ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/64
Karar Sayısı : 2014/140
Karar Tarihi : 11.9.2014
R.G. Tarih-Sayı :7.4.2015-29319
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul13. Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1- 21.2.2014tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ileBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle, 12.4.1991tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na eklenen geçici 14. maddenin,
2- 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun232. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ".onbeş gün."ibaresinin,
Anayasa'nın 6., 9., 11., 14., 37., 137., 138., 139., 140., 141.,142. ve 159. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine kararverilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanıklar hakkında silahlı terör örgütünü yönetmek, bu örgüte üyeolmak ve diğer suçlardan açılan kamu davasında, itiraz konusu kurallarınAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1- 6526 Kanun'un 1. maddesiyle 3713 sayılı Kanun'a eklenenitiraz konusu geçici 14. madde şöyledir:
"GEÇİCİ MADDE 14- BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunungeçici 2 nci maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza mahkemeleri ilebu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesiuyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri kaldırılmıştır.
Kaldırılan bu ağır ceza mahkemelerinde görev yapan başkan veüyeler ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçların soruşturmasındagörevlendirilen hâkim ve Cumhuriyet savcıları, Hâkimler ve Savcılar YüksekKurulunca, beşinci fıkra uyarınca devirlerin tamamlanmasından itibaren on güniçinde müktesepleri dikkate alınarak uygun görülecek bir göreve atanırlar.
Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10uncu maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcılarınca yürütülen soruşturmadosyaları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, yetkili Cumhuriyetbaşsavcılıklarına devredilir.
6352 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca görevlerinedevam eden ağır ceza mahkemelerinde ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılanTerörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen ağır cezamahkemelerinde derdest bulunan dosyalar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtebulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkili vegörevli mahkemelere devredilir. Bu mahkemelerce verilip Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığında veya Yargıtayın dairelerinde bulunan dosyaların incelenmesinedevam olunur.
Üçüncü ve dördüncü fıkralar uyarınca yapılacak devir işlemleri, buKanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerinde görevlendirilen hâkimler ileCumhuriyet savcıları tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibarenon beş gün içinde sonuçlandırılır. Dosyaların devir işlemlerisonuçlandırılıncaya kadar, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, devredilendosyalarla ilgili koruma tedbirleri hakkında karar vermeye bu mahkemelerinbulunduğu yer hâkim ve mahkemeleri yetkilidir. Ayrıca, bu Kanunla kaldırılanağır ceza mahkemelerince verilip henüz gerekçesi yazılmamış olan hükümleringerekçeleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on beş güniçinde yazılır. Kaldırılan mahkemelerde bulunan ve kesinleşen dosyalara aitarşiv ve emanetler ile diğer evrak ve dokümanlar Hâkimler ve Savcılar YüksekKurulu tarafından belirlenecek mahkeme veya mahkemelere devredilir ve müteakipişlem ve talepler bu mahkemelerce yerine getirilir veya karara bağlanır.
Mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanununun mülga 250 nci maddesininbirinci fıkrasına göre görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri ile TerörleMücadele Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilenağır ceza mahkemelerine yapılmış atıflar ağır ceza mahkemelerine; bumahkemelerin üyelerine yapılmış atıflar Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluncabelirlenen Ankara Ağır Ceza Mahkemesine yapılmış sayılır. Mevzuatta CezaMuhakemesi Kanununun mülga 250 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlarile Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası kapsamınagiren suçlara yapılan atıflar, Türk Ceza Kanununda yer alan;
a) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcımadde imal ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklamasuçuna,
b) Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütünfaaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlara,
c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve YedinciBölümünde tanımlanan suçlara (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddelerhariç),
yapılmış sayılır.
Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10uncu maddesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla açılmış olan davalarda, sanığın taşıdığı kamugörevlisi sıfatı dolayısıyla hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin veyakarar alınması gerektiğinden bahisle durma veya düşme kararı verilemez."
2- 5271 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 232.maddesi şöyledir:
"Madde 232- (1)Hükmün başına, "Türk Milleti adına" verildiği yazılır.
(2) Hükmün başında;
a) Hükmü veren mahkemenin adı,
b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin,Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin,kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği,
c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zamandilimi,
d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halentutuklu olup olmadığı,
Yazılır.
(3) Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişseaçıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde davadosyasına konulur.
(4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafındanimzalanır.
(5) Hâkimlerden biri hükmü imza edemeyecek hâle gelirse, bununnedeni mahkeme başkanı veya hükümde bulunan hâkimlerin en kıdemlisi tarafındanhükmün altına yazılır.
(6) Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın neolduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanunyollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının,başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekildeaçıkça gösterilmesi gerekir.
(7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkimile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 6., 9., 11., 14., 37., 137.,138., 139., 140., 141., 142. ve 159. maddelerine dayanılmış, Anayasa'nın2. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra AylaPERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M.Emin KUZ'un katılımlarıyla 9.4.2014 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında öncelikle davada uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varmasıdurumunda, bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir.Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesiiçin, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanınbulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir.Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkansorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yöndeetki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 6526 sayılı Kanun'un 1.maddesiyle 3713 sayılı Kanun'a eklenen geçici 14. maddenin tamamı ile 5271sayılı Kanun'un 232. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ".onbeşgün." ibaresinin iptalini talep etmiştir.
3713 sayılı Kanun'un iptali istenen geçici 14. maddesinin birincifıkrasında, aynı Kanun'un 10. maddesi gereğince görev yapan ağır cezamahkemelerinin kaldırıldığı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra ile kaldırılanağır ceza mahkemelerinde görev yapan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının başkagörevlere atanmaları usulü; üçüncü fıkrasında, aynı Kanun'un 10. maddesikapsamında yapılan soruşturmalara ilişkin dosyaların yetkili Cumhuriyet başsavcılıklarınadevredileceği; dördüncü fıkrasında, kaldırılan ağır ceza mahkemelerinde derdestolan dosyaların devredilmesine ve temyiz aşamasındaki dosyaların incelenmesineilişkin usuller; beşinci fıkrasında, devir işlemlerinin ne kadar süreiçerisinde yapılacağı, devredilen dosyalarla ilgili koruma tedbirleri konusundahangi mercinin karar vereceği, karar verilmiş olan dosyalarda gerekçenin nekadar süre içerisinde yazılacağı, kesinleşmiş dosyalara ilişkin evrak, emanetve arşivlerin devrinin nasıl yapılacağı; altıncı fıkrasında, aynı Kanun'un 10.maddesine ilişkin olarak yapılan atıfların hangi kanuna, suç tiplerine vebunlarla ilgili davalara bakmakla görevli yargı mercilerine yapılmışsayılacağı; yedinci fıkrasında, ilgili suçlardan yapılan kovuşturmalarda kamugörevlileri hakkında soruşturma izni gerektiğinden bahisle durma ya da düşmekararı verilemeyeceği hususları düzenlenmiştir.
3713 sayılı Kanun'un geçici 14. maddesinin yürürlüğe girmesiylebirlikte itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin baktığı dosyalar yönünden,yargılama görev ve yetkisi mutlak şekilde sona ermiştir. İtiraz yoluna başvuranMahkemedeki bakılmakta olan dava yönünden ise itiraz konusu kural uyarıncanisbi bir yetkilendirme söz konusudur. Buna göre, itiraz yoluna başvuranMahkemeye yalnızca "gerekçeli kararın yazılması" ile ilgiliolarak sınırlı bir yargısal görev ve yetki verilmiştir. Diğer bir ifadeyleitiraz başvurusunda bulunan Mahkemeye tanınan yargısal görev ve yetki, 6526sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 3713 sayılı Kanun'a eklenen geçici 14. maddeninbeşinci fıkrasının üçüncü cümlesinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla 6526sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 3713 sayılı Kanun'a eklenen geçici 14. maddeninbeşinci fıkrasının üçüncü cümlesi dışında kalan bölümünün bakılmakta olandavada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin (3) numaralı fıkrasında isemahkemelerce verilen hükümlere ilişkin gerekçeli kararların, hükmünaçıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içerisinde dosyasına konulacağıbelirtilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yeralan gerekçeli kararların yazımına ilişkin süre genel niteliği haiz birdüzenlemedir. 6526 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 3713 sayılı Kanun'a eklenengeçici 14. maddenin beşinci fıkrasıyla getirilen gerekçeli karar yazımınailişkin süre ise kaldırılan ağır ceza mahkemelerinin hükmünü açıklayıp henüzgerekçeli kararlarını yazmadıkları dosyalara yönelik olup özel niteliği haizbir düzenlemedir. İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin de kaldırılan ağır cezamahkemelerinden olması nedeniyle bu Mahkeme yönünden uygulanacak kural, özelniteliği haiz olan 6526 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 3713 sayılı Kanun'aeklenen geçici 14. maddenin beşinci fıkrasıdır. Bu nedenle, genel niteliği haizolan 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yeralan ".onbeş gün." ibaresinin bakılmakta olan davadauygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle;
A- 1- 21.2.2014 tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu veCeza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un1. maddesiyle, 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'naeklenen geçici 14. maddenin beşinci fıkrasının üçüncü cümlesi dışında kalanbölümünün,
2- 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun232. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ".onbeş gün."ibaresinin,
itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davadauygulanma olanağı bulunmadığından, bu bölüme ve ibareye ilişkin başvurununMahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B- 6526 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 3713 sayılı Kanun'a eklenengeçici 14. maddenin beşinci fıkrasının üçüncü cümlesinin esasınınincelenmesine,
Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hasan Mutlu ALTUN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralla öngörülen sürenin makulbir süre olmadığı, kuralın usulüne uygun bir gerekçe yazılmasını kısıtladığıbelirtilerek, Anayasa'nın 141. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itirazkonusu kural Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
İtiraz konusu kuralla, 3713 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğincekurulmuş olan ve bu madde uyarınca kendisine görev verilen davalara bakmaklayetkilendirilen mahkemelerin kaldırılması nedeniyle, bu mahkemeler tarafındanverilip henüz gerekçesi yazılmamış olan hükümlerin gerekçelerinin, 6526 sayılıKanun'un yürürlüğe girdiği 6.3.2014 tarihinden itibaren en geç onbeş güniçerisinde yazılacağı öngörülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında, bütün mahkemelerinher türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı belirtilmiştir.
Hukuk devletinde kanun koyucu, yargılama hukukuna ilişkinkuralları belirleme ve bu çerçevede soruşturma makamlarının belirlenmesi,mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usulleri veyapısı hakkında Anayasa'ya aykırı olmamak koşuluyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyiyapma konusunda takdir yetkisine sahip bulunmaktadır. Nitekim, Anayasa'nın 142.maddesinde, "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri,işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir." denilmek suretiylebu husus hüküm altına alınmıştır.
İtiraz konusu kuralın konusunu oluşturan gerekçeli kararın "onbeşgünlük" süre içerisinde yazılması, düzenleyici süre niteliğindeolup Anayasa'nın 142. maddesinde öngörülen "yargılama usulü"kavramının içerisinde yer almaktadır. Kanun koyucunun kapatılan mahkemelerleilgili devir ve atama işlemlerinin düzenli bir şekilde gerçekleştirebilmesiiçin bu düzenlemeyi yaptığı açıktır. Kanun koyucu tarafından bu mahkemelerinyetkilerinin sonlandırılıp, dava dosyalarının başka mahkemelere devredilmesisürecinde, henüz yazılmamış kararlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 232.maddesinde yer alan onbeş günlük süreye, yeni bir onbeş günlük süre daha ilaveedilmiştir. Bu şekilde gerekçeli kararların yazılarak tarafların ve kamuoyununbilgisine sunulması, tutukluluk başta olmak üzere belirli hususlarındenetiminin sağlanması, böylece, yapılan görevin en iyi şekilde ve etkin olarakyerine getirilmesi amaçlanmıştır.
Söz konusu mahkemeler kapatılırken, gerekçeli kararı henüzyazılmamış olan dava dosyalarıyla ilgili olarak, bu gerekçelerin açıklanmasıiçin makul bir süre belirlenerek, bu durumun kural altına alınması hukukgüvenliği ilkesinin de bir gereğidir. Bireylerin haklarında verilen hükümleringerekçelerini makul bir sürede öğrenmeleri, özellikle tutuklu bırakılan kişileryönünden, bu tutukluluğa itirazlarını daha etkin bir şekilde yapabilmeleriaçısından büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla itiraz konusu kuralın,mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı yönündekiAnayasa hükmüyle uyumlu olduğu açıktır.
Diğer yandan, hükmün açıklandığı bir davada gerekçeli kararınyazılması; dosyanın kapsamlı olması, suç ve sanık sayısının fazlalığı,gerekçenin olağandan uzun olması ya da yazılacak başka kararların bulunmasıgibi nedenlerle Kanunla belirlenen onbeş günlük süreden daha fazla bir zamanalabilir. Ancak kanun koyucunun istisnai nitelikte olan bu şekildeki davadosyaları ile ilgili olarak değil, kapatılan mahkemelere yönelik genel bir düzenlemeyapması gerektiğinden, düzenleyici süre niteliğindeki bu zaman dilimi kuralolarak belirlenmiştir. Bu süre hak düşürücü olmayıp düzenleyici süreniteliğindedir. Bu nedenle kuralda hukuk devleti ilkesiyle çelişen bir yön debulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 141.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
21.2.2014 tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu veCeza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un1. maddesiyle, 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'naeklenen geçici 14. maddenin beşinci fıkrasının üçüncü cümlesinin, Anayasa'yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 11.9.2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN