ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/40
Karar Sayısı : 2014/43
Karar Günü : 13.3.2014
R.G. Tarih-Sayı : Tebliğedildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Büyükçekmece 2. Asliye HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun, 24.5.2013 günlü, 6487 sayılı Kanun'un 21. maddesiyledeğiştirilen geçici 6. maddesinin onbirinci fıkrasının Anayasa'nın 35.maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı YapılaraUygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir MaddesininDeğiştirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan arsa ve parselasyon düzenlemesikapsamında davacının paydaşı bulunduğu taşınmazdan kesinti yapılması nedeniyleidare tarafından takdir edilen bedelin düşük olduğu belirtilerek açılan bedelartırımı davasında, davacı vekilinin itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
2942 sayılı Kanun'un, 6487 sayılı Kanun'un 21. maddesiyledeğiştirilen ve dava konusu kuralı da içeren geçici 6. madde şöyledir:
"Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılantaşınmazların bedel tespiti
GEÇİCİ MADDE 6-Kamulaştırma işlemleritamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamuyararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılantaşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesisetmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle,mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespitive diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacakişlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
İdarenin daveti veya malikin müracaatı üzerine, fiilen el konulantaşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının idarenin daveti veyamalikin müracaat ettiği tarihteki tahmini değeri; bu Kanunun 8 inci maddesininikinci fıkrasına göre teşkil edilen kıymet takdir komisyonu marifetiyle, taşınmazınel koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak ve bu Kanunun 11 inci ve 12 ncimaddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir. Tespitten sonra, buKanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teşkil olunan uzlaşmakomisyonunca, idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geçaltı ay içinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilen bir yazı ile,tahmini değer bildirilmeksizin, talep sahibi uzlaşma görüşmelerine davetedilir.
Uzlaşma; idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmazüzerinde sınırlı ayni hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka biryerde imar hakkı kullandırılması suretiyle veya bunların mümkün olmamasıhâlinde nakdi bedel üzerinden yapılabilir.
Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirdedavete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır veuzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleritarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır. Bu tutanak ile uzlaşmagörüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhinedelil teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde uzlaşılan hakkıntürünü, tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacak ise miktarını veödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakati deihtiva eden bir sözleşme akdedilerek bu sözleşme çerçevesinde işlem yapılır veuzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir.
Uzlaşılan bedel, bütçe imkanları dâhilinde sonraki yıllara sâriolacak şekilde taksitli olarak da ödenebilir. Taksitli ödeme süresince,4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunagöre ayrıca kanuni faiz ödenir.
İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde,uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malikveya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir. Dava açılması hâlinde,fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının davatarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki esaslara göremahkemece bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılmaksuretiyle tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkininehükmedilir. Tespit edilen bedel, bu maddenin sekizinci fıkrasına göre idareceödenir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilenbedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.
Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ileher türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktuolarak belirlenir.
Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarıncaödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesinedâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülenödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve SahilGüvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmetalımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye veil özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleritoplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamınınen az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşenalacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde,ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerlegerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarlarıdikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanunifaiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine,üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bumaddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.
Bu maddenin bedele ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarıile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıklarıtazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmişolanlar hakkında da uygulanır. Evvelce açtıkları davalar sonunda tazminatalmaya hak kazanmış veya süre dışındaki sebeplerden dolayı davaları reddedilmişolanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, gerek iç hukuka vegerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar sonunda hakkazanmış oldukları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdiödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları teklif edilebilirve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.
Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olankamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden öncetazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yolunagitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üçay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler.Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar davabekletilir; uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeyesunulmasından sonra davaya devam edilir. Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunlarınuygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktansonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veyakararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bumaddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyleidarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.
24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılanimar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dâhil olmaküzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulamatarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmaksuretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda dauygulanır. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemeler hakkında da bu madde hükümleriuygulanır.
4/11/1983 tarihinden bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadarkamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamışolmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin birihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazların idare tarafındankamulaştırılması hâlinde kamulaştırma bedeli ve mahkemelerce malikleri lehinehükmedilen tazminat ile bu davalara ilişkin mahkeme ve icra vekalet ücretleride, idarelerce bu maddenin sekizinci fıkrasına göre bütçelerden ayrılacakpaydan ve aynı fıkrada belirtilen usule göre ödenir ve işlem yapılır. Bualacaklar için de bu maddenin on birinci fıkrası, bu fıkra kapsamında kalantaşınmazlar hakkında açılan her türlü davalarda ise yedinci fıkra hükümleriuygulanır. Bu fıkra hükmü, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkındaaçılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır."
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk incelemetoplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayhan KILIÇ tarafındanhazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve dayanılan Anayasakuralı ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinegöre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya dakanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler.Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesiiçin elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanınbulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olmasıgerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortayaçıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuzyönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemede görülmekte olan dava, 2981 sayılıKanun uyarınca yapılan arsa ve parselasyon düzenlemesi kapsamında davacınınpaydaşı bulunduğu taşınmazdan kesinti yapılması nedeniyle idare tarafından takdiredilen bedelin düşük görülmesi üzerine açılan bedel artırımı davasıdır.Budavada Mahkeme, idarece takdir edilen bedelin hukuka uygun olarak belirlenipbelirlenmediğini tespit etmek ve bedelin eksik belirlendiğinin saptanmasıdurumunda ise aradaki farkın davacıya ödenmesine karar vermekle sınırlı biryetkiye sahiptir.
2942 sayılı Kanun'un, geçici 6. maddesinin iptali istenen,"Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal,hak ve alacakları haczedilemez."biçimindeki onbirinci fıkrası isekamulaştırmasız el atma nedeniyle doğan ve aynı maddede öngörülen uzlaşmaprosedürü sonucu veya mahkeme kararıyla belirlenen bedelin ödenmesi (infaz)aşamasına ilişkindir. Bakılmakta olan davada Mahkemenin, hükmedilen bedelin neşekilde ödeneceği veya bedelin tahsili için haciz yoluna başvurulupbaşvurulamayacağına dair bir karar vermesi mümkün değildir. Dolayısıyla, itirazkonusu kuralın, bakılmakta olan davada uygulanacak kural niteliğibulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.
IV- SONUÇ
4.11.1983 günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun, 24.5.2013günlü, 6487 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle değiştirilen geçici 6. maddesininonbirinci fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğudavada uygulanma olanağı bulunmadığından, bufıkrayailişkin başvurununMahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 13.3.2014 gününde OYBİRLİĞİYLEkararverildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ