ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/196
Karar Sayısı : 2015/103
Karar Tarihi : 12.11.2015
R.G. Tarih - Sayı : 16.12.2015- 29564
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 16. TüketiciMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 31.3.2011 tarihli ve6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 5.maddesinin;
1- (4) numaralı fıkrasının ikinci, üçüncü, dördüncü vebeşinci cümlelerinin,
2- (11) numaralı fıkrasının,
Anayasa'nın 10., 17., 20. ve 59. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: 6222 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca gerçekleştirilenelektronik kart uygulamasının durdurulması, ihlal ettiği hakların tespiti,neden olduğu hukuka aykırılıkların giderilmesi ve bu uygulama nedeniyle zorlaimzalattırılan sözleşmelerin geçersizliğine karar verilmesi talebiyle açılandavada, itiraza konu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKÜMLERİ
6222 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 5.maddesi şöyledir:
"Spor alanlarının güvenlik ve düzenine ilişkin tedbirler
MADDE 5- (1) Ev sahibi spor kulüpleri;
a) Spor alanlarında sağlık ve güvenliğe,
b) Müsabakanın yapılacağı yerde konuk takım seyircilerine bağımsızbir bölüm ayırmak ve taraftarlar arasında temas olmamasını sağlamaya yönelikolarak, ilgili spor federasyonları ve uluslararası spor federasyonlarıtarafından belirlenen önlemleri almakla yükümlüdür.
(2) Spor kulüpleri, müsabakanın güvenliğini sağlamak amacıyla ilveya ilçe spor güvenlik kurullarının kendileriyle ilgili olarak aldığıkararları yerine getirmekle yükümlüdür.
(3) Birinci ve ikinci fıkralar kapsamındaki yükümlülüklerin yerinegetirilmesi amacıyla özellikle;
a) Spor alanlarına, seyri engellemeyecek şekilde ve federasyonunbağlı olduğu uluslararası federasyonun talimatlarına uygun olarak seyirci ilemüsabakanın yapıldığı yer arasına tel, duvar, bariyer ve benzeri fizikîengeller konulabilir.
b) Fizikî engeller, ilgili spor güvenlik biriminin görüşüalınarak, il veya ilçe spor güvenlik kurullarının kararı ile kaldırılabilir.
c) Spor alanlarında, çocuklar ve engellilerin müsabakalarıizleyebilmeleri için durumlarına uygun yerler tahsis edilir.
ç) Spor alanlarında seyircilerin oturma yerleri numaralandırılır.Bilet satışları koltuk numarasıyla ilişkilendirilerek yapılır. Müsabakaalanlarına kapasitenin üzerinde veya biletsiz seyirci alınamaz.
(4) Spor müsabakalarının yapıldığı alanlara girişi sağlayacakbiletler, elektronik sistem üzerinden oluşturulur. Bilet satın almakisteyen kişilerle ilgili olarak, üzerinde adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyetikimlik numarası ve fotoğrafı olan bir elektronik kart oluşturulur. Kişininyabancı olması halinde kart üzerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası yerineuyruğu olduğu devletin adı ile Türkiye'ye giriş yaptığı pasaportun serinumarası kaydedilir. Bilet satışları kişilere özgü elektronik kart üzerindenyapılabilir. Spor müsabakalarına, kişi ancak adına düzenlenen elektronik kartile izleyici olarak girebilir. Spor müsabakasına izleyici olarakgirecek kişilerin kontrolünü ev sahibi kulüp yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülükev sahibi olmayan müsabakalarda, müsabakaya katılan her iki kulüp; millimüsabakalarda ise, ilgili federasyon tarafından yerine getirilir.
(5) Spor alanlarında; güvenliğin sağlanması ve bu Kanuna aykırıdavrananların tespiti amacıyla, gerekli teknik donanımlar kurulur. Kameralar vebenzeri teknik donanımların yerleştirilecekleri yerler ve sayıları il veya ilçespor güvenlik kurulları tarafından belirlenir.
(6) Futbol dalında en üst lig ile bir altındaki ligde bulunankulüpler, dördüncü ve beşinci fıkralardaki sistemle ilgili teknik donanımlarıkendi kullanımındaki spor alanlarında kurmakla yükümlüdür. Elektronik kartailişkin hükümler hariç olmak üzere aynı yükümlülükler, basketbol, voleybol vehentbol dallarındaki en üst ligde bulunan kulüplerin kendi kullanımındaki sporalanları bakımından da geçerlidir.
(7) Futbolda en üst profesyonel lig ve bir altındaki ligde bulunankulüplerin müsabakalarının yapıldığı spor alanlarında; bu Kanunda sayılan diğerspor branşlarında ise uluslararası spor müsabakalarının yapıldığı sporalanlarında ev sahibi ve misafir takım için ayrı ayrı olmak ve gerektiğindekullanılmak üzere azami yirmi kişi kapasiteli en az iki tane bekletme odası ilegenel kolluk görevlileri ile özel güvenlik görevlilerinin kullanımına açıktutulacak güvenlik kameraları ve anons sistemlerinin yönetildiği yeteri kadarkontrol odasının oluşturulması zorunludur. Kontrol odasında federasyon ve sporkulübü temsilcileri de bulunur. Kayıt altına alınan görüntü ve dokümanlarınbirer örneği, müsabakanın sonunda ilgili spor güvenlik birimine, federasyona veher iki kulüp temsilcisine verilir.
(8) Dördüncü, beşinci ve yedinci fıkralarda belirtilen güvenliksistemlerinin ve odalarının giderleri, en üst profesyonel futbol ligi ve biraltındaki ligdeki kulüplerin kendileri tarafından; basketbol, voleybol vehentbol dalları için ise spor tesisinin kullanım hakkına sahip olan kulüp ya dakuruluş tarafından karşılanır.
(9) Spor alanlarında hangi güvenlik sistemi veya teknik donanımınuygulanacağı ilgili federasyonun bağlı olduğu uluslararası spor örgütlerinindüzenlemeleri çerçevesinde yönetmelikle belirlenir.
(10) Spor alanları ile çevresinde; bu alanlara sokulması yasakmaddelere ve eşyalara, yasak olan davranışlara ve bu alanlarda elektroniktakibin yapıldığına ilişkin uyarı levhalarına yer verilir. Bu yükümlülük ilgilispor alanı kullanımında olan spor kulübü tarafından yerine getirilir.
(11) Dördüncü fıkrada belirtilen elektronik kart uygulaması ileilgili olarak;
a) Bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına girişve çıkışına ilişkin kontrol ve denetim yetkisi federasyonlara ait olupfederasyonlar bu amaçla bünyelerinde merkezi kontrol sistemi oluşturur.Elektronik kart oluşturulmak amacıyla alınacak kişisel bilgiler federasyonbünyesinde oluşturulan merkezi veri tabanında tutulur. Bu veri tabanı MaliyeBakanlığı ve İçişleri Bakanlığı erişimine açıktır.
b) Elektronik kart ile elektronik kart kapsamında satışıgerçekleştirilecek biletlerin basım, satış ve dağıtımına ilişkin yereluygulamalar kulüpler tarafından, sistem üzerinden merkezi satışları ise ilgilifederasyonlar tarafından gerçekleştirilir.
c) Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam vepazarlamasında ilgili federasyonlar yetkilidir. Merkezi pazarlama ve biletsatışından elde edilecek gelirler kulüplere ait olup federasyon ya da yetkiverdiği üçüncü kişiler nezdinde oluşacak bu gelirler kamu kurum ve kuruluşlarailişkin alacaklar hariç olmak üzere haczedilemez, devir ve temlik edilemez.Federasyonlar bu fıkra kapsamında belirtilen yetkilerini kısmen veya tamamenüçüncü kişilere devredebilir."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ,Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve HasanTahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 25.12.2014 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ümit DENİZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükümleri, dayanılanve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A- Uygulanacak Kural Sorunu
3. Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddelerine göre, mahkemeler,bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmündekararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ilerisürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptaliiçin Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarıncabir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yönteminceaçılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenenkuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasakuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veyadavayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktebulunan kurallardır.
4. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 5. maddenin (11) numaralıfıkrasının (c) bendinin ikinci cümlesinin de iptalini istemiştir. Anılan cümle,merkezi pazarlama ve bilet satışından elde edilecek gelirlerin kulüplere aitolduğunu ve federasyon veya yetki verdiği üçüncü kişiler nezdinde oluşacak bugelirlerin, kamu kurum ya da kuruluşlarına ilişkin alacaklar hariç olmak üzerehaczedilemeyeceğini, devir ve temlik edilemeyeceğini öngörmektedir. İtirazyoluna başvuran Mahkemedeki bakılmakta olan dava ise elektronik kart ve biletinsomut uygulamasının ihlal ettiği hakların tespiti, neden olduğu hukukaaykırılıkların giderilmesi ve bu uygulama nedeniyle zorla imzalattırılansözleşmelerin geçersizliğine karar verilmesine ilişkindir. Söz konusu davanınkulüplerin haklarına yönelik değil, bizatihi taraftar haklarına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Bu durumda, elektronik kart ve biletin taraftar yönündenuygulaması ile ilgisi bulunmayan bu cümlenin bakılmakta olan davadakiuyuşmazlığın çözümüne bir etkisi yoktur. Dolayısıyla belirtilen kuralın, itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmamaktadır.
5. Açıklanan nedenle, 31.3.2011 tarihli ve 6222 sayılı SpordaŞiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 5. maddesinin (11) numaralıfıkrasının (c) bendinin ikinci cümlesinin, itiraz başvurusunda bulunanMahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu cümleyeilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
B- Kanun'un 5. Maddesinin (4) Numaralı Fıkrasının İkinci, Üçüncü,Dördüncü ve Beşinci Cümleleri ve (11) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinin BirinciCümlesi ile (b) Bendinin İncelenmesi
1- İtirazın Gerekçesi
6. Başvuru kararında özetle, bilim, sanat ve müzik gibi insanlığınpozitif müşterek birikimlerinden biri olan sporun birçok ırk, mezhep, cinsiyet,sosyal kesim ve farklı insanları bir araya getirmesi nedeniyle evrensel birnitelik taşıdığı, ayrıca eğlenme ve dinlenme haklarını içeren başlı başınatemel bir hak ve hürriyet olduğu, bunların yanında insan haysiyeti veşahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürelhaklardan biri olarak kabul edildiği, bu hakkın haberleşme ve seyahatözgürlükleri ile özel hayat ve aile hayatına saygı hakkı ile de ilgili olduğu,sporda şiddetin ulusal ve uluslararası alanda büyük sorun teşkil ettiği,şiddetten sporcuların yanı sıra sportif faaliyetleri izlemek isteyenlerin demağdur olduğu, kanun koyucunun şiddeti önlemek için yaptığı yasal düzenlemelerinyeterli olmadığı ve bu düzenlemelerin şiddet mağduru bireylerinmağduriyetlerini artırdığı, şiddetin masum ve mağdur insanların temel hak veözgürlüklerinin kısıtlanması suretiyle önlenemeyeceği, temel bir hak ile ilgilidüzenlemelerin evrensel normlar dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğihalde elektronik kart uygulamasının gerçek sporseverlerin haklarını ihlalettiği, kısıtlıların vasilerinin izni olmaksızın kendi başlarına kartalamamaları nedeniyle spor müsabakalarını izlemelerinin engellenmesininreşit olmayanlar ile kısıtlıların haklarını ihlal ettiği, ayrıca uygulamanınsadece futbol ve bu branşın da süper lig ve birinci ligiyle sınırlı olup diğerligler ile basketbol, voleybol, hentbol ile diğer branşlarda uygulanmamasınınkanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu, elektronik kart ile toplu biletalımı olmadığından, kimsenin başkasını maça davet etme olanağının kalmamasınıntoplumumuzda var olan ikram kültürünü ortadan kaldırdığı, uygulamanın özgürirade ve hareket serbestisine ciddi bir müdahale oluşturduğu belirtilerekkuralların, Anayasa'nın 10., 17., 20. ve 59. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
2- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
7. 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca, itiraz konusukurallar ilgileri nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
8. Kanun'un itiraz konusu kuralları da içeren 5. maddesi, sporalanlarının güvenlik ve düzeni için başta ev sahibi olmak üzere sporkulüplerinin yerine getirmesi gereken yükümlülükleri, alınacak güvenliktedbirlerini, elektronik kart ve bilet uygulamasını ve gerçekleştirilmeusullerini düzenlemektedir.
9. 5. maddenin (4) numaralı fıkrasında, elektronik bilet ve kartuygulaması ile spor müsabakasına gireceklerin kontrolüne ilişkin yükümlülükleröngörülmekte olup itiraz konusu cümlelerde, elektronik bilet satın almakisteyen kişilerle ilgili olarak, üzerinde adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyetikimlik numarası ve fotoğrafı olan bir elektronik kart oluşturulacağı, kişininyabancı olması halinde kart üzerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası yerineuyruğu olduğu devletin adı ile Türkiye'ye giriş yaptığı pasaportun serinumarasının kaydedileceği, bilet satışlarının kişilere özgü elektronik kartüzerinden yapılabileceği ve spor müsabakalarına, kişinin ancak adına düzenlenenelektronik kart ile izleyici olarak girebileceği düzenlenmektedir.
10. Anılan maddenin itiraz konusu (11) numaralı fıkrası iseelektronik bilet uygulamasının ayrıntılarını düzenlemekte olup fıkranın (a)bendinin birinci cümlesinde bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabakaalanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrol ve denetim yetkisininfederasyonlara ait olduğu ve federasyonların bu amaçla bünyelerinde merkezikontrol sistemi oluşturacakları, (b) bendinde de, elektronik kart ve elektronikkart kapsamında satışı gerçekleştirilecek biletlerin basım, satış ve dağıtımınailişkin yerel uygulamaların kulüpler tarafından, sistem üzerinden merkezisatışların ise ilgili federasyonlar tarafından gerçekleştirileceğiöngörülmektedir.
11. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemlerihukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
12. Kanun koyucu düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin birgereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise "elverişlilik","gereklilik" ve "orantılılık" olmak üzere üçalt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik", başvurulan önleminulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, "gereklilik"başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, "orantılılık"ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyüifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu tarafındanöngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da "ölçülülükilkesi" gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
13. Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen "kanun önündeeşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Builke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesininamacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlıtutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallaruygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Kanun önündeeşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
14. Anayasa'nın 59. maddesinin birinci fıkrasına göre, "Devlet,her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirlerialır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder." Bu maddeningerekçesinde de "Sporun geliştirilmesi sadece fiilen spor yapanlaradeğil, seyircileri için de eğitici ve sağlık kurallarına uygun bir ortamdayaşamaya sevk edici etkileri sebebiyle Devletçe ele alınması için bir başkasebeptir." denilmektedir. Bu düzenlemeye göre vatandaşlarını spora teşviketmek ve ona uygun olarak vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak her türlüyatırımı ve altyapıyı hazırlamak Devletin pozitif yükümlülükleri arasındadır.Ancak kamu düzeninin sağlanmadığı bir ortamda, hak ve özgürlüklerden gereğigibi yararlanılması mümkün değildir. Dolayısıyla, Devletin vatandaşlarını sporateşvik etme ve ona uygun olarak vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamayükümlülüğünün yanında kamu düzenini sağlama görevi de bulunmaktadır. Bunedenle, sporda şiddetin ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla çeşitlitedbirler almak, Anayasa'nın 59. maddesiyle Devlete yüklenen yükümlülüğün birgereğidir.
15. Yasamanın genelliği ilkesi gereğince Anayasa'da düzenlenmemişbir alanın kanun koyucunun takdirine bırakıldığı, Anayasa'nın temel ilkeleriile yasaklayıcı hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, bu konudaki tercihin kanunkoyucunun takdiri kapsamında kaldığı kabul edilmelidir. Spor müsabakalarınagiriş ve çıkışların kontrolü ve bilet basım, satış ve dağıtımına ilişkin olarakAnayasa'da bir düzenleme bulunmamaktadır. Anayasa'da düzenlenmeyen bir konununöngörülebilir ve uygulanabilir şekilde kanunla düzenlenmesi kanun koyucununtakdirindedir. Bunun yanında hukuk devletinde, ülkenin sosyal, kültürel yapısı,etik değerleri ve ekonomik hayatın gerekleri dikkate alınarak ceza siyasetini,idari yaptırımları, kamu düzeninin sağlanması için alınacak idari önlemleri belirlemeyetkisi de kanun koyucuya aittir. Kanun koyucu, kendisine tanınan takdiryetkisini anayasal sınırlar içinde kullanarak ve adalet, hakkaniyet vekamu yararı ölçütlerini gözönünde tutarak çeşitli düzenlemeler yapabilir.
16. Anayasa Mahkemesince "kamu yararı" konusundayapılacak inceleme, kanunun kamu yararı amacıyla yapılıp yapılmadığınınaraştırılmasıyla sınırlıdır. Anayasa'nın çeşitli hükümlerinde yer alan kamuyararı kavramının Anayasa'da bir tanımı yapılmamıştır. Ancak AnayasaMahkemesinin kararlarında da belirtildiği gibi, kamu yararı, bireysel, özelçıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yarardır. Kamu yararıdüşüncesi olmaksızın, yalnız özel çıkarlar için veya yalnız belli kişilerinyararına olarak kanun hükmü konulamaz. Böyle bir durumun açık bir biçimde vekesin olarak saptanması halinde, söz konusu kanun hükmü Anayasa'nın 2.maddesine aykırı düşer. Açıklanan ayrık hâl dışında, bir kanun hükmünün ülkegereksinimlerine uygun olup olmadığı ve hangi araç ve yöntemlerle kamuyararının sağlanabileceği bir siyasî tercih sorunu olarak kanun koyucununtakdirinde olduğundan, bu kapsamda kamu yararı değerlendirmesi yapmak anayasayargısıyla bağdaşmaz.
17. Kanun koyucunun, kamu düzeni ve güvenliği açısından büyük önemarz eden sporda şiddetin önlenmesi için tedbir alabileceği de kuşkusuzdur.Nitekim gerekçesine bakıldığında itiraz konusu kuralların, kamu düzeninikorumak, toplumun, refah, huzur ve mutluluğunu etkileyen sporda şiddetinönlenmesini sağlamak, dolayısıyla kişilerin can ve mal güvenliğini de korumakamacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu sebeple anılan düzenlemelerin anayasalsınırlar içinde kanun koyucunun takdirinde olduğu açıktır.
18. Kanun koyucu, itiraz konusu kurallarla Anayasa'nın 59.maddesinin öngördüğü yükümlülük nedeniyle sportif faaliyetlerde gerçekleşenşiddetin toplum üzerinde oluşturduğu tehlikeyi ve sportif faaliyetlerde işlenensuçlardaki artışı dikkate alarak elektronik kart uygulamasını tercih etmiştir.Böylece bilet satın almak isteyenler için üzerinde adı, soyadı, TürkiyeCumhuriyeti kimlik numarası ve fotoğrafının olduğu bir elektronik kartoluşturulacak, bilet almak isteyen kişinin yabancı olması hâlinde elektronikkartın üzerine Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası yerine uyruğu olduğudevletin adı ile pasaportunun seri numarası yazılacak, bilet satışları sadeceelektronik kart üzerinden yapılabilecek ve spor müsabakasına kişi ancak adınadüzenlenmiş elektronik kart ile girebilecektir. Bilet organizasyonu,seyircilerin müsabakalara giriş ve çıkış kontrolleri ilgili federasyonlarcagerçekleştirilecektir. Ayrıca belirtilen kart ve biletlerin basım, satış vedağıtımına ilişkin yerel uygulamalar kulüplerce; sistem üzerinden merkezisatışlar ise ilgili federasyonlarca yapılacaktır. Uygulama ile harici biletsatışı ya da taraftar gruplarına toplu bilet temini mümkün olmayacak, bir kişiancak kendi adına düzenlenmiş kart ile müsabakalara girebileceğinden yasaklanankişilerin başkasına ait bilet ile müsabakalara girmeleri engellenebilecektir.Üstelik kart ve bilet satışı ile kontroller ilgili federasyonlar tarafındangerçekleştirilecektir. Böylece elektronik kart ve bilet satışı ile denetimler,uygulamanın düzenli ve kurallara uygun olmasını, her alanda yeknesaklığınsağlanabilmesini temin edecektir. Ayrıca, güvenliğin yanında vergisel olarakmali denetim de daha kolay yapılabilecektir.
19. Elektronik kart ve bilet uygulaması ile bu kapsamda biletlerinbasımı, satışı ve dağıtımlarına ilişkin olarak kulüplere verilen görevler vebiletlerin merkezi satışları ile bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabakaalanlarına giriş ve çıkışlarının kontrol ve denetimi federasyonlara verilengörevlerin, gelişen, büyüyen, çeşitlenen ve çoğalan, zamanında ve etkin tedbiralınmadığı takdirde engellenmesi daha da güçleşecek olan sporda şiddet sorununuçözme ve sporseverlerin kurallara uymalarını sağlama amacı için gerekli veelverişli olmadığı söylenemez. Dolayısıyla bu uygulama ile sporda şiddetinönlenmesine katkı sağlanabileceğinden, söz konusu düzenlemelerin toplumuoluşturan bireylerin can ve mal güvenliğini temin etmek, kamu düzenini vegüvenliğini sağlamak için kamu yararı amacıyla yapıldığı sonucuna daulaşılmaktadır.
20. Öte yandan sportif müsabakaları izleyecek olanlarınfaaliyetlerini engelleyecek, sınırlayacak nitelikte bir uygulama olmayan,günümüz teknolojisine uygun olarak bilet yüklenmesini ve denetiminikolaylaştıran, tüm spor müsabakalarında aynı kuralların uygulanması sonucubütünlüğü sağlayan, içerisinde güvenlik amaçlı sınırlı sayıda bilgi barındıranelektronik kart uygulamasının getirilmesi ile daha önce kullanılan basılı biletkullanılarak gerçekleştirilen uygulama arasında ulaşılmak istenen amaçbakımından bir orantısızlık olduğundan da söz edilemez.
21. Diğer taraftan başvuru kararında, elektronik biletuygulamasının sadece futbol müsabakalarında ve bu branşın süper lig ve birinciliginde uygulanmakta olduğu, diğer spor dallarında uygulanmamasının eşitlikilkesine aykırı olduğu belirtilmiştir. Oysa, spor alanlarının güvenlik vedüzeninin sağlanması kapsamında Kanun'un 5. maddesinin (4) numaralı fıkrasındabranş ayrımı olmaksızın tüm spor müsabakalarının yapıldığı alanlara girişisağlamak üzere elektronik kart ve bilet uygulaması öngörülmüştür. Bu nedenle,itiraz konusu kurallar sadece futbol ile sınırlı olmayıp diğer spordallarındaki müsabakalar için de geçerlidir. Ayrıca reşit olmayanlar ilekısıtlı olanlar yönünden kuralların eşitlik ilkesine aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de kurallarda bu kişilere ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı,belirtilen hususun bu kişilerin hak ve fiil ehliyetine yönelik düzenlemeleriçeren diğer hukuk kurallarının uygulanmasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.Dolayısıyla, itiraz konusu kuralların eşitlik ilkesini düzenleyen Anayasa'nın10. maddesine aykırı olduğu söylenemez.
22. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kurallar, Anayasa'nın 2.,10. ve 59. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
23. Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.
24. Kuralın Anayasa'nın 17. ve 20. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
C- Kanun'un 5. Maddesinin (11)Numaralı Fıkrasının Kalan Kısımlarınınİncelenmesi
1- İtirazın Gerekçesi
25. Elektronik kart uygulamasının reşit-reşit olmayan ya da kısıtlı-kısıtlı olmayan ayrımı olmaksızın tüm elektronik bilet alanların özelhayat ve aile hayatının gizliliğini ihlal ettiği, şiddeti önlemek amacıylagetirilen ve kişisel verileri içeren elektronik kart bilgilerinin kulüpleradına reklam ve pazarlanmasında federasyonlara yetki verilmesinin, elektronikkartı ve elektronik kart uygulamasını ticari bir meta haline getirdiği, spordan gelir elde edenlerin elektronik kart uygulaması ile gelir kaybınauğrayacakları, insanların doğrudan harcama ile ulaşmaları gereken alana kart zorunluluğunedeniyle kısıtlanarak ulaşabilmelerinin hak ihlali olduğu, Devletinyükümlülüğü gereği spora ulaşıma engel olan unsurları ortadan kaldırmasıgerektiği belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 17., 20. ve 59. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
a- (11) Numaralı Fıkranın (a) Bendinin İkinci ve Üçüncü Cümlelerinin İncelenmesi
26. 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre, itiraz konusukurallar ilgileri nedeniyle Anayasa'nın 2. ve 13. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
27. İtiraz konusu (11) numaralı fıkranın (a) bendinin ikincicümlesinde, elektronik kart oluşturulması amacıyla alınan kişisel bilgilerinfederasyon bünyesinde oluşturulan merkezi veri tabanında tutulacağı, üçüncücümlesinde ise belirtilen veri tabanının Maliye Bakanlığı ve İçişleriBakanlığının erişimine açık olacağı öngörülmektedir.
28. Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özelhayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu,özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı belirtilmiş; üçüncüfıkrasında da "Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasınıisteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel verilerhakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veyasilinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığınıöğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veyakişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esasve usuller kanunla düzenlenir." denilerek kişisel verilerin korunmasıhakkı, özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında anayasal güvenceyekavuşturulmuş ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin usul ve esasların ancakkanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
29. Özel hayatın gizliliği kapsamında kişisel verilerin korunmasıamacıyla Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen "kişisel verilerinkorunması hakkı" mutlak ve sınırsız bir hakolmayıp Anayasa'nın 13. ve 20. maddeleri gereğince hakkın özünedokunulmaksızın ve demokratik toplum düzeninin gerekleri ile ölçülülük ilkesineaykırı olmamak üzere kanunla sınırlanabilir. Nitekim Türkiye'nin imzaladığıancak onaylanmasının henüz bir kanunla uygun bulunmadığı ve bu nedenle tarafolamadığı 1981 tarihli ve 108 sayılı Kişisel Verilerin Otomatik İşleme TabiTutulması Karşısında Kişilerin Korunmasına Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin9. maddesinde de devlet güvenliği, kamu güvenliği, devletin ekonomikmenfaatlerinin korunması ve suçlarla mücadele edilmesi, ilgilinin veya üçüncükişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması ile verilerin istatistiki veyabilimsel amaçlarla kullanılması durumlarında kişisel verilerin korunmasınasınırlamalar getirilebileceği öngörülmüştür.
30. Kişisel veri kavramı, belirli veya kimliği belirlenebilirolmak şartıyla, bir kişiye ilişkin bütün bilgileri ifade etmektedir. Bubağlamda adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğiniortaya koyan bilgiler değil, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyalgüvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve seskayıtları, parmak izleri, genetik bilgiler, IP adresi, e-posta adresi,hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgilerigibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerkişisel veri kapsamındadır. Kurallarda yer alan merkezi veri tabanında yeralacak bilgiler ilgili kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasıve fotoğrafıdır. Bilet almak isteyen kişinin yabancı olması hâlinde iseüzerinde kimlik numarası yerine uyruğu olduğu devletin adı ile Türkiye'ye girişyaptığı pasaportunun seri numarası kaydedilecektir. Dolayısıyla elektronik kartüzerinde yer alan bu kişisel verilerin, politik düşünce, dini inanç, sağlık,cinsel yaşam veya ceza mahkûmiyetlerine ilişkin olanlar gibi hassas veriniteliği taşımadığı açıktır.
31. Vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirlerialmak ve sporun kitlelere yayılmasını teşvik etmek için sporda şiddetinönlenmesi amacıyla çeşitli tedbirler almanın Anayasa'nın 59. maddesi uyarıncaDevlete verilen yükümlülüğün gereği olduğu açıktır. Kanun koyucunun, buyükümlülüğü gerçekleştirmek üzere getirdiği elektronik kart uygulamasının etkinolabilmesi için kartta yer alan bilgilerle müsabakaya giren kişilerinbilgilerinin karşılaştırılması amacıyla bilgilerin yer aldığı veri tabanınınoluşturulmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu veri tabanı kullanılarak gerekbilet alanlar gerekse vergi denetimi bakımından bilet içeriği ve bedeli kontroledilebilir hâle gelebilecektir. Veri tabanı olmaksızın güvenlik kontrolününgerçekleştirilmesi, buna bağlı olarak da spor müsabakasına girmeleriyasaklananların, müsabaka sırasında suç işleyenlerin tespiti ve haklarındayasal işlem yapılması olanağı azalacağından elektronik kart ve bilet uygulamasıile ulaşılmak istenilen amaç gerçekleşmeyebilecektir. Dolayısıyla sınırlısayıdaki kişisel verinin, kamu güvenliği, sportif faaliyetlere katılanların hakve özgürlüklerinin korunması; suçların önlenmesi, araştırılması, soruşturulmasıve kovuşturulması, ülkenin ekonomik veya mali çıkarının korunması amacıylatutulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca kuralların amaçlarına ve gerekçelerinebakıldığında kanun koyucunun elektronik kart uygulamasını içeren itiraz konusukuralları, sporda şiddetin önlenmesine katkı sağlayabileceğini düşünerektoplumu oluşturan bireylerin can ve mal güvenliğini temin etmek, kamu düzeninive güvenliğini sağlamak, vergi kaçırılmasını engellemek için kamu yararıamacıyla düzenlediği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu bağlamda federasyonlarınbünyesinde ortak veri tabanının bulunmasının, elektronik kart uygulaması ileulaşılmak istenilen amaçları gerçekleştirmek için zorunlu olduğuanlaşılmaktadır.
32. Diğer taraftan spor federasyonları, teknik ve idari bakımdanbir veya birden fazla spor dalının bağlı olduğu, spor dalı ile ilgilifaaliyetleri ulusal ve uluslararası kurallara göre yürütmek, gelişmesinisağlamak, sporcu sağlığı ile ilgili konularda gerekli önlemleri almak,teşkilatlandırmak ve Tahkim Kurulu kararlarını uygulamakla görevli ve yetkili,özel hukuk hükümlerine tabi kuruluşlardır. Dolayısıyla veri tabanının,görevleri arasında ilgili spor dalında organizasyon ve birlikteliğin sağlanmasıbulunan federasyonların bünyesinde tutulması federasyonların işlevlerinin birgereğidir.
33. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin önkoşulları arasında hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri bulunmaktadır.Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuknormlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerindedevlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güvenduygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesiise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır veuygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşıkoruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Belirtilen ilkeler doğrultusundatemin edilecek kişisel verilerin neden ve hangi gerekçeyle temin edileceğineilişkin olarak konu ve amaç sınırlamasının yapılması suretiyle bu verilerinkapsamının ve ne şekilde kullanılacağının belirli olması gerekmektedir.
34. Söz konusu veriler, gerek kamu güvenliğinin gerekse vergidenetiminin sağlanması bakımından tutulmaktadır. Söz konusu veri tabanının,vatandaşların çok daha ayrıntılı ve hassas verilerinin bulunduğu Maliye veİçişleri Bakanlıklarının erişimine açılması veri güvenliği açısından sorunteşkil etmez. Elektronik kart almak isteyenlerin başvuruları sonucu elde edilenverilerin amaç ve kapsam dışında depolanması ve kullanılması hâlinde, 5237sayılı Türk Ceza Kanunu'ndaki kişisel verilerin korunmasına ilişkin cezahükümlerinin uygulanacak olması nedeniyle bu konuda kanuni güvence debulunmaktadır. Belirtilen amaçlarla sınırlı olarak ve spor müsabakalarınıngüvenli bir biçimde gerçekleştirilmesini sağlamaya yönelik olarak tutulan buverilerin, temin edilme sebebine ilişkin olarak konu, amaç sınırlaması ve buverilerin kapsamı ile kullanılma şekline dair bir belirsizlik bulunmadığındansöz konusu kurallar hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil etmez.
35. İtiraz konusu kurallar, sporda şiddetin önlenmesi,kamu düzeninin ve güvenliğinin sağlanması, bireylerin can ve mal güvenliğinintemin edilmesi, vergi kaçırılmasını engellemek gibi demokratik toplum düzeniyönünden zorlayıcı toplumsal ihtiyaçları karşılamaya yöneliktir. Kurallarile özel hayatın ve kişisel verilerin korunması haklarına bir sınırlamagetirilmiş ise de bu sınırlandırma Anayasa ile Devlete yüklenen demokratiktoplum düzeni bakımından alınması gereken tedbirler kapsamında kalmaktadır.Ayrıca öngörülen sınırlandırma için kullanılan araç, hak ve özgürlüğü enaz sınırlayacak, amaca uygun dengeli bir orantı oluşturmakta, kamu düzeni vegüvenliğinin korunması şeklindeki kamu yararı ile kişisel verilerin korunmasıhakkı arasında makul denge kurmaktadır. Dolayısıylasınırlamanın, ölçülülükve demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırılık teşkil ettiği söylenemez.
36. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2., 13.,20. ve 59. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
37. Kuralın Anayasa'nın 17. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
38. Serdar ÖZGÜLDÜR ve Engin YILDIRIM (11) numaralı fıkranın (a)bendinin ikinci ve üçüncü cümleleri yönünden, Osman Alifeyyaz PAKSÜT veAlparslan ALTAN ise (11) numaralı fıkranın (a) bendinin üçüncü cümlesi yönündenbu görüşe katılmamışlardır.
b- Kanun'un 5. Maddesinin (11)Numaralı Fıkrasının (c) Bendinin Birinci Cümlesinin İncelenmesi
39. 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre, itiraz konusu kuralilgisi nedeniyle Anayasa'nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
40. Kanun'un 5. maddesinin (11) numaralı fıkrasının (c) bendininitiraz konusu birinci cümlesi, elektronik kart bilgilerinin kulüpler adınareklam ve pazarlamasında ilgili federasyonların yetkili olmasını öngörmektedir.Reklam ve pazarlaması yapılabilecek olan bilgiler, (4) numaralı fıkranın ikincicümlesi uyarınca kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,fotoğrafı, kişinin yabancı olması durumunda kimlik numarası yerine uyruğuolduğu devletin adı ile Türkiye'ye giriş yaptığı pasaportunun seri numarasıdır.Dolayısıyla kulüpler adına reklam ve pazarlanması mümkün olan bilgiler kişiselverilerdir.
41. Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin,özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamalarınAnayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine veölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Ölçülülük amaç ve araçarasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gereğini ifade eder.Ölçülülük, aynı zamanda yasal önlemin sınırlama amacına ulaşmaya elverişliolmasını, amaç ve aracın ölçülü bir oranı kapsamasını ve sınırlayıcı önlemindemokratik toplum düzeni bakımından zorunluluk taşımasını da içeren birilkedir.
42. Anayasa'nın 20. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzereözel hayatın korunması her şeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması,başkalarının gözleri önüne serilmemesi demektir. Kişinin özel hayatındayaşananların, yalnız kendisi veya kendisinin rıza gösterdiği kimselertarafından bilinmesini isteme hakkı, kişinin temel haklarından biridir ve buniteliği nedeniyle insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde yeralmış, tüm demokratik ülkelerin mevzuatlarında açıkça belirlenen istisnalar dışındadevlete, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. Bu korumabireyin kendisine ilişkin herhangi bir bilginin rızası olmaksızınaçıklanmamasını, yayılmamasını, nakledilmemesini ve bu bilgilere başkalarınınulaşamamalarını da kapsamaktadır.
43. Kişisel verilerin ilgili üçüncü kişiler ya da kamu kurum vekuruluşları ile paylaşılabilmesi için, söz konusu kişi ve kurumların buverilere erişebilme hususunda kanunen yetkilendirilmiş olmaları ve bu verilerinilgili kurum ve kişilerin görevlerini yapması için gerekli olmasının yanı sırabu görevlerin yerine getirilmesi ile de sınırlı olması gerekir. Bu bağlamdasportif faaliyetleri izlemek isteyenlerin kişisel verilerinin de sadeceKanun'da öngörülen amaçla ve bu kayıtların hizmetin devamı için zorunlu olduğumüddetle sınırlı olarak tutulması zorunludur. Kişisel verilere ilişkinkuralların aynı zamanda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin teminine,kullanılabilmesine, işlenebilmesine, ulaşılabilmesine, saklanma süresine,temin edilme gerekçesine ilişkin hususlarda bir belirlilik içermesigerekmektedir. Diğer taraftan kuralın objektif olarak amaçlanan kamu yararınıgerçekleştirmeye elverişli ve bu amacın gerçekleştirilmesi için zorunlu olmasıgerekir.
44. İtiraz konusu kural uyarınca kişisel veriler, ilgili federasyontarafından kulüpler adına reklam ve pazarlamada kullanılabilecektir. Böylecespor müsabakalarını izlemek amacıyla verilen kişisel verilerin üçüncü kişilereaktarılması olanaklı hâle gelmektedir. Ancak kişisel verilerin elektronik kartalmak üzere verilmiş olması, söz konusu verilerin üçüncü kişilere aktarımınarıza gösterildiği anlamına gelmez. Dolayısıyla Anayasa'nın 20. maddesindekişisel verilerin "ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açıkrızasıyla işlenebileceği"nin açıkça ifade edilmesi karşısında, kişiselveri niteliğinde bulunan elektronik kart bilgilerinin, ilgili kişilerinrızaları alınmaksızın, federasyon tarafından reklam ve pazarlama amacıylaüçüncü kişilere verilmesi sonucuna yol açan kuralın özel hayatın vekişisel verilerin korunması haklarına bir sınırlama getirdiği açıktır.
45. Öte yandan demokratik toplum düzeninin oluşturulması,korunması ve geliştirilmesi açısından, sportif faaliyetlerde yaşanan şiddetönlenirken bireylerin haklarının ölçüsüz şekilde sınırlanmaması için gerekliözenin gösterilmesi hayati öneme sahiptir. Ancak kişisel verilerin rızaolmaksızın üçüncü kişilere aktarımı sonucunu doğuracak şekilde elektronik kartbilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasında ilgili federasyonlarınyetkili kılınmasının, sporda şiddetin önlenmesi için demokratik toplumdüzeni bakımından alınması gereken tedbirlerden olduğu söylenemez. Aynızamanda söz konusu yetkinin federasyona verilmesi suretiyle özel hayatın vekişisel verilerin korunması haklarına getirilen sınırlandırma, sportiffaaliyetlerde yaşanan şiddeti önleme amacını gerçekleştirmeye elverişli dedeğildir. Dolayısıyla belirtilen amaç için gerekli ve elverişli olmayankuralın, ölçülülük ilkesine uygun olmadığı açıktır.
46. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 13. ve20. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
47. Kurallar, Anayasa'nın 13. ve 20. maddelerine aykırıbulunarak iptal edildiğinden, Anayasa'nın 17. ve 59. maddeleri yönünden ayrıcaincelenmesine gerek görülmemiştir.
c- Kanun'un 5. Maddesinin (11) Numaralı Fıkrasının (c)Bendinin Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi
48. 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre, itiraz konusu kuralilgisi nedeniyle Anayasa'nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
49. Kanun'un 5. maddesinin (11) numaralı fıkrasının (c)bendinin itiraz konusu üçüncü cümlesi, federasyonların fıkra kapsamındakiyetkilerini kısmen ya da tamamen üçüncü kişilere devredebileceğiniöngörmektedir. Üçüncü kişilere kısmen ya da tamamen devredilebilecek yetkilerşunlardır:
a- Bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına girişve çıkışına ilişkin kontrolü ve denetimi yapmak ile bu amaçla merkezi kontrolsistemi oluşturulması,
b- Elektronik kart oluşturmak amacıyla alınan kişisel bilgilerinmerkezi veri tabanında tutulması,
c- Elektronik kart ve elektronik kart kapsamında satışıgerçekleştirilecek biletlerin basım, satış ve dağıtımına ilişkin sistemüzerinden merkezi satışlar gerçekleştirilmesi,
d- Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam vepazarlanması.
50. Yasamanın genelliği ilkesi gereğince Anayasa'da düzenlenmemişbir alanın, Anayasa'nın temel ilkeleri ile yasaklayıcı hükümlerine aykırıolmamak kaydıyla öngörülebilir ve uygulanabilir şekilde kanunla düzenlenmesikanun koyucunun takdirinde olup kanun koyucu, kendisine tanınan takdir yetkisiçerçevesinde düzenlemeler yapabilir. Spor müsabakalarına giriş, girişlerinkontrolü, bilet basım, satış ve dağıtımına ilişkin olarak da Anayasa'da birdüzenleme bulunmamaktadır.
51. Kuralda devredilmesi öngörülen bilet organizasyonu veseyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrol ve denetimyetkisi ile bu amaçla merkezi kontrol sistemi oluşturma ve elektronik kart veelektronik kart kapsamında satışı gerçekleştirilecek biletlerin basım, satış vedağıtımına ilişkin sistem üzerinden merkezi satışlar gerçekleştirme yetkisi,Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerindendeğildir. Bu nedenle belirtilen bu görevlerin özel hukuk tüzel kişilerinceyerine getirilmesi mümkündür. Spor federasyonları da özel hukukhükümlerine tabi bağımsız nitelikte kuruluşlardır. Dolayısıyla tamamenözel hukuk alanında kalan, genel idare esaslarına göre yürütülmesizorunlu olan kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevniteliği taşımayan görevlerin idarece yerine getirilme zorunluluğu olmadığıgibi bizatihi federasyonlar eliyle yürütülmesi de gerekmemektedir. Söz konusuyetkilerin devri, Devlete verilen yükümlülükleri öngören Anayasa'nın 59.maddesine aykırılık oluşturmadığı gibi özel hayatın ve kişisel verilerinkorunması hakkını engelleyecek bir nitelik de taşımamaktadır. Bu nedenlekuralın belirtilen görev dolayısıyla federasyonlara tanınan yetkinindevredilebilmesine olanak sağlamasında Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır.
52. Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam vepazarlanması yetkisinin ilgili federasyonlara verilmesini öngören (11) numaralıfıkrasının (c) bendinin birinci cümlesi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaledildiğinden belirtilen bu yetkinin üçüncü kişilere devrinin Anayasa'yauygunluğunun ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.
53. Öte yandan üçüncü kişilere devredilebilecek yetkiler arasında elektronikkart oluşturmak amacıyla alınan kişisel bilgileri merkezi veri tabanında tutmakda bulunmaktadır. Bu yetki uyarınca sportif faaliyetleri izlemek isteyenlerinkişisel verilerin bulunduğu veri tabanı ilgili federasyon tarafından üçüncükişilere devredilebilecektir. Üstelik bu işlem için kişisel veri sahibiilgilinin veri paylaşımına rızasının bulunması koşulu da aranmamaktadır. Ayrıcakişisel veri tabanının devri sonrasında kime, hangi amaçlarla aktarılacağıkonusunda da denetim imkânı öngörülmemiştir. Diğer anlatımla kural, kötüyekullanım olasılığını engelleyici etkili ve yeterli tedbirlere de yervermemektedir. Bu durum kuralı öngörülme amacının ötesinde kişiselbilgilerin gizliliğinin keyfi şekilde ihlal edilmesi sonucunu doğurabilecek biraraca dönüştürmektedir.
54. İptali istenilen düzenlemenin temel amacının sporda şiddetiönlemek ve bu şekilde kamu düzeni ve güvenliğini korumak olduğu görülmektedir.Bu meşru amaç için öngörülen düzenleme uyarınca gerçekleştirilen veri tabanınınüçüncü kişilere devrinin özel hayatın ve kişisel verilerin korunması hakkınısınırlandırdığı açıktır. Ancak kişisel verilerin üçüncü kişilere devri sonucugerçekleşecek bu sınırlandırmanın elektronik kart ve bilet uygulaması ilegerçekleştirilmek istenilen sporda şiddetin önlenmesine hiçbir katkısıbulunmamaktadır. Hakkı sınırlayan düzenlemeyle, ilgili federasyona, ihtiyaçduyulandan çok daha geniş bir yetki verilmektedir. Bu durum sınırlamaaracıyla sınırlama amacı arasında bulunması gereken makul dengeyi bozmakta, özelhayatın ve kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına kuralda belirtilensınırlama amacı dışında ölçüsüz bir şekilde müdahale edilebilmesine imkântanımaktadır. Öte yandan, temel hak ve hürriyetlere getirilen sınırlamaların,demokratik toplum düzeni bakımından zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaçtankaynaklanması gerekmektedir. İtiraz konusu kuralla, özel hayatıngizliliğine ve kişisel verilerin korunması hakkına sınırlama getirilirkensınırlama aracının sınırlama amacına uygun ve orantılı olarak kullanılmasınıtemin edecek güvencelere yer verilmemesi demokratik toplum düzeninde gerekliolmayan ölçüsüz bir sınırlama niteliğindedir.
55. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, (11) numaralıfıkranın (a) bendinin ikinci cümlesi yönünden Anayasa'nın 13., 20. ve 59.maddelerine aykırıdır. Kuralın bu cümle ile federasyona verilen yetkinin üçüncükişilere devri yönünden iptali gerekir.
56. Kural, (11) numaralı fıkranın (a) bendinin ikinci cümlesidışındaki hükümler yönünden ise Anayasa'nın 13., 20. ve 59. maddelerineaykırı değildir. Belirtilen hükümlerle federasyonlara verilen yetkilerin üçüncükişilere devri yönünden iptal talebinin reddi gerekir.
57. Serdar ÖZGÜLDÜR, kuralın iptaline ilişkin görüşe farklıgerekçeyle katılmış, iptal talebinin reddine ilişkin görüşe ise katılmamıştır.
58. Kuralın Anayasa'nın 17. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV- HÜKÜM
31.3.2011 tarihli ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve DüzensizliğinÖnlenmesine Dair Kanun'un 5. maddesinin;
A- (11) numaralı fıkrasının (c) bendinin ikinci cümlesinin, itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığından, bu cümleye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- (4) numaralı fıkrasının ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşincicümlelerinin Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, SerdarÖZGÜLDÜR'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
C- (11) numaralı fıkrasının;
1- (a) bendinin;
a- Birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR'ün karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
b- İkinci cümlesinin Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, Engin YILDIRIM ile SerdarÖZGÜLDÜR'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c- Üçüncü cümlesinin Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR,Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Alparslan ALTAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- (b) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR'ün karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
3- (c) bendinin;
a- Birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,OYBİRLİĞİYLE,
b- Üçüncü cümlesinin;
ba- (11) numaralı fıkranın (a) bendinin ikinci cümlesi yönündenAnayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
bb- (11) numaralı fıkranın (a) bendinin ikinci cümlesi dışındakihükümler yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, SerdarÖZGÜLDÜR'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
12.11.2015 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOY GÖRÜŞÜ
6222 sayılı Kanun'un 11. maddesinin (a) fıkrasında "...Elektronikkart oluşturulmak amacıyla alınacak kişisel bilgiler federasyon bünyesindeoluşturulan merkezi veri tabanında tutulur. Bu veri tabanı Maliye Bakanlığı veİçişleri Bakanlığı erişimine açıktır" düzenlemesi yer almaktadır.
1981 tarihli ve 108 sayılı, Kişisel Verilerin Otomatik İşleme TabiTutulması Karşısında Kişilerin Korunmasına Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin2. maddesi, kişisel veriyi belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait tümbilgiler şeklinde tanımlamaktadır. Anayasa Mahkemesi de bu tanımı çeşitlikararlarında benimsemiştir. Elektronik kartta bilet satın almak isteyenkişilerin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve fotoğrafı bulunmaktadır. Bu türveriler Anayasa Mahkemesinin E.2013/122, K.2014/74 sayılı kararında dabelirtildiği gibi kişisel veri kapsamındadır.
Kişisel verilerin toplanması ve işlenmesinde dikkat edilmesigereken en önemli hususlardan biri verilerin amacın gerektirdiğinden daha uzunbir süre tutulmamasıdır. Ülkemizde kişisel verilerin korunmasını denetleyecekbağımsız bir kurul ya da devlet kuruluşu bulunmamaktadır. Kişisel verilerinkorunması ancak dava yoluyla gerçekleştirilebilmektedir. Kişisel verilerinkorunması kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirmesine imkân tanıyarak,bireyin hayatını kendi özgür iradesiyle düzenlemesine katkı sağlamaktadır.Bireyin kişisel verileri üzerindeki hakkı yeteri kadar korunmazsa, kişiliğiniserbestçe geliştirmesi zora gireceğinden, özgür iradeleriyle yaşamlarınıbiçimlendiren bireylerden oluşan demokratik bir toplum düzeninin ortaya çıkmasıve korunması da güçleşecektir. Kişisel verilerin korunmasıyla, kişisel veritoplanması, saklanması ve işlenmesi sırasında bireyin hak ve özgürlüklerininkorunarak demokratik toplum düzeninin oluşmasına katkı yapmakhedeflenmektedir. Anayasa'nın 20. maddesinin son fıkrası çok açık birşekilde kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunladüzenleneceğini hüküm altına almakla birlikte ülkemizde kişisel verilerinkorunmasını düzenleyen çerçeve bir kanun bulunmamaktadır.
İtiraz konusu kural uyarınca ilgili federasyonlar bünyesindeelektronik kart üzerinde yer alan bilgilerin yer alacağı bir merkezi veritabanı oluşturulacaktır. (Somut olarak TFF tarafından oluşturulmuştur.) Bu veritabanı da İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının erişimine açık olacaktır.Dolayısıyla belirtilen bilgilere ulaşılması bu bakanlıklar yönünden mümkün hâlegelmektedir. Bu durumda kişilerin özel hayatlarına müdahale olduğu açıktır. Kişiselverilerin tutulduğu veri tabanının Maliye ve İçişleri Bakanlıklarınındenetimine açılması vergi denetimi ve kamu güvenliği gibi meşru amaçlar taşısabile demokratik toplum düzeninin gerekleri açısından herhangi bir acil vebaskın toplumsal ihtiyaca denk gelmemektedir.
Belirtilen nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 13. ve20. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle, çoğunluk kararına muhalefetedilmiştir.
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
KARŞIOY ve FARKLI GEREKÇE
1. "Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair KanunTasarısı" Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce (TBMM) 31.3.2011 tarih ve6222 sayılı Kanun olarak kabul edilmiş ve 14.4.2011 tarih ve 27905 sayılı ResmîGazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu Kanunun "Spor alanlarının güvenlik ve düzenine ilişkintedbirler" başlıklı 5. maddenin (11) numaralı fıkrası anılan KanunTasarısı'nda yer almadığı gibi, TBMM Adalet Komisyon'unca kabul edilenmetinde de yer almadığı ve TBMM Genel Kurulu'nda verilen bir önergeninkabulüyle kanun metnine eklendiği anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 88. maddesinde "Kanun teklif etmeye BakanlarKurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisindegörüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir." denilmektedir.Anayasa'nın 88. maddesinin birinci fıkrasının ihlâli sonucu bir yasalaştırmasöz konusuysa, bu konudaki ihlâl Anayasa'nın 148. maddesi anlamında bir "şekilsakatlığı"na değil, doğrudan 88. maddesine aykırı düşer ve yapılacakanayasal denetimin, "şekil bakımından" değil, "esasbakımından" söz konusu olması gerekir. 88. maddenin ikinci fıkrasındaki"Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmeusul ve esasları İçtüzükle düzenlenir" hükmünün de, bu açıklamaçerçevesinde yorumlanması ve bu düzenlemenin aynı maddenin birinci fıkrasındakianayasal hüküm doğrultusunda anlaşılması ve hüküm ifade etmesi gerekir. Yani,birinci fıkraya aykırı bir durum söz konusu ise artık ortada doğrudan birAnayasa ihlâli söz konusu olacak ve Anayasa'nın bu hükmünün bir tekrarındanibaret olan TBMM İçzüğü'nün 35. maddesinin ihlâli nedeniyle, Anayasa'nın148. maddesinde belirtilen (ve son oylamaya ilişkin olmadığından kanununiptalini gerektirmeyen) bir şekil sakatlığından ve şekil denetiminden değil;88. maddenin birinci fıkrasının ihlâli sonucu esası ilgilendiren birsakatlıktan ve esas denetimden söz edilebilecektir.
Davanın somutu ile ilgili olarak düzenleme öngören TBMMİçtüzüğü'nün "Komisyonların yetkisi, toplantı yeri ve zamanı"başlıklı 35. maddesinin ilgili bölümleri şöyledir: "Komisyonlar,kendilerine havale edilen kanun tasarı ve/veya tekliflerini aynen veyadeğiştirerek kabul veya reddedebilirler; birbirleriyle ilgili gördüklerinibirleştirerek görüşebilirler ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığıncakendilerine ayrılan salonlarda toplanırlar.
Ancak, komisyonlar, 92 nci maddedeki özel durum dışında kanunteklif edemezler, kendilerine havale edilenler dışında kalan işlerleuğraşamazlar. Başkanlık Divanının kararı olmaksızın Genel Kurulun toplantısaatlerinde görüşme yapamazlar ve kanun tasarı ve tekliflerini bölerek ayrıayrı metinler halinde Genel Kurula sunamazlar."
İçtüzüğün 35. maddesinin yukarıdaki açık metninden de açıkçaanlaşılacağı üzere, komisyonların kendilerine havale edilen kanun tasarı vetekliflerini görüşme yetkileri sınırlandırılmış olup, komisyonların İçtüzüğün92 nci maddesindeki özel durum dışında (genel veya özel af ilanını içeren kanuntasarı ve teklifleri) kanun teklif etme yetkileri yoktur. Yukarıda belirtilenyasa değişiklikleri Bakanlar Kurulunca önerilen Tasarı metninde olmadığı haldeTBMM Genel Kurulunda Tasarı metnine ilave edilerek kanunlaştırıldığından; budurum Anayasa'nın 88. maddesinin birinci fıkrasına (dolayısiyle de bu hükmünaçıklaması mahiyetinde bulunan TBMM İçtüzüğü'nün 35 inci maddesine) açıkçaaykırı düşmektedir.
Anayasa'nın 88. maddesinin birinci fıkrasının açık âmir hükmü karşısında,TBMM İçtüzüğü'nün 87 nci maddesi gerekçe gösterilerek, görüşülmekte olan birtasarı veya teklifin konusu olmayan "başka" kanunlarda ek vedeğişiklik getiren "yeni bir kanun teklifi mahiyetindeki" değişikliklerin "Genel Kurul" tarafından da yapılamayacağı açıktır.
Anayasa'nın 148. maddesindeki "Kanunların şekil bakımındandenetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı.hususları ile sınırlıdır." hükmünün de bu belirlemeye etkisininolamayacağı kuşkusuzdur. Gerçekten, 88 nci maddenin birinci fıkrasına açıkçaaykırı bir yasama faaliyeti sözkonusu olduğundan, Genel Kurulca öngörülençoğunlukla yapılacak bir "son oylama"nın belirtilen Anayasa'yaaykırılığı düzelteceği kabul edilemez. Ancak 88 inci maddenin birinci fıkrasınauygun bir yasama faaliyeti içerisinde 148 inci maddedeki "şekildenetimi" kuralı işletilebilir. Davanın somutunda ise yukarıda açıklandığıüzere, aksi yönde bir yasama faaliyeti bulunduğu görüldüğünden; 148 incimaddenin bu davanın somutunda uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. (Bu konudakibir inceleme için bkz.: Torba Yasalar ve Yasama sürecindeki İçtüzükHükümlerinin Şekil Denetimi Sorunu, Hıfzı DEVECİ, TBB Dergisi, 2015 (117) s.55-90)
Esasen Anayasa Mahkemesinin 25.12.2008 tarih ve E.2008/71,K.2008/183 sayılı kararına (RG 9.4.2009, Sayı:27195) konu iptal davasıbaşvurusunun içeriğinden de, bu şekildeki bir uygulamanın TBMM İçtüzüğü'nün 35.maddesine aykırı düştüğünün TBMM Başkanlığınca saptandığı ve ilgili komisyonakabul edilen tasarı metninin iade edilmesine karşılık, ilgili komisyonca iadeedilen tasarı metninin yeniden bir üst yazı ile Genel Kurulun onayına sunulmaküzere TBMM Başkanlığına geri gönderildiği ve akabinde yasalaştığıanlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; anılan kuralın Anayasa'nın 88.maddesine aykırı düşmesi nedeniyle iptali gerektiği kanaatine vardığımdan; Kurulca uygulanacak kural olmadığına karar verilen 2. cümledışındaki fıkranın tamamının bu nedenle iptali gerektiğini değerlendiriyorum.
2. Anayasa'nın "Sporun geliştirilmesi ve tahkim"başlıklı 59. maddesi "Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarınınbeden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelereyayılmasını teşvik eder." hükmü öngörmekte; anılan maddeningerekçesinde ise "sağlık hizmetlerinin bir parçası, beden sağlığının sporyaptırarak korunmasıdır. Sporun kitlelere yayılması bu amacın teminineyarayacak araçlardan biridir. Sporun geliştirilmesi sadece fiilen sporyapanlara değil, seyircileri için de eğitici ve sağlıklı uygun birortamda yaşamaya sevkedici etkileri sebebiyle Devletçe ele alınması için birbaşka sebeptir." denilmektedir.
Yine Anayasa'nın "Özel hayatın gizliliği" başlıklı 20.maddesinin son fıkrasında "Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerinkorunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgilikişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunlarındüzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanıpkullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak Kanunda öngörülenhallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasınailişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir." Hükmünü taşımakta; anılandüzenlemenin gerekçesinde de "Anayasada kişisel verilerin korunmasınayönelik dolaylı hükümler bulunmakla birlikte yeterli değildir. Mukayeselihukukta ve tarafı olduğumuz uluslararası belgelerde ve kişisel verilerinkorunması önemle vurgulanmaktadır. Maddeyle, herkesin, kendisiyleilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, anayasal bir hakolarak teminat altına alınmaktadır. Bu bağlamda, bireylerinkendilerini ilgilendiren kişisel veriler üzerinde hangi hak ve yetkilere sahipolduğu ve kişisel veriler hangi hallerde işlenebileceği hükme bağlanırken,kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin Kanunla düzenleneceğiöngörülmektedir." denilmektedir.
Anayasa'nın 20. maddesinin çıkarılmasını öngördüğü kanun isehenüz çıkarılmamıştır. Ancak, örneğin Türk Ceza Kanunu'nun 135-140. maddesindekişisel verilen hukuka aykırı olarak kaydedilmesi ve işlenmesi halleri suçolarak düzenlenmiş ve yaptırıma bağlanmıştır.
Öte yandan, bir çok uluslararası sözleşmede de kişisel verilerleilgili düzenlemeler yapılmış ve konunun önemi bu uluslararası metinlereyansımıştır. Örneğin, Türkiye'nin 1981'de imzalamasına karşın henüzonaylamadığı, Avrupa Konseyi'nin 28.1.1981 tarih ve 108 numaralı "KişiselNitelikli Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında ŞahıslarınKorunmasına Dair Sözleşme"nin 6. maddesine göre, iç hukukta uygungüvenceler sağlanmadıkça, ırk menşeini, politik düşünceleri, dini veyadiğer inançları ortaya koyan verilerle diğer kişisel nitelikteki veriler,sağlık veya cinsel yaşamla ilgili kişisel nitelikteki veriler ve cezamahkumiyetleri, otomatik bilgi işlemine tâbi tutulamazlar. Anılan Sözleşme'nin2. maddesine göre "Kişisel Veri: kimliği belirtilen veyabelirtebilen gerçek kişiyle ilgili tüm bilgiler"dir. Kişinin kimliknumarası, fiziksel, psikolojik, duygusal, ekonomik ve kültürel kimliği veyasosyal kimliği, isim, telefon numarası, elektronik posta adresi, doğum tarihi,parmak izi, DNA bilgileri, adresi, sosyal güvenlik numarası gibi bilgilerkişisel veri olarak değerlendirilmektedir. Yine Avrupa Birliği'nin 24 Ekim 1995tarihli "Kişisel Verilerin İşlenmesinde Gerçek Kişilerin KorunmasıYönergesi (95/46/EC)"nde de siyasi, dini felsefi görüşler veya uyuşturucu,alkol bağımlılığı veya sağlık gibi hassas verilerin korunmasına ilişkindüzenlemelere yer verilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kişilerinfiziki ve sosyal kimlikleri, kişisel bilgileri, cinsiyetleri, şahıslarına aitözerk sahaları, adları, medeni hali, parmak izi, fotoğrafları, fiziki ve sosyalbütünlükleri (sağlık/tıbbi bilgileri), iş ilişkileri, sosyal etkinlikleri,kişisel gelişimi, fiziki ve moral güvenliği, dış çevrede insanlarla ilişkilerigibi hususları, Sözleşme'nin "Özel hayatın ve aile hayatınınkorunması" başlıklı 8. maddesi kapsamında "özel hayat" kavramıiçinde değerlendirmektedir.
Anayasa Mahkemesi de aşağıda işaret edilen kararlarında, sözkonusu yasal düzenlemelerin ilgili kurallarını, kişisel verilerin korunmasınailişkin Anayasa'nın 20. maddesine aykırı bularak iptali yoluna gitmiştir:
- 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kurumu Kanunu'nun 8. ve 54/b maddelerinin iptaline dair 20.3.2008 tarih ve E.2006/167, K.2008/86 sayılıkarar (R.G. 25.6.2008; Sayı: 26917),
- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve GörevleriHakkında 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16. maddesinin (2) nolufıkrasının birinci cümlesinde yer alan "gerçek" ve "gizli olsadahi" ibareleri ile 47. maddesinin (1), (2) ve (3) no'lu fıkralarınıniptaline dair 14.2.2013 tarih ve E.2011/150, K.2013/30 sayılı karar (R.G.25.6.2013; Sayı: 28688),
- 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 51. maddesininiptaline dair 9.4.2014 tarih ve E.2013/122, K.2014/74 sayılı karar (R.G.26.7.2014, Sayı: 29072),
- 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların YenidenYapılandırılmasına Dair Kanun'un 126. maddesi ile değiştirilen 5651 sayılıİnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluylaİşlenen Suçlarlar Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesinin (4) no'lufıkrasının iptaline dair 2.10.2014 tarih ve E.2014/149, K.2014/151 sayılı karar(R.G. 1.1.2015, Sayı: 29223),
- 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 3. maddesinin (1) no'lufıkrasının (a) bendindeki ".ilgili mevzuatı saklı kalmak kaydıyla."ibaresinden sonra gelen ".gerçek." ibaresinin iptaline dair 4.12.2014tarih ve E.2013/84, K.2014/183 sayılı karar (R.G. 13.3.2015, Sayı: 29294),
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanun'un 78. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi ile son cümlesinin iptalinedair 25.12.2014 tarih ve E.2014/74, K.2014/201 sayılı karar (R.G. 23.5.2014,ayı: 29364).
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın somutuna dönüldüğünde;6222 sayılı Kanun'un 5. maddesinin dördüncü fıkrasının iptali istenen ikinci,üçüncü ve dördüncü cümlelerinin, spor müsabakalarına girişte elektronik kartalınması uygulamasıyla ilgili genel çerçeveyi çizdiği, ilk nazarda sadecekimlik ya da pasaport numarası verilmesinin bunun için yeterli olduğuizlenimini verdiği ve yasanın diğer maddeleriyle birlikte değerlendirilmemesi halindeAnayasa'ya aykırı bir yönünün olmayabileceği düşünülebilirse de; 5. maddesinin(11) no'lu fıkrasında aynı elektronik kart uygulamasıyla ilgili olaraköngörülen "Elektronik kart oluşturulmak amacıyla alınacak kişisel bilgilerfederasyon bünyesinde oluşturulan merkezi veri tabanında tutular","Bu veri tabanı Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı erişimineaçıktır", "Federasyonlar bu fıkra kapsamında belirtilen yetkilerinikısmen veya tamamen üçüncü kişilere devredebilir" şeklindeki kurallardikkate alındığında, öngörülen sistemin salt bir "isim, kimliktespiti"nden ibaret olmadığı, uygulamada da Türkiye Futbol Federasyonu'nunbir özel bankayla anlaşmak suretiyle seyircilere ilişkin tüm kişisel bilgilerinbu banka ile yapılan kredi sözleşmesine dercedildiği ve isim, adres, telefonnumarası, elektronik posta adresi gibi kişisel verilerin depolandığı ve bubilgilerin iki Bakanlığın erişimine açık olduğu gerçeği karşısında, iptaliistenen kuralların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Kişisel verilerin sistematik biçimde kayıt altına alınabilmesiiçin, verilerin korunmasına ilişkin usul ve esasların da kanunda gösterilmesigerekir. Keza, kişisel verilerin alınması ve işlenmesinin demokratik birtoplumda gerekli olması, amaçla orantılı ve ölçülü bir tedbir olması dagerekmektedir. İtiraz konusu düzenlemede elektronik kart uygulaması sonucutoplanacak kişisel verilerin toplanması, işlenmesi ve korunması konularındahiçbir belirlilik olmadığı gibi, bilakis Anayasa'nın 20. maddesiyle tanınankişisel verilerin korunması hakkını önemli ölçüde zedeleyen mahiyeti itibariyle kuralın ölçüsüz olduğu ve bu yönü itibariyle aynı zamanda hukuk devletiilkesiyle bağdaşmadığı görülmektedir.
Öte yandan, anılan kuralla getirilen zorlaştırıcı mahiyettekitedbirler nedeniyle, sporun kitlelere yayılmasının teşvik edilmesini öngörenAnayasa'nın 20. maddesinin de ihlâl edildiği açık olduğu gibi; "spordaşiddet ve düzensizliğin önlenmesi" düşüncesi de anılan anayasal kuralınihmaline gerekçe teşkil edemez.
Açıklanan nedenlerle; anılan düzenlemelerin Anayasa'nın 2., 13.,20. ve 59. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatine vardığımdan;çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
KARŞIOY GEREKÇESİ
6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine DairKanun'un 5. maddesinin (11) numaralı fıkrasının (a) bendinde federasyonlarınbir merkezi kontrol sistemi oluşturacakları ve elektronik kart oluşturulmaküzere alınacak kişisel bilgilerin merkezi veri tabanında tutulacağıbelirtildikten sonra, bahse konu veri tabanının Maliye ve İçişleriBakanlıklarının erişimine açık olacağı öngörülmektedir. Adı geçen Bakanlıklarınveri tabanına erişimi konusu, bendin son cümlesi olarak düzenlenmiştir.
Veri tabanının kişisel bilgileri ihtiva etmesi, bu kişiselbilgilerin Anayasa'nın 20. maddesinin güvencesi altında olması, bilgilerinkullanımının konu ile ilgisi bulunmayan ve hangi amaçla, ne şekilde bu verilerikullanacakları belli olmayan idare birimlerine açılmasının 20. maddedebelirtilen temel hakkın sınırlanmasına ilişkin nedenler kapsamına girmemesi veyine Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen, demokratik bir toplumda zorunlulukölçütlerini karşılamaması nedeniyle iptali gerektiği düşüncesiyle, çoğunlukgörüşüne katılmamaktayım.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOY GEREKÇESİ
6222 sayılı Kanun'un itiraz konusu (11) numaralı fıkranın (a)bendinin ikinci ve üçüncü cümlelerinde "...Elektronik kart oluşturulmakamacıyla alınacak kişisel bilgiler federasyon bünyesinde oluşturulan merkeziveri tabanında tutulur. Bu veri tabanı Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığıerişimine açıktır" düzenlemesine yer verilerek, elektronik kartoluşturulmak amacıyla alınan kişisel bilgilerin federasyon bünyesindeoluşturulan merkezi veri tabanında tutulacağı, üçüncü cümlesinde ise belirtilenveri tabanının Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının erişimine açık olacağıöngörülmektedir. Federasyon bünyesinde oluşturulması ve Maliye ve İçişleriBakanlıklarının erişimine açık olması öngörülen "kişisel bilgiler"in"kişisel veri" kapsamında olduğu hususunda tereddütbulunmamaktadır.
Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özelhayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu,özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı belirtilmiştir.Maddenin üçüncü fıkrasında ise "Herkes, kendisiyle ilgili kişiselverilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyleilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunlarındüzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıpkullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülenhallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasınailişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir." denilerek kişiselverilerin korunması hakkı, özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamındaanayasal güvenceye kavuşturulmuş ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin usulve esasların ancak kanunla düzenleneceği öngörülmek suretiyle bu hak kamumakamlarının kanuni olmayan müdahalelerine karşı koruma altına alınmıştır.
Anayasa'nın 20. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere özelhayatın korunması her şeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması,başkalarının gözleri önüne serilmemesi demektir. Kişinin özel hayatındayaşananların, yalnız kendisi veya kendisinin rıza gösterdiği kimselertarafından bilinmesini isteme hakkı, kişinin temel haklarından biridir ve buniteliği nedeniyle insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde yeralmış, tüm demokratik ülkelerin mevzuatlarında açıkça belirlenen istisnalardışında devlete, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. Bu korumabireyin kendisine ilişkin herhangi bir bilginin rızası olmaksızınaçıklanmamasını, yayılmamasını, nakledilmemesini ve bu bilgilere başkalarınınulaşamamalarını da kapsamaktadır.
Çağdaş demokrasiler temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüdesağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlükleri büyükölçüde kısıtlayan ve kullanılamaz hale getiren sınırlamalar hakkın özünedokunur. Temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsüdeğil, koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı öngörülen kanun yollarıgibi güvenceler hep demokratik toplum düzeni kavramı içindedeğerlendirilmelidir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin ön koşullarıarasında hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri bulunmaktadır. Kişilerinhukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuknormlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerindedevlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güvenduygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesiise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilirolmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlemiçermesini ifade etmektedir.
Konu kişisel veriler olunca, Anayasa tarafından kişisel verilerinkorunmasını isteme hakkına sağlanan anayasal güvencenin ve Anayasanın 2.maddesinde esasları düzenlenen hukuk devletinin ön koşulları arasında yer alanhukuki güvenlik ile belirlilik ilkelerinin gereklerinin yerine getirilebilmesiiçin bu hakkı ilgilendiren yasal düzenlemelerin, açık, anlaşılabilir vekişilerin söz konusu haklarını kullanabilmelerine elverişli olmasıgerekir.Ancak böyle bir düzenleme ile kişilerin özel hayatlarını ilgilendirenveri, bilgi ve belgelerin resmi makamların keyfi müdahalelerine karşı korunmasıolanaklı hale getirilebilir. Belirtilen ilkeler doğrultusunda, kişiselverileri düzenleyen kanunlarda kişisel verilerin neden ve hangi gerekçeyletemin edileceğine ilişkin olarak konu ve amaç sınırlamasının yapılması yanındabu verilerin kapsamının ve ne şekilde kullanılacağının da belirlenmiş olmasıgerekmektedir.
Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı ileAdalet Komisyonu Raporunda, 5149 sayılı Kanunun uygulanması döneminde ortayaçıkan eksikliklerin giderilmesi, uluslararası sözleşmelere ve gelişmelereparalellik sağlanması ve sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi amacıyla;konuya ilişkin diğer ülkelerin ve uluslararası spor örgütlerinin düzenlemelerive teamülleri göz önünde bulundurularak bu tasarının hazırlandığıbelirtilmiştir.
Tasarı metninde bulunmayan itiraz konusu kuralın da içerisindeyeraldığı 5. madde 31.3.2011 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23.Dönem 5. Yasama Yılı 85. Birleşiminde verilen bir önergeyle metne dahiledilmiştir. Önergenin gerekçesinde, "yapılan teklifle, elektronikkart ve elektronik karta dayalı bilet uygulamasına ilişkin koşullara açıklıkgetirilmekte" olduğunun belirtilmesi ile yetinilmiştir. Tasarı, Raporve görüşmelerde sporda şiddetin önlenmesinden bahsedilmekle birlikte genelolarak kamu güvenliğinin ve vergi denetiminin sağlanması ile ilgili herhangibir açıklamaya yer verilmemiştir. Bu durum karşısında, çoğunluk gerekçesindeyer verilen "itiraz konusu kural ile kişisel verilerin kamugüvenliği ve vergi denetiminin sağlanması bakımından tutulduğuna, sözkonusuveri tabanının, vatandaşların çok daha ayrıntılı, mahrem ve hassas verilerininbulunduğu Maliye ve İçişleri Bakanlıklarının erişimine açılmasının verigüvenliği açısından sorun teşkil etmeyeceğine" yönelik açıklama veargümanlar yasama belgeleri ve "kişisel verilerin korunmasınıisteme hakkı"nın anayasal niteliğiyle de bağdaşmamaktadır. Buradaönemli olan Maliye ve İçişleri Bakanlıklarının elinde vatandaşlara ait çokfazla kişisel verinin olup olmaması değil, sporda şiddetin önlenmesi amacıylakanunla öngörülen sınırlı bir amaçla ve sınırlı bir alanda elde edilecekverilerin amacı, ölçüsü, sınırı ve kapsamı belirtilmeksizin başka kamumakamlarının erişimine ve kullanımına açılmış olmasıdır.
Öte yandan, kişisel verilerin amaç ve kapsam dışında depolanmasıve kullanılması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki kişisel verilerinkorunmasına ilişkin ceza hükümlerinin uygulanacak olması nedeniyle bu konudakanuni güvencenin bulunduğuna yönelik çoğunluk gerekçesine de katılma olanağıbulunmamaktadır. Zira, kişisel verilerin korunması hakkı, buna yönelikihlallerin cezalandırılmasını isteme hakkından daha kapsamlı bir hakniteliğindedir. Başka bir anlatımla, kamu makamları veya yasakoyucu yalnızcaceza kanunlarında kötüye kullanımları müeyyideye bağlayan ceza kurallarıkoyarak kişisel verilerin korunması ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmişsayılamazlar. Zira, bu koruma daha geniş bir alanı, bireyin kendisineilişkin herhangi bir bilginin rızası olmaksızın açıklanmamasını, yayılmamasını,nakledilmemesini ve bu bilgilere başkalarının ulaşamamalarını kapsamaktadır.
Mahkememiz 2.10.2014 tarih ve E.2014/149, K.2014/151 sayılıkararında, internet trafik bilgisinin TİBtarafından ilgili işletmecilerden herhangi bir hukuki inceleme ya da sürecedahil olmadan alınmasını ve hâkim tarafındankarar verilmesi durumunda bubilginin ilgili mercilere verilmesini düzenleyen 5651 sayılı Kanun'un 3.maddesinin (4) numaralı fıkrasının iptaline karar verirken dayandığıgerekçelerden bazıları şöyledir: ".Kuralda, teminedilecek bilgiyle ilgili olarak herhangi bir konu ve amaç sınırlamasıbulunmadığı gibi bilginin kapsamı, ne şekilde kullanılacağı, tutulacağı süre,temin edilme gerekçesi gibi hususlarla ilgili olarak da herhangi bir belirlilikbulunmamaktadır...Bu durumda verilerin işlenebileceği hallerin kanunda açıkçayer alması zorunluluğu bulunmasına karşın, kuralda herhangi bir belirleme vesınırlama yapılmaksızın doğrudan kişisel veri niteliğindeki trafik bilgisinintemin edilmesine ve işlenmesine olanak sağlanmasının bu yönüyle Anayasa'nın 20.maddesine aykırı olduğu açıktır...Anayasa'nın 13. ve 20. maddelerinde yer alangüvencelere rağmen dava konusu kural ile kişiler, bilgi toplama, saklama,işleme ve değiştirme yetkisi olan idareye ve diğer kişilere karşı korumasızbırakılmış, veri toplamanın amaç, gerekçe, kapsam ve sınırlama yasaldüzenlemede yer verilmemiştir...".
Anayasa Mahkemesinin kişisel verilerin korunması ile ilgili olarakverdiği diğer kararlarda da ortaya koyduğu bu gerekçeler dikkate alındığında,kişisel verilerin ilgili üçüncü kişiler ya da kamu kurum ve kuruluşları ilepaylaşılabilmesi için, söz konusu kişi ve kurumların bu verilere erişebileceğihususunda kanunen yetkilendirilmiş olmaları ve bu verilerin ilgili kurum vekişilerin görevlerini yapması için gerekli olmasının yanı sıra bu görevlerinyerine getirilmesi ile de sınırlı olması gerekir. Kişisel verilere ilişkinkuralların aynı zamanda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin teminine,kullanılabilmesine, işlenebilmesine, ulaşılabilmesine, saklanma süresine, teminedilme gerekçesine ilişkin hususlarda bir belirlilik içermesi de gerekmektedir.
Bu ilkelere göre itiraz konusu kurala bakıldığında, sportiffaaliyetleri izlemek isteyenlerin kişisel verilerinin de sadece Kanun'daöngörülen amaçla ve bu kayıtların hizmetin devamı için zorunlu olduğu müddetlesınırlı olarak tutulması zorunludur. İtiraz konusudüzenlemede elektronik kart oluşturulmak amacıyla alınan kişiselbilgilerden oluşan ve federasyon bünyesinde oluşturulan merkezi veri tabanınınMaliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının erişimine açık olacağıöngörülmektedir. Ancak, kuralda Maliye ve İçişleri Bakanlıklarınınbu verilerleilgili erişim, işleme, paylaşma, kullanma yetki ve sınırları ile bu verilerinkorunmasına ilişkin usul ve esaslara yer verilmemiştir. Bu anlamda kişisel veriniteliğindeki bilgilerden oluşan veri tabanını amaç, kapsam, kullanım ve işlemeyetkileri açısından gereksiz, ölçüsüz ve belirsiz biçimde Maliye Bakanlığıve İçişleri Bakanlığının erişimine açan kural Anayasa'nın 2., 13. ve20. maddelerine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolması nedeniyle iptal edilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan aksi yöndekiçoğunluk görüşüne katılmadım.
Üye
Alparslan ALTAN