ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/82
Karar Sayısı : 2014/100
Karar Günü : 4.6.2014
R.G. Tarih-Sayı :17.9.2014-29122
İTİRAZ YOLUNABAŞVURAN : AskeriYüksek İdare Mahkemesi
ÜçüncüDairesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.10.1963 günlü, 357sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun, 10.11.1983 günlü, 2948 sayılı Kanun'un 4.maddesiyle değiştirilen 29. maddesinin;
1- Birinci fıkrasında yer alan ".Milli SavunmaBakanı tarafından." ibaresinin,
2- İkinci fıkrasında yer alan "Bu cezalar kesinolup," ibaresinin,
Anayasa'nın 10., 36., 125., 138., 139., 140. ve 145. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığında görev yapan davacının,uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin yok hükmünde sayılması veiptali istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırıolduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
Kanun'un itiraz konusu kuralları da içeren 29. maddesi şöyledir:
"Disiplin cezaları:
Madde 29- (Değişik: 10/11/1983 -2948/4 md.)
Askeri Hakim subaylar hakkında Milli Savunma Bakanıtarafından, savunmaları aldırılarak, aşağıda açıklanan disiplincezaları verilebilir.
A) Uyarma: Görevde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ilebildirilmesidir.
Uyarma cezası:
1. Görevde kayıtsızlık ve düzensizlik,
2. Meslektaşlarına, emrindeki personele, görevi nedeniyle muhatapolduğu kişilere veya iş ilişkisi bulunan kişilere karşı kırıcı davranmak,
3. Mazeretsiz olarak göreve geç gelmek ve görevden erken ayrılmak,
4. Kanun, tüzük, yönetmelik, karar ve talimatlarda açık olarakbelirtilen konularda işi uzatacak şekilde davranışlarda bulunmak, yazı vetekitleri zamanında cevaplandırmamak.
5. Nitelik ve ağırlıkları itibariyle yukarıda belirtilenlerinbenzeri eylemlerde bulunmak,
Hallerinde uygulanır.
B) Kınama: Belli bir eylem veya davranışın kusurlu sayıldığınınyazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezası:
1. Hizmet içinde ve dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlıkve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
2. Kılık ve kıyafetine dikkat etmemek,
3. Meslektaşlarına, emrindeki personele, görevi nedeniyle muhatapolduğu kişilere veya iş ilişkisi bulunan kişilere kötü muamelede bulunmak,
4. Eşinin, reşit olmayan veya kısıtlanmış çocuklarının kazançgetiren sürekli faaliyetlerini, onbeş gün içinde teşkilatında görevlibulundukları komutanlığa bildirmemek,
5. Mevzuat uyarınca Milli Savunma Bakanlığının verdiği talimatıyerine getirmemek, büro ve kalem teşkilatının denetimini ihmal etmek,
6. Görevin, işbirliği ve uyum içerisinde yapılmasını engelleyicitutum ve davranışlarda bulunmak,
7. Nitelik ve ağırlıkları itibariyle yukarıda belirtilenlerinbenzeri eylemlerde bulunmak,
Hallerinde uygulanır.
Bu cezalar kesin olup, ilgilininkuvvet komutanlığındaki dosyası ile kıta şahsi dosyasına konur, sicilineişlenir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10., 36., 125., 138., 139., 140. ve145. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL veZühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 5.9.2013 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Kanun'un 29. Maddesinin BirinciFıkrasında Yer Alan ".Milli Savunma Bakanı tarafından."İbaresininİncelenmesi
Başvuru kararında, askerî hâkimler hakkında disiplin cezası vermeyetkisinin yürütme organının bir üyesi olan Milli Savunma Bakanı'na aitolmasının, Anayasa'nın 138., 139., 140. ve 145. maddelerinde belirtilenmahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkelerine aykırı olduğu, adlive idari yargı hâkim ve savcıları hakkında disiplin cezası verme yetkisinin içerisindemeslekten gelen hâkim ve savcıların da bulunduğu Hakimler ve Savcılar YüksekKuruluna ait olmasına karşın ifa ettikleri görev bakımından aralarında herhangibir fark bulunmayan askerî hâkimler hakkında disiplin cezası verme yetkisininMilli Savunma Bakanı'na ait olmasının Anayasa'nın 10. maddesinde belirtileneşitlik ilkesine de aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun'un 29. maddesinde, askerî hâkimlereverilecek disiplin cezaları uyarma ve kınama cezası şeklinde belirlenmiş,maddenin birinci fıkrasında yer alan itiraz konusu kuralla da askerî hâkimlerhakkında disiplin cezası verme yetkisi Milli Savunma Bakanı'na tanınmıştır.
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci veikinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları, Anayasa'ya,kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar verecekleri,hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasındamahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, tavsiye ve telkindebulunamayacağı; 139. maddesinin birinci fıkrasında, hâkim ve savcılarınazlolunamayacağı, kendileri istemedikçe Anayasa'da gösterilen yaştan önceemekliye ayrılamayacakları, bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiylede olsa aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamayacağı; 140.maddesinin üçüncü fıkrasında, hâkim ve savcıların fıkrada sayılan ve diğerözlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına görekanunla düzenleneceği kurala bağlanmaktadır.
Anayasa'nın "Askeri Yargı"yıdüzenleyen 145. maddesinin son fıkrasında ise askerî yargı organlarınınkuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri ve askerî savcılıkgörevlerini yapan askerî hâkimlerin görevli bulundukları komutanlıklailişkilerinin, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına görekanunla düzenleneceği belirtilmektedir. Buna göre, Anayasa'nın yukarıdabelirtilen kurallarının mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıesaslarına göre görev yapan askerî hâkim ve savcılar yönünden de geçerli olduğuaçıktır.
Hukuk devleti ilkesinin temelbileşenlerinden olan yargı bağımsızlığı, insan hakları ve özgürlüklerininbaşlıca ve en etkin güvencesidir. Mahkemelerin bağımsızlığı, genelliklehâkimlerin bağımsızlığı kavramı ile eş anlamlı olarak kullanılmakta ve biridiğerinin nedeni ve doğal sonucu olarak anlaşılmaktadır. Hâkimlerin görevlerineilişkin bağımsızlığı konusunda Anayasa ile tanınan teminat, onlara tanınan birayrıcalık olmayıp, bunun amacı adaletin dolaylı dolaysız her türlü etki, baskı,yönlendirme ve kuşkudan uzak dağıtılacağı yolundaki güven ve inancıyerleştirmektir. Yargının bir karakteri olan bağımsızlık, hâkimin, çekinmedenve endişe duymadan, Anayasa'nın öngördüğü gereklerden başka herhangi bir dışetki altında kalmadan, yansız tutumla, özgürce karar verebilmesidir. Hâkimbağımsızlığının yalnız yürütme organına karşı değil, demokratik bir toplumda,devlet yapısı içinde tüm kurum ve kuruluşlar ile kişilere karşı da sağlanmasıgerekir.
Yargı bağımsızlığı konusunda düzenlemeleryapılırken, hâkimlerin yargı içi ve dışı her türlü etki ve kuşkudan uzak kararvermeleri koşullarının hazırlanması kadar, tarafların ve toplumun yargıya olangüveninin sağlanmasına da özen gösterilmelidir. Hâkimler, hâkimliğingerektirdiği her türlü yüksek nitelikleri taşısalar bile kamu vicdanındatarafsızlıkları konusunda kuşku uyandıracak düzenlemelerden kaçınılmalıdır.Herhangi bir baskının, etkinin yapılması kadar yapılabilme olasılığı da yargıbağımsızlığını zedeler.
İtiraz konusu kuralla askerî hâkimler hakkındauyarma ve kınama cezası verme yetkisinin Milli Savunma Bakanı'na tanınması,mahkemelerin bağımsızlığı ilkesi ile doğrudan ilgilidir. Nitekim askerîhâkimlerin birinci sınıfa ayrılabilmeleri için Kanun'un 15. maddesinin ikincifıkrasının (c) bendi uyarınca, uyarma ve kınama cezalarını aynı neviden olmasabile ikiden fazla almamış olma şartı getirildiğinden disiplin cezaları askerîhâkimlerin meslekte yükselmeleri bakımından büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda, askerî hâkimlerin meslekteyükselmelerini doğrudan etkileyen disiplin cezalarını verme yetkisinin yürütmeorganının üyesi olan Milli Savunma Bakanı'na ait olması, yargılamanıntaraflarında askerî hâkimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundagüvensizlik ve şüphe uyandırabilir. Böyle bir güvensizliğin ve şüphenin ortayaçıkma olasılığı da askerî hâkimler hakkında disiplin cezası verme yetkisinin MilliSavunma Bakanı'na ait olmasını mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıilkelerine aykırı kılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 138., 139.,140. ve 145. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa'nın 138., 139., 140. ve 145. maddelerine aykırıbulunarak iptal edildiğinden Anayasa'nın 10. maddesi yönünden ayrıca incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
2- Kanun'un 29. Maddesinin İkinciFıkrasında Yer Alan "Bu cezalar kesin olup," İbaresininİncelenmesi
Başvurukararında, itiraz konusu kuralın, askerî hâkimler hakkında verilen disiplincezalarının yargı denetimi dışında bırakılmasına sebebiyet verdiği belirtilerekbu durumun, Anayasa'nın 36. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, itiraz konusu kuralilgisi nedeniyle Anayasa'nın 138., 139., 140. ve 145. maddeleri yönünden deincelenmiştir.
İtirazkonusu kural Milli Savunma Bakanı tarafından askerî hâkimler hakkında verilecekuyarma ve kınama cezalarının kesin olduğunu hüküm altına almaktadır. Buna göre,hakkında uyarma ve kınama cezası verilen askerî hâkimler bu cezaların iptaliistemiyle dava açamayacaktır.
Anayasa'nın129. maddesinin üçüncü fıkrasında, disiplin cezalarının yargı denetimi dışındabırakılamayacağı ifade edildikten sonra, dördüncü fıkrasında, silahlı kuvvetlermensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümlerin saklı olduğubelirtilerek silahlı kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaverilecek disiplin cezalarının yargı denetimi dışında bırakılması konusundakanun koyucuya takdir yetkisi tanınmıştır.
Anayasayla güvence altınaalınan, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkelerinin temelhedefi, yargı erkini yargı içi ve dışı etkilerden korumak ve yargıya duyulangüveni sağlamaktır. Dolayısıyla, kanun koyucu askerî hâkimlere verilecek disiplincezaları hakkında düzenleme yaparken mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlikteminatı ilkelerini de gözetmesi gerekmektedir. Askerî hâkimler hakkındadisiplin cezası vermeye yetkili merci, soruşturma usulü, verilen cezaya karşıyargı yolunun açık olup olmaması gibi disiplin sürecine ilişkin düzenlemeleraskerî hâkimlerin bağımsızlığını doğrudan etkilemektedir.
Askerîhâkimler hakkında disiplin cezası verme yetkisinin yürütme organının üyesi olanMilli Savunma Bakanı'na ait olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu cezalarakarşı yargı yolunun kapalı olması, hâkimin yürütme organına karşı kendisinigüvencesiz hissetmesine neden olabileceği gibi yargılamanın taraflarında daaskerî hâkimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda güvensizlik ve şüpheuyandırabilir. Yargılama aşamasında böyle bir güvensizliğin ve şüphenin ortayaçıkma olasılığı da askerî hâkimler hakkında yürütme organının üyesi olan MilliSavunma Bakanı tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargıyolunun kapalı olmasını mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine ve hâkimlikteminatına aykırı kılmaktadır.
Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 138., 139., 140. ve 145.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
ErdalTERCAN ve Hasan Tahsin GÖKCAN bu görüşe farklı gerekçeyle katılmışlardır.
HaşimKILIÇ, Engin YILDIRIM, Celal Mümtaz AKINCI, Zühtü ARSLAN ile M. Emin KUZ bugörüşe katılmamışlardır.
Kural, Anayasa'nın 138., 139., 140. ve 145. maddelerine aykırıbulunarak iptal edildiğinden Anayasa'nın 36. ve 125. maddeleri yönünden ayrıcainceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
VI-İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında,kanunun belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümününuygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesince iptalinekarar verilebileceği öngörülmektedir.
26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 10.11.1983günlü, 2948 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen 29.maddesinin birinci fıkrasında yer alan ".Milli Savunma Bakanıtarafından." ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma olanağıkalmayan 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ".veya disiplincezası tayinine." ibaresinin de 6216 sayılı Kanun'un 43.maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun,kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez." denilmekte,6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kuraltekrarlanarak, Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazete'deyayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi biryılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 10.11.1983günlü, 2948 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen 29. maddesinin birincifıkrasında yer alan ".Milli Savunma Bakanı tarafından." ibaresiile ikinci fıkrasında yer alan "Bu cezalar kesin olup," ibaresive 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ".veya disiplincezası tayinine." ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacakhukuksal boşluk kamu düzenini ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'deyayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VIII- SONUÇ
26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun,10.11.1983 günlü, 2948 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilen 29.maddesinin;
A- Birinci fıkrasında yer alan "...Milli SavunmaBakanı tarafından..." ibaresinin, Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- Birinci fıkrasında yer alan "...Milli SavunmaBakanı tarafından..." ibaresinin iptali nedeniyle uygulanmaolanağı kalmayan, 357 sayılı Kanun'un, 22.5.2012 günlü, 6318 sayılı Kanun'un35. maddesiyle değiştirilen 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan"...veya disiplin cezası tayinine..." ibaresinin de, 30.3.2011 günlü,6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
C- İkinci fıkrasında yer alan "Bu cezalar kesinolup," ibaresinin, Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, HaşimKILIÇ, Engin YILDIRIM, Celal Mümtaz AKINCI, Zühtü ARSLAN ile M. Emin KUZ'unkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
D- Birinci fıkrasında yer alan "...Milli SavunmaBakanı tarafından..." ibaresi, ikinci fıkrasında yeralan "Bu cezalar kesin olup," ibaresi ve 357 sayılıKanun'un 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...veya disiplincezası tayinine..." ibaresine ilişkin iptal hükümlerinin, Anayasa'nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AYSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
4.6.2014 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
357 sayılı Kanun'un 29. maddesinin birinci fıkrasında askerihakim subaylar hakkında "Milli Savunma Bakanı tarafından",savunmaları aldırılarak, uyarma ve kınama cezaları verilebileceği, ikincifıkrasında da bu cezaların kesin olduğu belirtilmiştir. Birinci fıkradaki"Milli Savunma Bakanı tarafından" ibaresi ile ikinci fıkradaki "Bucezalar kesin olup" ibaresi iptal edilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, maddede birbirinden bağımsızolarak uygulanabilecek nitelikte iki farklı kural düzenlenmiştir. Birincikural, askeri hakim subaylar hakkında uyarma ve kınama cezası verme yetkisiniMilli Savunma Bakanına bırakmakta, ikinci kural ise bu cezaların kesin olduğunuöngörmektedir. Kaldı ki, bir an için birlikte değerlendirilmesi gerektiğidüşünülse bile, birinci fıkrada yer alan "Milli Savunma Bakanıtarafından" ibaresi oybirliğiyle iptal edildiğinden, ikinci kuralın buibareyle ilişkisi kesilmiş durumdadır. Bu nedenle, iptal kararında yer verilen"disiplin cezası verme yetkisinin Milli Savunma Bakanı'na ait olduğugözönünde bulundurulduğunda bu cezalara karşı yargı yolunun kapalıolması..." şeklindeki gerekçenin dayanağı bulunmamaktadır. Dolayısıylaikinci fıkradaki itiraz konusu ibarenin anayasaya uygunluk denetiminin herdurumda ayrı yapılması gerekir.
Anayasa, memurlar ve diğer kamu görevlilerine yönelik disiplincezalarına ilişkin olarak özel düzenlemelere yer vermiştir. Anayasanın 129.maddesinin ikinci fıkrası savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezasıverilemeyeceğini, üçüncü fıkrası da disiplin kararlarının yargı denetimidışında bırakılamayacağını belirtmektedir. Maddenin dördüncü fıkrası ise "SilahlıKuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır"demek suretiyle, üçüncü fıkraya istisna getirmektedir.
Bu itibarla, Anayasanın 129. maddesinin dördüncü fıkrası, SilahlıKuvvetler mensupları ile hakim ve savcılar hakkında verilen disiplinkararlarının yargı denetimi dışında bırakılmasına izin vermektedir. Esasen, budüzenleme Anayasanın 125. ve 159. maddelerinde ifadesini bulan hükümlerle uyumiçindedir. 125. madde, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı kural olarakyargı yolunun açık olduğunu, ancak Yüksek Askeri Şuranın kararlarının, bazılarıhariç olmak üzere, yargı denetimi dışında kaldığını belirtmektedir. Aynışekilde, 159. madde de, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun meslektençıkarma cezası dışında kalan kararlarına karşı yargı mercilerinebaşvurulamayacağını ifade etmektedir.
Diğer yandan, her ne kadar 129. maddenin dördüncü fıkrasınınkanun koyucuya takdir yetkisi tanıdığı, dolayısıyla askeri hakimlere yönelikdisiplin cezalarının yargı denetimine açılabileceği savunulabilirse de, yasamaorganının bu konudaki takdir yetkisini anılan cezaların kesin olması şeklindekullandığı, bunun da Anayasaya aykırı bir yönünün bulunmadığı açıktır. Ayrıca,sivil hakim ve savcılara verilecek disiplin cezalarına karşı yargı yolunukapatan anayasa koyucunun askeri hakimlere verilen disiplin cezalarına karşıyargı yolunu açık tuttuğunu savunmak zor görünmektedir.
Bu nedenle, sistematik yorum gereği konuya ilişkin anayasalhükümler birlikte değerlendirildiğinde, anayasa koyucunun Silahlı Kuvvetlermensupları ile hakim ve savcılar hakkında verilecek disiplin cezalarının, bazıistisnalarla birlikte, yargı denetimi dışında bırakılmasını tercih ettiğianlaşılmaktadır. Hiç kuşkusuz, bu tercihin genel anlamda hukuk devleti ilkesi,özelde de hakimlik teminatı ve hak arama hürriyetiyle bağdaşmadığısöylenebilir. Ancak mevcut anayasal düzenlemenin yanlış ya da eksik olduğunusavunmak başka, değiştirilmediği müddetçe ona uygun kanuni düzenleme yapmazorunluluğu başkadır. Birincisi anayasallık denetiminin kapsamında değildir.
Anayasa Mahkemesi, bir kuralın Anayasaya uygunluğunu denetlerkenanayasa koyucunun iradesiyle bağlıdır. Anayasanın hükümleri arasında birhiyerarşi ve üstünlük sıralaması olmadığı dikkate alındığında, Anayasanın 129.maddesinin dördüncü fıkrasına dayanılarak çıkarıldığı anlaşılan kuralınAnayasaya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Bu gerekçelerle, çoğunluğun iptal yönündeki görüşünekatılmıyoruz.
Başkan
Haşim KILIÇ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
FARKLI GEREKÇE
26.10.1963 günlü, 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanunu'nun, 29.maddesinin ikinci fıkrasındaki "Bu cezalar kesin olup, ilgilininkuvvet komutanlığındaki dosyası ile kıta şahsi dosyasına konur, sicilineişlenir." şeklindeki hükümde yer alan "Bu cezalarkesin olup,"ibaresinin Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülerek iptalinekarar verilmesi istenmiştir.
357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun itiraz konusu 29.maddesinin birinci fıkrasında, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanı tarafındanverilecek disiplin cezaları "uyarma ve kınama" cezasışeklinde düzenlenmiş; ikinci fıkrasında ise bu cezaların kesin olduğubelirtilerek, disiplin cezalarına karşı yargı yolu kapatılmıştır.
Mahkememizçoğunluğu tarafından, ikinci fıkrada yer alan "kesin olup" ibaresimahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı açısından Anayasa'nın 138.,139., 140. ve 145. maddelerine aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
İncelemekonusu olayda askeri savcı veya hakim hakkında verilen bir disiplin cezasıbulunduğundan, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı açısındanAnayasaya aykırılık incelemesi yapılabileceği gibi; kanaatimizce, konununöncelikle Anayasa'nın 129. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları açısından incelenmesigerekmektedir. Nitekim Mahkememizin bazı üyeleri bu hükümlere dayanarakinceleme konusu ibareleri Anayasa'ya aykırı bulmamıştır.
Anayasa'nın 129. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları şuşekildedir:
"Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındakihükümler saklıdır".
Görüldüğü gibi, Anayasa'nın 129. maddesininüçüncü fıkrasında disiplin cezalarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağıhüküm altına alınmakla birlikte, dördüncü fıkrasında, Silahlı Kuvvetlermensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümlerin saklı olduğubelirtilmiştir. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde,ilk bakışta, üçüncüfıkrada düzenlenen "disiplin kararları yargı denetimi dışındabırakılamaz"şeklindeki hükme, dördüncü fıkra ile istisna getirildiğiSilahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkında verilecekdisiplin cezalarının yargı denetiminin dışında bırakılabileceği düşünülebilir.Anayasa'nın 129/3. maddesinin amacı disiplin cezalarının denetimsiz kalmamasıgerektiği ve denetimin de yargısal yolla yapılmasının zorunlu bulunduğunailişkindir. İstisnayı öngören sonraki fıkra ile birlikte bu hüküm, tüm disiplincezalarının yargı denetimine tabi olduğu, ancak Silahlı Kuvvetler mensuplarıile hâkimler ve savcılar hakkında verilecek disiplin cezalarının yargısaldenetimi açısından, bu meslek mensuplarının durumlarını dikkate alarak,yargısal denetimi de sağlayacak şekilde farklı bir düzenleme yapabileceğişeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimler ve savcılar ile silahlı kuvvetlermensupları hakkında verilen disiplin cezalarının mutlak olarak yargısaldenetimindışında bırakıldığını söylemek mümkün olmamalıdır.Böyle birdüşüncekabul edildiğinde, silahlı kuvvetler personeli hakkında verilen disiplinkararlarına karşı yargı yolu öngören hükümlerin (örneğin 6413 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 45. maddesi) Anayasa'ya aykırı olduğunukabul etmek gerekirdi. O nedenle, Anayasa'nın 129. maddesinin üçüncü vedördüncü fıkralarını yorumlarken ve uygularken yargı denetimini yahut onunyerine geçen bir denetimi sağlayacak şekilde yorumlamak ve uygulamakgereklidir.
Anayasa'nıntüm maddeleri aynı etki ve değerde olup, aralarında bir üstünlük sıralamasıbulunmadığından, uygulamada bunlardan birine öncelik tanımak mümkündeğildir. Bunedenle, kimi zaman çelişen iki hükmün birlikte uygulanmasını sağlayacakşekilde yorum yapılmalı, bazı hallerde de birlikte uygulanan iki kuraldan biri,diğerinin sınırını oluşturabilmektedir (AYMK 18.10.2012 günlü,E.2012/40,K.2012/158).
357 sayılı Askerî Hâkimler Kanunu'nun itirazkonusu 29. maddesinin son fıkrasında askeri hâkimler hakkında verilen uyarma vekınama cezalarının kesin olduğu belirtilerek yargı yolu kapatıldığı gibi,cezalara karşı herhangi bir itiraz hakkı tanınmayarak disiplin cezaları tamamendenetim dışı bırakılmıştır.
Uyarmave kınama cezalarının, disiplin cezaları arasında yer alan en hafif cezalarolduğundan yargı denetimi dışında tutulmuş olmalarında ciddi bir sakıncaolmadığı ileri sürülebilir.Ancak, 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nun 15.maddesi uyarınca askerî hâkimlerin birinci sınıfa ayrılabilmeleri için ikidenfazla uyarma veya kınama cezası almamış olmak şartı getirildiğinden uyarma vekınama cezalarına karşı, cezaya muhatap olan kişinin yargı yoluna başvurmasındahukuki menfaatinin bulunduğunu kabul etmek gerekir.
Hâkimlerve savcılar hakkında cezai, disiplin ve hukuki sorumluluk öngörülebilir, cezaveya disiplin soruşturması yapılabilir. Ancak bu konuya ilişkin hükümlerinhakimlerin bağımsızlığı ve teminatı ilkelerine uygun olması gereklidir.Öngörülen soruşturma usulü, savunma hakkı, cezaların kimin tarafından ve nasılverildiği, verilen cezaya karşı itiraz edilebilmesi, bu itirazın inceleneceğimerci tüm bu konular hakimlerin bağımsızlığı ve teminat ile doğrudan ilgilidir.O nedenle Anayasa m. 140,3'te bu konuların hakimlerin bağımsızlığı veteminatına ilişkin hükümlere göre kanunla düzenleneceği kabul edilmiştir. Kezabütün bu konularda görev yapmak ve hakimlerin bağımsızlığı ve teminatınıgerçekleştirmek üzere Anayasa m. 159'da Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulukurulmuştur.
Anayasakoyucu, sivil hâkim ve savcılar hakkında verilecek disiplin cezalarınınyargısal denetimine ilişkin kuralları doğrudan doğruya Anayasa'nın 159.maddesinin onuncu fıkrasında düzenlemiştir. Buna göre hâkim ve savcılarhakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından verilen meslektençıkarma cezası dışındaki disiplin cezalarına karşı yargı yolu kapatılmıştır.
Hâkimlerve savcılar hakkında verilen meslekten çıkarma dışındaki disiplin cezalarınakarşı yargı yolu kapalı olmakla birlikte 6087 sayılı Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulu Kanunu'nda disiplin cezalarına karşı etkili iç denetimmekanizması oluşturulmuştur.
Nitekim6087 sayılı Kanun'un 4. maddesinde hâkimler ve savcılar hakkında disiplincezası verme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesinetanınmış, 33. maddesinde ise, disiplin cezasına karşı ilgililerin disiplincezası veren Daireye yeniden inceleme talebinde bulunma; Dairenin yenideninceleme üzerine verdiği kararlara karşı da, en az onbeş üyeden oluşan GenelKurula karşı itiraz hakkı tanınmıştır.
Görüldüğügibi, Kanun koyucu, Anayasa m. 129,4 ile kendisine verilen yetki kapsamında,sivilhâkimler ve savcılar hakkında verilen disiplin cezalarına karşı özel düzenlemeyaparak, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görevyapan, aralarında yüksek yargı ve yargı mensuplarının da bulunduğu bir Kurulaitiraz etme hakkı tanıyarak, disiplin cezalarına karşı etkili bir başvuru yolugetirmiş, bu şekilde yargısal denetim sistemi öngörmüştür. Böylece Anayasa m.129,3 hükmünün de gereğini yerine getirmiştir.
Anayasam. 145,4 gereğince askeri hakim ve savcılar hakkında da disiplin soruşturmasıve ceza verilmesi gibi hususların hakimlerin bağımsızlığı ve teminatıesaslarına göre kanunla düzenleneceği kabul edilmiştir.Bu açıdan 357 sayılıAskeri Hâkimler Kanunu'nun 29. maddesine baktığımızda, askeri hâkimler hakkındauyarma ve kınama cezası verme yetkisi yürütme organının üyesi olan MilliSavunma Bakanına verilmiş, ayrıca bu cezaların itiraz konusu ibarelerle kesinolduğu kabul edilerek bunlara karşı yargı yolu kapatılmış, sivil hakim vesavcılarda olduğu gibi, kurumun kendi içinde deetkili, hakimlerin bağımsızlığıve teminatı esaslarına göre görev yapanbir iç denetim mekanizması dagetirilmemiştir. O nedenle Anayasa'nın 129. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırıhareket edilmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, 357sayılı Askerî Hâkimler Kanunu'nun, 29. maddesinin ikinci fıkrasındaki ".kesinolup,." ibaresi askerihâkimler ve savcılarhakkında verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargıyolunu kapattığından Anayasa'nın 129. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırıolduğundan iptali gerekmektedir.
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN