ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/5
Karar Sayısı : 2014/65
Karar Günü : 27.3.2014
R.G. Tarih-Sayı :12.12.2014-29203
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 12.1.2011 günlü, 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinin (1) numaralı fıkrasının soncümlesinde yer alan “…ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” ibaresininAnayasa’nın 36. ve 138. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacı tarafından, adına tescil ettirdiği markanın davalılartarafından kullanımının durdurulması, tecavüzün önlenmesi ve tazminat talebiyleaçılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun’un itiraz konusu ibarenin de yer aldığı 166. maddesişöyledir:
“Davaların birleştirilmesi
MADDE 166- (1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerindeaçılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın heraşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemedebirleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığımahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey vesıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirmeikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığımahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararınkesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeyebildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya dabiri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunmasıdurumunda, bağlantı var sayılır.
(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davalarında bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinafincelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiyeait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 36. ve 138. maddelerine dayanılmış,Anayasa’nın 141. ve 142. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri gereğince Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, ErdalTERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ’un katılımlarıyla 29.1.2014gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, aralarında bağlantı bulunan aynı düzey ve sıfattakihukuk mahkemelerinde açılmış davalarda, ikinci davanın açıldığı mahkemetarafından verilen birleştirme kararıyla birinci davanın açıldığı mahkemeninbağlı olduğu ve bu karara karşı başvuru hakkının olmadığı bu nedenle birmahkeme kararının diğerinden üstün tutulduğu belirtilerek kuralın, Anayasa’nın36. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kuralAnayasa’nın 141. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
İtiraz konusu kuralla, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzeyve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalarda, ikinci mahkeme tarafındanverilen birleştirme kararının, davanın gönderildiği birinci mahkemeyibağlayacağı öngörülmektedir.
Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı vedavalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilmektedir.
Anayasa’nın 138. maddesinde, hâkimlerin, görevlerinde bağımsızoldukları, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine görehüküm verecekleri belirtildikten sonra, hiçbir organ, makam, merci veyakişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir vetalimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkindebulunamayacağı hükme bağlanmıştır.
Anayasa’nın 141. maddesiyle yargıya, davaların en az giderle vemümkün olan süratle sonuçlandırılması görevi verilmiş; 142. maddesiyle demahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve yargılamausullerinin kanun ile düzenlenmesi öngörülmüş, usul kanunlarının Anayasa’yauygun olmak koşulu ile düzenlenmesi hususu kanun koyucunun takdirinebırakılmıştır. Bu bağlamda kanun koyucu, kamu yararı amacıyla kararlarınözelliklerine göre farklı kanun yolları öngörebilir yahut bazı kararlar için dehiçbir kanun yolu öngörmeyebilir. Zira Anayasa’da tüm mahkeme kararlarıylailgili mutlaka bir kanun yolunun öngörülmesine ilişkin hükme yer verilmemiştir.
Kanun, hukuk mahkemelerinde uygulanacak yargılama usullerinidüzenlemektedir. Kanun’un 166. maddesinde düzenlenen davaların birleştirilmesimüessesesi, hukuk davalarında, ayrı ayrı açılmış davalar arasında maddedegösterilen anlamda bir bağlantı bulunması hâlinde, bu davalarınbirleştirilmesini öngören bir usul hukuku müessesesidir. İtiraz konusu kuralise aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerindeaçılmış davalarda verilen birleştirme kararlarının, davanın gönderildiğibirinci mahkemeyi bağlayacağını öngörmektedir. Kişiler arasındakiuyuşmazlıkların daha kısa süre içinde kesin bir şekilde çözümlenmesi, usulekonomisi bakımından önemli olduğu gibi davanın taraflarını davaların uzamasınedeniyle oluşabilecek mağduriyetlere karşı korumak bakımından da önemlidir.Kanun koyucunun, itiraz konusu kuralla, uyuşmazlığın esasına ilişkin olmayanbirleştirme kararlarının ilk davaya bakan mahkemeyi bağlayacağı kabul edilerekdavaların görülmesi ve sonuçlandırılmasının hızlandırılmasını amaçladığıaçıktır. Kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında, davaların hızlı bir şekildegörülmesi ve sonuçlandırılması için kamu yararı amacıyla kabul edilen itirazkonusu kuralda Anayasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Öte yandan, itiraz konusu kural davanın esasına ilişkin olmayanbir usul hukuku düzenlemesidir. Bu bağlamda, itiraz konusu kuralın, hâkimleringörevlerini bağımsız olarak yürütmelerini, uyuşmazlığın esası hakkındaAnayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hükümvermelerini engelleyen bir yönü bulunmadığı gibi yargı yetkisinin kullanılmasıbakımından mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat verilmesine yol açan biryönü de yoktur.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 36., 138.,141. ve 142. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
12.1.2011 günlü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166.maddesinin (1) numaralı fıkrasının son cümlesinde yer alan “…ve bukarar, diğer mahkemeyi bağlar.” ibaresinin Anayasa’ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 27.3.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ