ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/167
Karar Sayısı : 2015/27
Karar Tarihi : 5.3.2015
R.G. Tarih-Sayı :21.5.2015-29362
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Edremit1. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.9.2004tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin (3) numaralıfıkrasında yer alan ".kasten yaralama,." ibaresininAnayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında,itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren "Zincirleme suç"başlıklı 43. maddesi şöyledir:
"Madde 43- (1) Bir suçişleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynısuçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza,dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile dahaağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ekcümle: 29/6/2005- 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bufıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesidurumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkenceve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve HasanTahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 30.10.2014 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, RaportörHasan Mutlu ALTUN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor,itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
Başvuru kararında, kasten işlenen çok daha ağır suçlardauygulandığı hâlde, kasten yaralama suçlarında zincirleme suç hükümlerininuygulanmamasının ceza adaletine uygun bir tercih olmadığı ve hukuk devletiilkesiyle bağdaşmadığı, ayrıca bu durumun diğer suçları işleyen kişilerlekasten yaralama suçunu gerçekleştiren kişiler arasında eşitsizliğe neden olduğubelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Kanun'un 43. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, bir suç işlemekararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçunbirden fazla işlenmesi durumunda bir kez cezaya hükmedileceği, ancak verilecekcezanın, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılacağı, (2) numaralıfıkrasında aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesidurumunda da, birinci fıkra hükmünün uygulanacağı, itiraz konusu kuralın da yeraldığı (3) numaralı fıkrasında kasten öldürme, kasten yaralama, işkence veyağma suçlarında bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür.
Anayasanın 2. maddesiyle Türkiye Cumhuriyetinin demokratik hukukdevleti olduğu güvence altına alınmıştır. Hukuk devleti, eylem ve işlemlerihukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar,ceza hukukunun temel ilkeleri ile Anayasa'nın konuya ilişkin kurallarına aykırıolmamak kaydıyla, ülkenin sosyal, kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomikhayatın gereksinimleri göz önüne alınarak saptanacak ceza politikasına görebelirlenir. Kanun koyucu, cezalandırma yetkisini kullanırken toplumda hangieylemlerin suç sayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ilekarşılanacağı, nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabuledilebileceği konularında takdir yetkisine sahip olmakla birlikte, bu yetkisinikullanırken suç ve ceza arasındaki adil dengenin korunmasını da dikkate almakzorundadır. Ancak, suçun sadece failin eylemlerini esas alarak ve bu eylemleriçin öngörülen ceza miktarlarını kıyaslayarak suç ve ceza arasında adil dengebulunup bulunmadığı konusunda bir karar vermek sorunu tek yönlü ya da eksikolarak ele almak anlamına gelir. Suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranınbulunup bulunmadığının saptanmasında herhangi bir suç için konulmuş ceza ileyapılacak bir kıyaslamanın değil, ceza siyaseti yanında o suçun toplumdayarattığı etkinin de dikkate alınması gerekir. Cezanın belirlenmesinde suçtanzarar görenin kişiliği ve ona verilen zararın azlığı veya çokluğu da etkilidir.Kanun koyucu, değişik eylemler için değişik cezalar yanında, daha hafif bireylem için daha ağır bir cezayı da uygun görebilir.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen "kanun önündeeşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için sözkonusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlikilkesinin amacı, aynı durumda bulunanlar kişilerin kanunlar karşısında aynıişleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Kanunönünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamınagelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
Kanun koyucu kasten öldürme, işkence ve yağma yanında kastenyaralama suçlarında da zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağınıöngörmüştür. Böylece fail kasten yaralama fiilini kaç kez gerçekleştirdiyse okadar suçtan sorumlu tutulmaktadır. Kasten yaralama fiilleri vücutdokunulmazlığına yönelik suçlardandır. Kanun koyucunun kasten yaralama suçununniteliğini, işleniş şeklini ve mağdurda oluşan zararı gözeterek, bu fiillerizincirleme suç hükümlerinin kapsamı dışında bırakmayı tercih ettiği anlaşılmaktadır.Kanun koyucunun bu tercihi, suç olarak tanımlanan fiillerin hangi tür veölçüdeki ceza yaptırımları ile karşılanacağının belirlenmesindeki takdiryetkisinin kapsamında olup bu yönüyle kuralda hukuk devletine aykırı bir yönbulunmamaktadır.
Diğer yandan başvuran Mahkeme, kasten yaralama suçundan daha ağırsuçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına imkân tanınmasının, suç veceza arasındaki dengeyi bozduğunu ve failler arasında eşitsizliğe nedenolduğunu ileri sürmüş ise de itiraz konusu kural uyarınca kasten yaralamasuçunun işlenmesi hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanıpuygulanmayacağını belirleme yetkisi kanun koyucunun takdirinde olup kastenyaralama suçu ile kasten işlenen diğer suçları işleyenler aynı hukuksal konumdabulunmadıklarından aralarında eşitlik karşılaştırması yapılamaz.
Kaldı ki, kural olarak suç ve ceza arasında adalete uygun biroranın bulunup bulunmadığının saptanmasında, benzer bir suç için öngörülen cezaile yapılacak kıyaslamanın değil, o suçun yarattığı etkinin ve sonuçlarınındikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle bir suç için öngörülen cezanın başkabir suç için öngörülen cezayla karşılaştırılması suretiyle yapılandeğerlendirme, anayasal denetime esas oluşturmaz.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43.maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ".kastenyaralama,."ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 5.3.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA