ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/47
Karar Sayısı : 2014/123
Karar Günü : 3.7.2014
R.G. Tarih-Sayı :13.3.2015-29294
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Konya5. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.12.2004 günlü, 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun;
1- 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının,
2- 309. maddesinin,
a- (1) numaralı fıkrasının ".karar veya hükümdehukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmünYargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına yazılı olarak bildirir." bölümünün,
b- (2) numaralı fıkrasında yer alan ".bu nedenleriaynen yazarak."ibaresinin,
Anayasa'nın 2., 6., 9., 10., 13., 36., 37. ve 138. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, sanıklar hakkında açılan kamudavasında görevsizlik kararı vererek dosyanın yetkili olan ağır cezamahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Görevsizlik kararına yapılanitiraz, ağır ceza mahkemesince incelenerek kabul edilmiş ve görevsizlik kararıkaldırılmıştır. Görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin verilen kararınkesin olması nedeniyle, itiraz yoluna başvuran Mahkeme, Adalet Bakanlığına kanunyararına bozma yoluna başvurulması talebinde bulunmuştur. Adalet Bakanlığıtarafından kanun yararına bozma yoluna gidilmediğinin bildirilmesi üzerine,itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
Kanun'un itiraz konusu fıkra, bölüm ve ibarenin de yer aldığı 5.ve 309. maddeleri şöyledir:
"Görevsizlik kararı verilmesigereken hâl ve sonucu
Madde 5- (1) İddianameninkabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışındakaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.
(2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilengörevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Kanun yararına bozma
Madde 309- (1)Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesindengeçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunuöğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini,yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarakbildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynenyazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısınıYargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerindegörürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen birkarara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme vearaştırma sonucunda yeniden karar verir.
b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veyasavunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerineilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılamasonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olancezadan daha ağır olamaz.
c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlereilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanınkaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafifcezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşıdirenilemez."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 6., 9., 10., 13., 36., 37. ve138. maddelerine dayanılmış, Anayasa'nın 141. ve 142. maddeleri ise ilgiligörülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ,Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ,Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. EminKUZ'un katılımlarıyla 13.3.2014 gününde yapılan ilk inceleme toplantısındaöncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkeme, bakmaktaolduğu davada uygulayacağı kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarınıAnayasa'ya aykırı görür veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılıkiddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, o hükmün iptali için AnayasaMahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemeninAnayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemeningörevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da o davadauygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak kanun kuralları, davanın değişikevrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
Kanun yararına bozma, hâkim veya mahkemeler tarafındanverilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar vehükümlerdeki gerek maddi hukuka ve gerekse yargılama hukukuna ilişkin hukukaaykırılıkların giderilmesi için kural olarak Adalet Bakanlığı, istisnaen deYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından başvurulan olağanüstü bir kanunyoludur. Kanun yararına bozma yoluna başvurma yetkisinin yalnızca AdaletBakanlığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması sebebiyle bunlarındışındaki makam ve kişilerin kanun yararına bozma yoluna başvurmaları mümkündeğildir. Ancak, hâkim veya mahkeme kararı nedeniyle hukuken korunan birmenfaati ihlal edilen kişiler ile mahkemeler veya Cumhuriyet savcıları kanunyararına bozma yoluna başvurulması için yapacakları başvuru ile AdaletBakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını harekete geçirebilirler.
Bakılmakta olan davada itiraz yoluna başvuran Mahkemece, AdaletBakanlığına kanun yararına bozma yoluna başvurulması talebinde bulunulmuşancak, Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma yoluna gidilmediğibildirilmiştir. Burada kanun yararına bozma yoluna gitmek konusunda mahkemeleretanınmış bir yetki söz konusu olmadığından, kanun yararına bozma yolunu düzenleyenKanun'un 309. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ".karar veyahükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veyahükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir." bölümü ile (2)numaralı fıkrasında yer alan ".bu nedenleri aynenyazarak." ibaresinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun;
A- 309. maddesinin;
1- (1) numaralıfıkrasının ".karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunuöğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini,yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarakbildirir." bölümünün,
2- (2) numaralı fıkrasındayer alan ".bu nedenleri aynen yazarak." ibaresinin,
itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davadauygulanma olanağı bulunmadığından, bu bölüme ve ibareye ilişkin başvurunun Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B- 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma BABAYİĞİT tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, Kanun'un 4. maddesinin (4) numaralı fıkrasıhükmü gereğince asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasında oluşacakgörev uyuşmazlığının çözüleceği ortak yüksek görevli mahkemenin Yargıtay 5.Ceza Dairesi olduğu, ancak asliye ceza mahkemesince davaya bakmakla görevlimahkemenin ağır ceza mahkemesi olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararınakarşı itiraz konusu kural uyarınca itiraz yoluna başvurulması üzerine ağır cezamahkemesinin kendilerinin davaya bakıp bakmayacağı hususunda itirazıdeğerlendirerek görevlerini kendilerinin belirlemesi gibi bir durumun oluştuğu,oysa asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararına itirazda bulunulmamasıdurumunda ağır ceza mahkemesinin kendisinin de görevli olmadığı yönündeki karşıgörevsizlik kararı vermesi hâlinde Kanun'un 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasıuyarınca her iki mahkeme arasında oluşan görev uyuşmazlığının çözümü konusundayetkili merciin Yargıtay 5. Ceza Dairesi olacağı, oysa görevsizlik kararlarınınitiraza tabi olması nedeniyle oluşan fiili durum neticesinde asliye cezamahkemeleri ile ağır ceza mahkemeleri arasında görev uyuşmazlığı oluşması ve buhususun içtihat makamı olan Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafındandeğerlendirilememesi sonucunun ortaya çıktığı, aynı durumun sulh ceza mahkemesitarafından verilen görevsizlik kararları için de söz konusu olduğu, itirazkonusu kuralın Kanun'un 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasını fiilen işlemezhâle getirdiği, bu hükümlerin birbirleri ile çakışan ve olayın oluş şeklinegöre biri diğerini devre dışı bırakan çelişkiler içerdiği belirtilerek kuralın,Anayasa'nın 2., 6., 9., 10., 13., 36., 37. ve 138. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, adli yargı içerisindeki mahkemelerbakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceğihususu düzenlenmektedir.
6216 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca, itiraz konusu kuralilgisi nedeniyle Anayasa'nın 141. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."hükmüne yer verilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü veadil yargılanma hakkı, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında,diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Anayasa Mahkemesinin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, kanun yoluna başvurma hakkı da,hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
Kanun yolu, bir yargı yeri tarafından verilen ve hukuka aykırıolduğu ileri sürülen bir kararın, kural olarak başka bir yargı yeri tarafındanincelenmesini sağlayan hukuki bir yoldur. Kanun yolunun amacı, yargı yerleritarafından verilen kararların, kural olarak başka bir yargı yeri tarafındandenetlenmesine imkân tanınmak suretiyle daha güvenceli bir yargı hizmetisunmaktır. Kanun yoluna başvuru hakkı, adil yargılanma hakkının kapsamıiçerisinde kabul edilmektedir. Bunun nasıl yapılacağı ise usul hükümleri ilegösterilmektedir.
Anayasa'nın 142. maddesinde "mahkemelerinkuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişlerinin ve yargılamausullerinin"kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür. Buna göre, kanunyolu usulünün ve merciinin belirlenmesi hususu kanun koyucunun takdirinebırakılmıştır. Ancak, kanun koyucu bu takdir yetkisini kullanırken hukukungenel ilkelerine ve Anayasa'daki kurallara, özellikle de hukuk devleti ilkesineve adil yargılama hakkına uygun hareket etmelidir. Anayasa'nın 36. maddesikapsamında korunan kanun yoluna başvurma hakkının etkili bir şekildesağlanabilmesi için kanun yolu merciinin, incelenen kararı gerektiğindedeğiştirme yetkisine de sahip olması gerekir.
İtiraz, henüz kesinleşmemiş hâkim veya mahkeme kararında hataveya hukuka aykırılıkların bulunduğu gerekçesiyle bu kararın daha yüksek birmercii tarafından incelenmesini ve denetlenmesini sağlamak için yapılan olağanbir kanun yolu başvurusudur. İtirazın konusu, "hüküm" başlığıaltında son kararlardan önce verilen ve son karara esas teşkil etmeyen "arakarar"lar olup itiraz yasa yoluna hükümden önceki safhada, yani davabitmeden önce başvurulabilir. Adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımındanverilen görevsizlik kararları da bu neviden ara kararlar olduğu için bukararlara karşı kanun yoluna başvurma hakkının tanınması adil yargılanmahakkının gereğidir. Diğer taraftan kanun yoluna başvurma hakkının birden fazla tanınmasınailişkin Anayasa'da bir hüküm de bulunmamaktadır. Kanun yoluna başvurma hakkısonsuz olmayıp, bu hakkın bir yerde kesilmesi gerekmektedir. Adli yargıiçerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itirazyoluna başvurma imkânı tanıyan itiraz konusu kural, kanun koyucunun takdiryetkisi kapsamında olup, kuralın adalet duygusunu rencide eden ve demokratiktoplum düzeninin gerekleri ile çelişen bir yönü bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasında, davaların en azgiderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması düzenlenerek, usul ekonomisiilkesine yer verilmiştir. İtiraz konusu kuralla görevsizlik kararlarına karşıitiraz yasa yolu tanınmış olmakla henüz görev uyuşmazlığı çıkmadan öncekiaşamada görevsizlik kararında hata veya hukuka aykırılık bulunup bulunmadığıhususunun incelenip, görev konusunun bir an önce çözüme kavuşturularak esasageçilmesi sağlandığı gibi her türlü görevsizlik kararında görev uyuşmazlığınınçıkması ve bu uyuşmazlığın zaten iş yükü ağır olan Yargıtay ilgili dairesinceçözülmesinin önüne geçilmesi de sağlanmış olmaktadır. Dolayısıyla, itirazkonusu kural, usul ekonomisi ilkesini de uygun bir düzenlemedir.
Başvuru kararında, asliye ceza mahkemesi tarafından verilengörevsizlik kararına itiraz edilmesi üzerine itirazı incelemeye yetkili merciinağır ceza mahkemesi olması sebebiyle ağır ceza mahkemelerinin kendilerinindavaya bakıp bakmayacakları hususunda itirazı değerlendiren ve kendigörevlerini belirleyen konuma geldikleri ileri sürülmüş ise de, itirazkonusu kural sadece görevsizlik kararlarına karşı itiraz yasa yolunabaşvurulacağı hususunu düzenlemekte olup itirazı inceleyecek merciiler 5271sayılı Kanun'un 268. maddesinde sayılmıştır. Kaldı ki başvuruda belirtilenhusus bir uygulama sorunu olup, Yargıtay içtihatları ile açıklığakavuşturulmuştur.
Dolayısıyla, görevsizlik kararlarına karşı başvurulacak kanunyoluna ilişkin itiraz konusu kural, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındaolup hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma hakkına aykırı bir yönübulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 36.,141. ve 142. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 6., 9., 10., 13., 37. ve 138. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 5.maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 3.7.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN