ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2014/71
Karar Sayısı : 2014/200
Karar Tarihi : 25.12.2014
R.G. Tarih-Sayı :21.5.2015-29362
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Manisa 2. İcra CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 9.6.1932 tarihli ve2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun, 31.5.2005 tarihli ve 5358 sayılı Kanun'un15. maddesiyle değiştirilen 344. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın 2.,10. ve 13. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Nafaka borçlusunun nafaka bedellerini ödememesi nedeniyle, itirazkonusu kural uyarınca hapsen tazyiki istemiyle açılan davada, itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 344. maddesi şöyledir:
"Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:
Madde 344- (Değişik: 31/5/2005 -5358/15 md.)
Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun,alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsintatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliyeedilir.
Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle davaaçmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyikhapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10. ve 13. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra AylaPERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M.Emin KUZ'un katılımlarıyla 9.4.2014 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V - ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hakan ATASOY tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kural gereğince, nafakaya ilişkinkararlara uymaması nedeniyle üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılarakcezaevine giren borçlunun, çalışıp para kazanma imkânını yitirebileceği vedevam eden aylara ilişkin nafakaları da ödeyemeyecek hâle gelerek, ödenmeyenher bir nafaka borcu nedeniyle üç ay tazyik hapsiyle cezalandırılabileceği, budurumda nafakaya ilişkin karar kalkıncaya veya nafaka yükümlülüğü sona erinceyekadar cezaevinden çıkmasının mümkün olmadığı, ayrıca, nafakaya ilişkinkararlara uymama eylemine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer özelkanunlarında düzenlenen daha ağır nitelikteki suçlara oranla daha ağır biryaptırım öngörülmüş olduğu, buna göre ceza hukukunun temel ilkeleriylebağdaşmayan bu durumun hukuk devleti ve hukuksal eşitlik ilkelerine aykırıolduğu belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 10. ve 13. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
Kanun'un 344. maddesinin itiraz konusu olan birinci fıkrasında,nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklınınşikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verileceği, hapsin tatbikinebaşlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlunun tahliyeedileceği hükme bağlanmıştır.
Kuralda düzenlenen tazyik hapsi, suç karşılığı uygulanan bir cezadeğildir. Tazyik hapsinde kişi yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyezorlanmak amacıyla belli bir süreye kadar hürriyetinden yoksun bırakılmakta;ancak, yükümlülüğünü yerine getirmesi ya da sürenin dolması hâlinde buyaptırımın uygulanmasına derhal son verilmektedir. Bu bakımdan, tazyik hapsininamacı, kişinin işlediği bir eylem nedeniyle cezalandırılması değil, belli biryükümlülüğü yerine getirmeye zorlanmasıdır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka veAnayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olandevlettir.
Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerineilişkin kurallar, ceza hukukunun ana ilkeleri ile Anayasa'nın konuya ilişkinkuralları başta olmak üzere, ülkenin sosyal, kültürel yapısı, etik değerleri veekonomik hayatın gereksinmeleri göz önüne alınarak saptanacak ceza siyasetinegöre belirlenir. Kanun koyucu, cezalandırma yetkisini kullanırken toplumdahangi eylemlerin suç sayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ilekarşılanacağı, nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabuledilebileceği konularında takdir yetkisine sahiptir. Söz konusu takdiryetkisinin kullanılmasında suç ve ceza arasındaki adil dengenin korunmasını veöngörülen cezanın, cezalandırmada güdülen amacı gerçekleştirmeye elverişliolmasını da dikkate almak zorundadır. Bu nedenle suç ve ceza arasında adaleteuygun bir oranın bulunup bulunmadığının saptanmasında benzer bir fiil içinöngörülen düzenleme ile yapılacak bir kıyaslamanın değil, o suçun yarattığıetkinin ve sonuçlarının dikkate alınması gerekir. Kanun koyucu, benzer eylemleriçin değişik cezalar yanında, daha hafif bir eylem için daha ağır bir cezayı dauygun görebilir.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen "kanun önündeeşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Builke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesininamacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlıtutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallaruygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Kanun önündeeşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
Aile bireyleri ya da kanunda öngörülen hısımlar arasında var olandayanışma ve yardımlaşma yükümlüğünü kanuni bir zorunluluğa dönüştüren ve kamudüzeniyle ilgili olan nafaka borcu, aile fertlerinin zaruret hâline düşmesiniengelleyerek, aile kurumunun korunmasını amaçlamaktadır. Bu nedenle nafakaalacakları gerek ulusal, gerekse uluslararası hukukta özel düzenlemelere tabikılınmıştır. Nafaka alacaklarının bu özelliği göz önünde bulundurularak yapılandüzenlemelerden biri de itiraz konusu kuraldır. Kural ile bir yandan nafakaborçlusunun tazyik hapsiyle zorlanarak, nafakaya ilişkin borcun en kısa zamandaödenmesi amaçlanırken, öte yandan nafaka borcunu ödemeyen borçlununcezalandırılması alacaklının şikâyetine bağlı kılınmış, hükmedilecek tazyikhapsinin süresi üç ayla sınırlandırılmış ve borcun ödenmesi hâlinde borçlununtahliye edileceği hükmüne yer verilmiş ve bu suretle eylem ile yaptırımarasındaki adil dengenin korunması sağlanmıştır. Bu yönüyle, kanun koyucununtakdir yetkisi içinde olan kuralın, hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönüyoktur.
Öte yandan, itiraz konusu kuralda düzenlenen ve tazyik hapsinigerektiren nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeme eylemi, dar veteknik anlamda suç niteliği taşımadığı gibi bu eylem karşılığında uygulanantazyik hapsi de 5237 sayılı Kanun'da ya da özel ceza kanunlarında "suç"karşılığında öngörülen bir ceza türü olmadığından, farklı türden yaptırımlarıgerektiren fiilleri işleyen kimselerin, bu açıdan farklı kurallara bağlıtutulması, Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 13. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun,31.5.2005 tarihli ve 5358 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değiştirilen 344.maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE25.12.2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN