ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/56
Karar Sayısı : 2015/22
Karar Tarihi : 5.3.2015
R.G. Tarih-Sayı :12.06.2015-29384
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ÜçüncüDairesi
İTİRAZIN KONUSU : A-26.10.1963 tarihli ve 357 sayılı Askerî Hakimler Kanunu’nun,
1- 27.3.1979 tarihli ve 2219 sayılı Kanun’un 3. maddesiyledeğiştirilen 21. maddesinin;
a- Birinci fıkrasının “Askerî hakim sınıfı subaylarıngörev yerleri ve sıfatları ne olursa olsun emeklilik yaş hadleri diğer subaylargibidir.” biçimindeki ilk cümlesinin,
b- İkinci fıkrasında yer alan “…askerî hakim subaylarrütbelerinin yaş haddine kadar hizmete devam ederler” ibaresinin,
2- 22.5.2012 tarihli ve 6318 sayılı Kanun’un 39. maddesiylebaşlığı ile birlikte yeniden düzenlenen 37. maddesinin dördüncü fıkrasında yeralan “Askerî hâkimler… kendileri istemedikçe altmış yaşını bitirinceyekadar emekliye sevk olunamazlar” ibaresinin,
B- 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (I) sayılıalt bendinin, 12.12.1980 tarihli ve 2358 sayılı Kanun’un 1. maddesiyledeğiştirilen (5) numaralı sırasında yer alan “Albaylar 60” ibaresinin “Askerîhâkimler” yönünden,
Anayasa’nın 2., 10., 138., 139. ve 145. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Askerî hâkim albay olarak görev yaparken yaş haddinden dolayıemekliye sevkedilen davacının, emekliye sevk işleminin iptali istemiyle açtığıdavada, Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme, itiraz konusukuralların iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1- 357 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı,
a- 21. maddesi şöyledir:
“Madde 21- Askerî hâkim sınıfısubayların görev yerleri ve sıfatları ne olursa olsun emeklilik yaş hadleridiğer subaylar gibidir. Askerî hâkim subayların kanunlarda belirtilenyükümlülük sürelerini tamamlamaları halinde özel kanununda yazılı belli şartlariçinde emekliliklerini isteme hakları vardır.
Bu Kanunda belirtilen esaslara göre; kadrosuzluk, yetersizlik,disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle ayırma ve askerî hâkim subayolmaya engel suçluluk halleri hariç, askerî hâkim subaylar rütbelerininyaş haddine kadar hizmete devam ederler.”
b- 37. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Askerî hâkimler azlolunamazlar. Birmahkemenin veya kadronun kaldırılması nedeniyle de olsa aylık ve ödeneklerindenve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlar ve bu Kanunda belirtilenistisnalar dışında, kendileri istemedikçe altmış yaşını bitirinceyekadar emekliye sevk olunamazlar.”
2- 5434 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 40.maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ilgili bölümü şöyledir:
“ç) Aşağıda yazılı olanların yaş hadleri,hizalarında gösterilen yaşları doldurdukları tarihlerdir:
I - Subay ve askerî memur ve gedikliler:
1- Asteğmen, teğmen ve üsteğmenler
41
2- Yüzbaşı, kıdemli yüzbaşı ve ön yüzbaşılar
46
3- Binbaşılar
52
4- Yarbaylar
55
5- Albaylar
60
6- Tuğ ve Tümgeneral ve amiraller
62
7- Kor ve orgeneraller ve amiraller
65
8- Mareşal ve büyük amiraller
68
9- 6, 7 ve 8 inci sınıf askerî memurlarla memur yardımcıları ve askerî hastabakıcı hemşireler
55
10- Daha yukarı sınıflardaki askerî memurlar
60
11- Gedikli subaylar
52
12- Gedikli çavuşlar (Astsubay çavuşlar)
43
13- Gedikli üstçavuşlar (Astsubay üstçavuşlar)
46
14- Gedikli başçavuşlar (Astsubay başçavuşlar)
49
15- Başgedikliler (Astsubay kıdemli başçavuşlar)
55
…”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 2., 10., 138., 139. ve 145.maddelerine dayanılmış, Anayasa’nın 140. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarıncaSerruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, ZehraAyla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU,Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLANve M. Emin KUZ’un katılımlarıyla 13.3.2014 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,sınırlama sorununun ise esas inceleme aşamasında ele alınmasına OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Murat ARSLANtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, askerî hâkimlerin emeklilikyaş haddinin rütbeleri esas alınmak suretiyle belirlendiği, adlî ve idarî yargıhâkim ve savcılarının yaş hadlerine Anayasa’da yer verilmişken askerîhâkimlerin altmış yaşını bitirinceye kadar emekli edilemeyecekleri hükmününkanunda yer aldığı, oysa “askerî hizmetin gerekleri” ibaresinin 5982sayılı Kanunla Anayasa’dan çıkarıldığı, 5982 sayılı Kanun’un ilgili maddesiningerekçesinde “askerî hizmetin gerekleri” ibaresinin askerî yargınınbağımsızlığını zedelediği düşünülerek yürürlükten kaldırıldığının ifadeedildiği, adlî, idarî ve askerî yargı hâkimleri arasında hâkimlik teminatıbakımından fark olmasının eşitlik ilkesini zedelediği belirtilerek kuralların,Anayasa’nın 2., 10., 138., 139. ve 145. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesine göre, itiraz konusu kurallarilgisi nedeniyle Anayasa’nın 140. maddesi yönünden de incelenmiştir.
İtiraz konusu kurallar, askerî hâkimsınıfı subayların görev ve sıfatları ne olursa olsun emeklilik yaş sınırlarınındiğer subaylar gibi olduğu, askerî hâkimsubayların bulundukları rütbenin yaş haddine kadar göreve devam edecekleri,kendileri istemedikçe altmış yaşını bitirinceye kadar emekliye sevkedilemeyeceklerini düzenlemektedir.
A- Anayasa’nın 2., 138., 139., 140. ve 145. Maddeleri Yönündenİnceleme
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukukdevleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurupbunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerindehukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlıolan devlettir.
Anayasa'nın “Mahkemelerin bağımsızlığı”başlıklı 138. maddesinde, “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar;Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hükümverirler…”; mahkemelerin bağımsızlığı ilkesinin bir uzantısı olan “hâkimlikve savcılık teminatı”nın düzenlendiği 139. maddesinde, “Hâkimler vesavcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önceemekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle deolsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz…”; hâkimlikve savcılık mesleğinin düzenlendiği 140. maddesinde ise “Hâkimler vesavcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bugörevler meslekten hâkim ve savcılar eliyle yürütülür.
Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlikteminatı esaslarına göre görev ifa ederler.
Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları,hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerininve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarındadisiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyleilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturmayapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektirensuçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlükişleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunladüzenlenir.
Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceyekadar hizmet görürler; Askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emekliliklerikanunda gösterilir.” denilmiştir.
Anayasa’nın “Askerî yargı”nın düzenlendiği145. maddesinin son fıkrasında, askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi,askerî hâkimlerin özlük işleri ve askerî savcılık görevlerini yapan askerîhâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkilerinin,mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetleriningereklerine göre kanunla düzenleneceği hükmü yer almakta iken 7.5.2010 tarihlive 5982 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliğiyle askerî yargınınbağımsızlığını zayıflatan “askerlik hizmetlerinin gerekleri” ibaresimadde metninden çıkarılmıştır. Değişikliğin gerekçesi, “…söz konusufıkrada yer alan ve askerî yargının bağımsızlığını zedelediği düşünülen‘askerlik hizmetinin gerekleri’ ibaresi çıkartılmakta…” biçimindeifade edilmiştir.
Anayasa’nın “Yargı” başlığı altındadüzenlenen ve 138. maddeyle başlayan bölümünde, sivil adlî ve idarî mahkemeleriçin genel düzenlemeler yapılmış; 140. maddenin birinci fıkrasında, “hâkim”kavramının adlî ve idarî yargı hâkimlerini kapsadığı ifade edilmiş ve dördüncüfıkrasında, adlî ve idarî yargı hâkimleri için hizmet görecekleri yaş haddibelirlenirken askerî hâkimlerin yaş haddine yönelik düzenlemenin kanundagösterileceği belirtilmiş; 145. maddesinde ise askerî yargı içerisinde yer alanaskerî mahkemeler, disiplin mahkemeleri ve askerî hâkimler için bağımsız birdüzenleme yapılarak askerî yargı, genel yargı sistemi içerisinde, ayrı, nevişahsına münhasır bir yapı olarak ortaya konulmuştur.
Anayasa’nın 145. maddesinde 2010 yılında yapılandeğişiklikle birlikte, Anayasa’da adlî-idarî yargı hâkim ve savcıları içinöngörülen mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatına yönelik hükümlerin,askerî yargı için de geçerli olduğuna yönelik herhangi bir tereddütbulunmamaktadır. Kaldı ki, bu Anayasa değişikliğinden önce de Anayasa Mahkemesikararlarında, askerlik hizmeti gereklerinin ancak mahkemelerin bağımsızlığınave bu bağımsızlığın güvencesi ve dayanağı olan hâkimlik teminatına dokunmadığısürece ve de bu ölçü içinde söz konusu olabileceği kabul edilmiştir (AnayasaMahkemesinin 8.10.2009 tarihli ve E.2006/105, K.2009/142 sayılı kararı).Dolayısıyla, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlikteminatıyla ilgili Anayasa hükümleri, askerî yargı da dâhil olmak üzere bütünhâkim ve savcıları kapsamaktadır.
Anayasa, askerî hâkimlerin özlük işlerine ilişkin düzenlemelerde,mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkelerinin gözetilmesiniöngörmektedir. Bu nedenle Anayasa’nın 138., 139. ve 140. maddelerinde yazılıkurallar, ayrık durumlar belirtilmediği sürece askerî yargı ve askerî hâkimleriçin de geçerlidir. Ancak Anayasa’da ayrıca bir “Askerî Yargı”nınöngörülmesinin nedeni zaten askerlik hizmetinin kendine özgü koşulları olupbizzat anayasa koyucu tarafından adlî ve idarî yargıya ilişkin hükümlere ayrı,askerî yargıya ilişkin hükümlereayrı maddelerde yer verilmiş ve bazı konularda askerî hâkimler ayrık tutulmuştur.
Anayasa’nın 139. maddesinin birinci fıkrasıyla, hâkimlerinkendileri istemedikçe Anayasa’da gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamayacakları;140. maddesinin dördüncü fıkrasıyla altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmetgörecekleri ifade edilerek adlî ve idarî hâkimlerin görev yapacakları yaş haddikonusunda anayasal güvence sağlanmıştır. Askerî hâkimleraçısından ise Anayasa’nın 140. maddesinin yaş haddinin kanunla düzenleneceğiniöngörmesi ve 357 sayılı Askerî HâkimlerKanunu’nun 37. maddesinde 60 yaşından önce kendileri istemedikçe emekliye sevkedilemeyecekleri ifade edilerek görev süresi konusunda yasal güvencesağlanmıştır.
Yargı bağımsızlığı özellikle yasama ve yürütme organlarının baskıve müdahalesine karşı hâkimlerin korunmasını ifade ettiğine göre, bu ilkeninyürütmenin kolaylıkla değiştirmeyeceği kurallarla güvence altına alınmasıgereklidir. Nitekim, Birleşmiş MilletlerYargı Bağımsızlığı Temel İlkeleri’nde, “Yargıçların görevsüresi, bağımsızlığı, güvenliği, alacakları yeterli ücret, hizmet şartları,emekli aylıkları ve emeklilik yaşı yasada yeterli biçimde güvence altınaalınır.”; Hâkimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Rolü Konusunda AvrupaKonseyi Üye Devletler Bakanlar Komitesi'nin 13 Ekim 1994 tarihli 516.toplantısında alınan R (94) 12 sayılı Tavsiye Kararı’nda, “Hâkimlerinbağımsızlığı, Sözleşme ve anayasal ilkelerin ışığı altında özel hükümlerin,mesela, anayasalara veya diğer yasalara konulması veya bu Tavsiye Kararı’nın içhukuka aktarılması suretiyle güvence altına alınmalıdır.”; AvrupaHâkimleri Danışma Konseyi’nin (CCJE) Yargının Bağımsızlığı ve HâkimlerinGörevden Alınamaması Standartlarına Dair Avrupa Konseyi Bakanlar KomitesininDikkatine Sunduğu 1 No’lu Görüşü’nde, “Hâkimlerin Statüsü HakkındaAvrupa Şartı daha da belirgin bir şekilde, ‘Tüm Avrupa Devletlerinde,hâkimlerin statüsüne dair temel ilkeler mevcut olan en yüksek iç hukuk normlarıylave bu alandaki kurallar da en az kanun düzeyinde düzenlenir.’ demektedir.”;Venedik Komisyonu’nun Yargı Sisteminin Bağımsızlığı Raporu’nda, “Bugörüş (CCJE’nin (1) Nolu görüşü), Anayasa Mahkemesi hâkimleri gibi özel hallerhariç olmak üzere emekliliğe kadar devam eden görev süresi fikrini daimadestekleye gelmiş olan Venedik Komisyonu’nun yaklaşımı ile de örtüşmektedir.” denilmeksuretiyle uluslararası belgelerde de yargı bağımsızlığının anayasal ya da yasalteminatla sağlanabileceği kabul edilmektedir.
Buna göre, yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkeleritoplumun hukuk güvenliği içinde yaşamasının, adil yargılanmanın, insanhaklarının ve özgürlüklerinin güvencesi olup bu ilkeler yargı erki içerisindeyargılama faaliyetini yerine getiren adlî, idarî ve askerî tüm hâkimler için geçerlidir. Yargıbağımsızlığı ve hâkim güvencesinin yürütme organlarının kolay değiştiremeyeceğien üst düzey koruma sağlayan kurallarla güvence altına alınması gerektiği,karşılaştırmalı hukuka ve bu ilkelere ilişkin uluslararası belgelerebakıldığında bu düzenlemelerin anayasa ya da kanunlarda yer almasının uygunolacağı, dolayısıyla anayasaların yargı bağımsızlığına ilişkin temel kurallarıdoğrudan düzenleyebileceği gibi bazı hususları kanuna da bırakabileceği anlaşılmaktadır.Kanun düzeyinde sağlanan koruma sadece bu yönüyle yargı bağımsızlığı ve hâkimgüvencesini ihlal etmez.
Diğer yandan, hâkimlerin görevlerini yargı bağımsızlığı ve hâkimgüvencesine uygun bir şekilde yerine getirebilmeleri açısından önemli olan husus,emeklilik yaş haddinden ya da süreli bir görevse bu süre sona ermeden öncegörevden alınamayacaklarının güvence altına alınmasıdır. Nitekim, BirleşmişMilletler Yargı Bağımsızlığı Temel İlkeleri’nde, "İster atanmışister seçilmiş olsunlar, yargıçların zorunlu emeklilik yaşına kadar veya sürelibir görevleri varsa sürelerinin dolmasına kadar görev yapmaları güvence altınaalınır.”; Hâkimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Rolü Konusunda AvrupaKonseyi Üye Devletler Bakanlar Komitesi'nin yukarıda zikredilen TavsiyeKararı’nda, “Yargıçlar, ister atansınlar ister seçilsinler, zorunlu biremeklilik yaşına kadar veya belli görev süresi öngörülen hallerde ise görevsürelerinin tamamlanmasına kadar güvenceli bir mesleki statüye sahipolmalıdırlar.” denilmektedir. Buna göre, emeklilik yaş haddininönceden bilinebilir olması yeterli olup, askerî hâkimler açısından bununrütbelerine göre belirlenmesi tek başına yargı bağımsızlığını ve hâkimgüvencesini etkileyen bir husus değildir. Dolayısıyla askerî hâkimlerin emeklilik yaş haddininkanunla düzenlenmesi, yargı bağımsızlığı ve hâkim güvencesini sağlamayaelverişli olup Anayasayla doğrudan düzenleme ya da kanuna bırakma anayasakoyucunun takdir yetkisi içerisinde kalan bir husustur. Kanun koyucu da itirazkonusu kurallarla askerî hâkimler için emeklilik yaş haddini rütbelerine göreve her hâlükârda da altmış yaş olarak belirleyerek takdir yetkisini bu yöndekullanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallarAnayasa’nın 2., 138., 139., 140. ve 145. maddelerine aykırı değildir. İptalistemlerinin reddi gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.
B- Anayasa’nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, adlî, idarî ve askerî yargıhâkimleri arasında hâkimlik teminatı bakımından fark olmasının eşitlik ilkesinizedelediği belirtilerek kuralların, Anayasa’nın 10. maddesine de aykırı olduğuileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen “kanun önünde eşitlikilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ileeylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynıdurumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarınısağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanunkarşısında eşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin heryönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları veuygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
Anayasa’nın “Yargı” başlığı altındadüzenlenen ve 138. madde ile başlayan bölümü, sivil adlî ve idarî mahkemeleriçin genel düzenlemeler yapma yolunu seçmiş; 140. maddenin birinci fıkrasında,“hâkim” kavramının adlî ve idarî yargı hâkimlerini kapsadığı ifadeedilmiş ve dördüncü fıkrasında, adlî ve idarî yargı hâkimleri için emeklilikyaş haddini belirtirken askerî hâkimlere yönelik düzenlemeyi kanuna bırakmış;145. maddede ise askerî mahkemeleri, disiplin mahkemelerini ve askerî hâkimlerikapsayan askerî yargı için ayrı bir düzenleme yaparak, askerî yargıyı genelyargı sistemi içerisinde, ayrı, nevi şahsına münhasır bir yapı olarak ortayakoymuştur.
Anayasa’nın 139. ve 140. maddesinin dördüncü fıkrası ilehâkimlerin hizmet görecekleri yaş haddi altmışbeş olarak belirlenmiş, askerî hâkimler açısından ise bu belirlemekanuna bırakılmıştır. Dolayısıyla anayasa koyucu tarafından adlî ve idarîhâkimler için emeklilik yaşı anayasal düzeyde güvence altına alınmış ancakaskerî hâkimler için emeklilik yaşhaddini belirleme yetkisi kanun koyucunun takdirine bırakılarak hâkimler içinöngörülen yaş güvencesine askerî hâkimlerbakımından istisna getirilmiştir. Dolayısıyla anayasa koyucu bizzatkendisi askerî hâkimleri hizmetgörecekleri yaş haddi bakımından adlî ve idarî hâkimlerden ayrıktutmuştur. Anayasa Mahkemesinin görevi anayasa koyucunun iradesinin değil,kanun koyucunun iradesinin anayasaya uygunluğunu denetlemektir.Dolayısıyla Anayasa’nın 140. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü karşısındaadlî ve idarî yargı hâkimleri ile askerî hâkimlerarasında hizmet görecekleri yaş haddi bakımından eşitlik karşılaştırmasıyapılamaz.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallarAnayasa’nın 10. maddesine aykırı değildir. İptal istemlerinin reddi gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
A- 26.10.1963 tarihli ve 357 sayılıAskeri Hakimler Kanunu’nun;
1- 27.3.1979 tarihli ve 2219 sayılı Kanun’un 3. maddesiyledeğiştirilen 21. maddesinin;
a- Birinci fıkrasının “Askeri hakim sınıfısubayların görev yerleri ve sıfatları ne olursa olsun emeklilik yaş hadleridiğer subaylar gibidir.” biçimindeki ilk cümlesinin,
b- İkinci fıkrasında yer alan “…askeri hakimsubaylar rütbelerinin yaş haddine kadar hizmete devam ederler” ibaresinin,
2- 22.5.2012 tarihli ve 6318 sayılı Kanun’un 39. maddesiylebaşlığı ile birlikte yeniden düzenlenen 37. maddesinin dördüncü fıkrasında yeralan “Askeri hakimler…kendileri istemedikçe altmış yaşını bitirinceyekadar emekliye sevk olunamazlar” ibaresinin,
B- 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye CumhuriyetiEmekli Sandığı Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (I)sayılı alt bendinin, 12.12.1980 tarihli ve 2358 sayılı Kanun’un 1. maddesiyledeğiştirilen (5) numaralı sırasında yer alan“Albaylar 60” ibaresinin “Askerihakimler” yönünden,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, SerdarÖZGÜLDÜR’ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 5.3.2015 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
KARŞIOY GEREKÇESİ
Anayasa’nın bugüne dek herhangi bir değişikliğe uğramayan“Hâkimlik ve savcılık mesleği” başlıklı 140. maddesinin dördüncü fıkrasında“Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; askerihâkimlerin yaş haddi yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.” denilmektedir.
2010 değişikliği öncesinde Anayasa’nın “Askeri Yargı” başlıklı145. maddesinin son fıkrasında “Askeri yargı organlarının kuruluşu,işleyişi, askeri hâkimlerin özlük işleri... askerlikhizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir...” hükmü yer almaktaydı. Bufıkraya ilişkin gerekçede ise “...askeri hâkimlerin özlük işlerindemahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatına ilişkin genel hükümlerdenaynen yararlanacakları, bunun yargı hizmetinin bağımsızlığının tabiibir sonucu olduğu ilke olarak benimsenmiş(tir)...” denilmekteydi.
Yine 2010 Anayasa değişikliği öncesinde Askeri Yargıtay’ıdüzenleyen 156. maddenin son fıkrası ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesinidüzenleyen 157. maddenin son fıkrasında, bu yüksek mahkemelerin kuruluşkanunlarının “askerlik hizmetlerinin gereklerine göre” düzenleneceği hükümaltına alınmıştı.
7.2.2010 tarih ve 5982 sayılı Kanun’la Anayasa’nın 145., 156. ve157. maddelerinde yapılan değişikliklerle, anılan madde metinlerinde yer alan “askerlikhizmetinin gerekleri” kriteri çıkarılmış ve askeri yargı ile askeriyüksek mahkemelerin kuruluşu ve işleyişi ile askeri hâkimlerin özlükişlerinin sadece mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıesaslarına göre kanunla düzenleneceği esası öngörülmüştür. Anayasa koyucunun bukonudaki iradesinin ortaya konulması açısından bir örnek olmak üzere,Anayasa’nın 145. maddesi ile ilgili değişikliğin gerekçesine bakılmasında yararbulunmaktadır: “...Anayasa Mahkemesinin 7.5.2009 tarihli ve E.2005/159,K.2009/62 sayılı kararında, Anayasanın 9., 138. ve 140. maddelerindekidüzenlemeler gereğince, adli ve idari yargı için öngörülen yargıbağımsızlığının, askeri yargı içinde geçerli olduğunda kuşku bulunmadığıvurgulanmaktadır. Bu nedenle, söz konusu fıkrada yer alan ve askeriyargının bağımsızlığını zedelediği düşünülen ‘askerlik hizmetiningerekleri’ ibaresi çıkartılmakta ve fıkranın aynımahiyetteki son cümlesi yürürlükten kaldırılmaktadır...”
7.2.2010 tarih ve 5982 sayılı Kanun’la yapılan Anayasa değişikliğisırasında, askeri hâkimleri ve askeri yargıyı doğrudan ilgilendiren 145., 156.ve 157. maddelerde değişiklik yapıldığı görülmekle beraber, askeri hâkimlerinyaş haddi, yükselme ve emekliliklerinin kanunda gösterileceği hükmünü öngörenAnayasa’nın 140. maddesinde herhangi bir değişiklik yapılmadığı; dolayısıylailk nazarda askeri hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri konusununyasa koyucunun takdir hakkına bırakılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ne var kiAnayasa’nın 140. maddesindeki bu istisna hükmün, özellikle 145. 156. ve 157.maddelerde yer alan “askerlik hizmetinin gerekleri” kriteri ve unsurugözetilerek konulduğunu ve bu bakımdan söz konusu hükümlerle paralellik ve uyumgösteren anılan düzenlemenin gerçek amacının “askerlik hizmetinin gerekleri”ndenkaynaklanan bir ihtiyaç olduğunu gözden uzak tutmamak gerekir. Diğer birdeyişle, 2010 Anayasa değişikliği öncesindeki Anayasal düzenlemelerin gerçekamacı, adli/idari yargı hâkim ve savcılarının 65 olarak öngörülen yaşhadlerinin askeri hâkimlere aynen yansıtılmasına “askerlik hizmetiningerekleri”nin engel görülmesidir. Oysa 2010 Anayasa değişikliği sonrasında145., 156. ve 157. maddelerde yer alan “askerlik hizmetinin gerekleri”kriteri, “askeri hâkimlerin özlük işleri” bakımından dikkatealınamayacağından; 140. maddede mevcudiyetini sürdüren “askerihâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.”hükmününde “Anayasaya uygun yorum” yöntemiyle anlamlandırılması ve bir sonuca varılmasıgerekmektedir. Bu yorum yöntemiyle yapılan değerlendirmede ise, evvelce sadece5434 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (I) sayılıalt bendinin (5) numaralı sırasında yer alan “albaylar-60” ibaresinin 2010Anayasa değişikliği öncesinde Anayasa’nın 140. maddesine uygun bir yasaldüzenleme mesabesinde bulunduğu, askerlik hizmetinin gerekleri gözetilereksubaylar için öngörülen rütbelerden “albay”lar için konulan “60 yaş haddi”nin,aynı zamanda subay olan askeri hâkimler bakımından da Anayasa’ya uygun birdüzenleme mahiyetini taşıdığında kuşku bulunmamaktadır. Ne var ki gerek halenyürürlükte olan bu yasa hükmü gerek 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanunu’nun iptalistemine konu 21. maddesindeki “askeri hâkim sınıfı subayların görev yerleri vesıfatları ne olursa olsun emeklilik yaş hadleri diğer subaylar gibidir.” ve“...askeri hâkim subaylar rütbelerinin yaş haddine kadar hizmete devam ederler”şeklindeki hükümler ile 22.5.2012 tarihli Kanunla değişik 37. maddesinde yeralan “Askeri hâkimler... kendileri istemedikçe 60 yaşını bitirinceye kadaremekliye sevk olunamazlar...” şeklindeki düzenleme, 2010 Anayasa değişikliğisonrası Anayasa’ya aykırı düşmüştür. Çünkü, Anayasa’nın 145. maddesiningerekçesinde açıkça “askeri hâkimlerin özlük işlerinde mahkemelerinbağımsızlığı ve hakimlik teminatına ilişkin genel hükümlerden aynenyararlanacakları...” öngörülmüş; askeri hâkimlerin özlük işlerikapsamında olduğunda kuşku bulunmayan “emeklilik yaş haddi” konusundada iptal istemine konu yasal düzenlemeler, artık “askerlik hizmetinin gerekleri”kriteri kaldırıldığından Anayasal dayanağını kaybetmiştir.
Oysa, Anayasa Mahkemesinin 2010 Anayasa değişikliği öncesindeverdiği, aşağıda gerekçelerine işaret edilen iki kararında dahi, askerihâkimlerin özlük hakları bakımından “rütbenin” belirleyiciolamayacağı ve bunun aksine yapılan düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olduğunaişaret edilmiştir:
- “...Görev tazminatı, hâkimlik görevinin niteliği ve özelliği gözönünde bulundurularak saptandığına göre, rütbe, tazminatınbelirlenmesinde etkileyici olmamalıdır. Başka bir deyişle bu tazminatilgililere belirli bir rütbede oldukları için değil, hâkim ve savcı olduklarıiçin verilmektedir. Görevi gereği yüksek hâkimlik tazminatı alma hakkınıkazanma bakımından diğer hâkimlerle aynı hukuksal durumda bulunanaskeri hâkim sınıfı subayların bir bölümünün, yargı hizmeti dışındakibir hizmetle kıyaslama yapılmak suretiyle görev tazminatlarınınsınırlandırılması askeri hizmetin gereklerinden kaynaklanan birnedene dayanmadığı gibi, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine deaykırıdır...” (Any. Mah.nin 12.5.2004 tarih ve E.2003/57, K.2004/57 sayılıkararı.)
- “...Yüksek hâkimlik tazminatı, hâkimlik görevinin niteliği veözelliği göz önünde bulundurularak saptanmakta, hâkim ve savcılar ileaskeri hâkimlerde bu görevde bulunmaları nedeniyle yüksek hâkimliktazminatı almaya hak kazanmaktadırlar. Bu nedenle yüksek hâkimlik tazminatınınbelirlenmesinde askerlik mesleğine ait rütbelerin esas alınmasıolanaklı değildir. İfa ettikleri yargı görevi gereği yüksek hâkimliktazminatı alma bakımından adli yargıda görevli diğer hâkimlerle aynıhukuksal durumda bulunan askeri hâkim sınıfı subaylardan birbölümüne rütbeler esas alınarak kıyaslama yapılmak suretiyle farklıyüksek hâkimlik tazminatı verilmesinin öngörülmesi askerlikhizmetlerinin gereklerinden kaynaklanan bir nedene dayanmadığı gibieşitlik ilkesine de aykırılık oluşturur... Askeri Yüksek İdare MahkemesiBaşsavcısına ödenecek yüksek hâkimlik tazminatının belirlenmesinde askerirütbeyi esas alan ... ibaresi Anayasa’nın 10., 145. ve 157.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir...” (Any.Mah.nin 7.2.2007 tarih veE.2005/61, K.2007/17 sayılı kararı.)
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında Anayasa’nın 145., 156. ve157. maddelerinde 2010 yılında yapılan değişiklikle “askerlik hizmetiningerekleri” unsurunun, askeri hâkimlerin özlük işleri bakımından yasa koyucunungözeteceği bir unsur olmaktan çıkarılması ve herhangi bir değişiklik yapılmayan140. maddedeki askeri hâkimlerin yaş haddinin kanunla düzenleneceği kuralınında 2010 Anayasa değişikliği sonrasında, askeri hâkimlerin hâkim bağımsızlığı vehâkimlik teminatı yönünden eşidi oldukları adli/idari yargı hâkim ve savcılarıdikkate alınarak Anayasa’ya uygun yorum yöntemiyle yorumlanması gerektiği,esasen Anayasa’nın 145. maddesinin orijinal gerekçesinde de askeri hâkimlerinözlük işlerinde genel hükümlerden aynen yararlanacaklarına işaret edildiği, AnayasaMahkemesi kararlarında da yargısal mesainin yansıması olan özlük haklarıbakımından askeri hakimlerin diğer subayların tâbi olduğu “rütbe” esasalınarak bir düzenlemeye tâbi tutulmalarının Anayasa’ya aykırı düştüğünün ifadeedildiği, özlük hakları kapsamında olan askeri hâkimlerin emeklilik yaş hadleribakımından da emsali oldukları diğer sınıf subaylarının yaş hadlerine tâbitutulmalarını öngören iptal istemine konu kuralların da Anayasa’nın 10., 140.,145., 156. ve 157. maddelerine aykırı düştüğü ve iptali gerektiği kanaatinevardığımdan; çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR