ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/74
Karar Sayısı : 2013/143
Karar Günü : 28.11.2013
R.G. Tarih-Sayı :09.05.2014-28995
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Bakırköy 13. İşMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 11.1.2011 günlü, 6098sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinin birinci fıkrasının “Kısmenveya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacınıtaşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veyatazminattan indirilemez.” biçimindeki ikinci cümlesinin Anayasa'nın 2.ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesiistemidir.
I- OLAY
Sigortalı işçi olarak çalışan davacının, iş kazasından kaynaklananzararlarının tazmini istemiyle işveren aleyhine açtığı tazminatdavasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 55. maddesi şöyledir:
“Belirlenmesi
Madde 55- Destekten yoksun kalmazararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukukuilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyalgüvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararlarınbelirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanantazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veyaazaltılamaz.
Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idareninsorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veyatamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem vedavalarda da uygulanır.”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen AnayasaKuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmış,Anayasa'nın 49. ve 60. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. EminKUZ'un katılımlarıyla 4.7.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. maddesi ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre,Anayasa Mahkemesine yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran Mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
Kanun'un 55. maddesinin birinci fıkrasının itiraz konusu ikincicümlesinde, destekten yoksun kalma ve bedensel zararların tazmini davalarında,kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacıtaşımayan ödemelerin, zararın belirlenmesinde gözetilemeyeceği; zarar veyatazminattan indirilemeyeceği belirtilmiştir.
Buna göre, destekten yoksun kalma ve bedensel zararlara ilişkintazminat davalarında, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince iş kazası geçirensigortalıya yapılan ödemelerin işveren veya üçüncü şahıslara rücu edilemeyen kısmıile haksız fiil nedeniyle zarar gören şahsa ifa amacı taşımadan yapılan bağışveya yardımların, tazminat hesabında indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Mahkemede görülmekte olan dava, iş kazası geçiren sigortalıişçinin, iş kazasından kaynaklanan zararlarının tazmini istemiyle işverenaleyhine açtığı tazminat davasıdır. Mahkemenin Anayasa'ya aykırılık iddiası,5510 sayılı Kanun gereğince SGK tarafından sigortalı işçiye yapılan ödemelerdenişverene rücu edilemeyen kısmın, tazminat hesabında indirim konusuyapılamamasına yöneliktir.
SGK'nın sigortalı işçiye yaptığı ödemelerin işverene rücuedilemeyen kısmının, işverene karşı açılan tazminat davasında indirim konusuyapılamaması ise kuralda yer alan “Kısmen veya tamamen rücu edilemeyensosyal güvenlik ödemeleri ile…” ibaresinden kaynaklanmakta olduğundan,itiraz konusu kuralın kalan bölümünün davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Kanun'un 55. maddesinin birinci fıkrasının, “Kısmenveya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacınıtaşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veyatazminattan indirilemez.” biçimindeki ikinci cümlesine ilişkin esasincelemenin “Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenliködemeleri ile…” ibaresiyle sınırlı olarak yapılması gerekir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, Kanun'un, her türlü haksız fiile dayananbedensel zararların tazmini davalarının yanısıra, iş kazasından kaynaklanantazminat davalarında da uygulandığı, itiraz konusu kuralın, iş kazası nedeniylemağdur olan sigortalı işçiye, aralarında bir fark olmadığı hâlde sigortalıolmayan haksız fiil mağdurlarına nazaran daha fazla tazminat ödenmesinesebebiyet verdiği, işveren konumundaki davalıların da işveren olmayandavalılara göre daha fazla tazminat ödemesine neden olduğu, bu durumun eşitlikilkesiyle bağdaşmadığı, öte yandan işverenin, işyerinde meydana gelebilecek hertürlü kaza için SGK'ya iş kazası ve meslek hastalığı primi ödemesine rağmen işkazasından dolayı işçi veya hak sahibi yakınları tarafından aleyhine açılantazminat davasında da ayrıca tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin sosyal hukukdevleti ilkesi ile çeliştiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 10.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itirazkonusu kural, Anayasa'nın 49. ve 60. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 18., 19. ve 20. maddelerinde, hizmet akdiile bir işverene bağlı olarak çalışırken iş kazası geçiren veya meslekhastalığına maruz kalan sigortalı işçi ile hak sahibi yakınlarına yapılacakyardımlar düzenlenmiştir. Buna göre, sigortalı işçi, iş kazası sonucu meslektekazanma gücünün en az % 10 veya daha fazlasını yitirecek şekilde bedence veyaruhça bir arızaya uğradığı takdirde kendisine, ölümü halinde hak sahibiyakınlarına SGK tarafından gelir bağlanacağı gibi çalışamadığı dönem için degeçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir.
İş kazası veya meslek hastalığı işveren veya üçüncü bir kişininkusurlu davranışı sonucu meydana gelirse SGK, işçiye veya hak sahibiyakınlarına yaptığı ödemeleri 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinde belirtilenesaslar çerçevesinde iş kazasında sorumluluğu bulunanlara karşı açacağı rücudavası yoluyla geri alma hakkına sahiptir. Ancak, kazanın oluşumunda sigortalıişçinin de kusuru varsa, işçinin kusuruna yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri rücuedilemeyecektir.
Kanun'un 55. maddesinin birinci fıkrasının itiraz konusu ibareninde yer aldığı ikinci cümlesi ise rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin,iş kazası nedeniyle zarara uğrayan sigortalı işçi veya hak sahibi yakınları tarafındaniş kazasında sorumluluğu bulunanlar aleyhine açılan destekten yoksun kalma vebedensel zararların tazmini davalarında, tazminattan indirim konusuyapılamayacağını düzenlemektedir. Buna göre, SGK tarafından iş kazası geçirensigortalıya 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan ödemelerin iş kazasındasorumluluğu bulunanlara rücu edilebilen kısmı tazminattan indirilebilecek, rücuedilemeyen kısım ise tazminat hesabında dikkate alınmayacaktır.
Anayasa'nın 2. maddesinde nitelikleri belirtilen sosyal hukukdevleti, insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içindeyaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararıarasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirmek ve ekonomikönlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayatsürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması içingereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, sosyaladaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir.
Anayasa'nın 49. maddesinde, Devletin, çalışanların hayatseviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları veişsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomikbir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirlerialacağı; 60. maddesinde de, herkesin, sosyal güvenlik hakkına sahip olduğubelirtildikten sonra Devletin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirlerialacağı ve teşkilatı kuracağı ifade edilmiştir.
Sosyal güvenlik, bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşansosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerinüzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini en aza indirmek,ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardını güvence altına alabilmektir. Bugüvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşlarıoluşturularak kişilerin, yaşlılık, hastalık, malûllük, kaza ve ölüm gibi sosyalrisklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunması amaçlanmaktadır. Kişileresağlanan bu anayasal güvencelerin yaşama geçirilebilmesi için Devlet tümçalışanlara sosyal güvenlik hakkını sağlamak ve bunun için gerekli önlemlerialmakla yükümlüdür.
Devlet, vatandaşların sosyal güvenliğini sağlamaya ilişkingörevlerinin bir kısmını SGK aracılığıyla yerine getirmektedir. SGK yaptığıyardımlarla, Anayasa'nın 60. maddesinin, tüm yurttaşlar yararına Devleteyüklediği sosyal güvenlik hakkını sağlama ödevini yerine getirdiği gibiAnayasa'nın 49. maddesinin ikinci fıkrasıyla, çalışma hayatı ve çalışanlaryararına Devlete yüklenen ödevlerin de bir bölümünün gerçekleşmesinisağlamaktadır. SGK'nın bu işlevlerini yerine getirebilmesi ve sosyal sigortayardımlarının yetersiz kalmaması için, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesindesigortalı ve işveren primleri yönünden Devlet tarafından desteklenmesinin usulve esaslarına yer verilmiştir.
Bu bağlamda, bir iş kazası nedeniyle belirli bir süreçalışamayacak olan sigortalı işçiye ekonomik bir güvence sağlamak amacıyla 5510sayılı Kanun gereğince yapılan yardımlar sosyal devlet olmanın gereği olupişveren veya üçüncü kişilerin iş kazası nedeniyle işçiye karşı sorumluoldukları tazminat borcunu ikame amacı taşımamaktadır. Bu nedenle, işkazasından zarar gören sigortalı işçi veya hak sahibi yakınlarınca, kazadasorumluluğu bulunanlar aleyhine açılan tazminat davalarında, işveren veya üçüncüşahıslara rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin zarar veya tazminattanindirilmemesine yönelik itiraz konusu kuralda sosyal hukuk devleti ilkesi ileçelişen bir yön bulunmamaktadır.
İş kazası ve meslek hastalığı primi işveren tarafındankarşılanmakta ise de hiç kimse kendi kastı veya kusuru ile başkasının ölmesiveya sakat kalması sonucunda meydana gelen zararlara karşı, sosyal sigortayoluna başvurarak tazminat sorumluluğundan kurtulamaz. Böyle bir tutum, sosyalsigorta sisteminin amacına aykırı düşeceği gibi sigorta primi ödeyerek zararıkarşılama yoluna başvuran işverenin, işçinin canına veya sağlığına zarargelmesini önleme ödevini yerine getirmede gerekli özeni göstermekten kaçınmasısonucunu da doğurabilir.
Diğer yandan, SGK'nın iş kazası geçiren sigortalı işçi veya haksahibi yakınlarına yaptığı ödemelerin 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarıncaişverene rücu edilebilen kısmı tazminat davasında indirim konusuyapılabildiğinden, işverenin aynı kaza nedeniyle SGK'ya ve sigortalı işçiyemükerrer tazminat ödemesi de söz konusu değildir.
Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen “kanun önündeeşitlik” ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur.Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesininamacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlıtutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarakkanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik,herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
İtiraz konusu kuralla, iş kazası nedeniyle zarara uğrayansigortalı işçiler tarafından açılan tazminat davalarında, sigortalı olmayanhaksız fiil mağdurlarınca açılan tazminat davalarına göre farklı düzenlemeleröngörülmesi tamamen mağdurların hukuksal durumundan kaynaklanmaktadır.
Bilindiği üzere işçi statüsündeki sigortalılar, çalışmalarında 4857sayılı İş Kanunu'na tabi olup işçi ile işveren arasındaki hak ve yükümlülüklertarafların özgür iradesi ile belirlenen iş akdine dayanmaktadır. İşçilerinsosyal güvenlikleri ise kısmen sosyal sigorta kapsamında yer alan kimselertarafından prim ödemek suretiyle finanse edilen ve Devlet eliyle yürütülenzorunlu sigorta sistemiyle sağlanmaktadır. Dolayısıyla, belirli bir sosyalgüvenlik sistemine tâbi olarak çalışan sigortalı işçilerin içinde bulunduklarıhukuksal durum ile diğer haksız fiil mağdurlarının hukuksal durumları farklıolduğundan bunların ayrı kurallara tâbi tutulması eşitlik ilkesine aykırılıkoluşturmaz.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 10.,49. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
11.1.2011 günlü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55.maddesinin birinci fıkrasının;
A- “Kısmen veya tamamen rücu edilemeyensosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararlarınbelirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” biçimindekiikinci cümlesine ilişkin esas incelemenin, “Kısmen veya tamamenrücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile…”ibaresi ile sınırlı olarakyapılmasına,
B- İkinci cümlesinde yer alan “Kısmen veya tamamen rücuedilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile…” ibaresinin Anayasa'yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
28.11.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ