ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2013/80
Karar Sayısı : 2013/91
Karar Günü : 17.7.2013
R.G. Tarih-Sayı : Tebliğedildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Fethiye 3. Asliye HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :24.5.2013 günlü, 6487 sayılıBazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun'un 21. maddesinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacılara ait taşınmazın tapuda ve kesinleşen imar planında okulolarak tahsis edilmesine rağmen bu amaç doğrultusunda kamulaştırılmadığıbelirtilerek, kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren yasalfaiziyle birlikte davalı idareden tahsil edilmesi istemiyle açılan davada,davacılar vekilinin itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasınıciddi bulan Mahkeme, iptali ve yürürlüğünün durdurulması için başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
6487 sayılı Kanun'un 21. maddesi şöyledir:
'MADDE 21-4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı KamulaştırmaKanununun geçici 6 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
'Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedeltespiti
GEÇİCİ MADDE 6- Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veyakamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin birihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklarakısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızasıolmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğantalepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu maddehükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikleuzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
İdarenin daveti veya malikin müracaatı üzerine, fiilen el konulantaşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının idarenin daveti veyamalikin müracaat ettiği tarihteki tahmini değeri; bu Kanunun 8 inci maddesininikinci fıkrasına göre teşkil edilen kıymet takdir komisyonu marifetiyle,taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak ve bu Kanunun 11 incive 12 nci maddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir. Tespittensonra, bu Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teşkil olunan uzlaşmakomisyonunca, idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geçaltı ay içinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilen bir yazı ile,tahmini değer bildirilmeksizin, talep sahibi uzlaşma görüşmelerine davet edilir.
Uzlaşma; idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmazüzerinde sınırlı ayni hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka biryerde imar hakkı kullandırılması suretiyle veya bunların mümkün olmamasıhâlinde nakdi bedel üzerinden yapılabilir.
Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirdedavete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır veuzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleritarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır. Bu tutanak ile uzlaşmagörüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhinedelil teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde uzlaşılan hakkıntürünü, tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacak ise miktarını veödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakati deihtiva eden bir sözleşme akdedilerek bu sözleşme çerçevesinde işlem yapılır veuzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir.
Uzlaşılan bedel, bütçe imkanları dâhilinde sonraki yıllara sâriolacak şekilde taksitli olarak da ödenebilir. Taksitli ödeme süresince,4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunagöre ayrıca kanuni faiz ödenir.
İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde,uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malikveya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir. Dava açılması hâlinde,fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının davatarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki esaslara göremahkemece bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılmaksuretiyle tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkininehükmedilir. Tespit edilen bedel, bu maddenin sekizinci fıkrasına göre idareceödenir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilenbedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.
Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ileher türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktuolarak belirlenir.
Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarıncaödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesinedâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülenödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve SahilGüvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmetalımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye veil özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleritoplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamınınen az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşenalacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde,ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerlegerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanlar ile alacakların tutarlarıdikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanunifaiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine,üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bumaddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.
Bu maddenin bedele ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarıile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıklarıtazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmişolanlar hakkında da uygulanır. Evvelce açtıkları davalar sonunda tazminatalmaya hak kazanmış veya süre dışındaki sebeplerden dolayı davaları reddedilmişolanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, gerek iç hukuka vegerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar sonunda hakkazanmış oldukları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdiödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları teklif edilebilirve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.
Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olankamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden öncetazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yolunagitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üçay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler.Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar davabekletilir; uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeyesunulmasından sonra davaya devam edilir. Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunlarınuygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktansonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veyakararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bumaddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyleidarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.
24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılanimar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dâhil olmaküzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulamatarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmaksuretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda dauygulanır. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemeler hakkında da bu madde hükümleriuygulanır.
4/11/1983 tarihinden bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadarkamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamışolmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin birihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazların idare tarafındankamulaştırılması hâlinde kamulaştırma bedeli ve mahkemelerce malikleri lehinehükmedilen tazminat ile bu davalara ilişkin mahkeme ve icra vekalet ücretleride, idarelerce bu maddenin sekizinci fıkrasına göre bütçelerden ayrılacakpaydan ve aynı fıkrada belirtilen usule göre ödenir ve işlem yapılır. Bualacaklar için de bu maddenin on birinci fıkrası, bu fıkra kapsamında kalantaşınmazlar hakkında açılan her türlü davalarda ise yedinci fıkra hükümleriuygulanır. Bu fıkra hükmü, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkındaaçılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.''
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk incelemetoplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hakan ATASOY tarafındanhazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ile bunlarıngerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 'Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi'başlıklı 40. maddesinde, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacakbaşvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir.Maddenin (1) numaralı fıkrasında,bir davaya bakmakta olan mahkemenin, bu davada uygulanacak bir kanun veya kanunhükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarması durumunda, bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarakAnayasa Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; fıkranın (a) bendinde 'iptaliistenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayangerekçeli başvuru kararının aslı', Mahkemeye gönderilecek belgeler arasındasayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktanyoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının, Anayasa Mahkemesitarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükmebağlanmıştır.
Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü'nün46.maddesinin (1) numaralı fıkrasında, itiraz başvurusunun mahkemelerce gerekçelikarar ile yapılacağı, fıkranın (a) bendinde itiraz yoluna başvuran mahkemeningerekçeli kararında,Anayasa'ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin herbirinin Anayasa'nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrıayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi, (b) bendinde ise yürürlüğüdurdurma talebi varsa, yürürlüğün durdurulmaması durumunda doğacak olantelafisi imkânsız zararların açıklanması gerektiği ifade edildikten sonra, 49.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, Anayasa Mahkemesince yapılanilk incelemede, başvuruda eksikliklerin bulunduğu tespit edilirse, itirazyoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine kararverileceği; (2) numaralı fıkrasında da önceki fıkranın (b) bendi uyarıncaverilen kararın, itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarakyeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçelibaşvuru kararı yazmadan, davacı vekilinin Anayasa'ya aykırılık iddiasınındeğerlendirilmesi talebiyle itiraz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi ileAnayasaMahkemesi İçtüzüğü'nün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasınaaykırıolduğu anlaşılan itiraz başvurusunun, 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesinin (4)numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizinreddi gerekir.
IV- SONUÇ
24.5.2013 günlü, 6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı KanunHükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 21. maddesininiptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemiyle yapılanitiraz başvurusunun, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğinceyöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE, 17.7.2013gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ