ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/114
Karar Sayısı : 2015/9
Karar Tarihi : 14.1.2015
R.G. Tarih-Sayı :12.06.2015-29384
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Giresun 2. Sulh HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 22.11.2001 tarihlive 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 589. maddesinin Anayasa’nın 2., 5.,17. ve 41. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesiistemidir.
I- OLAY
Ölenin üzerinden çıkan eşyanın yapılan otopsi sonrasında mirasçılarına teslimi amacıyla açılan tereke davasında, itiraz konusukuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun’un itiraz konusu 589. maddesi şöyledir:
“Madde 589- Mirasbırakanınyerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarınınkorunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütünönlemleri alır.
Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekedebulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmenyönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.
Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere,başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re’sen karar verdiği hâllerde Devlettarafından karşılanır.
Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerinsulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir vemirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemlerialarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulhhâkimine gönderir.”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 2., 5., 17. ve 41. maddelerinedayanılmış, Anayasa’nın 35. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra AylaPERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. EminKUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN’ın katılımlarıyla 25.6.2014 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V - ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma BABAYİĞİT tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kural gereğince, maddi ya damanevi kıymeti bulunmayan tereke eşyasının dahi ölenin mirasçılarına teslimedilmesinin, özellikle elim bir şekilde hayatını kaybeden kişilerinyakınlarında telafisi imkânsız sıkıntı ve acılara sebep olduğu ve insanlıkonurunu kırıcı muamele niteliği taşıdığı belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2.,5., 17. ve 41. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca, itiraz konusu kural ilgisi nedeniyleAnayasa’nın 35. maddesi yönünden de incelenmiştir.
Kanun’un itiraz konusu 589. maddesinin birinci fıkrasında,mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin istem üzerine veya resen terekemallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olanbütün önlemleri alacağı; ikinci fıkrasında, bu önlemlerin, özellikle kanundabelirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekeninmühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasınailişkin olduğu, üçüncü fıkrasında, önlemlerle ilgili giderlerin, ilerideterekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından, önleme, hâkimin resen kararverdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanacağı; dördüncü fıkrasında da,mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise o yerin sulhhâkiminin bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildireceği vemirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemlerialarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulhhâkimine göndereceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa’nın 17. maddesinde herkesin, yaşama, maddî ve manevîvarlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; 35.maddesinde ise “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Buhaklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkınınkullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” denilerek, mülkiyet vemiras hakları anayasal güvenceye bağlanmıştır.
Miras hukukuna ait bir kavram olan tereke, kişinin öldükten sonrageriye bıraktığı taşınır ve taşınmaz mallarının, hak ve alacaklarının, borç veyükümlülüklerinin tamamının oluşturduğu malvarlığını ifade eder. Nitekim,Kanun’un 575. maddesinde, “Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır.Mirasbırakanın sağlığında yapmış olduğu mirasla ilgili kazandırmalar vepaylaştırmalar, terekenin ölüm anındaki durumuna göre değerlendirilir.”denilmekte; Kanun'un 599. ve 603. maddelerinde ise mirasbırakanın mirasçılarıile alacaklılarının ve mirasçıların alacaklılarının tereke üzerinde hak sahibioldukları hususları düzenlenmektedir.
Terekeye dâhil olan eşyanın ölenin mirasçıları açısından maddi yada manevi değer taşıyıp taşımaması ya da onlarda acı ve elem meydana getiripgetirmemesi, kişiden kişiye değişebilecek sübjektif hususlar olduğundan, kanunkoyucunun terekenin tespiti ve koruma altına alınmasıyla ilgili düzenlemeyaparken, mirasçılara teslim edilmesi gereken ve gerekmeyen tereke eşyasınıbelirleme gibi bir yükümlülüğünün bulunduğundan söz edilemez. Bu konuda esasolan, tereke üzerinde hak sahibi olan kişilerin haklarının korunabilmesi için,terekenin en kısa zamanda tespit edilerek koruma altına alınmasıdır. Bubağlamda, itiraz konusu kuralın terekedeki değerlerin hak sahiplerine eksiksizolarak geçmesini sağlayarak, mülkiyet ve miras haklarını etkin bir şekilde korumayıve mirasçılara sübjektif düşünce ve planları doğrultusunda tasarruf imkânısağlamayı amaçladığı açıktır. Bu nedenle kuralın Anayasa ile güvence altınaalınan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ilemülkiyet ve miras haklarına aykırı bir yönü yoktur.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 17. ve 35.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2., 5. ve 41. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 589.maddesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 14.1.2015gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN