ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/62
Karar Sayısı : 2013/115
Karar Günü : 10.10.2013
R.G Tarih-Sayı :10.12.2013-28847
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Sincan2. Aile Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 291. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''herhalde doğumdan başlayarak beş yıl'' ibaresinin Anayasa'nın 2., 5. ve17. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacının, nüfus kütüğünde baba olarak görünen kişinin soybağınıreddetmek amacıyla açtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4721 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 291.maddesi şöyledir:
'Diğer ilgililerin dava hakkı
MADDE 291- Dava açma süresiningeçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekliolarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerinde kocanın altsoyu, anası, babasıveya baba olduğunu iddia eden kişi, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarakayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığınıöğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilir.
Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisinetebliğinden başlayarak bir yıl, her halde doğumdan başlayarak beşyıl içinde soybağının reddi davasını açar.
Kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümler kıyasyoluyla uygulanır.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerinedayanılmış, 13. ve 36. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN veM. Emin KUZ'un katılımlarıyla 6.6.2013 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Davut BÜLBÜL tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, ergin olmayan çocuk bakımından açılacaksoybağının reddi davasının küçüğün doğumundan itibaren beş yıl içerisindeaçılmasını öngören itiraz konusu kuralın, kişinin genetik babasıyla nesepilişkisi kurma hakkını sınırladığı ve maddi ve manevi varlığını geliştirmehakkının özünü zedelediği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 5. ve 17.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, itiraz konusu kural ilgisi nedeniyle,Anayasa'nın 13. ve 36. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
4721 sayılı Kanun'un 291. maddesinin itiraz konusu kuralın da yeraldığı ikinci fıkrasında, soybağının reddi davasının kayyımlık kararınınkayyıma tebliğinden itibaren bir yıl ve her hâlde çocuğun doğumundan itibarenbeş yıl içinde açılması gerektiği düzenlenmiştir. Soybağının reddi davasınailişkin olarak Kanun'da öngörülen bir ve beş yıllık süreler hak düşürücüniteliktedir. Bu nedenle, davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığı mahkemeceyargılamanın bütün safahatında resen gözetilecek, öngörülen hak düşürücü süreiçerisinde açılmayan dava, süre yönünden reddedilecektir.
Kişinin, gerçek babasıyla soybağı ilişkisi kurabilmesi içinöncelikle kanunen kurulan soybağının, soybağının reddi davası açmak suretiylekaldırılması gerekmektedir. İtiraz konusu kural, bu davanın küçüğün doğumundanitibaren beş yıl içinde açılması gerektiğini öngörmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleribelirlenirken, Devlete, kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinintemel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engellerikaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartlarıhazırlamaya çalışmak görevi verilmiştir.
Anayasa'nın 'Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevîvarlığı' başlıklı 17. maddesinde, 'Herkes, yaşama, maddî vemanevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir' denilmektedir.Buna göre, kişinin yaşama hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma hakkıbirbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez, vazgeçilmez temelhaklardandır. Bireyin bu haklara ulaşmasını zorlaştıran her türlü engelinortadan kaldırılması da Devlete görev olarak verilmiştir.
Anayasa'nın 36. maddesinde, hak arama özgürlüğü güvence altınaalınmıştır. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişimhakkıdır. Bu hak, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahipbir mahkeme önüne taşınması hakkını da kapsar. Anayasa'nın 36. maddesinde, hakarama özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmaklabirlikte, bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hakolduğu söylenemez. Özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da hakkındoğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca,hakkı düzenleyen maddede herhangi bir sınırlama nedenine yer verilmemiş olsabile Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan kurallara dayanarak bu haklarınsınırlandırılması mümkün olabilir. Dava açma hakkının kapsamına ve kullanımınailişkin düzenlemelerin hak arama özgürlüğünün doğasından kaynaklanan sınırlarıortaya koyan ve hakkın norm alanını belirleyen kurallar olduğu açıktır. Ancak,bu sınırlamalar Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan güvencelere aykırı olamaz.
Anayasa'nın 13. maddesine göre temel hak ve özgürlüklere yöneliksınırlamalar, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine veölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özlerine dedokunamaz.
Kanunların, kamu yararı amacına yönelik olması, genel,objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyeti gözetmesi hukuk devleti olmanıngereğidir. Bu nedenle, kanun koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınantakdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararıölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.
Dava açabilme ehliyeti ancak erginlik yaşının ikmaliyle bizzatkullanılabilir. Aksi halde davanın bir temsilci aracılığıyla açılmasıgerekmektedir. Kural soybağının reddi davası açacak küçüğün bu hakkını birkayyım vasıtasıyla kullanabileceğini düzenlemiştir. Kayyım atama kararıise bir mahkeme tasarrufudur. Kuralda belirtilen süre içerisinde doğal olaraksıfır-beş yaş arasında olan bir kişinin kayyım atanmasına yönelik biriradesinden söz edilemez. Dolayısıyla küçüğün, hak düşürücü süre geçtiktensonra kayyım atanmasının ve buna bağlı olarak da davanın süresindeaçılmamasının sonuçlarından sorumlu tutularak bu hakkını kullanılmasınınengellenmesi adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırıdır.
Kişinin genetik babasıyla nesep ilişkisi kurabilmesi maddi vemanevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının bir gereğidir. Bireyin anababasını bilme, babasının nüfusuna yazılma ve bunların getireceği haklardanyararlanma, ana ve babasından velayete bağlı görevlerini yerine getirmeleriniisteme hakkı, onun maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesikapsamındadır. Hukuk devleti ilkesi de kişinin genetik-biyolojik kökeninibilme ve soybağı ilişkisini kurma hakkının önündeki engelleri kaldırmayıgerektirir.
4721 sayılı Kanun'un soybağına ilişkin hükümlerinden, soybağınınreddi davası açma hakkını bir hak düşürücü süreyle sınırlayan kanun koyucununhukuken kurulan soybağı ilişkisinin sürekli dava tehdidi altında kalmasınıistemediği anlaşılmaktadır. Hak arama özgürlüğü, demokratik hukukdevletinin vazgeçilmez unsurlarından biri olup tüm bireyler açısından mümkünolan en geniş şekilde güvence altına alınmalıdır. Buna göre hukukenkurulan soybağının sürekli olarak dava tehdidi altında olması engellenirken,kişinin temel hak ve hürriyetlerinden olan maddi ve manevi varlığını koruma vegeliştirme hakkı ile hak arama hürriyetinin zarar görmemesi gerekmektedir.Diğer bir ifadeyle bu hakların sınırlandırılmasıyla umulan kamu yararı ilebireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir dengenin olması gerekmektedir. Bubakımdan soybağının reddi davasına ilişkin sürenin kaçırılmasındabir kusuru bulunmayan kişinin genetik babasıyla soybağı ilişkisi kurma hakkınısınırlayan itiraz konusu kural, küçüğün maddi ve manevi varlığınıkoruma ve geliştirme hakkını, hak arama hürriyetinin özünü hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde zedelemektedir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 5., 13.,17. ve 36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
VI- SONUÇ
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 291.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan '...her hâlde doğumdan başlayarakbeş yıl...' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,10.10.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ