ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/189
Karar Sayısı : 2015/32
Karar Tarihi : 19.3.2015
R.G. Tarih-Sayı :21.5.2015-29362
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : DanıştayOnikinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 6.1.1982 tarihli ve2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 10.9.2014 tarihli ve 6552 sayılıKanun'un 96. maddesiyle eklenen 20/B maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç)bendinin Anayasa'nın 2., 10., 13. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
20.7.2014 tarihinde yapılan öğretmenlik alan bilgisi testisınavının iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 20/B maddesi şöyledir:
"Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü:
Madde 20/B- (Ek: 10/9/2014-6552/96md.)
1. Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezitarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş veişlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalara ilişkin yargılamausulünde:
a) Dava açma süresi on gündür.
b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.
c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ileekleri tebliğe çıkarılır.
ç) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren üç günolup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla üç gün uzatılabilir.Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmületmiş sayılır.
d) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecekkararlara itiraz edilemez.
e) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç on beş güniçinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya daduruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır.
f) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren beşgün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
g) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğeçıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümlerikıyasen uygulanır.
ğ) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi beş gündür.
h) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakalarhakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalarailişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesimümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme vetahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilkinceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerdekararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlarkesindir.
ı) Temyiz istemi en geç on beş gün içinde karara bağlanır. Kararen geç yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.
2. Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezitarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş veişlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalarda verilen yürütmenindurdurulması ve iptal kararları, söz konusu sınava katılan kişilerin lehinesonuç doğuracak şekilde uygulanır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 13. ve 36. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, BurhanÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve Hasan TahsinGÖKCAN'ın katılımlarıyla 17.12.2014 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Bendin BirinciCümlesinin İncelenmesi
Başvurukararında, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Ölçme, Seçme ve YerleştirmeMerkezi (ÖSYM) tarafından yapılansınavlara karşı açılan davalarda savunma verme süresinin üç günlesınırlandırılmasının hak arama özgürlüğünü engellediği, savunmahakkının kullanımı bakımından eşitsizliğe sebebiyet verdiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 10., 13. ve 36.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, MEBile ÖSYM tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin işve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalarda savunma süresi davadilekçesinin tebliğinden itibaren üç gün olup bu sürenin birdefaya mahsus olmak üzere en fazla üç gün uzatılabileceği hüküm altınaalınmıştır.
Anayasa'nın2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adilbir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargıdenetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinde kanun koyucu, mahkemelerin kuruluşu, görev veyetkileri, işleyişi, yargılama usulleri ve yapısı hakkında Anayasa kurallarınabağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma konusunda takdiryetkisine sahip bulunmaktadır. Nitekim, Anayasa'nın 142. maddesinde, "Mahkemelerinkuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunladüzenlenir." denilmek suretiyle bu husus hüküm altına alınmıştır.
Merkezî ve ortak sınavlarhakkında açılan davalarda savunma süresini üç gün olarak belirleyenkural, yargılama usulleri kapsamındaele alınacak bir düzenlemedir. Bu nedenle savunmanın hangi süredeyapılabileceğini belirleme yetkisi kanun koyucunun takdirindedir. Ancak, kanunkoyucunun bu yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamuyararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.
İdari işlem ve eylemlerin nihai hedefi, kamu hizmetinin iyi birşekilde yürütülmesi suretiyle kamu yararının gerçekleştirilmesidir. İdari işlemve eylemlere karşı açılan davalarda idareler esas itibariyle kamunun menfaatinisavunmaktadır. Dolayısıyla, bu davalarda kamu menfaatlerini savunabilmesi içinidarelerin yeterli imkânlarla donatılması gerekmektedir. Bu bakımdan,uyuşmazlığın çözümüne yönelik bilgi ve belgelerin sunulabilmesi, maddi vehukuki olgulara ilişkin açıklamalarda bulunabilmesi için idarelere yeterliölçüde savunma süresi verilmesi kamu yararı ve hukuk devleti ilkesinin birgereğidir.
MEBile ÖSYM tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar sonuçları itibarıylatoplumun büyük kesimini ilgilendirmektedir. Bu sınavlara karşı açılan davalardayargılama sürecinin uzaması ve neticede sınavların iptal edilmesi kazanılmışhaklar bakımından mağduriyetlere neden olabilmektedir. Kanun koyucu bu durumugözeterek anılan sınavlara karşı açılan davalarda yargılama sürecinihızlandırmak amacıyla özel bir yargılama usulü getirmiştir. Bu bağlamda, itirazkonusu kuralla savunma dilekçesi verme süresinin üç günle sınırlandırıldığıanlaşılmaktadır.
Merkezî ve ortak sınavlarıyapan kurumlar, bu sınavlara ait her türlü bilgi ve belgeye sahip olduklarıgibi bu sınavlara karşı açılacak davalarda savunma hazırlayacak uzman personelde istihdam etmeleri gerektiği açıktır. Sözü edilen kurumların, merkezî veortak sınavlara karşı açılan davaların çözümünde gerekli bilgi ve belgeleribünyelerinde barındırmaları ve bu bilgileri hukuki yönden savunmayadönüştürecek uzman personele de sahip olmaları gerektiği gözetildiğinde anılankurumlara savunma yapabilmeleri için öngörülen üç günlük sürenin yetersiz vemakul olmadığı söylenemez.
Ayrıca davanın niteliğinegöre sürenin yetersiz kalması durumunda savunma yapma süresi üç gün süreyleuzatılabilmektedir. Kaldı ki, idari yargı mercileri, savunma dilekçesinde ilerisürülen hususlarla bağlı olmayıp resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığınçözümü için gerekli gördüğü her türlü incelemeyi kendiliğinden yapma yetkisinede sahiptir.
Buitibarla, ÖSYM ve MEB tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar hakkındaaçılan davaların bir an evvel sonuçlandırılması amacıyla kamu yararıgözetilerek savunma yapma süresinin üç günle sınırlandırılması kanun koyucununtakdir yetkisinde olup kuralda hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yönbulunmamaktadır.
Anayasa'nın 10. maddesindebelirtilen "kanun önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumlarıaynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitliköngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlarkarşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını veayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlâliyasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlıtutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Anayasa'da düzenleneneşitlik ilkesinin öznesi bireyler ve bireyler tarafından oluşturulantopluluklar olup kamu otoriteleri bu hakkın öznesi değildir. Kamuotoritelerinin hak, yetki, görev ve sorumluluklarının ne şekilde düzenleneceğikanun koyucunun takdirindedir. Bu nedenle, merkezî ve ortak sınavlar hakkındaaçılan davalarda ÖSYM ve MEB'e savunma yapması için verilen sürenin, diğeridari davalara nazaran kısa tutulması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Açıklanan nedenlerle itirazkonusu kural Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İptal istemininreddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 13. ve36. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
B- Bendinİkinci Cümlesinin İncelenmesi
Başvuru kararında, merkezî veortak sınavlar hakkında açılan davalarda, cevaba cevap ile ikinci cevapdilekçesi verme hakkının ortadan kaldırılmasının, bendin birinci cümlesi içinöne sürülen gerekçelerle Anayasa'nın 2., 10., 13. ve 36. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, MEBile ÖSYM tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin işve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalarda savunmanın verilmesiveya savunma verme süresinin geçmesiyle dosyanın tekemmül etmiş sayılacağıhüküm altına alınarak bu davalarda cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap(düplik) safhaları ortadan kaldırılmıştır.
Anayasa'nın hak aramahürriyetini düzenleyen 36. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, meşruvasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veyadavalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."denilerek yargı mercilerine davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğalsonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altınaalınmıştır.
Adilyargılanma hakkının ulusal üstü düzeyde genel kabul görmüş ölçütleri arasındaönemli bir yer tutan silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının yargılamasırasında usul hükümleri yönünden eşit konumda bulunmasını, taraflardan birinedezavantaj diğerine avantaj sağlayacak kurallara yer vermeme esasınıöngörmekte, diğer bir deyişle davanın tarafları arasında hakkaniyete uygun birdengenin varlığını gerekli kılmaktadır. Çelişmeli yargılama ilkesi isetaraflara, dosyaya giren görüşler ile diğer tarafça sunulan deliller hakkındabilgi sahibi olma ve karşı iddialarını sunma hususunda uygun olanaklarınsağlanması anlamına gelir.
Bu kapsamda, yargılamasürecinde hak sahibinin öğrendiği isnat ve iddialara karşı yazılı veya sözlüşekilde açıklama yapabilmesi, karşı isnat ve beyanlarda bulunabilmesigerekmektedir. Ancak bu hak, davanın taraflarına her konuda sınırsızkonuşabilme veya açıklama yapabilme hakkının tanındığı anlamına gelmemelidir.Zira hak arama hürriyetinin mutlak ve sınırsız bir biçimde uygulanması mümkündeğildir.
Anayasa'nıntüm maddeleri aynı etki ve değerde olup, aralarında bir üstünlük sıralamasıbulunmadığından, uygulamada bunlardan birine öncelik tanımak olanaklı değildir.Bu nedenle, kimi zaman zorunlu olarak birlikte uygulanan iki Anayasa kuralındanbiri, diğerinin sınırını oluşturabilmektedir. Anayasa'nın 36. maddesinde hakarama hürriyeti için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş ise demahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerininkanunla düzenleneceğini öngören Anayasa'nın 142. ve davaların mümkün olansüratle sonuçlandırılmasını ifade eden Anayasa'nın 141. maddelerinin, hak aramahürriyetinin kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır.
Merkezî ve ortak sınavlarhakkında açılan davalarda yargılama sürecinin bir an önce tamamlanması amacıylacevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verme safhalarının kaldırıldığıanlaşılmaktadır. Anılan davalarda taraflar, birer dilekçe ile iddia, savunma vedelillerini ibraz edebilecektir. Böylece dava dosyası, bir an evvel tekemmülederek esas hakkında karar verme aşamasına gelecektir. Bu bağlamda, merkezî veortak sınavlara karşı açılan davalarda yargılama sürecinin hızlandırılmasıamacıyla cevaba cevap ve ikinci cevap safhalarının kaldırılarak taraflara birerdilekçe ile iddia ve savunma hakkı tanınması kanun koyucunun takdir yetkisikapsamındadır.
İtiraz konusu kuralla,davacının cevaba cevap hakkı ortadan kaldırılmakla birlikte, idari yargılamausulünde uygulanan resen araştırma ilkesi uyarınca mahkemeler uyuşmazlığınçözümüne etki edecek her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan veya üçüncükişilerden isteme yetkisini haizdir. Bu duruma bağlı olarak, MEB ve ÖSYMtarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlara karşı açılan davalardayargılamanın hızlandırılması amacıyla kamu yararı gözetilerek cevaba cevaphakkı tanınmaması, davacının hak arama özgürlüğünü imkânsız kılacak veya büyükölçüde güçleştirecek nitelikte değildir.
Öte yandan, Anayasa'nın 142. maddesine göre kanun koyucu idariişlemleri önem ve özelliğine göre farklı yargılama usullerine tabi tutabilir.Bu çerçevede, yargılamanın uzaması nedeniyle oluşabilecek mağduriyetleriönlemek amacıyla merkezî ve ortak sınavlar hakkında açılan davalarda yargılamasürecini hızlandırmaya yönelik özel bir yargılama usulünün öngörülmesimümkündür. Belirtilen niteliği gözetilerek anılan davalarda davacıya cevabacevap hakkı tanınmaması kanun koyucunun takdir yetkisinde olup kuralda eşitlikilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Merkezî ve ortak sınavlarakarşı açılan davalarda savunma yapma süresini üç günle sınırlayan kuralınreddine yönelik gerekçeler, idarelerin ikinci cevap hakkının ortadankaldırılması bakımından da aynen geçerlidir.
Açıklanan nedenlerle, itirazkonusu kural Anayasa'nın 2., 10. ve 36. maddelerine aykırı değildir. İptalisteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 13.maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na,10.9.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun'un 96. maddesiyle eklenen 20/B maddesinin(1) numaralı fıkrasının (ç) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 19.3.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA