ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/92
Karar Sayısı : 2014/6
Karar Günü : 16.1.2014
R.G. Tarih-Sayı :25.7.2014-29071
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : MuşSulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 2.7.2012 günlü, 6352sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava veCezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin Anayasa'nın 6., 9.ve 154. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesiistemidir.
I- OLAY
Temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilen ve henüztebliğname düzenlenmemiş olan dosyanın temyiz incelemesinden geçmeksizinYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 6352 sayılı Kanun uyarınca değerlendirilmeyapılması gerektiğinden bahisle iade edilmesi üzerine, itiraz konusu kuralınAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
Kanun'un itiraz konusu kural olan geçici 2. maddesişöyledir:
"GEÇİCİ MADDE 2- (1)Bu Kanunda yapılan değişiklikler karşısında; ilgili suçlardan dolayı açılan vetemyiz aşamasında bulunan dava dosyalarından Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığında bulunanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; Yargıtayilgili dairesinde bulunan dosyalar ise bu dairece, hükmü veren mahkemeyegönderilir.
(2) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin,suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarınınbelirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayıkovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkındahüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ayiçinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz,verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla koşullusalıverilmelerine bir yıldan az süre kalan ve açık ceza infaz kurumunda bulunaniyi hallî hükümlülerin talepleri hâlinde, cezalarının koşullu salıverilmetarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyleinfazına karar verilebilir.
(4) Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlükten kaldırılan 250 ncimaddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılmış olan davalara,kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerce bakmaya devam olunur.Bu davalarda, yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemez. 12/4/1991 tarihlive 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun l0 uncu maddesinin kovuşturmayailişkin hükümleri bu davalarda da uygulanır.
(5) Ceza Muhakemesi Kanununun 251 inci maddesinin birincifıkrasına göre görevlendirilen Cumhuriyet savcıları yürütmekte olduklarısoruşturmalara, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca Terörle MücadeleKanununun l0 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcıları görevebaşlayıncaya kadar devam ederler.
(6) Terörle Mücadele Kanununun l0 uncu maddesi kapsamına girensuçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla açılmışolan davalarda, sanığın taşıdığı kamu görevlisi sıfatı dolayısıyla hakkındasoruşturma yapılabilmesi için izin veya karar alınması gerektiğinden bahisledurma veya düşme kararı verilemez.
(7) Mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin birincifıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerine yapılmış olan atıflar, TerörleMücadele Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ağır cezamahkemelerine yapılmış sayılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 6., 9. ve 154. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, RecepKÖMÜRCÜ,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'unkatılımlarıyla 3.10.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikleuygulanacak kural ve on yıllık süre sorunu görüşülmüştür
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinegöre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya dakanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler.Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesiiçin elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanınbulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olmasıgerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortayaçıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuzyönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
Başvuru kararında, Kanun'un geçici 2. maddesinintamamının iptali istenmektedir. Maddenin (2) numaralı fıkrasında, elektrikenerjisi hırsızlığı suçu, (3) numaralı fıkrasında ise koşullu salıverilme ileilgili düzenlemeler yer almaktadır. Maddenin (5) numaralı fıkrasında,5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göregörevlendirilen Cumhuriyet savcılarının yürütmekte oldukları soruşturmalara,3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun l0. maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyetsavcıları göreve başlayıncaya kadar devam edecekleri, (7) numaralı fıkrasındaise 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesine göre kurulan ağır ceza mahkemelerineyapılmış atıfların, 3713 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasındabelirtilen ağır ceza mahkemelerine yapılmış sayılacağı hususları düzenlenmiştir
Bakılmakta olan davada, suçu ve suçluyu övmek suçundan dolayısanık hakkında verilen beraat kararının temyiz incelemesi için Yargıtayagönderilen dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Kanun'un geçici 2.maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca değerlendirilme yapılmasıgerektiğinden bahisle iade edilmiştir. Dolayısıyla, Kanun'un geçici 2.maddesinin (2), (3), (5) ve (7) numaralı fıkraları davadauygulanacak kural niteliğinde değildir.
Diğer taraftan, Anayasa'nın "Anayasaya aykırılığın diğermahkemelerde ileri sürülmesi" başlıklı 152. maddesinin son fıkrasında,"Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının ResmîGazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasayaaykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz."; 6216 sayılıKanun'un "Başvuruya engel durumlar" başlıklı 41. maddesinin(1) numaralı fıkrasında ise "Mahkemenin işin esasına girerek verdiğiret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynıkanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz."hükümlerine yer verilmiştir.
Kanun'un geçici 2. maddesinin (4) ve (6) numaralı fıkralarınınAnayasa'ya aykırılığı ileri sürülerek daha önce iptal isteminde bulunulmuş veAnayasa Mahkemesince işin esasına girilerek 4.7.2013 günlü, E.2012/100,K.2013/84 sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve bu karar 2.8.2013 günlü,28726 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek,Kanun'un geçici 2.maddesinin (4) ve (6) numaralı fıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına kararverildiğinden, bu konuda yeni bir başvurunun yapılabilmesi için kararın ResmîGazete'de yayımlandığı 2.8.2013 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllıksüre henüz dolmamıştır.
Açıklanan nedenlerle;
2.7.2012 günlü, 6352 sayılı Yargı HizmetlerininEtkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın YayınYoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'ungeçici 2. maddesinin;
A- (4) ve (6) numaralı fıkralarının, Anayasa'nın 152. maddesininson fıkrası ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,
B- (2), (3), (5) ve (7) numaralı fıkralarının, itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığından, bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle REDDİNE,
C- (1) numaralı fıkrasının ESASININ İNCELENMESİNE,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma BABAYİĞİT tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın ilk derece mahkemelerinceverilip temyiz edilen hükümlerde başlamış olan temyiz sürecini sonlandırarak,Ceza Muhakemesi Kanunu sistemine uygun olmayan biçimde Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığını, ilk hükmün ortadan kalkmasına ve yeni bir hüküm kurulmasınaneden olan karar mercii konumuna getirdiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın6., 9. ve 154. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun'un geçici 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,mahkemelerce verilen ve temyiz edilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca henüztebliğname düzenlenmemiş dosyaların, Kanunla yapılan değişiklikler karşısındalehe kanun uygulanması yönünden mahkemesince değerlendirilme yapılması açıkçaanlaşılanların Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay ilgili dairesindebulunan dosyaların ise bu dairece ilgili mahkemeye iade edilebileceği hükümaltına alınmıştır. Böylece, kuralla, ilgili mahkemenin, herhangi bir bozmakararı olmadığı hâlde, karar vererek elini çekmiş olduğu dosya ile ilgiliönceki Kanun ile 6352 sayılı Kanun'da yer alan ilgili tüm hükümlerikarşılaştırarak sanık lehine olan kanun hükmünü belirlemesi ve yeniden hükümkurması sağlanmıştır.
Kanun'un genel gerekçesinde, bu Kanun'un yargı hizmetlerininhızlandırılması amacıyla hazırlandığı belirtilmiştir. Kanun'un geçici 2.maddesinin (2) numaralı fıkrası ile elektrik enerjisi, su ve doğal gazhırsızlığı suçu tamamen değiştirilerek karşılıksız yararlanma suçunadönüştürülmüş olup, diğer suçlar açısından, eylemin başka bir suçadönüştürülmesi söz konusu değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun18.9.2012günlü, E.2012/5.MD-420, K.2012/1771 sayılı kararında da belirtildiği üzereKanun'un geçici 2. maddesininAdalet Komisyonu raporunda belirtilen "Kanununyürürlüğe girdiği tarihitibarıyla, elektrikenerjisi, su ve doğalgaz hırsızlığınedeniyle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığında bulunan dosyaların, YargıtayCumhuriyetBaşsavcılığınca, Yargıtay ilgilidairesinde bulunan dosyaların ise budairece, hükmü veren mahkemeye gönderilmesinin vebu sayede dosyaların gereksizşekilde dolaşarak zaman kaybının önlenmesinin sağlanması amacıyla yeni geçicimadde ihdasına ilişkin önerge Komisyonumuzca kabul edilerek, geçici 2'nci maddeolarak metneeklenmiştir." biçimindekigerekçesi ile kanunkoyucunun asıl amacının yalnızca karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürülenelektrik enerjisi, su ve doğalgaz hakkında hırsızlık suçlarına ilişkindosyaların ilgili merci tarafından incelenmeksizin kararı veren mahkemeyegönderilerek sanık lehine olan kanun hükmünün belirlemesine yönelik olduğuanlaşılmaktave bu nedenle hırsızlıksuçları dışında kalan suçlara ilişkindosyaların ise esasının incelenmesine karar verdiğigörülmektedir.
Anayasa'nın 6. maddesinde, hiç kimsenin veya organın kaynağınıAnayasa'dan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı; 9. maddesinde, yargıyetkisinin Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı; 154.maddesinin birinci fıkrasında ise mahkemelerce verilen kararların son incelemeyerinin Yargıtay olduğu hükme bağlanmıştır.
İtiraz konusu kuralla Kanunla yapılan düzenlemeler karşısında leheolan kanunun tespitinin bir an önce hükmü veren mahkemece yapılması açısından,gereksiz yere zaman ve emek kaybına yol açacak bir uygulamanın önüne geçilmekistendiği anlaşılmaktadır. Zira, anılan yasal düzenleme yapılmasaydı, temyizedilen dosyalar önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca incelenerek tebliğnamedüzenlenecek, daha sonra ilgili Yargıtay ceza dairesinde yapılacak incelemesonrasında "lehe kanun değerlendirmesi" yapılması içinbozulacak ve hükmü veren mahkemeye gönderilecekti. Bu olağan süreç ise yargınınağır iş yükü nedeniyle dosyaların uzun zamanda neticelenmesine neden olacaktı.
Anayasa'nın 141. maddesinde, "Davaların en az giderleve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir."denilmeksuretiyle davaların makul bir süre içinde bitirilmesi gerekliliği açıkça ifadeedilmiştir. Bu ilke gereğince Devlet, yargılamaların gereksizyereuzamasınıengelleyeceketkinçareleroluşturmak zorundadır. Bu bağlamda,
hukuk sisteminin ve özellikle yargılama usulünün, yargılamalarınmakul süre içerisinde bitirilmesini olanaklı kılacak şekilde düzenlenmesi vedavaların nedensiz olarak uzamasına yol açacak usul kurallarına yer verilmemesimakul sürede yargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu amaçla alınacakkanuni tedbirlerin ve öngörülen çarelerin, yargılama sonucunda işin esasınayönelik adil ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesine engel oluşturmamasıgerektiği de tartışmasızdır. Bu ilkelere uygun olmak kaydıyla yargılamayöntemini belirlemek ise kanun koyucunun takdirindedir.
Lehe kanun değerlendirmesi yapılması için bozma kararlarınındoğuracağı sonuçlara zaman geçirilmeksizin ulaşılması amacını taşıyan itirazkonusu kural, kaynağını Anayasa'nın 142. maddesinden almakta olup, maddede yeralan yargılama kurallarının yasallığı ilkesi karşısında, bu konuda kanunkoyucunun düzenleme yapmasıdoğaldır. İtiraz konusu kuralla, ilk derecemahkemesinin sahip olduğu lehe kanun değerlendirmesi yapma yetkisine hiçbirbiçimde halel gelmemiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ve Yargıtayilgili dairesine, lehe kanun hükümlerinin uygulaması açısından mahkemesincedeğerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılan dava dosyaları yönündenprosedür ve süreci kısaltıcı bir inceleme ve aracılık yapma yetkisitanınmıştır. Kuralla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ve Yargıtay ilgilidairesine tanınan iade yetkisi, bir yargı yetkisi değildir. Nihai karar vermeyetkisi ilk derece mahkemesinde olup ilk derece mahkemesince lehe kanununuygulanması ile kurulanyeni hükmün Yargıtay denetimine açık olmasının taraflariçinbir teminat olduğudikkate alındığındaitiraz konusu kural, hak veözgürlüklerin korunmasını zedeleyen bir düzenleme olarak değerlendirilemez.
İtiraz konusu kural, usûl ekonomisi ve adil yargılanma hakkı gibitamamen anayasal ilke ve ölçütlerin gereğini yerine getirmeye ve bunlarısomutlaştırmaya yöneliktir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 6., 9. ve154. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Mehmet ERTEN ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
2.7.2012 günlü, 6352 sayılı Yargı HizmetlerininEtkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın YayınYoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'ungeçici 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınAnayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, Mehmet ERTEN ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 16.1.2014 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
KARŞIOY YAZISI
İtiraz konusu kural, mahkemelerce verilen ve temyiz aşamasındabulunan dosyaların, 6352 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin lehe kanunuygulanması bakımından değerlendirilmesinin yapılabilmesi için,YargıtayCumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların,Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığınca, Yargıtay dairelerinde bulunan dosyaların ise bu dairelercehükmü veren mahkemeye gönderilmesini düzenlemektedir.
Anayasa Mahkemesinin, Resmî Gazete'nin 07.11.2007 tarih ve 26693sayılı nüshasında yayımlanan 5.4.2007 tarih ve E.2005/127, K.2007/42sayılıkararında belirtilen gerekçeler uyarınca, itiraz konusu kuralın iptali gerekir.
Açıklanan nedenle itiraz konusu kuralın iptal istemininreddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmadık.
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ