ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/171
Karar Sayısı : 2015/41
Karar Tarihi : 22.4.2015
R.G. Tarih-Sayı :21.5.2015-29362
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : KırıkkaleVergi Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.1.1961tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrasınınson cümlesinde yer alan ".bir yıl." ibaresinin Anayasa'nın 2.,35. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesiistemidir.
I- OLAY
Davacıdan hukuka aykırı olarak haczen tahsil edilen tutarıniadesine yönelik talebin reddine ilişkin idari işlemin iptali istemiyle açılandavada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 120. maddesi şöyledir:
"Düzeltme yetkisi ve reddiyat:
Madde 120- Vergihatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir.
Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellefaleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin vetahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası,reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmeksuretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak biryıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkısakıt olur.
(Ek fıkra: 25/12/2003-5035/2 md.) Nakden veya mahsubentahsil edilen ancak fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılanvergilerde ve kanunları gereğince mükelleflere yapılacak iade ve mahsupişlemlerinde, düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere aitusul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
(Ek fıkra: 28/3/2007-5615/20 md.) Bu Kanunun 4 üncümaddesinde yazılı vergi dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyetegeçen vergi dairesi başkanlıklarında düzeltme yetkisi vergi dairesi başkanınaait olup, başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine ve/veya müdürleredevredebilir."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 35. ve 36.maddelerine dayanılmış, Anayasa'nın 13. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra AylaPERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. EminKUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 13.11.2014 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Mücahit AYDIN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itirazkonusu kuralda öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre ile hedeflenen kamuyararının kamu için öncelikli, genel menfaatleri koruyan, kamu hizmetlerininsürdürülmesi için zorunlu bir durum arz etmediği, öngörülen sürenin ulaşılmakistenen amaç yönünden orantılı ve gerekli olmadığı, genel zamanaşımı sürelerinegöre daha kısıtlayıcı olduğu ve ilgililer için elverişli bir başvuru imkânısunmadığı, bu nedenlerle ölçülülük ilkesini ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğibelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural Anayasa'nın 13.maddesi yönünden de incelenmiştir.
Kanun'un "Düzeltme yetkisi ve reddiyat" başlıklı120. maddesinin itiraz konusu kuralın da yer aldığı ikinci fıkrasında, vergihatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği; hatanın mükellefaleyhine yapılmış olması hâlinde fazla tahsil edilen verginin aynı fişedayanılarak mükellefe reddolunacağı; düzeltme fişinin bir nüshasının,reddedilecek miktarla müracaat yeri ve süresi belirtilmek suretiyle mükellefetebliğ edileceği; tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde para geri alınmaküzere müracaat edilmediği takdirde mükellefin hakkının sakıt olacağı hükmebağlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlısayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında ise "Herkes,mülkiyet ve miras haklarına sahiptir." denilmek suretiyle temel hak veözgürlükler arasında yer alan mülkiyet hakkı güvence altına alınmıştır.Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında ise bu hakkın, kamu yararı amacıyla vekanunla sınırlandırılabileceği ve mülkiyet hakkının kullanımının toplumyararına aykırı olamayacağı belirtilerek bu hakkın mutlak olmadığı ve kamuyararı amacıyla sınırlandırılabileceği kabul edilmiştir. Ancak mülkiyethakkının sınırlandırılabilmesi için kamu yararının varlığı yeterli olmayıptemel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini belirleyen Anayasa'nın13. maddesine de uyulması gerekmektedir. Anayasa'nın 13. maddesi uyarıncamülkiyet hakkı, Anayasa'nın 35. maddesinde belirtilen kamu yararı amacına bağlıolarak yalnızca kanunla ve demokratik bir toplumda gerekli olduğu ölçüdesınırlanabilir. Ayrıca getirilen bu sınırlamalar, hakkın özüne dokunamayacağıgibi Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine veölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
Anayasal açıdan dokunulamayacak öz, her temel hak ve özgürlükaçısından farklılık göstermekle birlikte kanunla getirilen sınırlamanın hakkınözüne dokunmadığının kabulü için temel hakların kullanılmasını ciddi surettegüçleştirip, amacına ulaşmasına engel olmaması ve etkisini ortadan kaldırıcıbir nitelik taşımaması gerekir. Ancak bu durumda sınırlamanın demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygun olduğu söylenebilir.
Ölçülülük ise amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun bir dengeninbulunması gereğini ifade eder. Ölçülülük, aynı zamanda yasal önlemin sınırlamaamacına ulaşmaya elverişli olmasını, amaç ve aracın ölçülü bir oranıkapsamasını ve sınırlayıcı önlemin demokratik toplum düzeni bakımındanzorunluluk taşımasını da içeren bir ilkedir.
İtiraz konusu kuralla, mükelleflerin aleyhlerine olan vergihatalarının düzeltilmesinden doğan alacaklar bir yıllık hak düşürücü süre ilesınırlandırılarak mülkiyet hakkına müdahalede bulunulmaktadır.
Hak düşürücü süreler bir hakkın varlığını ve kullanılmasınıbelirli bir zaman ile sınırlandırmakta olup bu sürelerin geçmesi ile hakkailişkin dava açma yetkisi ortadan kalkar. Anılan süreler, askıda olan hukukiilişkilerde istikrar sağlayarak kamu yararına hizmet eder. Hak düşürücüsürelerin belirlenmesi anayasal sınırlar içinde kalmak koşuluyla kanunkoyucunun takdir yetkisindedir.
Vergi hukukunun kendine özgü niteliklerinedeniyle, bu alanda özel hukuka göre farklı süreler öngörülmesi gerekebilir.Kamu hizmetlerinin finansmanında istikrarın sağlanması bakımından,vergilendirme sürecinin belirli bir düzen dâhilinde işlemesi ve sonuçlandırılmasıgerekmektedir. Bu doğrultuda çeşitli süreler öngörülerek, mükelleflerin vergiilişkisinden doğan hak ve ödevlerini daha dikkatli takip etme zorunluluğugetirilmektedir. Kuralla getirilen süre sınırlaması ile de Devletle mükellefarasında vergi hatasından doğan alacak-borç ilişkisinin uzun zaman askıdakalması önlenerek vergi ilişkisinde istikrar sağlanması amaçlanmaktadır. Buitibarla itiraz konusu kuralın kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik meşru biramaca dayandığı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede kuralla mülkiyet hakkına bir sınırlamagetirilmekteyse de bu sınırlamanın vergi ilişkisinde istikrar sağlanarak vergidüzeninin korunması dolayısıyla Anayasa'nın 35. maddesinde belirtilen kamuyararı amacıyla yapıldığı açıktır.
İtiraz konusu kuralda öngörülen bir yıllık süre,düzeltme fişinin mükellefe tebliği ile başlamakta olup düzeltme fişinin iadeedilecek tutarı, müracaat yeri ve süresine ilişkin bilgileri içermesi kanunibir zorunluluktur. Diğer bir ifadeyle bir yıllık süre alacağın doğumu ile değilvergi idaresinin borcunu ifa etmeye hazır olduğuna ilişkin irade beyanının vealacağın talebi için gerekli bilgilerin mükellefe tebliğ edilmesiyle işlerlikkazanmaktadır. Bu hususlar dikkate alındığında, bir yıllık sürenin söz konusualacakların vergi idaresinden talep edilmesi için makul bir süre olmadığısöylenemez. Bu yönüyle, itiraz konusu kuralla getirilen süresınırlamasının mülkiyet hakkının kullanımını ciddi surette güçleştirip amacınaulaşmasına engel olmadığı, dolayısıyla hakkın özüne zarar vermediği ortadadır.
Kuralla, mükelleflerin vergi hatalarının düzeltilmesinden doğanalacaklarını uzun zaman sürüncemede bırakmalarının doğurabileceğibelirsizlikler önlenerek vergi düzeninin korunması amaçlanmakta olup bu,demokratik toplum düzeni bakımından alınması gereken tedbirler kapsamındakalmaktadır.
Bu şekilde, demokratik toplum düzeni bakımından alınması gereklitedbirler kapsamında bir taraftan mükelleflerin mülkiyet haklarına birsınırlama getirilirken, öbür taraftan bu sınırlamanın vergi hatası nedeniylefazla veya yersiz tahsil edilen paranın iadesini talep için makul uzunlukta birsüre olarak öngörülmesi, sınırlama aracının sınırlama amacına uygun ve orantılışekilde kullanılmasını temin etmekte ve böylece vergi düzeninin korunmasışeklindeki kamu yararı ile kişilerin mülkiyet hakkı arasındaki makul dengekurulmuş olmaktadır.
Bu yönleriyle kuralla mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın,hakkın özünü zedelediğinden söz edilemeyeceği gibi bunun demokratik toplumdüzeninin ve hukuk devletinin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı düştüğüde söylenemez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın2., 13. ve 35. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 36. maddesiyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi UsulKanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde yer alan ".biryıl."ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,22.4.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA