilik kurul,
c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kuruluüyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokulmüdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörünbaşkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üçkişilik kurul,
d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokulsekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacaküç kişilik kurul,
e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında,mahal itibariyle yetkili il idare kurulu,
Karar verir.
f) Yükseköğretim Kurulu ile üniversite yönetim kurullarıncaoluşturulacak kurullarda görevlendirilecek asıl ve yedek üyeler bir yıl içinseçilirler. Süresi sona erenlerin tekrar seçilmeleri mümkündür.
(3) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullarüye tamsayısı ile toplanır. Kurullara ilk soruşturmayı yapmış olan üyeler ilehaklarında karar verilecek üyeler katılamazlar. Noksanlar yedek üyelerletamamlanır. Diğer hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(4) Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesinde verilen lüzum-u muhakemekararına itiraz ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesiDanıştayın İdari İşler Kuruluna aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-umuhakeme kararına ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararlarıkendiliğinden Danıştay 2 nci Dairesince incelenerek karara bağlanır. Lüzum-umuhakemesi kesinleşen Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme KuruluBaşkan ve üyelerinin yargılanması Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyizincelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer görevlilerin yargılanmaları suçunişlendiği yer adliye mahkemelerine aittir.
(5) Değişik statüdeki kişilerin birlikte suç işlemeleri halindesoruşturma usulü ve yetkili yargılama mercii görev itibariyle üst dereceliyegöre tayin olunur.
(6) Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve rektörlerin 1609 sayılı BazıCürümlerden Dolayı Memurlar ve Şerikleri Hakkında Takip ve Muhakeme UsulüneDair Kanun kapsamına giren suçlarından dolayı yapılacak ceza soruşturmasındayukarıda belirtilen ceza kovuşturması usulü tatbik edilir. Bunlar dışında kalantüm görevliler için 1609 sayılı Bazı Cürümlerden Dolayı Memurlar ve ŞerikleriHakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair Kanun hükümleri uygulanır.
1609 sayılı Bazı Cürümlerden Dolayı Memurlar ve ŞerikleriHakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair Kanun kapsamına giren suçlarındandolayı kanuni kovuşturma için gereken izin, Yükseköğretim Kurulu üyeleri ileYükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri ve bu kuruluşların memurları(Üniversitelerarası Kurul memurları dahil) hakkında Yükseköğretim KuruluBaşkanından, üniversite yöneticileri ve öğretim elemanları ile memurlarhakkında üniversite rektörlerinden alınır.
(7) İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak vehürriyetleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk,sınıf, din ve mezhep ayrılığına dayanılarak nitelikleri Anayasada belirtilenCumhuriyeti ortadan kaldırmak maksadıyla işlenen suçlarla bunlara irtibatlısuçlar, öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan,kurumların sükün, huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme,bunları teşvik ve tahrik, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağırcezayı gerektiren suçüstü hallerinde, yukarıda yazılı usuller uygulanmaz; buhallerde kovuşturmayı Cumhuriyet Savcısı doğrudan yapar.
(8) Bu Kanunda yer almamış hususlarda 4 Şubat 1329 tarihliMemurin Muhakematı Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 140. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, ZehraAyla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'unkatılımlarıyla 28.5.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, öncelikledavada uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varmasıdurumunda, bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir.Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesiiçin, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanınbulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir.Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkansorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yöndeetki yapacak nitelikteki kanun veya kanun hükmünde kararnamelerdir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Kanun'un 53. maddesinin (c)fıkrasının tamamının iptalini talep etmiştir.
Kanun'un 53. maddesinin iptali istenen (c) fıkrasının (1)numaralı bendinde, yükseköğretim görevlileri hakkındaki soruşturmanın hangikişi veya kurul tarafından yapılacağı; (2) numaralı bendinde, yükseköğretimgörevlileri hakkındaki son soruşturmanın açılıp açılmamasına kimin kararvereceği; (3) numaralı bendinde, son soruşturma açılıp açılmamasına kararverilirken hangi yöntemin izleneceği; (4) numaralı bendinde, kamu davasıaçılması ya da açılmamasına ilişkin karara karşı hangi mercie itirazedilebileceği; (5) numaralı bendinde, değişik statülerdeki kişilerin birliktesuç işlemeleri durumunda soruşturma ve kovuşturmanın üst dereceli görevliyegöre belirleneceği; (6) numaralı bendinde, 1609 sayılı Memurin MuhakematıHakkında Kanun kapsamına giren suçlarda nasıl bir soruşturma ve kovuşturmausulünün uygulanacağı; (7) numaralı bendinde, temel hak ve özgürlüklerinkullanılmasını engellemeye yönelik bazı suçlarda soruşturmanın doğrudanCumhuriyet savcısı tarafından yapılacağı; (8) numaralı bendinde ise ilgilimaddede yer almayan durumlarda 1609 sayılı Kanun hükümlerininuygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Başvuran Mahkemede bakılmakta olan dava, yüksekokul yöneticisiolan sanıkların görevlerini kötüye kullandıkları iddiasına ilişkindir. Budavada, Kanun'un 53. maddesinin (c) fıkrasının (6) numaralı bendindedüzenlenen, “1609 sayılı Kanunla ilgili bir kuralın uygulanması” sözkonusu olmadığı gibi aynı fıkranın (7) numaralı bendinde yer alan, “temelhak ve özgürlüklerin kullanılmasının engellenmesi suretiyle işlenen” birsuç iddiası da bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bu bentler itiraz başvurusundabulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanacak kural değildir.
Açıklanan nedenlerle;
4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53.maddesinin (c) fıkrasının;
A- (6) ve (7) numaralı alt bentlerinin, itiraz başvurusundabulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bualt bentlere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B- (1), (2), (3), (4), (5) ve (8) numaralı alt bentlerininesasının incelenmesine, sınırlama sorununun esas inceleme evresinde elealınmasına,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hasan Mutlu ALTUN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, yargılama makamları tarafından icra edilmeyeniddia ve savunma görevlerinin, başka kişi veya kişilerce yerine getirilmesininAnayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi ile 140. maddesinde yeralan hâkimlik ve savcılık meslek ilkelerine aykırılık teşkil edeceği, bununyanında vakıf üniversitelerinde çalışan kişilerle, Devlet üniversitelerindegörev yapan kişilerin farklı yargılama usulüne tabi tutulmasının eşitlikilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 140.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralın da yer aldığı Kanun'un 53. maddesinin (c)fıkrasında, yükseköğretim üstkuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin,kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya dagörevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlarhakkındayapılacak ceza soruşturması usulü düzenlenmektedir. Bu fıkrada, anılangörevleri yapanlar hakkındaki ceza soruşturmasının Cumhuriyet savcısıtarafından yapılmayacağı; bu görevlilerin Kanun'da belirtilen kişi ve kurullartarafından soruşturulacağı; eğer kamu davası açılmasına gerek görülürse soruşturmadosyasının “kamu davası açılmak üzere” yetkili Cumhuriyetbaşsavcılığına gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Kanun'a göre, cezasoruşturmalarında genel görevli olan Cumhuriyet savcısının, bu görevleriyapanlar hakkındaki ceza soruşturmalarında herhangi bir değerlendirme ve kararyetkisi bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen “kanun önünde eşitlikilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ileeylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynıdurumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarınısağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanunkarşısında eşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin heryönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları veuygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
Hukuk devletinde kanun koyucu, yargılama hukukuna ilişkinkuralları belirleme ve bu çerçevede soruşturma makamlarının belirlenmesi,mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usulleri veyapısı hakkında Anayasa kurallarına bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğudüzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisine sahip bulunmaktadır. Nitekim,Anayasa'nın 142. maddesinde, “Mahkemelerin kuruluşu, görev veyetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” denilmeksuretiyle bu husus hüküm altına alınmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, herkes hakkında geçerli olanceza soruşturması ve kovuşturması hükümlerini içermektedir. Ancak, kanunkoyucu, uluslararası hukuk, antlaşmalar ve iç hukuktan kaynaklanan kiminedenlere dayanarak bu genel kurallara istisnalar getirmiştir. Buna göre, suçişleyen her kişi hakkında uygulanması gereken genel düzenlemeleri içeren 5271sayılı Kanun hükümleri bazı suç failleri bakımından uygulanmayacak, bunlarailişkin ilgili kanunlarındaki özel soruşturma ve kovuşturma usulleri geçerliolacaktır. Bu usullerin tanınması, uygulanacak kişilere bir zümre ya da sınıfolarak imtiyaz tanımak anlamına gelmeyip, yapılan görevin niteliğindenkaynaklanmaktadır. Böylece, hem yapılan görevin en iyi şekilde ve etkin olarakyerine getirilmesi hem de gereksiz şikâyetlere maruz kalınarak görülen hizmetinkesintiye uğramaması amaçlanmıştır.
Devlet üniversitelerinde görev yapanlar hakkındaki soruşturmausulünün itiraz konusu kural çerçevesinde özel olarak düzenlenmesi de bu kapsamdakanun koyucunun takdir yetkisi içerisinde kalmaktadır. Bu nedenle, kanunkoyucunun takdir yetkisini kullanarak, Devlet üniversitelerinde görev yapankişilerin ceza soruşturmalarının idari kurullar tarafından yürütülmesi hususunudüzenlemesinde hukuk devleti ilkesiyle çelişen bir yön bulunmamaktadır.
Diğer yandan, vakıf üniversitelerinde çalışanlar ile Devletüniversitelerinde görev yapanlar statüleri ve özlük hakları bakımından farklıkurallara bağlıdır ve dolayısıyla aynı hukuksal durumda değildirler. Bunedenle, vakıf üniversitelerinde çalışanlar ile Devlet üniversitelerinde görevyapanların farklı soruşturma usulüne tabi tutulmalarında eşitlik ilkesineaykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 11. ve 140. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53.maddesinin (c) fıkrasının (1), (2), (3), (4), (5) ve (8) numaralı altbentlerinin Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, 10.10.2013gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ