ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/103
Karar Sayısı : 2015/113
Karar Tarihi : 23.12.2015
R.G. Tarih-Sayı : Tebliğedildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 1. AsliyeTicaret Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 19.10.2005 tarihli ve5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinin onbirinci fıkrasının birincicümlesinde yer alan ".iyiniyet iddiasında bulunamazlar."ibaresinin, "üçüncü kişiler" yönünden Anayasa'nın 2.ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesitalebidir.
OLAY: Türkiye Turizm Yatırım ve Dış TicaretBankası A.Ş.'nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin,Bakanlar Kurulu'nun 11.4.1994 tarihli ve 94/5456 sayılı kararı ile kaldırılmasıve yönetiminin Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın aynı tarihliyazısı ile geçici olarak Türkiye İş Bankası AŞ.'ye devri sonrasında, TürkiyeTurizm Yatırım ve Dış Ticaret Bankası AŞ.'nin hâkim ortağı konumunda olanşirket ile Türkiye İş Bankası arasında imzalanan sözleşmenin muvazaalıolduğundan bahisle hükümsüzlüğünün tespiti ve Tasarruf Mevduatı SigortaFonu'nun alacağını tahsil için açmış olduğu davada, davalı tarafından ileri sürülenAnayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme, itiraz konusu kuralıniptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu kuralı içeren 134. maddesi şöyledir:
"Fonun alacaklarının tahsiline ilişkin diğer yetkiler
Madde 134- Fon, alacağınıntahsili bakımından yarar görmesi hâlinde ve Fona borçlu olup olmadıklarınabakılmaksızın, Fon bankalarının;
a) Yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinin,
b) Hâkim ortağı olan tüzel kişilerin,
c) Gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğuşirketlerin,
d) Yukarıda sayılan kişiler adına hareket eden veya onlar hesabınakendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerin ortaklarının,
Bu maddede belirtilen şirketlerde sahip oldukları hisselerinintamamına ve/veya bir kısmına ilişkin temettü hariç ortaklık hakları ile buşirketlerin yönetim ve denetimini devralmaya ve şirket ana sözleşmesindebelirlenen yönetim, müdürler ve denetim kurulu üyelerinin sayılarıyla bağlıkalmaksızın ve imtiyazlı hisselere dayanılarak atanıp atanmadıklarınabakılmaksızın görevden almak ve/veya üye sayısını artırmak ve/veya eksiltmeksuretiyle bu kurullara üye atamaya yetkilidir.
..
Bu Kanunun 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmüuyarınca faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankalar ile tasfiyeyetâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların, bu maddenin birincifıkrasında belirtilen gerçek ve tüzel kişiler ile gerçek kişilerin kan ve kayınhısımlarının edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleripara, her türlü mal, hak ve alacakların banka kaynağı kullanılmak suretiyleedinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir. Bu gerçek kişiler ile tüzelkişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bumadde hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir. Bu suretle edinildiği ve/veyaedindirildiği kabul edilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar üzerinde ilkkredinin ve/veya banka kaynağının kullanıldığı tarihten sonra üçüncü kişilereyapılan satış, devir ve temlik, sınırlı aynî hak tesisi gibi işlemler ileüçüncü kişiler lehine tesis edilen aynî ve şahsi her türlü hak Fona karşı hükümifade etmez. Bu hukuki işlemlere taraf olan, küllî ve cüz'i halefleri dâhil tümşahısların, yukarıda belirtilen işlemlerin gerçekleşmesinden sonra edindiklerive/veya edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında da bumadde hükümleri uygulanır.
Yukarıda belirtilen işlemlere taraf olan üçüncü kişiler bankanınfaaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fona devrindensonraki işlemler nedeniyle, bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kişiler isebankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fonadevrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasındabulunamazlar. Bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim vedenetiminin Fona devrinden önce satış, kira, devir ve temlik gibi işlemler ileaynî ve şahsi hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olan üçüncü kişileriyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorundadırlar."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri gereğince yapılan ilkinceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ömer DURAN tarafındanhazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddelerine göre, mahkemeler,bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmündekararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ilerisürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptaliiçin Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarıncabir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yönteminceaçılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenenkuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasakuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veyadavayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktebulunan kurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 5411 sayılı BankacılıkKanunu'nun 134. maddesinin onbirinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan".iyiniyet iddiasında bulunamazlar." ibaresinin "üçüncükişiler" yönünden, Anayasa'ya aykırılığını ileri sürerek iptaliniistemiştir.
4. İtiraz konusu kuralın da yer aldığı 5411 sayılı Kanun'un 134.maddesinin onbirinci fıkrasında, "Yukarıda belirtilen işlemlere tarafolan üçüncü kişiler bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim vedenetiminin Fona devrinden sonraki işlemler nedeniyle, bu maddenin birincifıkrasında sayılan kişiler ise bankanın faaliyet izninin kaldırılması veyayönetim ve denetiminin Fona devrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyleiyiniyet iddiasında bulunamazlar. Bankanın faaliyet izninin kaldırılması veyayönetim ve denetiminin Fona devrinden önce satış, kira, devir ve temlik gibiişlemler ile aynî ve şahsi hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olan üçüncükişiler iyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorundadırlar."denilmektedir.
5. Anılan fıkrada "Yukarıda belirtilen işlemlere tarafolan üçüncü kişiler"in iyiniyet iddialarına ilişkin bir düzenlemegetirildiğinden, itiraz konusu kuralın tek başına değil söz konusuişlemlere ilişkin diğer kurallar ile birlikte hukuki sonuç doğurduğuanlaşılmaktadır.
6. Maddenin onuncu fıkrasında yer alan "Bu Kanunun 71 incimaddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılanveya Fona devredilen bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemibaşlatılan bankaların, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen gerçek vetüzel kişiler ile gerçek kişilerin kan ve kayın hısımlarının edindiklerive/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak vealacakların banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiğikabul edilir. Bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, hertürlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu madde hükümlerini uygulamaya Fonyetkilidir. Bu suretle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilen para, hertürlü mal, hak ve alacaklar üzerinde ilk kredinin ve/veya banka kaynağınınkullanıldığı tarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve temlik,sınırlı aynî hak tesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilenaynî ve şahsi her türlü hak Fona karşı hüküm ifade etmez. Bu hukuki işlemleretaraf olan, küllî ve cüz'i halefleri dâhil tüm şahısların, yukarıda belirtilenişlemlerin gerçekleşmesinden sonra edindikleri ve/veya edindirdikleri para, hertürlü mal, hak ve alacaklar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır."hükmüne göre bakılmakta olan davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın, onbirincifıkra kapsamında kabul edilebilmesi için davacı bankanın, Kanun'un 71.maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmüne göre faaliyet izni kaldırılanveya Fona devredilen bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemibaşlatılan bankalardan biri olması gerekmektedir.
7. Uyuşmazlık konusu davada, bankacılık işlemleri yapma ve mevduatkabul etme izni Bakanlar Kurulu tarafından kaldırılan ve yönetim ve denetimi geçiciolarak Türkiye İş Bankası AŞ.'ye devredilen Türkiye Turizm Yatırım ve DışTicaret Bankası AŞ.'nin bankacılık işlemlerini yapma ve mevduat kabul etmeizninin, 5411 sayılı Kanun'a göre değil, işlem tarihinde yürürlükte olan 3182sayılı Bankalar Kanunu'na göre yürütülerek sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.
8. Nitekim Türkiye Turizm Yatırım ve Dış Ticaret Bankası AŞ.'ninbankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme iznini kaldıran 11.4.1994tarihli ve 94/5456 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda "3182 sayılıBankalar Kanunu'nun 64 üncü maddesi uygulanmasına rağmen mali bünyesiningüçlendirilmesine imkan görülemeyen Türkiye Turizm Yatırım ve Dış TicaretBankası Anonim Şirketi'nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etmeizninin kaldırılması; Devlet Bakanlığı'nın 11/4/1994 tarihli ve 282/1 sayılıyazısı üzerine, adı geçen Kanunun 12 ve 68 inci maddelerine göre, BakanlarKurulu'nca 11/4/1994 tarihinde kararlaştırılmıştır." denilmiştir.
9. 3182 sayılı Kanun, 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile yürürlüktenkaldırılmış olup 4389 sayılı Kanun ise dava konusu kuralın da yer aldığı 5411sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
10. 5411 sayılı Kanun'un geçici 11. maddesinin ilk fıkrasında ise"Bu Kanunun yayımı tarihinden önce, 26.12.2003 tarihine kadar temettühariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veyabankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkiliBakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Foneliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalarhakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsiledilinceye kadar bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14, 15,15/a, 16, 17, 17/a ve 18 inci maddeleri, ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı maddeleriile geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam edilir."hükmüne yer verilmiştir.
11. Buna göre 5411 sayılı Kanun'un yayımı tarihinden öncebankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni 26.12.2003 tarihine kadarkaldırılan bankalar açısından 4389 sayılı Kanun'un fıkrada sayılan maddelerininuygulanmasına devam edilmektedir. Böylelikle 3182 sayılı Kanun dönemindegerçekleşen işlemler de dâhil olmak üzere, 26.12.2003 tarihine kadar,bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankalar ileilgili alınan kararların, 5411 sayılı Kanun'un geçici 11. maddesindesayılanlarla ilgili kısmı, 4389 sayılı Kanun ile korunmaktadır.
12. Türkiye Turizm Yatırım ve Dış Ticaret Bankası AŞ.'nin,bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni de 11.4.1994 tarihli ve94/5456 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kaldırılmış olduğundan, 5411 sayılıKanun'un geçici 11. maddesinin ilk fıkrası gereğince anılan banka için fıkradasayılan diğer maddeler ile birlikte 15. madde de yürürlüğünü devamettirmektedir. 4389 sayılı Kanun'un anılan 15. maddesinin (7) numaralıfıkrasının (b) bendine 12.12.2003 günlü, 5020 sayılı Kanun'un 20. maddesiyleeklenen beşinci paragrafının dördüncü cümlesinde "Yukarıda belirtilenişlemlere taraf olan üçüncü kişiler bankanın Fona devrinden sonraki işlemlernedeniyle, bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kişiler ise bankanın Fonadevrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasındabulunamazlar." hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle görülmekte olan davadauyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan kural 4389 sayılı Kanun'un anılan 15.maddesinin (7) numaralı fıkrasının (b) bendinin dördüncü cümlesi olup, itiraz konusuibarenin bulunduğu kural uygulanacak kural değildir.
13. Diğer yandan uyuşmazlık konusu davada bankacılık işlemleriyapma ve mevduat kabul etme izni Bakanlar Kurulu tarafından kaldırılan TürkiyeTurizm Yatırım ve Dış Ticaret Bankası AŞ.'nin yönetim ve denetimi geçici olarakTürkiye İş Bankası AŞ.'ye devredilmiştir. Nitekim bu durum Türkiye İş BankasıA.Ş. Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazılan, T.C. Başbakanlık Hazine ve Dış TicaretMüsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün 11.04.94 tarihli ve 28302sayılı yazısında aynen şu şekilde ifade edilmiştir.
"Bakanlar Kurulu'nun bir örneği ekli Kararı ilemevduat kabul ve bankacılık işlemleri yapma izni Bankalar Kanunu'nun 12 ve 68inci maddelerine istinaden kaldırılan Türkiye Turizm Yatırım ve Dış TicaretBankası A.Ş.'nin yönetim ve denetimi aynı Kanunun 68 inci maddesine göre geçiciolarak Bankanıza devredilmiştir.
Adı geçen Bankanın merkez ve şubelerinde yönetimin Bankanıza devriişlemlerinin ivedilikle tesisini; tasarruf mevduatı sahiplerine, TasarrufMevduatı Sigorta Fonu'nun talimatları çerçevesinde konuya ilişkin mevzuathükümlerine göre ödeme yapılmasını teminen Bankanızca gerekli tedbirlerinalınmasını ve sonucundan Müsteşarlığımıza bilgi verilmesini rica ederim."
14. Bu bakımdan kendisine Türkiye Turizm Yatırım ve Dış TicaretBankası A.Ş.'nin yönetim ve denetimi geçici olarak devredilen Türkiye İşBankası AŞ.'nin devir tarihinden itibaren üçüncü kişi konumu ortadankalkmaktadır. Dolayısıyla Türkiye İş Bankası AŞ.'nin 5411 sayılı Kanun'un 134.maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında üçüncü kişi olarak kabulü de mümkünolmadığından kuralın bu davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
15. Buna göre, Kanun'un 134. maddesinin onbirinci fıkrasınınbirinci cümlesinde yer alan ".iyiniyet iddiasında bulunamazlar."ibaresinin "üçüncü kişiler" yönünden, itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmamaktadır.
16. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu ibareye ilişkin başvurununMahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
17. Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ ve Kadir ÖZKAYA Türkiye İşBankası AŞ.'nin üçüncü kişi kapsamında olmadığı görüşüne katılmamışlardır.
III- HÜKÜM
19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134.maddesinin onbirinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ".iyiniyetiddiasında bulunamazlar." ibaresinin "üçüncükişiler"yönünden, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu ibareye ilişkinbaşvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 23.12.2015 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
FARKLI GEREKÇE
Kararımızın 7. ve 12. paragraflarında, bankacılık yapma iznikaldırılan bankanın yönetimi ve denetiminin geçici olarak Türkiye İş BankasıA.Ş.'ne işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanunu'na göreyürütüldüğü ve sonuçlandırıldığı, bilahare 3182 saylı Kanunu yürürlüktenkaldıran 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesi yedinci fıkrasının (b)bendinde yer alan 5. paragraf 4. cümlesi hükmünün 5411 sayılı Yasa ile değişmişolsa bile 5411 sayılı Yasa'nın geçici 11. maddesinin ilk fıkrası gereğinceyürürlüğünü devam ettirmesi nedeniyle davada uygulanacak kural olduğunu, iptaliistenilen 5411 sayılı Yasa'nın 134. maddesi onbirinci fıkrası 1. cümlesinde yeralan iptali istenen ibarenin uygulanacak kural olmadığı değerlendirilmektedir.
Yürürlük tarihi itibari ile itiraz konusu kuralın bakılmaktaolan davada uygulama olanağı bulunmadığı değerlendirilmesi karşısında sözkonusu şirketin kuralda yer alan 3. kişi kapsamında olup olmadığı tartışması(14 ve 15. Paragraf) gerekli olmayıp bu konuda bir değerlendirmeyapılmamalıdır. Bu tartışma ve sonuç yasanın yürürlüğünün kabulü anlamınagelecektir ki o halde yalnızca 4389 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu ve bunedenle kuralın uygulanacak kural olmadığına ilişkin gerekçe ile çelişir olmaktadır.
Kaldı ki, 14. paragraf da yer alan; yönetim ve denetimin geçicidevrinin 3. kişi sıfatını ortadan kaldırdığına ilişkin kabulün nedenine ilişkinhukuki bir nitelemede bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın esasını oluşturan 3. kişilik hali, yargılamayıyapacak ilk derece mahkemesinin dosya kapsamında hükme esas yapacağı birdeğerlendirme olup, temyiz denetimine tabii olduğu düşünüldüğünde, sonucuitibarı ile yerel mahkeme yerine geçer şeklinde yapılan değerlendirmeyekatılınmamıştır.
İtirazen iptale gelen Mahkeme, davalı Türkiye İş Bankası A.Ş.'ni3. kişi sıfatında gördüğü için kuralı Anayasa Mahkemesine taşımıştır. Davalıbankanın, uhdesindeki bir şirketin hisselerinin satışı esas alınarak taraflararasında bankacılık yapma izni kaldırılan bankanın yönetim ve denetimininkendine devrinden sonra yaptığı teminat nitelikli ilave sözleşmelerin,kendisine devredilmiş yetkiye istinaden mi yoksa mevcut satış sözleşmesininmütemmimi anlamında taraf ilişkisine istinaden mi yapmış olduğu, yapılanyargılamada uyuşmazlığın ana mevzusunu oluşturduğu açıktır.
Uygulanacak kural değerlendirmesinde yetki, kuralın somutuyuşmazlıktaki doğrudan ya da dolaylı ilgisini tespit etmekle sınırlı ikenuyuşmazlık konusu ihtilafı çözmeye yarayacak hukuki nitelemelerden sakınmakgerekir. Anılan nedenler ile çoğunluğun gerekçesinde 3. kişi yönünden davadataraf sıfatını tayine yarayan ve kararda ihtiyaç bulunmayan gerekçeyekatılınmamıştır.
Üye
Serruh KALELİ