ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/61
Karar Sayısı : 2014/3
Karar Günü : 16.1.2014
R.G. Tarih-Sayı :29.05.2014-29014
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Eskişehir4. Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 10.7.1953günlü, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler HakkındaKanun’un 15. maddesinin, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Kanun’un 158. maddesiyledeğiştirilen birinci fıkrasının Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak taşımasuçundan açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun’un itiraz konusu kuralı da içeren 15. maddesi şöyledir:
“Madde 15- (Değişik: 12/6/1979 -2249/10 md.)
(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/158 md.) Bu Kanunhükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer aletleriveya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlarveya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş gündenaz olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.
Bu madde kapsamına giren bıçak veya diğer aletlerin veyabenzerlerinin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde yukarıdakifıkraya göre hükmolunacak cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesine göre yapımına izin verilen bıçaklarıveya diğer aletleri veya benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmayaaracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında birincifıkradaki; o bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı ve nitelikbakımından vahim olması halinde de ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur.
(Ek fıkra: 23/1/2008-5728/158 md.) Bu Kanunun 4 üncümaddesinin üçüncü fıkrasında yazılı olan yivli ve yivsiz silahlarla bıçak vediğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıylataşıyanlar, üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN veM. Emin KUZ’un katılımlarıyla 6.6.2013 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, RaportörMustafa ÇAL tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor,itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kural kapsamında olanbıçakların rahatlıkla satılabildiği, bu bıçakların taşınmasının suç olduğunun bilinmediği,evrensel hukuk kuralları gereğince suç ve cezaların orantılı olması gerekirkenbu eylem için öngörülen ceza ile kasten yaralama suçu için öngörülen cezamiktarında orantısızlık bulunduğu, itiraz konusu kuralın kapsadığı silahlarbakımından yeteri kadar denetimin yapılmadığı, kanunu bilmemek mazeret sayılmazilkesine dayanılarak bu suçun faillerinin itiraz konusu kural uyarınca altsınırı altı aydan başlayan hapis cezası cezalandırılmasının adilolmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun’un 1. maddesinde, ateşli silahlarla mermilerinin vebıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmışbulunan diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, satınalınması, taşınması veya bulundurulmasının bu Kanun hükümlerine tabi olduğuhüküm altına alınmış; 15. maddesinin itiraz konusu (1) numaralı fıkrasındaise bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4. maddede yazılı olan bıçak veyadiğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satınalanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapisve yirmi beş günden az olmamak üzere adli para cezasına hükmolunacağı kuralabağlanmıştır.
Kanun’un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında da “Ülkeiçinde kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç,kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğmateli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özelnitelikteki benzeri aletlerin yapımı yasaktır. Bunlardan bir sanat veyamesleğin icrası için kullanılması zorunlu bulunanların yapımına İçişleriBakanlığınca yapılacak bir yönetmelikte belirlenen kurallara göre izin verilir.”denilmiştir. Maddede geçen “saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özelnitelikteki benzeri aletler” ibaresiyle kastedilen ateşli silahlar,mermiler ve bıçaklar dışında saldırı ve savunma için yapılmış diğer aletlerdir.Buna göre, ev gereçlerinden olmayan, tababet, sanayi, tarım, spor içinkullanılmayan, bir meslek ve sanatın icrası için gerekli olmayan salt saldırıve savunmada kullanılmak amacıyla özel olarak imal edilmiş kesici, delici vebereleyici aletler itiraz konusu kural kapsamında kalmaktadır. Öte yandan 2521sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av BıçaklarınınYapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun hükümlerine tabi olan avbıçaklarının da yapılması, satılması, satın alınması, bulundurulması ve taşınmasıeylemleri de itiraz konusu kuralda düzenlenen suçu oluşturmamaktadır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinde, ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımındanise kanun koyucu, Anayasa’nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarınabağlı kalmak koşuluyla, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suçsayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçüde ceza yaptırımları veya cezayaptırımına seçenek yaptırımlarla karşılanacağı, hangi hâl ve hareketlerinağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe olarak kabul edileceği gibi konulardatakdir yetkisine sahiptir. Kanun koyucu bu takdir yetkisini kullanırken diğerbir ifade ile herhangi bir konuda düzenleme yaparken kişi yararı kadar kamuyararını da göz önünde bulundurmak zorundadır. Dolayısıyla kanun koyucu, kimi suçların niteliğini, işlenme biçimini, toplum için verdiği zararı dagözeterek değişik cezalar verilmesini öngörebilir.
İtiraz konusu kuralla, toplumun, bulundurulması ve taşınması yasakolan silahlardan arındırılması, ülkede barış ve huzurun sağlanması amacıylaKanun’un 4. maddesinde sayılan aletler ile salt saldırı vesavunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerinsatılması,satılmasına aracılık edilmesi, satın alınması, taşınması veya bulundurulmasıeylemlerinin yaptırıma bağlanmasının kanun koyucunun takdir yetkisikapsamında kaldığı açıktır. Bununla birlikte suç ve ceza arasında adalete uygunbir oranın bulunup bulunmadığının saptanmasında benzer bir suç için konulmuşceza ile yapılacak bir kıyaslamanın değil, o suçun yarattığı etkinin vesonuçlarının dikkate alınması gerekir. Bu yönüyle de kanun koyucu, silahıntoplum üzerindeki tehlikesini ve silahla işlenen suçların artışını dikkatealarak itiraz konusu kuralda düzenlenen suç için altı aydan bir yıla kadarhapis ve yirmi beş günden az olmamak üzere adli para cezasına hükmolunacağınıbenimsemiştir.Dolayısıyla kanun koyucunun, takdir yetkisine dayanarak ve eylemin meydanagetireceği neticeleri de dikkate alarak düzenlediği kuralda hukuk devletiilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır.
Diğer taraftan başvuru kararında kuralda sayılan eylemlerin suçolduğunun bilinmediği ileri sürülmüşse de kişinin işlediği fiilden dolayıkusurlu ve sorumlu tutulabilmesi için, bu fiilin haksızlık oluşturduğunubilmesinin yeterli olması, kişinin, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğunubilmesine rağmen, bunun kanunda suç olarak tanımlandığını bilmemesinin biröneminin bulunmaması karşısında kuralda yer alan eylemler nedeniyle kişilerinsorumlu tutulamayacağından bahsetmek mümkün değildir. Başka bir anlatımlakişinin işlediği fiilin hukuken kabul görmez bir davranış olduğunun bilincindeolması ceza hukuku bakımından sorumlulukiçin yeterlidir. Bu bağlamda kanun koyucu tarafından haksızlıkoluşturduğu kabul gören Kanun’un 4. maddesinde sayılan aletlerile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzerialetlerin satılması, satılmaya aracılık edilmesi, satın alınması,taşınması veya bulundurulması eylemlerinin kuralla yaptırıma bağlanmasının cezahukukunun temel kurallarına ve hukuk devleti ilkesine aykırılığından sözedilemez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
10.7.1953 günlü, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile DiğerAletler Hakkında Kanun’un 15. maddesinin, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Kanun’un158. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, 16.1.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ