ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/113
Karar Sayısı : 2014/174
Karar Tarihi : 13.11.2014
R.G. Tarih-Sayı :7.4.2015-29319
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara4. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 9.6.1930tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinin birincifıkrasının (B) bendinin, 12.7.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun'un 73.maddesiyle yeniden düzenlenen "Kaymakam adaylığı yazılı sınavına dahaönce mülakatta üç defa başarısız olanlar katılamaz." biçimindekiikinci cümlesinin Anayasa'nın 2. ve 70. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Kaymakam adayı alımı için yapılacak sınava başvuran davacının,sınava girmeye hak kazananlara ilişkin İçişleri Bakanlığının internet sitesindeyayımlanan listede isminin yer almamasına dair işlemin iptali istemiyle açılandavada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 2. maddesi şöyledir:
"Namzetlik ve ehliyet şartları
Madde 2- (Değişik: 14/3/1949 -5354/1 md.)
A) İçişleri Bakanlığı memurluklarına intisap ve terfide bukanunda yazılı haller dışında genel hükümler uygulanır.
B)(Değişik: 12/7/1991-KHK-435/1 md.; Değiştirilerek kabul :26/2/1992-3778/1 md.)BuKanunun 1 inci maddesinde yazılı 4 üncü ve daha yukarısınıflardaki memurluklara geçebilmek ve tayin olunmak için ÜniversitelerinSiyasal Bilgiler,Hukuk,İktisat,İşletme,İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ilebunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki enaz dört yıl süreli fakültelerden mezun olmak şarttır.(Ek cümle: 24/10/2011-KHK-661/13 md.; Yeniden düzenleme: 12/7/2013-6495/73 md.)Kaymakam adaylığıyazılı sınavına daha önce mülakatta üç defa başarısız olanlar katılamaz.
C) (Değişik birinci fıkra : 7/7/1995 - 4119/1 md.) Bu maddenin(B) bendinde sayılanlardan, giriş sınavının yapıldığı yılın Ocak ayının birincigünü itibariyle otuz beş yaşını doldurmamış olanlar:
788 sayılı Memurin Kanununda yazılı sağlık şartlarını haizoldukları ve memleketin her ikliminde iş görmeye ve her vasıta ile gezipdolaşmaya kabiliyetleri bulunduğu hakkında tam teşekküllü Devlethastanelerindeki kurullardan rapor alanlar maiyet memurluklarına aday olaraktayin olunurlar.
Altı ay adaylık süresi sonunda valilerce ehliyeti tasdikedilenler asil olarak maiyet memurluğuna tayin olunurlar ve maiyet memurluğundabir buçuk yıllık kaymakamlık stajına ve bundan sonra da azami altı aylıkkaymakamlık kursuna tabi tutulurlar.
(Değişik: 12/7/1991-KHK-435/1 md.; Değiştirilerek kabul:26/2/1992-3778/1md.)Şu kadar ki, fiili askerlik ödevine çağrılıp da, yukarıdabelirtilen yaş sınırını askerlik ödevleri sırasında geçirmiş bulunanlarınterhislerini müteakip açılacak ilk sınava müracaat etmeleri şartı ile bu yaşdurumları aday olarak alınmalarına engel teşkil etmez.
Valilerce ehliyetleri tasdik edilmeyen maiyet memuru adaylarıbaşka bir yere nakledilerek haklarında (A) fıkrası gereğince genel hükümleruygulanır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 70. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra AylaPERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. EminKUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 25.6.2014 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Erhan TUTAL tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kaymakam adaylığı sınavına giriş yaşının 30'dan35'e çıkarılmasına karşın mülakatta üç kez elenenlerin yazılı sınavakatılamayacak olmalarının çelişki olduğu, nesnel olmayan mülakat sonuçlarıuyarınca yazılı sınava katılma hakkının engellenmesinin sınava girme hakkınıngaspı anlamına geldiği, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerdenbaşka hiçbir ayrımın gözetilemeyeceği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve70. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kural, daha önce kaymakam adaylığı yazılı sınavınıkazanıp da mülakat sınavında üç defa başarısız olanların kaymakam adaylığıyazılı sınavına yeniden başvuru yapabilmesini yasaklamaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka veAnayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olandevlettir. Kanunların kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel,objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukukdevleti olmanın gereğidir. Bu nedenle kanun koyucunun hukuki düzenlemelerdekendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyetve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.
Anayasa'nın kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen 70. maddesininbirinci fıkrasında, "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkınasahiptir." denilmiş; ikinci fıkrasında ise "Hizmetealınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırımgözetilemez." hükmüne yer verilmiştir. Hizmete alınmada, görevingerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceği hükmügetirilmekle, bir yandan kamu hizmetine alımda aranacak koşulların belirlenmesihususunda kanun koyucuya takdir yetkisi tanınmakta, diğer yandan da öngörülecekkoşulların görevin gerektirdiği niteliklerle uyumlu olması gereği vurgulanarakkanun koyucunun bu takdiri sınırlandırılmaktadır.
İlk defa kamu hizmetine alınacak kişilerde hizmetin gereklerinegöre eğitim, sağlık, yaş, askerlik, mesleki tecrübe, herhangi bir suçtanhükümlü bulunmamak gibi genel ve objektif birtakım sınırlamalar ve kısıtlamalargetiren yasal düzenlemelerin yapılması anayasal ilkeler çerçevesinde kanunkoyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Kamu görevlileri hakkında kanunlardaöngörülen kısıtlamaların hizmetin etkin ve verimli bir biçimde yürütülmesiamacına uygun olması gerekmektedir. Yani kısıtlama ile yürütülen hizmetarasında günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden-sonuçbağının kurulması ve hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak da adalet vehakkaniyet ölçüsünün zedelenmemesi gerekmektedir.
Mülakat, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatiölçmek, adayın kaymakamlık mesleğine uygun davranış, yetenek ve birikime sahipolup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu çerçevede, mülakatıntemel amacı, yazılı sınavda başarılı olanlar arasından mesleğe en uygunkaymakam adaylarının belirlenmesidir.
İtiraz konusu kuralla, kaymakam adaylığı yazılı sınavına müracaatedebilmek için daha önce mülakat sınavında üç defa başarısız olmama şartıgetirilmiştir. Daha önce üç defa mülakatta başarısız olmanın, kaymakam adaylığıgörevinin gerektirdiği hangi niteliklerle uyumlu olamayacağı hususu, gerekKanun'un 2. maddesinden gerekse bu maddeye ilişkin yasama belgelerindenanlaşılamamaktadır. Diğer taraftan, daha önce üç defa mülakatta başarısızolmanın, kaymakam adaylığı görevinin nitelikleriyle uyumlu olmadığı sonucunaulaşmayı haklı kılacak objektif bir neden de tespit edilememektedir. Kişininönceden üç defa mülakatta başarısız olması, kaymakamlık görevinin gerektirdiğiniteliklere sahip olamayacağının karinesi olarak da görülemez. Kaldı ki,kişinin kaymakamlık mesleğine elverişli olmadığının sonradan anlaşılmasıdurumunda adaylık döneminde ilişiğinin kesilmesi mümkündür. Bu itibarla, kaymakamadaylığı mesleğine alınmada aranan, "üç defa mülakatta başarısızolma" şartının, Anayasa'nın 70. maddesinin ikinci fıkrasıbağlamında görevin gerektirdiği bir nitelik olduğu söylenemez.
Öte yandan, kanunların kamu yararının sağlanması amacına yönelikolması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerinigözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu çerçevede doğası gereği sübjektifniteliği ağır basan mülakatta üç kez başarısız olmanın, kaymakamlık mesleğinegirişi kesin olarak kapatması, adalet ve hakkaniyet ölçütleriyle bağdaşmadığıiçin hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın2. ve 70. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Hicabi DURSUN ile M. Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2.maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin, 12.7.2013 tarihli ve 6495 sayılıKanun'un 73. maddesiyle yeniden düzenlenen ikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE, Hicabi DURSUN ile M. Emin KUZ'un karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 13.11.2014 tarihinde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 2. maddesinin birincifıkrasının (B) bendinin ikinci cümlesinin Anayasanın 2. ve 70. maddelerineaykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
1700 sayılı Kanunun "Namzetlik ve ehliyet şartları"başlıklı 2. maddesinde kaymakam adaylığı sınavına katılabilmek için arananşartlar belirlenmekte ve itiraz konusu kuralda, daha önce mülakatta üç defabaşarısız olanların kaymakam adaylığı yazılı sınavına katılamayacağı hükmebağlanmaktadır.
Anayasanın kamu hizmetlerine girme hakkını düzenleyen 70.maddesinin ikinci fıkrasında, hizmete alınmada görevin gerektirdiğiniteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceği belirtilmektedir. Kararda,Anayasanın anılan hükmüne göre, hizmete alınmada aranacak şartlarınbelirlenmesi hususunda kanun koyucuya takdir yetkisi tanındığı, ancak butakdirin sınırlı olduğu ifade edilerek öngörülecek şartların görevingerektirdiği niteliklerle uyumlu olması gerektiği, mülakatta daha önce üç defabaşarısız olmanın, kaymakam adaylığı görevinin gerektirdiği hangi niteliklerleuyumlu olmadığının anlaşılamadığı, bu sonuca ulaşmayı haklı kılacak objektifbir sebebin de tesbit edilemediği belirtilerek kuralın 70. madde ve hukukdevleti ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilmektedir.
5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 27. maddesine göre ilçe genelidaresinin başı olan kaymakam ilçede hükümetin temsilcisi olup Kanunun 31- 40.maddeleri arasında yer alan yetki ve görevleri haizdir. Kaymakamların bu yetkive görevleri, kaymakam adaylarının belirlenmesi safhasında diğer niteliklerinyanında temsil kabiliyetinin de titizlikle ölçülmesini gerektirmektedir.
Nitekim, 1700 sayılı Kanunun 2/A maddesinde mülakat, adayın birkonuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücünün; temsilkabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, liyakati ile genel vefizikî görünümünün; özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığının; genelyetenek ve genel kültürünün; çağdaş bilimsel ve teknolojik gelişmelereyatkınlığının puan vermek suretiyle değerlendirilmesi yöntemi olaraktanımlanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi de, mülakatın, adayla sorulu cevaplı görüşmeyapılarak ilgilinin yukarıda belirtilen özelliklerinin değerlendirilmesiniamaçladığını belirtmekte ve buna ilişkin düzenlemelerde Anayasaya aykırılıkbulmamaktadır (Örn.14/4/2011 tarihli ve E.2009/63, K.2011/66 sayılı; 18/5/2011tarihli ve E.2008/7, K.2011/80 sayılı kararlar).
Kararın gerekçesinde, mülakatta daha önce üç defa başarısızolmanın kaymakam adaylığı görevinin gerektirdiği niteliklerle uyumlu olmadığısonucuna ulaşmayı haklı kılacak objektif bir neden tespit edilemediğibelirtilmekte ise de, Kanunun 2/A maddesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarındanda anlaşılacağı üzere, kaymakam adaylığı mülakatının Anayasanın 70. maddesindeöngörülen görevin gerektirdiği niteliklerin belirlenmesi bakımından büyük önemibulunmaktadır.
Kanun koyucunun, daha önce mülakatta üç defa başarısız olanlarınKanunun 2/A maddesinde sayılan ve mülakatta değerlendirilmesi amaçlanan liyakatve temsil niteliklerinin daha fazla ölçülmesine gerek olmadığı düşüncesiyleitiraz konusu kuralı getirdiği anlaşılmaktadır. Meslekî bilginin ve ilgilialanlardaki formasyonun ölçüldüğü yazılı sınavlarda daha çok çalışarak dahabaşarılı olunabileceği düşüncesiyle yazılı sınavlara katılma imkânı bakımındansayı sınırlaması getirilmemesine karşılık, mülakat için en fazla üç defakatılma imkânı öngörülmesi mülakatta ölçülen niteliklerden kaynaklanmaktadır.
Diğer taraftan, kuralın, kanunların kamu yararının sağlanmasıamacına yönelik olmasını, genel, objektif, adil kurallar içermesini ve hakkaniyetölçütlerini gözetmesini gerektiren hukuk devleti ilkesine aykırı olduğuyönündeki değerlendirmeye katılmak da mümkün değildir.
Hukuk devleti ilkesi gereğince, kanunların kamu yararınıgerçekleştirmek amacıyla çıkarılması zorunludur. Ancak, Anayasaya uygunlukdenetimi yaparken Anayasa Mahkemesinin "kamu yararı" konusundayapacağı inceleme yalnızca kanunun kamu yararı amacıyla yapılıp yapılmadığı ilesınırlıdır. Anayasa Mahkemesinin bazı kararlarında da belirtildiği gibi, kamu yararıbireysel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yarardır. Kuşkusuzkamu yararı düşüncesi olmadan, sadece özel çıkarlar için ve belli kişilerinyararına kanun çıkarılamaz. Böyle bir durumun kesin ve açık bir şekildebelirlenmesi hâlinde, söz konusu kanun hükmü Anayasanın 2. maddesine aykırıolur. Bunun dışında, kanun hükmünün ülke ihtiyaçlarına uygun ve kamu yararınaolup olmadığı bir siyasî tercih meselesi olarak kanun koyucunun takdir yetkisiiçindedir. Kanun koyucunun kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığıyönündeki bir değerlendirmenin anayasallık denetiminin kapsamı dışında olduğuve anayasa yargısı ile bağdaşmayacağı Anayasa Mahkemesince de kabuledilmektedir.
İtiraz konusu kuralın uygulanması bakımından kapsam dışındatutulan aday bulunmamaktadır. Yasama organının ancak mülakatta ölçülmesi mümkünolan hususları ayrıntılı olarak belirlediği, bu sınava üç defadan fazlagirilmesinde kamu yararı görmediği için ve kamu yararının sağlanması amacıylagenel ve objektif kurallar getirdiği görülmektedir. Kararda, anılan kuralınkamu yararı yerine kişisel yarar gözetilerek çıkarıldığı yönünde bir tesbit debulunmamaktadır.
Bu sebeplerle, iptal talebinin reddine karar verilmesi gerektiğidüşüncesiyle, iptal yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
M. Emin KUZ