ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/91
Karar Sayısı : 2014/59
Karar Günü : 27.3.2014
R.G. Tarih-Sayı :22.07.2014-29068
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : KaraKuvvetleri Komutanlığı Dağ Komando Okulu ve Eğitim MerkeziKomutanlığı Askeri Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 22.5.1930günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun, 12.5.1941 günlü, 4026 sayılıKanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 48. maddesinin (A) fıkrasının Anayasa'nın2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesiistemidir.
I- OLAY
Uzman jandarma çavuş olarak görev yapan sanık hakkında, Kanun'un146. maddesinde yer alan "silahları ve cephanesi hakkındadikkatsizlik ve nizamlara ve emirlere riayetsizlik dolayısıyla başkasınınyaralanmasına sebebiyet verme" suçundan dolayı cezalandırılmasıamacıyla açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğuiddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 48. maddesi şöyledir:
"Askeri suçlarda şikayet ve izin:
Madde 48- (Değişik; 12/5/1941 - 4026/1 md.)
A) Askeri suçların takibi şikayete bağlı değildir.
B) Askeri kazaya tabi olupta Türk Ceza Kanunu mucibince takibiAdliye Vekilinin izinine bağlı suçlar hakkında izin, Milli Müdafaa Vekilitarafından verilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL,Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 12.9.2013 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, Kanun'un 146. maddesinde düzenlenen, silahlarıve cephanesi hakkında dikkatsizlik, nizamlara, emirlere ve talimatlarariayetsizlik dolayısıyla başkasının yaralanmasına sebebiyet verme suçunuişleyenlere uygulanacak ceza bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nuntaksirle yaralama suçunu düzenleyen hükümlerine atıf yapıldığı, atıftabulunulan 5237 sayılı Kanun'un 89. maddesinde taksirle yaralama suçunun takibiiçin şikâyet şartı getirilmesine karşın, sanığa isnat edilen suçun askerî suç olmasındandolayı itiraz konusu kural nedeniyle şikâyete bağlı olmaksızın resen soruşturmave kovuşturma yapıldığı, böylece hukuk devleti ilkesi ile eşitlik ilkesininihlal edildiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, askerî suçların takibinin şikâyete bağlıolmaması öngörülmektedir. Buna göre, askerî bir suç işlenmesi hâlinde, şikâyetaranmaksızın resen soruşturma yapılması gerekmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendinibağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinde, ceza soruşturma ve kovuşturmasına ilişkinkurallar, ceza hukukunun ana ilkeleri ile Anayasa'nın konuya ilişkin kurallarıbaşta olmak üzere, ülkenin sosyal, kültürel yapısı, etik değerleri ve ekonomikhayatın gereksinimleri göz önüne alınarak saptanacak ceza siyasetine görebelirlenir. Kanun koyucu, cezalandırma yetkisini kullanırken toplumda hangieylemlerin suç sayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ilekarşılanacağı, ne şekilde soruşturulacağı, nelerin ağırlaştırıcı veyahafifletici sebep olarak kabul edilebileceği konularında takdir yetkisinesahiptir. Söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasında suçun askerî suç olupolmamasının da dikkate alınması gerekir. Zira askerlik hizmetinin ulusalgüvenliğin sağlanmasındaki önemi, sivil yaşamda suç oluşturmayan ya da önemsizgörülebilecek cezaları gerektiren kimi eylemlerin suç olarak kabul edilmesini,daha ağır yaptırımlara bağlanmasını veya farklı yargılama usullerine tâbiolmasını gerekli kılabilmektedir.
Ceza yargılamasında, kamu düzenini bozan ve suç sayılan eylemlerinkural olarak resen soruşturulması ilkesi benimsenmiştir. Nitekim 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde, Cumhuriyet savcısının, ihbar veyabaşka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğreniröğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işingerçeğini araştırmaya başlayacağı öngörülmüştür.
Suçun kamu adına resen soruşturma ve kovuşturma yapılmasınıgerektirmeyecek nitelikte olması, faille suçtan zarar gören kişi arasındakiyakınlık dolayısıyla uzlaşma olabileceği düşüncesi veya yargılama sürecininmağdura daha fazla zarar verebileceği gibi nedenlerle 5237 sayılı Kanun'da bazısuçların takibi için şikâyet şartı getirildiği görülmekte ise de bu durumsuçların resen soruşturulması kuralının istisnasını oluşturmaktadır.
Kanun koyucu, askerî suçlarda da genel kuraldan sapmayarak "hersuç için resen yargılama" ilkesini benimsemiştir. Bu doğrultudaitiraz konusu kuralla askerî suçların takibinin şikâyete bağlı olmamasıöngörülmüştür.
Askerî suçlar, askerî disiplini korumak ve sürdürmek, adalet iledisiplin arasında denge sağlamak, başka bir deyişle adil ve sürekli birdisiplin düzeni oluşturmak amacıyla ihdas edilmiştir. Dolayısıyla, askerîsuçların işlenmesi hâlinde kişisel yarardan çok askerî hizmete bağlı olankamusal menfaat zarara uğrayacağından askerî suçların takibinin resen soruşturmave kovuşturmaya tâbi tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Kanun koyucununtakdir hakkı kapsamında askerî suçların takibi için şikâyet şartıöngörmemesinde hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır.
Diğer yandan Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen kanun önündeeşitlik ilkesinin ceza yargılaması alanında uygulanması, aynı suçu işleyenlerinkimi özellikleri göz ardı edilip her yönden aynı kurallara bağlı tutularakyargılanmaları anlamına gelmez. Eşitlik ilkesi, birbiriyle aynı durumdaolanlara ayrı kuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve topluluklarınyaratılmasını engellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenlemeeşitliğe aykırılık oluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik mutlak ve eylemlieşitlik değil, hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesiihlal edilmiş olmaz. Mağdurun veya failin durumlarındaki farklılıklar bunlaradeğişik kurallar uygulanmasını gerektirebilir.
Kanun'da düzenlenen askerî suçlarla korunmak istenen esasitibarıyla askerî hizmete bağlı olan kamusal menfaattir. 5237 sayılı Kanunkapsamında takibi şikâyete bağlı olan bir suçla korunmak istenen önceliklimenfaat ise suçun niteliğine göre değişmektedir. Dolayısıyla askerî bir suçunkoruduğu hukuki menfaat ile 5237 sayılı Kanun'da takibi şikâyete bağlı olanbenzer bir suçun koruduğu hukuki menfaat farklı olduğu gibi suçun mağdurları dafarklı hukuksal konumda olduğundan, Kanun'da düzenlenen askerî bir suçla, 5237sayılı Kanun'da düzenlenen takibi şikâyete bağlı benzer bir suç arasındasoruşturma ve kovuşturma usulü bakımından eşitlik karşılaştırması yapılamaz.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
22.5.1930 günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun,12.5.1941 günlü, 4026 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 48. maddesinin(A) fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 27.3.2014gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ