ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/161
Karar Sayısı : 2015/26
Karar Tarihi : 5.3.2015
R.G. Tarih-Sayı :21.5.2015-29362
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Edremit 1. AsliyeCeza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.9.2004tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasında, itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren "Zincirleme suç"başlıklı 43. maddesi şöyledir:
"Madde 43- (1) Bir suç işlemekararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçunbirden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza,dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekliile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suçsayılır. (Ek cümle: 29/6/2005- 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayansuçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesidurumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarındabu madde hükümleri uygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 38.maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ,Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, ZehraAyla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU,Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN,M. Emin KUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 22.10.2014 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işinesasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, RaportörHasan Mutlu ALTUN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor,itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
Başvuru kararında, zincirleme suç işlenmesi nedeniyle faile sadecebir kez ceza verilmesi gerektiğine göre, bu ceza belirlenirken genel kurallaragöre temel cezadan belirli bir oranda uzaklaşılarak hüküm kurulması mümkünolduğu hâlde ayrıca bir oran belirlenerek ceza artırımı yapılmasının hukukdevleti, cezaların şahsiliği ve kusursuz suç ve cezanın olmayacağı ilkeleriylebağdaşmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
Kanun'un 43. maddesinin itiraz konusu kuralın da yer aldığı (1)numaralı fıkrasında, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişikzamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir kezcezaya hükmedileceği, ancak verilecek cezanın, dörtte birinden dörtte üçünekadar artırılacağı, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayıgerektiren nitelikli şekillerinin aynı suç sayılacağı, mağduru belli bir kişiolmayan suçlarda da bu fıkra hükmüne göre ceza verileceği, (2) numaralıfıkrasında aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesidurumunda da birinci fıkra hükmünün uygulanacağı, (3) numaralı fıkrasındakasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu maddehükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür.
Anayasanın 2. maddesiyle Türkiye Cumhuriyetinin demokratik hukukdevleti olduğu güvence altına alınmıştır. Hukuk devleti, eylem ve işlemlerihukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Ceza hukukunun, toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal veekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadeleamacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulmasıDevletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamda ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerbakımından kanun koyucu Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun anakurallarına bağlı kalmak koşuluyla, soruşturma ve yargılamaya ilişkin olarakhangi yöntemlerin uygulanacağı, toplumda belli eylemlerin suç sayılıpsayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki cezayaptırımlarıyla karşılanmaları gerektiği,hangi hâl ve hareketlerinağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe olarak kabul edileceği gibi konulardatakdir yetkisine sahiptir.
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse,işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayıcezalandırılamaz."; üçüncü fıkrasında, "Ceza veceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur."denilerek suçun ve cezanın kanuniliği esası benimsenmiş; yedinci fıkrasında iseceza sorumluluğunun şahsi olduğu belirtilerek herkesin, kendi fiilinden sorumlututulacağı, başkalarının suç oluşturan fiillerinden dolayıcezalandırılamayacağı kabul edilmiştir.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temelkurallarındandır. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği birfiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir anlatımla, bir kimseninbaşkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Bu ilkeye göre asli ve ferifailden başka kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmaları olanaklı değildir.Ceza sorumluluğunun şahsiliği, kusursuz suç ve cezanın olmayacağı ilkesinin degereklerindendir. Kusursuz suç ve cezanın olmayacağı ilkesine göre bir insanındavranışı nedeniyle ortaya çıkan sonuçtan sorumlu tutulabilmesi içindavranışının en azından kusurlu olması gerekir. Anayasa'nın 38. maddesininyedinci fıkrası ile ilgili gerekçede de "Fıkra, ceza sorumluluğununşahsi olduğu; yani failden gayri kişilerin bir suç sebebiylecezalandırılamayacağı hükmünü getirmektedir. Bu ilke dahi ceza hukukunayerleşmiş ve 'kusura dayanan ceza sorumluluğu' ilkesine dahil, terki mümkünolmayan bir temel kuralıdır." denilmektedir.
Zincirleme suç, cezaların adalete ve hakkaniyete uygun olmasınısağlayacağı düşüncesiyle çağdaş ceza hukuku tarafından kabul edilen,karşılaştırmalı hukukta geniş bir şekilde uygulanan, ilkeleri ve kapsamı dabelirli olan bir kurumdur. Zincirleme suç söz konusu olduğunda, diğer birifadeyle aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birkişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazlakişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumlarında, faile mağdur veya fiilsayısınca değil, bir kez ceza verilmektedir. Ancak bu ceza itiraz konusukuralla belirlenen oranda artırılmaktadır. Bu şekilde failin fiiliyle mağdurunzararı arasında bir denge kurulması amaçlanmaktadır. Dolayısıyla kanunkoyucunun, ceza yaptırımlarının belirlenmesindeki takdir yetkisine dayanarakzincirleme olarak gerçekleştirilen suçlarda cezanın belirli oranlardaartırılmasını öngörmesinde hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yönbulunmamaktadır.
Diğer yandan kuralın zincirleme şekilde gerçekleşen suçlar içingeçerli olduğu konusunda kuşku yoktur. Bu şekilde ceza artırımının failinaslında konusu birden çok kez suç oluşturan fiillerine karşılık olacağı vesuçun faili olan kişiler hakkında uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla kural,Kanun'da suç olarak tanımlanan fiilleri kusurlu davranışlarıyla gerçekleştirenkişiler hakkında uygulanacağından, "cezaların şahsiliği" ve"kusursuz suç ve cezanın olmayacağı" ilkelerine de aykırılıkiçermemektedir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 38.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 5.3.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA