ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/15
Karar Sayısı : 2015/118
Karar Tarihi : 23.12.2015
R.G. Tarih-Sayı : 7.1.2016 –29586
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 3. Fikri veSınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 24.6.1995 tarihli ve 556sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesininbirinci fıkrasının, 22.6.2004 tarihli ve 5194 sayılı Kanun'un 13. maddesiyledeğiştirilen (b) bendinin, Anayasa'nın 2., 5., 13., 48. ve 91. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Davacı tarafından marka tescili içinyapılan başvurunun Türk Patent Enstitüsü tarafından reddi işleminin iptalitalebiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME HÜKMÜ
Kanun Hükmünde Kararname'nin itiraz konusu kuralın da yer aldığı7. maddesi şöyledir:
"Marka tescilinde red için mutlak nedenler
Madde 7- Aşağıda yazılıişaretler marka olarak tescil edilemez:
a) 5 inci madde kapsamına girmeyen işaretler,
b) (Değişik : 22/6/2004 - 5194/13 md.) Aynı veya aynıtürdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tesciliçin başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerolan markalar,
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç,değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığızamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerinibelirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içerenmarkalar.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli birmeslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaretve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar,
e) Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya birteknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya malaasli değerini veren şekli içeren işaretler,
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafikaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,
g) Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış vedolayısıyla Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecekmarkalar,
h) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamıdışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, külterel değerler bakımındanhalka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar,amblemler veya nişanları içeren markalar,
ı) (İptal: Anayasa Mahkemesi'nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2015/33,K.: 2015/50 sayılı Kararı ile.)
j) Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
k) Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar.
(Ek fıkra : 3/11/1995 - 4128/5 md.;Değişik:22/6/2004 - 5194/13md.) Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veyahizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmışise (a), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri gereğince Zühtü ARSLAN,Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, BurhanÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN ve KadirÖZKAYA'nın katılmalarıyla 18.2.2015 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ömer DURAN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmünde kararnamehükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A- İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, marka tekliği ilkesinin çağdaşhukukta karşılığının olmadığı, marka başvuru ve tescili ile önceki marka ya dahak sahiplerininbu başvuruya yönelik itirazlarının günümüzde tamamen serbestpiyasa koşullarına göre çalışma ve sözleşme hürriyeti çerçevesindedeğerlendirildiği, hukuk devleti ilkesinin salt Anayasa'da yer almasınınyeterli olmadığı, devletin tüm organlarının yetkilerinin kanunlarda objektif,açık ve herkese eşit uygulanabilir bir biçimde düzenlenmesi gerektiği, Devletintemel amaç ve görevlerinin Anayasa'da sayılmış olduğu, yasama yetkisininTürkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğu, mülkiyet hakkı kapsamında bulunanve bir sınai hak türü olan marka hakkına ilişkin düzenleme vesınırlandırmaların kanun yerinekanun hükmünde kararname ile yapılamayacağı,marka hakkına ilişkin düzenlemelerde bu hakkın elde edilmesine getirilensınırlandırmaların, açık, net, denetlenebilir, herkese eşit uygulanabilir veölçülülük ilkesi ile bağdaşırolmasıgerektiği, itiraza konu kuralla getirilenbir işaretin ancak tek bir kişiye marka olarak verilebileceği ilkesinin amacınıaşan bir düzenleme olduğu, önceki marka ile iltibas teşkil eden ve "ayırtedilemeyecek derecede" benzer işaretlerin nisbi red nedenleri arasındabulunması gerekirken mutlak red nedeni olarak düzenlenmiş olduğu, daha öncetescil edilmiş veya başvurusu yapılmış marka ile aynı olma halinin,karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpatıp taklit, aynen veya bire birkopya olmalarını ifade ettiğini, ancak ayırt edilemeyecek kadar benzerlikilkesinin orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerin hemen hemen aynıolma şeklinde tanımlandığı, müşteri kitlesi nezdinde markaların yazılış,okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanıp algılanmayacağı üzerindeTürk Patent Enstitüsü tarafından sübjektif bir değerlendirme yapıldığı,herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu,dolayısıyla herkesin marka hukuku alanında serbestçe sözleşme yapma vemarkasını dilediği gibi bir başkasına devretme sonucunu doğuran sözleşmeleryapma hürriyetine de sahip olduğu, başvuru sahipleri bakımından ancak itirazhalinde nispi red nedeni olarak tartışılması gereken durumların kamuotoritesince re'sen dikkate alınarak reddedildiği, bu durumun marka hakkınınelde edilmesi sürecinde hakkın özünü zedeleyen, kişi hak ve hürriyetlerinedemokratik bir ülkede beklenebilecek müdahaleyi aşan bir sınırlamaya zeminoluşturduğu ve kuralın mutlak red nedeni olarak uygulanmasından ötürü öncekimarka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat vermesine rağmen markanınidarece tescil edilmediği, bu nedenle sadece başvuru sahibinin değil,tescilemuvafakatveren marka sahibinin de sözleşme hürriyeti kapsamındaki ticari çalışmalarınınengellendiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 5., 13., 48. ve 91.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kuralAnayasa'nın 35. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5. İtiraz konusu kural, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış birmarka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markaların tesciledilemeyeceğini düzenlemektedir.
6. Anayasa'nın 2. maddesinde "Türkiye Cumhuriyeti,toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarınasaygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkeleredayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir." hükmü yeralmıştır.
7. Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletininönkoşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukukigüvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylemve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerindebu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.Belirlilik ilkesi ise yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamdahukuki belirliliği ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir,bilinebilir ve öngörülebilir gibi niteliksel gereklilikleri karşılamasıkoşuluyla, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile dehukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, birhukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzenindeöngörülebilir olmasıdır.
8. Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve mirashaklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye bağlanmıştır. Birey özgürlüğü iledoğrudan ilgili olan mülkiyet hakkı, bireye emeğinin karşılığına sahip olma vegeleceğe yönelik planlar yapma olanağı tanıyan temel bir hak olup maddi varlığıbulunan taşınır ve taşınmaz malvarlığını kapsadığı gibi maddi bir varlığıbulunmayan hak ve alacakları da içermektedir.
9. Anayasa'nın 35. maddesiyle Devlete, bireylerin mülkiyet hakkınasaygı gösterme ve haksız müdahalede bulunmama biçimindeki negatif yükümlülüğünyanında, üçüncü kişilerden gelebilecek müdahaleleri önleme şeklindeki pozitifbir yükümlülük de yüklenmektedir.
10. Mülkiyet hakkının konusunu, maddî ve gayrimaddî mallaroluşturmaktadır. Taşınır ve taşınmaz mallar maddî mallar kapsamında iken, fikrîve sınaî mülkiyet hakları gayrimaddî mallar kapsamında bulunmaktadır. Birmarkanın sahibine sağladığı haklar ise "marka hakkı" olarakadlandırılmakta ve marka hakkı, fikrî ve sınaî mülkiyet hakları kapsamında yeralmaktadır.
11. Marka; bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başkaişletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla kişi adlarıdâhil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veyaambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen,baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.
12. Bu tanım ışığında marka temel olarak, işletmelerin üretiminiyaptıkları malları veya sundukları hizmetleri diğer işletmelerinkinden ayırtetme işlevini üstlenmektedir. Marka, bu işlevi sayesinde, tüketicilerin bundanönceki tecrübelerinden dolayı memnun kaldıkları ürünleri diğer ürünlerdenayırmasını sağlayarak tüketicilerin satın alma kararlarını daha kolayvermelerini de sağlar.
13. Marka hakkı, markanın 556 sayılı KHK hükümlerine göre tesciledilmesi ile elde edilir. Tescilli veya başvuru halindeki bir marka başkasınadevredilebilir, miras yoluyla intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusuolabilir, rehin edilebilir ve teminat olarak gösterebilir.
14. Markanın tekliği, ayırt ediciliği, taklit edilememe ve belliölçüde garanti sunma işlevine sahip olabilmesi üçüncü kişilerin markadanbekledikleri temel özelliklerdir. Dava konusu kural bu özellikleri teminetmesinin yanı sıra, kişiler adına daha önceden tescil edilmiş markalarıntaklit edilmesinin, tescilli marka ile aynı olan ya da karıştırılma ihtimalibulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının ve tescilli markanın itibarındandolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zararverecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek niteliktekiherhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesi amacıyla tesis edilmiştir. Sözkonusu güvencelere aykırılık teşkil eden durumlarda yargı yerlerince gereklidenetimler yapılabilecek olup olası hak kaybı halinde de mahkemeler kuralda yeralan unsurlar çerçevesinde davaları çözümleyecektir. Dolayısıyla aynı veya aynıtürdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tesciliçin başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerolan markaların kamu otoritesince tescil edilmemesini öngören kural, hem dahaönce kendisi adına tescil işlemi yapan marka sahiplerinin mülkiyet hakkını hemde markaya güvenerek iş ve işlem yapacak üçüncü kişileri korumaya yöneliktir.
15. Anayasa'nın 91. maddesinin ilk fıkrasında, Türkiye BüyükMillet Meclisi'nin Bakanlar Kurulu'na kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisiverebileceği, ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere,Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temelhaklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklarve ödevlerin kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceği öngörülmüştür.
16. 556 sayılı KHK'nın itiraz konusu 7. maddesinin birincifıkrasının (b) bendi, 22.6.2004 tarihli ve 5194 sayılı Kanun'un 13. maddesiyledeğiştirilerek kanunla kabul edilmiş olduğu için Anayasa'nın 91. maddesineaykırılığından söz edilemez.
17. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 35. ve 91.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
18. Kuralın Anayasa'nın 5., 13. ve 48. maddeleri ile ilgisigörülmemiştir.
IV- HÜKÜM
24.6.1995 tarihli ve 556 sayılı Markaların Korunması HakkındaKanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesinin birinci fıkrasının, 22.6.2004tarihli ve 5194 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle değiştirilen (b) bendininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 23.12.2015 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ