ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2013/97
Karar Sayısı : 2014/60
Karar Günü : 27.3.2014
R.G. Tarih-Sayı :23.05.2014-29008
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Mengen SulhCeza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 13.10.1983 günlü, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, 8.3.2000 günlü, 4550 sayılı KarayollarıTrafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyledeğiştirilen 31. maddesinin ikinci fıkrasının “Sürücü aynı zamanda araçsahibi değilse ayrıca, tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağıdüzenlenir.” biçimindeki ikinci cümlesinin Anayasa'nın 2. ve 38.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilengereçlerin araçta bulundurulmamasından dolayı araç sahibine verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2918 sayılı Kanun'un, 4550 sayılı Kanun'un 1. maddesiyledeğiştirilen ve itiraz konusu kuralı da içeren 31. maddesi şöyledir:
“Madde 31- Araçlarda;
a) Özelliklerine vecinslerine göre yönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçlerin,
b) Kamyon, çekici veotobüslerde ayrıca takoğraf, taksi otomobillerinde ise taksimetre,
Bulundurulması vekullanılır durumda olması zorunludur. Ancak, 2918 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önceki yıllarda üretilen araçlarla, resmi taşıt olarak tesciledilmiş ve edilecek olanlar ile şehiriçi ve belediye mücavir alanı içerisindeyolcu ve yük nakliyatı yapanlarda takoğraf bulundurma ve kullanma zorunluluğuaranmaz. Takoğraf cihazları mekanik, elektronik olabileceği gibi elektromekanik de olabilir.
Birincifıkranın (a) bendinde sayılan gereçleri bulundurmayan, kullanmayan veyakullanılabilir durumda bulundurmayan sürücüler 8.500.000 lira; (b) bendine görearaçlarında taksimetre, takoğraf bulundurmayan,kullanmayan veya kullanılabilir durumda bulundurmayan sürücüler 34.800.00 lira para cezası ile cezalandırılırlar. Sürücüaynı zamanda araç sahibi değilse ayrıca, tescil plakasına da aynı miktar içinceza tutanağı düzenlenir. Aynı bentte belirtilen cihazları bozuk imaledenler veya bozulmasına vasıta olanlar ile bu durumdaki cihazları kullananaraç sürücüleri ve işletenleri üç aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ve526.700.000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar. Ayrıca (b) bendihükmüne uygun durumda bulunmayan araçlar trafik zabıtasınca; eksikliklerigiderilinceye kadar trafikten men edilir.”
B-Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, NuriNECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL veZühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 25.9.2013 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayşegül ATALAY tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinegöre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya dakanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler.Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesiiçin elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanınbulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olmasıgerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortayaçıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuzyönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Kanun'un 31. maddesinin ikincifıkrasının ikinci cümlesinde yer alan, “Sürücü aynı zamanda araç sahibideğilse ayrıca, tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağıdüzenlenir.” hükmünün iptalini istemiştir.
Bakılmakta olan dava, Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrasının(a) bendinde sayılan, özelliklerine ve cinslerine göre yönetmelikte nitelik venicelikleri belirtilen gereçleri, araçta bulundurmamaktan dolayıaraç sahibine verilen idari para cezasının iptali istemine ilişkindir. İtirazkonusu kural ise Kanun'un 31. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesindebelirtilen eylemlerden her birinin gerçekleşmesi hâlinde uygulanabilecek ortakbir kuraldır. Başvuran Mahkemede Kanun'un 31. maddesinin ikinci fıkrasınınbirinci cümlesinde belirtilen eylemlerden; özelliklerine ve cinslerine göreyönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçleri kullanmayan veya kullanılabilir durumda bulundurmayan ve 31.maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre araçlarında taksimetre,takoğraf bulundurmayan,kullanmayan veya kullanılabilir durumda bulundurmayan araç sahiplerine ilişkin bir dava isebulunmamaktadır.
Bu nedenle, 13.10.1983günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, 8.3.2000 günlü, 4550 sayılıKarayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyledeğiştirilen 31. maddesinin ikinci fıkrasının “Sürücü aynı zamanda araçsahibi değilse ayrıca, tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağıdüzenlenir.” biçimindeki ikinci cümlesine ilişkin esas incelemenin, “Birincifıkranın (a) bendinde sayılan gereçleri bulundurmayan…sürücüler…” ibaresiyönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrasının (a)bendinde belirtilen yükümlülüğün, aracı trafiğe çıkaran sürücü yönünden geçerliolması gerektiği, ancak, itiraz konusu kuralın bu yükümlülüğü sürücünün yanındaaracın tescil sahibine de yükleyerek bir fiilden dolayı iki farklı kişiye cezaiyaptırım uygulanmasını gerektirdiği, bu durumun ise cezaların şahsiliğiilkesine aykırı olduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde,araçlarda; özelliklerine ve cinslerine göre yönetmelikte nitelik venicelikleri belirtilen gereçlerin, kamyon, çekici ve otobüslerde ayrıcatakoğraf, taksi otomobillerinde ise taksimetre bulundurulmasının ve kullanılırdurumda olmasının zorunlu olduğu öngörülmektedir. İkinci fıkrasının birincicümlesinde ise birinci fıkranın (a) bendindesayılan gereçleri bulundurmayan, kullanmayan veya kullanılabilir durumdabulundurmayan sürücülerin 8.500.000 lira; (b) bendine göre araçlarındataksimetre, takoğraf bulundurmayan,kullanmayan veya kullanılabilir durumda bulundurmayan sürücülerin ise 34.800.000lira para cezası ile cezalandırılacağı, itiraz konusu ikinci cümlesinde de sürücüaynı zamanda araç sahibi değilse ayrıca tescil plakasına da aynı miktar içinceza tutanağı düzenleneceği belirtilmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Kanun koyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukukualanında düzenleme yaparken Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlıkalmak şartıyla toplumda hangi eylemlerin suç sayılacağı ve suç sayılan bueylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma bağlanacağı konusunda anayasalsınırlar içinde takdir yetkisine sahiptir. Bu yetki, idari yaptırımlarbakımından da geçerlidir.
Anayasa'nın 38. maddesinin ilk fıkrasında, “Kimse, işlendiğizaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayıcezalandırılamaz”, üçüncü fıkrasında da, “ceza ve ceza yerine geçengüvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” denilerek suçun ve cezanınkanuniliği esası benimsenmiş, yedinci fıkrasında ise ceza sorumluluğunun şahsiolduğu belirtilerek, herkesin kendi eyleminden sorumlu tutulacağı, başkalarınınsuç oluşturan eylemlerinden dolayı cezalandırılamayacağı kabul edilmiştir.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temelkurallarındandır. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği birfiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir anlatımla, bir kimseninbaşkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Bu ilkeye göre asli ve feri failolmayan kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmaları olanaklı değildir.Anayasa'nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrımyapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tâbidir.
Kanun'un birinci maddesinde Kanun'un amacı; karayollarında, can vemal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanması ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerin belirlenmesi olarak ifadeedilmiştir. Bu bağlamda, can ve mal güvenliği, trafik düzeni ve güvenliğininsağlanması amacıyla Kanun'un 31. maddesinde araçlarda bulundurulması zorunluolan gereçler düzenlenmiş ve belirtilen zorunlu gereçlerin hem sürücü hem dearaç sahibi tarafından araçta bulundurulması zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusudüzenlemenin toplumu oluşturan bireylerin can ve mal güvenliğini temin etmek,trafik düzenini ve trafik güvenliğini sağlamak için kamu yararı amacıylayapıldığı anlaşılmaktadır. Düzenleme anayasal sınırlar içinde kanun koyucununtakdir yetkisinde olup, kuralda hukuk devleti ilkesine aykırılıkbulunmamaktadır.
Öte yandan, itiraz konusu kuralda aynı eylemden dolayı iki farklıkişiye cezai yaptırım uygulanması durumu da söz konusu değildir. Şöyle ki,Kanun'un 31. maddesinin birincifıkrasının (a) bendinde sayılan gereçlerin araçta bulundurulmaması hâlindesürücünün eylemi, araçta bulunması zorunlu olan gereçlerbulundurulmadan trafiğe çıkılması iken, araç sahibinin yaptırıma tabi eylemi,araçta bulunması zorunlu olan gereçler bulundurulmadan aracın başkasınakullandırılmasıdır. Dolayısıyla, araç sahibi hakkında öngörülen yaptırım, araçsahibinin kendi eyleminden kaynaklanmaktadır. Buna göre, sürücü ile araçsahibinin eylemlerinin aynı olduğu söylenemeyeceğinden itiraz konusu kuraldacezaların şahsiliği ilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 38.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun,8.3.2000 günlü, 4550 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik YapılmasınaDair Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 31. maddesinin ikinci fıkrasının;
A- “Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse ayrıca, tescilplakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir.” biçimindekiikinci cümlesine ilişkin esas incelemenin, “Birinci fıkranın (a)bendinde sayılan gereçleri bulundurmayan… sürücüler…” ibaresi yönündenyapılmasına,
B- “Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse ayrıca, tescilplakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir.” biçimindekiikinci cümlesinin, “Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan gereçleribulundurmayan…sürücüler…” ibaresi yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığınave itirazın REDDİNE,
27.3.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ