ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/127
Karar Sayısı : 2015/5
Karar Tarihi : 14.1.2015
R.G. Tarih-Sayı :29.4.2015-29341
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR :
1- Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi (E.2014/127)
2-Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesi (E.2014/137)
İTİRAZLARIN KONUSU : 21.3.2007tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinin (2)numaralı fıkrasının Anayasa'nın 2., 5., 10., 11. ve 12. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (18) numaralıfıkrasına aykırılıktan açılan kamu davalarında itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptali için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren "Etkinpişmanlık" başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"MADDE 5- (1)3 üncü maddede tanımlanan suçlardan (.)) birine iştirak etmişolan kişi; resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğerfailleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilenbilginin, faillerin yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesinisağlaması halinde cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyleortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranındaindirilir.
(2) Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardanbirini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sonaerinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayıDevlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılıksuçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bufıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesindeişlenmesi halinde uygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 5., 10., 11. ve 12.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
A- E.2014/127 Sayılı Başvuru Yönünden
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve HasanTahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 10.7.2014 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, bir davayabakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'yaaykırı görürse veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarırsa o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak,bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi içinelinde yöntemince açılmış ve görevine giren bir davanın bulunması ve iptaliistenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak kanunkuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde vedavayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktebulunan kurallardır.
Başvuru kararında Kanun'un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasınıntamamının iptali istenilmektedir. Anılan fıkranın ilk cümlesinde, yedincifıkrası hariç, Kanun'un 3. maddesinde tanımlanan suçlardan birini işlemiş olankişinin, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suçkonusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesineödemesi hâlinde, bu kişi hakkında Kanun'da tanımlanan kaçakçılık suçlarındandolayı verilecek cezanın yarı oranında indirileceği; ikinci cümlesinde iseetkin pişmanlığa dair hükmün, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütünfaaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmayacağı kuralabağlanmıştır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemedeki bakılmakta olan davada, sanığınmükerrir olduğuna ya da suçun bir örgütün faaliyeti kapsamında işlendiğine dairaçılmış bir kamu davası söz konusu olmadığı gibi iddianamede bu hususlarailişkin olarak bir anlatım da bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Kanun'un 5.maddesinin (2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 21.3.2007 tarihli ve 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının;
A- İkinci cümlesinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu cümleye ilişkinbaşvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B- Birinci cümlesinin esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B- E.2014/137 Sayılı Başvuru Yönünden
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra AylaPERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'unkatılımlarıyla 3.9.2014 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
21.3.2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ".soruşturmaevresi sona erinceye kadar.." ibaresinin iptaline kararverilmesi istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin davanın, aralarındakihukuki irtibat nedeniyle E.2014/127 sayılı dava ile birleştirilmesine,E.2014/137 sayılı dosyanın esasının kapatılmasına, esas incelemenin E.2014/127sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 3.9.2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Mustafa ÇAL tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararlarında, kişilere karşı işlenen suçlarda etkinpişmanlıktan faydalanılabilmesi için suçtan doğan zararın kısmen veya tamamengiderilmesi yeterli görülürken, Devlete karşı işlenen kaçakçılık suçunda daaynı imkandan faydalanılabilmesi için sanığa suçtan doğan zararın iki katındanfazla bir miktarı ödeme yükümlülüğü getirilmesinin hukuk devleti ilkesiylebağdaşmadığı, 5237 sayılı Kanun'da hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, zimmetgibi yüz kızartıcı suçlarda dahi sanığın etkin pişmanlıktan kovuşturmaevresinde hüküm verilinceye kadar yararlanma imkânı sağlanmış olmasına rağmenkaçakçılık suçlarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının soruşturmaaşamasıyla sınırlandırılmış olmasının eşitlik ilkesine uygun olmadığıbelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 5., 10., 11. ve 12. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
Kanun'un 5. maddesinin (2)numaralı fıkrasının itiraz konusu ilk cümlesinde, Kanun'un 3. maddesindetanımlanan suçlardan birini (yedinci fıkrası hariç) işlemiş olan kişinin, etkinpişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödemesi hâlindeanılan kişi hakkında, bu Kanun'da tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayıverilecek cezanın yarı oranında indirileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesindebelirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarınasaygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli birhukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinde, ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımındankanun koyucu, Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarınabağlı kalmak koşuluyla, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmamasıyanında hangi cezaların ertelenebileceği ya da ertelenemeyeceği, cezalarınseçenek yaptırımlara çevrilip çevrilemeyeceği, ön ödeme, tekerrür, şartlasalıverilme ve etkin pişmanlık gibi konularda da takdir yetkisine sahiptir.Zaman içinde toplum gereksinimlerinin değişmesi yeni ihtiyaçlara uygunönlemlerin alınmasını, var olanların güçlendirilmesini, geliştirilmesini ya dagereksiz olanların kaldırılmasını zorunlu kıldığından, izlenen suç ve cezapolitikasına uygun olarak gerekli yasal önlemleri almak kanun koyucunungörevidir.
Bu bağlamda gümrük kaçakçılığı ile mücadelede, başka bir ifadeylekamu otoritesinin korunması ve kamu zararının önlenmesi için öngörülen gümrükkaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlık hükümlerinin kapsamının, süresinin ve neölçüde kamu zararının giderileceğinin belirlenmesinin kanun koyucununtakdirinde olduğu açıktır. Kanun koyucu itiraz konusu kuralda "ikikatı" ibaresine yer vererek suç nedeniyle doğabilecek zararınfazlasıyla karşılanmasını öngörerek bir yandan gümrük kaçakçılığı suçlarınınönlenmesi için kısa sürede parasal olarak etkili bir pişmanlık gösterilmesinibenimsemiş, diğer taraftan belirlenen miktarı ödeyenler açısından hapiscezasının yarı oranında indirileceğini hükme bağlamıştır. Böylelikle kanunkoyucu kuralda belirlenen miktarı ödeyen failler açısından cezalandırmayetkisinden kısmi olarak feragat etmiştir. Dolayısıyla kanun koyucunun takdiryetkisine dayanarak düzenlediği kuralın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan biryönü bulunmamaktadır.
Öte yandan Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesihukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil,hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunankişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrımyapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumdabulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısındaeşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynıkurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimikişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamalarıgerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklıkurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Kanun koyucu, benimsediği suç politikası gereği suçu oluşturannedenleri ortadan kaldırmak için tedbir alırken, suçla mücadele amacıylaçeşitli ceza hukuku kurumlarını da araç olarak kullanır. Etkin pişmanlık,cezayı kaldıran veya azaltan bir şahsi sebepolarak suçla mücadeledeyararlanılan bir ceza hukuku kurumudur. Etkin pişmanlık, işlenen fiilin suçolma niteliğini veya haksızlık içeriğini ortadan kaldırmadığı gibi, çeşitli suçtipleri bakımından soruşturma veya kovuşturma evresinde ya da her iki evrede uygulanabilmektedir.Suç ve suçlulukla mücadele amacı ve adalet sisteminin etkinliği gözetildiğindefarklı suç tipleri bakımından etkin pişmanlığın kapsamı ve muhtevası dadeğişebilmektedir. Kamu yararı gözetilerek, ilgili suçun özelliğine göre etkinpişmanlığın hangi içerik ve kapsamda uygulanacağı hususunda, kanun koyucununtakdir yetkisi bulunmaktadır.
Bu çerçevede itiraz konusu kural ilegetirilen, soruşturma aşamasında kamu zararının giderilmesi ve suçla mücadeleamacı ile, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, zimmet, iftira gibi suçlaraçısından öngörülen etkin pişmanlıkhükümlerinin getiriliş amaçlarının farklılığı dikkate alındığında, bueylemlerin faillerinin aynı konumda bulunmadıkları ve aynı kurallara tabitutulmalarının gerekmediği açıktır. Dolayısıyla, kaçakçılık suçunda etkinpişmanlık gösteren kişiler ile 5237 sayılı Kanun'da etkin pişmanlık hükümlerineyer verilen suçların failleri hukuksal anlamda aynı konumda bulunmadıklarından,bu kişilere uygulanacak olan kurallardaki farklılıklar eşitlik ilkesineaykırılık teşkil etmez.
Kaçakçılık suçlarında etkin pişmanlık hükümlerinin soruşturmaaşamasıyla sınırlandırılmasının eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı ileri sürülmüşsede etkin pişmanlığın uygulama alanının farklı veya benzer suç tipleribakımından daraltılması ya da genişletilmesinin kanun koyucunun takdirindeolduğu açıktır. Bu, suçun mahiyeti ve etkin pişmanlıktan beklenen hukuki yararile doğrudan doğruya irtibatlı bir konudur. Dolayısıyla soruşturma ve kovuşturmaaşamalarındaki hukuki yararların farklılığı gözetildiğinde bunlara farklıkurallar uygulanmasında eşitlik ilkesine aykırılık yoktur.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 5., 11. ve 12. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VII- SONUÇ
21.3.2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 14.1.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN