ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/18
Karar Sayısı : 2016/12
Karar Tarihi : 10.2.2016
R.G. Tarih-Sayı : 17.5.2016-29715
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri M. Akif HAMZAÇEBİ, Engin ALTAY ve Levent GÖK ilebirlikte 120 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 2.12.2014tarihli ve 6572 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;
A- 8. maddesiyle 6.1.1982 tarihli ve 2575 sayılı DanıştayKanunu’nun 11. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “Başkanlar”ibaresinin “Başkanlık” şeklinde değiştirilmesinin,
B- 10. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 14. maddesinin (2) ve (4)numaralı fıkralarında yer alan “Başkanlar” ibarelerinin “Başkanlık”şeklinde değiştirilmesinin,
C- 12. maddesiyle 2575 sayılı Kanunu’nun 17. maddesinindeğiştirilen (1) numaralı fıkrasının birinci, ikinci ve beşinci cümlelerinin,
D- 13. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 26. maddesinin;
a- Değiştirilen ikinci fıkrasının,
b- Üçüncü fıkrasında yer alan “Başkanlar” ibaresinin “Başkanlık”şeklinde değiştirilmesinin,
E- 14. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 27. maddesinin ikincifıkrasının değiştirilen ikinci cümlesinde yer alan “…dava daireleriarasındaki iş bölümü...” ve “…Başkanlık Kurulu tarafındanbelirlenir.” ibarelerinin,
F- 18. maddesiyle değiştirilen 2575 sayılı Kanun’un 52/Amaddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin,
b- (2) numaralı fıkrasının,
G- 20. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’a eklenen geçici 26. maddenin;
a- (3) numaralı fıkrasının “Başkanlık Kurulu, iş durumunudikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünü yeniden belirler…” bölümünün,
b- (4) numaralı fıkrasının,
H- 26. maddesiyle 4.2.1983 tarihli ve 2797 sayılıYargıtay Kanunu’nun 59. maddesinin yürürlükten kaldırılmasının,
I- 27. maddesiyle 2797 sayılı Kanun’a eklenen geçici 14. maddenin;
a- Dördüncü fıkrasının “Yeni oluşan Birinci BaşkanlıkKurulu, iş durumunu dikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünü yenidenbelirler…” bölümünün,
b- Beşinci fıkrasının,
Anayasa’nın 2., 36., 37., 125., 138., 154. ve 155.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinindurdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali istenilen kuralların da yer aldığı 6572 sayılı Kanun’un;
1. 8. maddesiyle değişiklik yapılan 2575 sayılı Kanun’un 11.maddesi şöyledir:
“Danıştay Tetkik Hakimi ve Savcılarının atanmaları ve dairelereverilmeleri
Madde 11- 1.Danıştay tetkik hakimleri ile savcıları, beş yıl meslekte hizmet etmiş veolumlu sicil almış idari yargı hakimleri arasından Hakimler ve Savcılar YüksekKurulunca atanırlar.
2. Danıştay tetkik hakimlerinin görev yerleri, Başkanlık Kurulutarafından belirlenir. Görev yerleri, aynı usulle değiştirilir. İdari bakımdanzaruret olmadıkça bir sicil devresi geçmeden görev yerleri değiştirilemez.Sicil devresi en az altı aydır.
3. Tetkik hakimlerinin görev yaptıkları kurul ve daireler,yönetmelikte belirlenecek esas ve sürelere göre değiştirilir.”
2. 10. maddesiyle değişiklik yapılan 2575 sayılı Kanun’un 14. maddesişöyledir:
“Başkan ve üyelerindairelere ayrılmaları
Madde 14- 1. Daire başkanları belirli bir dairenin başkanı olarakseçilirler.
2. Üyeler, Başkanlık Kurulununkararı ile dairelere ayrılırlar ve hizmetin icaplarına göre, daireleri aynıusulle değiştirilebilir.
3. (Mülga: 2/12/2014-6572/10md.)
4. Dairelerde vukubulacaknoksanlıklar, diğer dairelerden üye alınmak suretiyle tamamlanır. Buüyeler Başkanlık Kurulunun kararı ile önceden tespit edilir.”
3. 12. maddesiyle değişiklik yapılan 2575 sayılı Kanun’un 17. maddesişöyledir:
“İdari ve vergi dava daireleri kurulları
Madde 17-
1. İdari Dava Daireleri Kurulu, idari dava dairelerininbaşkanları ile her idari dava dairesinden iki yıl için Başkanlık Kurulutarafından görevlendirilen iki asıl ve iki yedek üyeden; Vergi Dava DaireleriKurulu ise vergi dava dairelerinin başkanları ile her vergi dava dairesindeniki yıl için Başkanlık Kurulu tarafından görevlendirilen üç asıl ve üç yedeküyeden oluşur. İki yıllık süre sonunda Başkanlık Kurulunca, her iki kuruldakiüyelerin yarısı iki yıl süreyle yeniden görevlendirilirken, diğer yarısıkurullarda daha önce görevlendirilmeyen üyeler arasından yenilenir. Kurullardagörevlendirilen asıl üyeler, üst üste en fazla iki dönem görevlendirilebilir.Asıl üyenin görevini geçici olarak yerine getirememesi durumunda ilgilidaireden, zorunlu hallerde diğer dairelerden görevlendirilen yedek üye kurultoplantılarına katılır. Kurulların asıl veya yedek üyeliklerindeboşalma olması hâlinde Başkanlık Kurulu tarafından yedi gün içinde, kalansüreyi tamamlamak üzere yeni üye görevlendirilir.
2. Dava daireleri kurullarına Danıştay Başkanı veya vekillerindenbiri; bunların yokluğunda daire başkanlarından en kıdemlisi başkanlık eder.
3. Toplantı ve görüşme yeter sayısı İdari Dava Daireleri Kuruluiçin yirmi beş, Vergi Dava Daireleri Kurulu için ise onüçtür. İdari davadaireleri ile vergi dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiklerikararların temyiz veya itiraz yoluyla incelenmesinde ve iki dava dairesininbirlikte yapacağı toplantıda verilen kararların incelenmesinde, bu dairelerdekarara katılmış olanlar idari ve vergi dava daireleri kurullarındabulunamazlar.
4. Bu toplantılarda hazır bulunanlar çift sayıda olursa en kıdemsizüye kurula katılamaz.
5. Bu kurullarda kararlar oyçokluğu ile verilir.
6. Her kurula yeteri kadar tetkik hâkimi verilir. Ayrıca bir yazıişleri müdürlüğü bulunur.”
4. 13. maddesiyle değişiklik yapılan 2575 sayılı Kanun’un 26. maddesişöyledir:
“İdari uyuşmazlık ve davalarda görev
Madde 26-
İdari uyuşmazlıklar ve davalar; İkinci, Üçüncü, Dördüncü, Beşinci,Altıncı, Yedinci, Sekizinci, Dokuzuncu, Onuncu, Onbirinci, Onikinci, Onüçüncü,On dördüncü, On beşinci ve On altıncı daireler ile idari ve vergi davadaireleri kurullarında incelenir ve karara bağlanır.
Başkanlık Kurulu, iş yükü bakımından zorunluluk doğması hâlindevergi dava daireleri, idari dava daireleri veya idari dairelerden birinin veyabirkaçının görev alanını değiştirerek bu daireleri; vergi dava dairesi, idaridava dairesi veya idari daire olarak görevlendirebilir.
Görevlendirilen dairedeki dosyaların vergi ve idari uyuşmazlıklarailişkin görev ayrımı gözetilerek hangi daireye ve nasıl devredileceği,görevlendirilen daireye görevlendirildiği alan içinde hangi daire işlerininverileceği hususları Başkanlık Kurulu kararıyla belirlenir. Bukararlar Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımını izleyen ay başından itibarenuygulanır.
Daire Başkanı ve üyeleri, dairenin görevlendirildiği işlere bakandava dairesi genel kuruluna katılır.”
5. 14. maddesiyle değişiklik yapılan 2575 sayılı Kanun’un 27. maddesişöyledir:
“Dava dairelerinin görevleri
Madde 27-
Dava dairelerinden Üçüncü, Dördüncü, Yedinci ve Dokuzuncu dairelervergi dava dairesi; diğer dava daireleri ise idari dava dairesi olarak görevyapar.
İdari dava daireleri ile vergi dava daireleri kendi aralarındaişbölümü esasına göre çalışır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığıtakdirde dava daireleri arasındaki iş bölümü aşağıdaki esaslaruyarınca Başkanlık Kurulu tarafından belirlenir.
1. İptal davaları ve idari sözleşmelerden doğan davalar yönünden,daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde uyuşmazlığın kaynaklandığımevzuat esas alınır.
2. Tam yargı davaları yönünden işbölümü;
a) Zarara neden olan idari işlemden doğan uyuşmazlığı çözmeklegörevli daireye göre,
b) Zarar idari eylemden kaynaklanmışsa hizmetin niteliğine göre,belirlenir.
3. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlere ilişkin davalardavergi dava daireleri arasındaki işbölümünün belirlenmesinde uyuşmazlığınkaynaklandığı mevzuat esas alınır.
4. Temyiz incelemesi yapmakla görevli daire, aynı konuda ilkderece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalara bakmak ve olağanüstükanun yolları incelemelerini de yapmakla görevlidir.
5. İdare mahkemeleri arasında görev ve yetkiye ilişkinuyuşmazlıklarda ve bağlantılı davalarda merci tayini, uyuşmazlığın esasınıçözümlemekle görevli idari dava dairesince yapılır.
6. Vergi mahkemeleri arasında görev ve yetkiye ilişkinuyuşmazlıklarda ve bağlantılı davalarda merci tayini, uyuşmazlığın esasınıçözümlemekle görevli vergi dava dairesince yapılır.
7. İşbölümünde idari ve vergi dava dairelerinden herhangi biriningörevinde olduğu belirlenmemiş davalara bakmak üzere birer idari ve vergi davadairesi görevlendirilir.
8. İşbölümünde aynı mevzuattan kaynaklanan uyuşmazlıkların birdenfazla dairede çözümlenmesi konusunda farklı esaslar belirlenebilir.”
Dairelerden birinin yıl içinde gelen işleri normal çalışma ilekarşılanamayacak oranda artmış ve daireler arasında iş bakımından birdengesizlik meydana gelmiş ise takvim yılı başında ikinci fıkrada belirlenenusule göre bir kısım işler başka daireye verilebilir.
Bu madde uyarınca alınan kararlar Resmî Gazetede yayımlanır veyayımı izleyen ay başından itibaren uygulanır.”
6. 18. maddesiyle değiştirilen 2575 sayılı Kanun’un 52/A maddesişöyledir:
“Başkanlık Kurulunun görevleri
Madde 52/A-
1. Başkanlık Kurulunun görevleri şunlardır:
a) Üyelerin görev yerlerini, dairelerin iş durumunu veihtiyaçlarını göz önünde tutarak belirlemek.
b) Zorunlu hâllerde daire başkanı ve üyelerin dairelerinideğiştirmek.
c) Danıştay tetkik hâkimlerinin çalışacakları daireleri, kurullarıve görecekleri işleri belli etmek ve gerektiğinde yerlerini değiştirmek.
d) Daireler arasında iş bölümünü belirlemek.
e) Yetkili merciin neresi olduğu belirtilmemiş olan yönetimişlerini belli etmek veya bu işleri yapmak.
f) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.
2. Başkanlık Kurulunun kararlarıkesin olup bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.”
7. 20. maddesi ile 2575 sayılı Kanun’a eklenen geçici 26. maddeşöyledir:
“Geçici Madde 26-
1. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş güniçinde bu Kanuna göre oluşturulan Danıştay üyeliği kadroları için seçimyapılır.
2. Seçimin tamamlanmasından itibaren beş gün içinde bu Kanunlaihdas edilen daire başkanlığı kadroları için seçim yapılır.
3. Başkanlık Kurulu, iş durumunu dikkate alarak dairelerarasındaki iş bölümünü yeniden belirler ve buna ilişkin karar derhâlResmî Gazete’de yayımlanır. Bu karar, yayım tarihinden itibaren on gün sonrauygulanmaya başlanır.
4. Başkanlık Kurulu, iş bölümüne ilişkin kararın Resmî Gazete’deyayımlanmasından itibaren on gün içinde, kurulların ve dairelerin iş durumunuve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Danıştay daire başkanları, kurullardave dairelerde görev yapan Danıştay üyeleri ve tetkik hâkimlerinin hangi kurulve dairelerde görev yapacağını yeniden belirler.
5. Başkanlık Kurulunun iş bölümünün belirlenmesine ilişkin kararıuygulanmaya başlayıncaya kadar bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki işbölümüne ilişkin hükümler uygulanmaya devam olunur.
6. Yeni iş bölümüyle dairesi değiştirilen dava dosyaları, işbölümüne ilişkin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren on güniçinde ayrıca bir karar verilmesine yer olmaksızın listeye bağlanmak suretiylemevcut hâlleriyle ilgili daireye devredilir. İş bölümü kararı sonrası Danıştayagelecek olanlar (karar düzeltme ve yargılamanın yenilenmesi dâhil) ile kanunyollarına konu edilerek bozulan dava dosyaları iş bölümü kararıyla görevleribelirlenen dairelerce sonuçlandırılır.”
8. 26. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 2797 sayılı Kanun’un 59.maddesi şöyledir:
“Adli yılın açılışı:
Madde 59- Her adli yılAnkara’da bir törenle açılır. Yargıtay Birinci Başkanı bir konuşma yapar.
Açılış konuşmasının metni ve tören gündemi üzerinde daha öncedenBaşkanlar Kurulunun düşüncesi alınır.”
9. 27. maddesiyle 2797 sayılı Kanun’a eklenen geçici 14. maddeşöyledir:
“Geçici Madde 14-
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün içindebu Kanuna göre oluşturulan Yargıtay üyeliği kadroları için seçim yapılır.
Seçimin tamamlanmasından itibaren beş gün içinde bu Kanunla ihdasedilen daire başkanlığı kadroları için seçim yapılır.
İkinci fıkra uyarınca yapılan seçimin tamamlanmasından itibarenbeş gün içinde Birinci Başkanlık Kurulu yeniden belirlenir.
Yeni oluşan Birinci Başkanlık Kurulu, iş durumunu dikkate alarakdaireler arasındaki iş bölümünü yeniden belirler vebuna ilişkin karar derhâl Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu karar, yayımtarihinden itibaren on gün sonra uygulanmaya başlanır.
Birinci Başkanlık Kurulu, iş bölümüne ilişkin kararın ResmîGazete’de yayımlanmasından itibaren on gün içinde, dairelerin iş durumunu veihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Yargıtay daire başkanları, üyeleri vetetkik hâkimlerinin hangi dairelerde görev yapacağını yeniden belirler.
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun iş bölümü kararı uygulanmayabaşlayıncaya kadar bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki iş bölümüne ilişkinhükümler uygulanmaya devam olunur.
Yeni iş bölümüyle dairesi değiştirilen dava dosyaları, beşinci fıkrauyarınca görevlendirme yapılmasından itibaren on gün içinde mevcut hâlleriyleilgili daireye gönderilir.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, BurhanÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN ve KadirÖZKAYA’nın katılımlarıyla 18.2.2015 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğü durdurma talebinin ise esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Mücahit AYDIN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen kanun hükümleri,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- 6572 Sayılı Kanun’un; 8. Maddesiyle 2575 Sayılı Kanun’un 11.Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “Başkanlar”İbaresinin “Başkanlık” Şeklinde Değiştirilmesinin, 10. Maddesiyle 2575 Sayılı Kanun’un 14. Maddesinin (2)ve (4) Numaralı Fıkralarında Yer Alan “Başkanlar” İbarelerinin “Başkanlık”ŞeklindeDeğiştirilmesinin, 18. Maddesiyle 2575 SayılıKanun’un Değiştirilen 52/AMaddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (a), (b) ve (c) Bentlerinin, 20. Maddesiyle 2575 Sayılı Kanun’a Eklenen Geçici 26.Maddenin (4) Numaralı Fıkrasınınİncelenmesi
a- İptal Taleplerinin Gerekçesi
3. Dava dilekçesinde özetle, Danıştay Başkanınınbaşkanlığında, Başsavcı, başkanvekilleri ve tüm daire başkanlarından oluşanDanıştay Başkanlar Kurulunun geniş katılımlı, çoğulcu, demokratik bir organ veyüksek bir karar mercii olduğu, Danıştay Başkanının başkanlığında üçü dairebaşkanı, üçü Danıştay üyesinden oluşan Danıştay Başkanlık Kurulunun ise dahadar katılımlı ve demokratik yapısı zayıf bir karar organı mahiyetinde olduğu,Başkanlar Kurulunun, üyelerin ve tetkik hâkimlerinin görev yapacağı dairelerinbelirlenmesi ve değiştirilmesi ile seçim usulü Anayasa’da öngörülen dairebaşkanlarının dairelerinin değiştirilmesi hususlarındaki görev ve yetkilerinin,üye sayısı daha az olan Başkanlık Kuruluna devrini öngören dava konusukuralların, Danıştay bünyesinde Başkanlık Kurulu vesayetinde katı birhiyerarşik yapı oluşmasına sebebiyet vererek mahkemelerin bağımsızlığı ilkesinizedelediği, yargı bağımsızlığının yalnızca yargı dışı Devlet güçlerine karşıbağımsızlık anlamına gelmediği, hâkimlerin yargı teşkilatı içindeki diğerhâkim, mahkeme başkanı ve mahkemelere karşı da bağımsız olmaları gerektiği,ancak dava konusu kuralların Danıştay tetkik hâkimleri ile Başkanlık Kurulundagörev almayan Danıştay daire başkanları ve üyelerinin yargısal karar vermesüreçleri bakımından Başkanlık Kurulunu oluşturan daire başkanları ve üyelerinastı olarak öngörülen bir teşkilat yapısı oluşturduğu, yedi kişiden oluşanBaşkanlık Kurulunda oyçokluğu ile karar alınabilmesinin mümkün olması nedeniyledört kişinin Danıştay’ı tamamen kendi iradeleri doğrultusundayönlendirebileceği, verilen yetkilerin Başkanlık Kuruluna istediği davayıistediği tetkik hakimine inceletme imkanı tanıdığı, bu durumun ise adilyargılanma hakkını ve kanunî hakim güvencesini ihlal ettiği belirtilerekkuralların, Anayasa’nın 2., 36., 37., 138. ve 155. maddelerine aykırı olduklarıileri sürülmüştür.
b- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca, dava konusu kurallarilgileri nedeniyle Anayasa’nın 139. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5. 2575 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (2) numaralıfıkrasında, Danıştay tetkik hâkimlerinin görev yerlerinin Başkanlık Kurulutarafından belirleneceği ve aynı usulle değiştirileceği, idari bakımdan zaruretolmadıkça bir sicil devresi geçmeden görev yerlerinin değiştirilemeyeceği vesicil devresinin en az altı ay olduğu düzenlenmiş olup fıkrada yer alan “Başkanlık” ibaresidava konusu kuralı oluşturmaktadır.
6. Kanun’un 14. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, üyelerinBaşkanlık Kurulu kararı ile dairelere ayrılacağı ve hizmetin icaplarına göreaynı usulle dairelerinin değiştirilebileceği, (4) numaralı fıkrasında isedairelerde vukubulacak noksanlıkların diğer dairelerden üye alınmak suretiyletamamlanacağı ve bu üyelerin Başkanlık Kurulu Kararı ile önceden tespitedileceği düzenlenmiş olup anılan fıkralarda yer alan “Başkanlık” ibareleridava konusu kuralları oluşturmaktadır.
7. Kanun’un 52/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının dava konusuedilen (a), (b) ve (c) bentleriyle, Başkanlık Kurulu, üyelerin görev yerlerini,dairelerin iş durumunu ve ihtiyaçlarını gözönünde tutarak belirlemek, zorunluhâllerde daire başkanı ve üyelerin dairelerini değiştirmek ve Danıştay tetkikhâkimlerinin çalışacakları daireleri, kurulları ve görecekleri işleri bellietmek ve gerektiğinde yerlerini değiştirmek hususlarında görevli kılınmıştır.
8. Kanun’un geçici 26. maddesinin dava konusu (4) numaralıfıkrasında, Başkanlık Kurulunun, iş bölümüne ilişkin kararın Resmî Gazete’deyayımlanmasından itibaren on gün içinde, kurulların ve dairelerin iş durumunuve ihtiyaçlarını gözönünde bulundurarak Danıştay daire başkanları ilekurullarda ve dairelerde görev yapan Danıştay üyeleri ve tetkik hâkimlerininhangi kurul ve dairelerde görev yapacağını yeniden belirleyeceğidüzenlenmiştir.
9. Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’ninbir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemlerihukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
10. Hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından biri de yargıyetkisinin bağımsız mahkemelerce kullanılmasıdır. Mahkemelerin bağımsızlığı,Anayasa’nın 138. maddesinde “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar;Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hükümverirler” denilerek teminat altına alınmıştır. Mahkemelerinbağımsızlığı ilkesinin bir uzantısı olan “hâkimlik ve savcılıkteminatı”nın düzenlendiği 139. maddesinde ise ”Hâkimler ve savcılarazlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliyeayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık,ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz…” denilmiştir.
11. Anayasa’nın 155. maddesinin ilk fıkrasında Danıştayın idari mahkemelerceverilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar vehükümlerin son inceleme mercii olduğu, beşinci fıkrasında Danıştayınişleyişinin, idari yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlikteminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Kanun koyucu,Danıştayın işleyişiyle ilgili düzenlemeler yaparken bu esaslar dâhilinde takdiryetkisine sahiptir.
12. 6572 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, yüksek yargıdaki ağıriş yükünün uzun yargılama sürelerine sebebiyet verdiği ve bu durumun makulsürede yargılanma hakkına ve Anayasa’nın 141. maddesinde yer alan davalarınmümkün olan süratle sonuçlandırılması gereğine aykırı olduğu, daha önce yüksekyargının kapasitesinin artırılmasına yönelik düzenlemeler yapıldığı ve bunlarıngöreceli olarak olumlu sonuçlar doğurduğu, ancak yargılamaların makul süredetamamlanabilmesi hedefinin tam anlamıyla yakalanması için ek düzenlemeleringerekli olduğu ifade edilmiştir.
13. Dava konusu kuralların gerekçelerinde ise Danıştayın işleyişiile ilgili Başkanlar Kuruluna ait bir takım görev ve yetkilerin daha hızlı veetkin karar alma imkânına sahip olan Başkanlık Kuruluna devredilmesiyle hemdaire başkanlarının yargılama faaliyetlerine odaklanmalarının ve idari işlersebebiyle daire işlerinden geri kalmamalarının hem de Danıştayın işleyişininhızlandırılmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
14. Dava konusu kurallarla Başkanlar Kurulunun Danıştayın iç düzenve işleyişiyle ilgili bir takım görev ve yetkileri Başkanlık Kuruluna devredilmiştir.2575 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, Başkanlar Kurulunun, Danıştay Başkanınınbaşkanlığında Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanlarından oluştuğu;19/A ve 19/B maddelerinde ise Başkanlık Kurulunun, Danıştay Başkanınınbaşkanlığında, Danıştay Genel Kurulu tarafından iki yıl için seçilen üçü dairebaşkanı üçü Danıştay üyesi olmak üzere altı asıl ve ikisi daire başkanı ikisiDanıştay üyesi olmak üzere dört yedek üyeden oluştuğu düzenlenmiştir.
15. Başkanlık Kurulu, tıpkı Başkanlar Kurulu gibi, yargıbağımsızlığı ve hâkimlik teminatı güvencelerine sahip üyelerden oluşmaktadır.Dava konusu kurallarda Başkanlık Kurulu üyelerinin anılan güvencelerinizayıflatıcı bir düzenleme de yer almamaktadır.
16. Anayasa Mahkemesinin kararlarında belirtildiği gibi,hâkimlerin tarafsızlığı, bağımsızlığı, Anayasa ve kanunlara bağlılıklarıaçısından aralarında bir farklılığın bulunduğu kabul edilemez. Başkanlık Kuruluüyelerinin, dava konusu kurallarda öngörülen hususlarda, yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı güvencelerialtında her türlü baskı ve etkiden uzak olarak karar verecekleri açıktır.BaşkanlıkKurulunca karar verilmesi öngörülen hususlar, Anayasa’nın 139. maddesindesayılan hâkimlik teminatı unsurlarına ilişkin olmadığından, dava konusukurallar Danıştay daire başkanları, üye ve tetkik hâkimlerininbağımsızlıklarını zayıflatıcı nitelikte de değildir. Bu nedenlerle, BaşkanlarKurulunun iç düzen ve işleyişle ilgili bir takım görev ve yetkilerinin, Danıştay’ındaha hızlı ve verimli çalışmasını sağlamak amacıyla üye sayısı daha az olanBaşkanlık Kuruluna devrini öngören dava konusu kuralların hukuk devleti ilkesiile yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarını zedeleyen bir yönübulunmamaktadır.
17. Anayasa’nın 155. maddesinin dördüncü fıkrasında Danıştay dairebaşkanlarının Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizlioyla dört yıl için seçileceği, süresi bitenlerin yeniden seçilebileceği ifadeedilmiş, beşinci fıkrasında ise daire başkanlarının seçim usulü ileniteliklerinin idari yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlikteminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Dava konusukurallar, daire başkanlarının başkanlık statüsünün değil zorunlu hallerdedairelerinin değiştirilmesini öngörmektedir. Daire başkanlarının belirli birdaire için seçildikleri ya da başkanlık görevini yalnızca seçildikleri dairedeifa edeceklerine yönelik Anayasal bir kural bulunmadığından, dairebaşkanlarının görev yapacakları dairelerin zorunlu hallerde Başkanlık Kuruluncadeğiştirilmesini öngören düzenleme kanun koyucunun takdir yetkisindedir.
18. Diğer taraftan, Anayasa’nın ‘Hak arama hürriyeti’başlıklı 36. maddesinde herkesin meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyleyargı organları önünde davacı ya da davalı olarak iddia ve savunma hakkı ileadil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Anayasa’nın, adilyargılanma hakkının temel unsurlarından olan kanuni hâkim güvencesine yer veren37. maddesinde ise hiç kimsenin tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüneçıkarılamayacağı ve bu sonucu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü mercilerkurulamayacağı ifade edilmiştir.
19. Anayasa Mahkemesi kararlarında, kanuni hâkim ilkesi, bir suçunişlenmesinden ya da bir uyuşmazlığın doğmasından önce yargı yerinin yasa ilebelirlenmiş olması şeklinde tanımlanmıştır. Kanuni hâkim ilkesinin temelinde,bir uyuşmazlığın doğmasından sonra o uyuşmazlığa özel mahkeme kurulmasını veyahâkim atanmasını önlemek yatmaktadır.
20. Belirli bir uyuşmazlık, kişi veya toplulukla sınırlı olmamakkaydıyla, Kanun’da öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde, yüksek yargıçlarınve tetkik hâkimlerinin görev yapacağı dairelerin, yüksek yargı içinden teşekküleden bir kurulca belirlenmesinin ve zorunlu hallerde değiştirilmesininöngörülmesi kanuni hâkim ilkesine aykırılık oluşturmaz. Dava konusu kurallarbir uyuşmazlığın doğmasından sonra davaya bakacak hâkimleri ya da davanıngörüleceği yargı yerini belirlemeye değil, Danıştay’ın iç düzen ve işleyişiyleilgili hususları düzenlemeye yönelik olduğundan, kanuni hâkim ilkesini ihlaletmemektedir. Danıştay daire başkanları, üye ve tetkik hâkimlerinin,önlerindeki uyuşmazlıklarda mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıgüvenceleri altında her türlü baskı ve etkiden uzak karar verecekleri de açıkolduğundan, dava konusu kuralların adil yargılanma hakkını zedeleyen bir yönübulunmamaktadır.
21. Anılan hususlarda Başkanlık Kurulunun yetkilikılınması Anayasa’ya aykırı olmadığından, yeni kurulan dairelerin ve ihdasedilen kadroların doğurduğu gereklilik nedeniyle daire başkanları ile üyeler vetetkik hâkimlerinin görev yapacağı daire ve kurulların Başkanlık Kuruluncayeniden belirlenmesinin öngörülmesi de kanun koyucunun takdir yetkisindedir.
22. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2., 36., 37., 138.,139. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddigerekir.
23. Recep KÖMÜRCÜ, Erdal TERCAN ile Hasan Tahsin GÖKCAN 2575sayılı Kanun’un 52/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…dairebaşkanı…” ve geçici 26. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan “…dairebaşkanları,…” ibareleri yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
B- 6572 Sayılı Kanun’un; 13. Maddesiyle 2575 Sayılı Kanun’un 26.Maddesinin Değiştirilen İkinci Fıkrasının ve Üçüncü Fıkrasında Yer Alan “Başkanlar”İbaresinin “Başkanlık” Şeklinde Değiştirilmesinin, 14.Maddesiyle 2575 Sayılı Kanun’un 27. Maddesinin İkinci FıkrasınınDeğiştirilen İkinci CümlesindeYer Alan “…dava daireleri arasındakiiş bölümü...” ve “…BaşkanlıkKurulu tarafından belirlenir.” İbarelerinin, 18. Maddesiyle 2575Sayılı Kanun’un Değiştirilen 52/A Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (d) Bendinin, 20. Maddesiyle 2575 Sayılı Kanun’a Eklenen Geçici 26. Maddenin (3) Numaralı Fıkrasının “Başkanlık Kurulu,iş durumunu dikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünü yeniden belirler…” Bölümünün İncelenmesi
a- İptal Taleplerinin Gerekçesi
24. Dava dilekçesinde özetle, daha önce Başkanlar Kurulunaait olan Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesi vedairelerin görev alanlarının değiştirilmesine ilişkin yetkilerin genişletilerekBaşkanlık Kuruluna devredilmesini öngören dava konusu kuralların, BaşkanlıkKurulunu olağanüstü yetkilerle donatarak Danıştay’da hiyerarşik bir teşkilatyapısının doğmasına sebebiyet verdiği ve mahkemelerin bağımsızlığı ilkesinizedelediği, davaların dairelere dağıtılmasının mümkün olduğu ölçüde kanunlaveya kanuna dayanan düzenlemelerle belirlenmiş objektif ve şeffaf kıstaslaragöre yapılması gerekirken dava konusu kuralların Başkanlık Kuruluna, dairelerinbakacakları uyuşmazlıkları münhasıran belirleme yetkisi verdiği ve istediğidavayı istediği daireye inceletme imkanı tanıdığı, bu durumun ise ekonomikdeğeri yüksek olan imtiyaz sözleşmeleri gibi konularda yürütme organınıniradesi doğrultusunda karar çıkmasına zemin hazırladığı ve adil yargılanmahakkını ve kanuni hakim ilkesini ihlal ettiği belirtilerek kuralların,Anayasa’nın 2., 36., 37., 138. ve 155. maddelerine aykırı oldukları ilerisürülmüştür.
b- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
25. Kanun’un 26. maddesinin ikinci fıkrasında, BaşkanlıkKurulunun, iş yükü bakımından zorunluluk doğması halinde vergi dava daireleri,idari dava daireleri veya idari dairelerden birinin veya birkaçının görevalanını değiştirerek bu daireleri, vergi dava dairesi, idari dava dairesi veyaidari daire olarak görevlendirebileceği, üçüncü fıkrasında ise görevlendirilendairedeki dosyaların vergi ve idari uyuşmazlıklara ilişkin görev ayrımıgözetilerek hangi daireye ve nasıl devredileceği, görevlendirilen daireyegörevlendirildiği alan içinde hangi daire işlerinin verileceği hususlarınınBaşkanlık Kurulu kararıyla belirleneceği düzenlenmiş olup ikinci ve üçüncüfıkralarda yer alan “Başkanlık” ibareleri dava konusukuralları oluşturmaktadır.
26. Kanun’un 27. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde,özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde dava daireleri arasındakiişbölümünün bu maddede sayılan esaslar uyarınca Başkanlık Kurulu tarafındanbelirleneceği düzenlenmiş olup anılan cümlede yer alan “…dava daireleriarasındaki iş bölümü...” ve “…Başkanlık Kurulu tarafındanbelirlenir.” ibareleri dava konusu kuralları oluşturmaktadır.
27. Kanun’un 52/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının dava konusuedilen (d) bendinde, Başkanlık Kurulu’nun görevleri arasında dairelerarasındaki iş bölümünü belirlemek sayılmıştır.
28. Kanun’un geçici 26. maddesinin (3) numaralı fıkrasında,Kanun’la ihdas edilen Danıştay üyeliği ve daire başkanlığı kadroları için seçimyapılmasının ardından, Başkanlık Kurulunun iş durumunu dikkate alarak dairelerarasındaki iş bölümünü yeniden belirleyeceği ve buna ilişkin kararın derhâlResmî Gazete’de yayımlanacağı ve yayım tarihinden itibaren on gün sonrauygulanmaya başlanacağı düzenlenmiş olup anılan fıkranın “BaşkanlıkKurulu, iş durumunu dikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünü yenidenbelirler…” bölümü dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
29. Anayasa’nın 155. maddesinde Danıştayın görevi tanımlanmışolmakla birlikte Danıştayın görevine giren hususlarda hangi işin hangi dairedegörüleceğine ilişkin bir hüküm yer almadığından, kanun koyucu anılan husustaidari yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıesasları çerçevesinde takdir yetkisine sahip bulunmaktadır.
30. Kanun’un, 13. maddesinin ilk fıkrasında Danıştayın onbeşidava, ikisi idari olmak üzere onyedi daireden oluşacağı; 26. maddesinin ilkfıkrasında idari davaların ikinci ve onaltıncı dâhil olmak üzere bunlarınarasındaki daireler ile İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarındainceleneceği; 27. maddesinin ilk fıkrasında üçüncü, dördüncü, yedinci vedokuzuncu dairelerin vergi dava dairesi, diğer dava dairelerinin ise idari davadairesi olarak görev yapacağı, 41. maddesinde ise idari işlere ilişkinuyuşmazlık ve görevlerin birinci ve on yedinci daireler ile İdari İşlerKurulunda görüleceği düzenlenmiştir.
31. Anayasa Mahkemesinin 30.3.2012 tarihli ve E.2011/29,K.2012/549 sayılı kararında belirtildiği üzere, Danıştayın görevi Anayasa vekanunlarla bir bütün olarak belirlenmiş olup Danıştay’ın görev alanına girenhususlarda hangi işin hangi dairede görüleceği teknik anlamda görev ilişkisinideğil iş dağılımını ifade etmektedir. Anayasa’nın 155. maddesinin beşincifıkrası uyarınca, kanun koyucu, Danıştayın görev alanına giren hususlarda hangiişin hangi dairede görüleceğini kanunla belirleme yetkisine sahip olduğu gibikanunla belirtilen usuller çerçevesinde değiştirilmesini öngörmekte de takdiryetkisine sahiptir.
32. Dava konusu kurallarla, iş yükü bakımından zorunluluk doğmasıhalinde Danıştay dairelerinin görev alanının değiştirilmesi ve dava daireleriarasındaki iş bölümünün belirlenmesi hususlarında, hâkimlik teminatını haizDanıştay daire başkanları ve üyelerinden oluşan Başkanlık Kurulu yetkilikılınmıştır. Başkanlık Kurulu üyeleri anılan hususlarda her türlü baskı veetkiden uzak olarak karar verme güvencesine sahip olduklarından, dava konusukurallar hukuk devleti ve mahkemelerin bağımsızlığı ilkelerini ihlaletmemektedir.
33. Başkanlık Kurulunun yetkili kılındığı hususlar, Danıştay dairebaşkanları, üyeleri ve tetkik hâkimlerinin bağımsızlıklarını zayıflatıcınitelikte olmadığı gibi dava konusu kuralların belirli bir uyuşmazlık, kişiveya topluluğa ilişkin davaların görüleceği mahkemeleri ya da bu davalarıgörecek hâkimleri belirlemeye yönelik olmadığı da açıktır. Dolayısıyla, davakonusu kuralların adil yargılanma hakkı ve kanuni hâkim ilkesini ihlal eden biryönü bulunmamaktadır.
34. Anılan hususlardaBaşkanlık Kurulunun yetkili kılınması Anayasa’ya aykırı olmadığından, yenikurulan dairelerin ve ihdas edilen kadroların doğurduğu gerekliliknedeniyle Başkanlık Kurulunun, iş durumunu dikkate alarak dairelerarasındaki iş bölümünü yeniden belirlemesinin öngörülmesi de kanun koyucunun takdir yetkisindedir.
35. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2., 36., 37., 138.ve 155. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
36. Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ 2575 sayılı Kanun’un; 26.maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasında yer alan “Başkanlık” ibaresi,27. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…davadaireleri arasındaki iş bölümü...” ve “…Başkanlık Kurulutarafından belirlenir.” ibareleri ve 52/A maddesinin (1) numaralıfıkrasının (d) bendi yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
C- 6572 Sayılı Kanun’un 12. Maddesiyle 2575 Sayılı Kanunu’nun 17.Maddesinin Değiştirilen (1) Numaralı Fıkrasının Birinci, İkinci ve BeşinciCümlelerinin İncelenmesi
a- İptal Taleplerinin Gerekçesi
37. Dava dilekçesinde özetle, daha önce dava daireleribaşkanları ve üyelerinden oluşan İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları’nın,daire başkanları ve Başkanlık Kurulu’nun her daireden iki yıl içingörevlendireceği üyelerden oluşmasını öngören dava konusu kuralların,Danıştay’da hiyerarşik bir teşkilat yapısı oluşturduğu ve hukuk devleti ilemahkemelerin bağımsızlığı ilkelerini zedelediği, ekonomik değeri yüksek olanimtiyaz sözleşmeleri gibi konularda yürütme organının iradesi doğrultusundakarar çıkmasına zemin hazırladığı, bu nedenle adil yargılanma hakkını ve kanunihakim ilkesini ihlal ettiği belirtilerek kuralların, Anayasa’nın 2., 36., 37.,138. ve 155. maddelerine aykırı oldukları ileri sürülmüştür.
b- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
38. Kanun’un 17. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınbirinci, ikinci ve beşinci cümleleri dava konusu edilmiştir. Anılan fıkranınbirinci cümlesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari davadairelerinin başkanları ile her idari dava dairesinden iki yıl için BaşkanlıkKurulu tarafından görevlendirilen iki asıl ve iki yedek üyeden, Vergi DavaDaireleri Kurulunun ise vergi dava dairelerinin başkanları ile her vergi davadairesinden iki yıl için Başkanlık Kurulu tarafından görevlendirilen üç asıl veüç yedek üyeden oluşacağı düzenlenmiştir. Fıkranın ikinci cümlesinde, ikiyıllık süre sonunda, Başkanlık Kurulunca her iki kuruldaki üyelerin yarısınıniki yıl süreyle yeniden görevlendirileceği, diğer yarısının ise kurullarda dahaönce görevlendirilmeyen üyeler arasından yenileneceği, beşinci cümlesinde isekurulların asıl veya yedek üyeliklerinde boşalma olması hâlinde de BaşkanlıkKurulu tarafından kalan süreyi tamamlamak üzere yedi gün içinde yeni üyegörevlendirileceği düzenlenmiştir.
39. Anayasa’nın 155. maddesinin ilk fıkrasında Danıştay’ın idarimahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığıkarar ve hükümlerin son inceleme mercii olduğu; beşinci fıkrasında iseDanıştay’ın kuruluş ve işleyişinin, idari yargının özelliği, mahkemelerinbağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği ifadeedilmiştir.
40. Anılan maddede İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınınoluşum ve görevlerine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu Kurullarıngörevleri 2575 sayılı Kanun’un 38. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, İdariDava Daireleri Kurulu, idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ileidari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları, VergiDava Daireleri Kurulu ise vergi mahkemelerinden verilen ısrar kararlarıile vergi dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararlarıtemyizen incelemekle görevlidirler.
41. İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları, idari ve vergi davadaireleri başkanları ve üyelerinden oluşmaktayken, dava konusu kurallarla, bukurulların üye sayısı azaltılarak idari ve vergi dava daireleri başkanlarıyla,Başkanlık Kurulunca idari ve vergi dava dairelerinden seçilen üyelerdenoluşması öngörülmüştür.
42. Dava konusu kuralların gerekçesinde, bu kurulların daha etkinve verimli çalışabilmesinin sağlanması amacıyla söz konusu değişikliklerinyapıldığı ifade edilmiştir.
43. Anayasa’nın 155. maddesi uyarınca, kanun koyucu, yargıbağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına aykırı olmamak kaydıyla, İdari veVergi Dava Daireleri Kurullarının oluşumunu ve görevlerini düzenlemede takdiryetkisine sahiptir. Dava konusu kurallarla, Anayasa’nın 141. maddesinde yerverilen davaların mümkün olan süratte sonuçlandırılması gereğine uygun olarak,üye sayılarının azaltılması suretiyle hem bu kurulların hem de davadairelerinin daha hızlı ve verimli çalışmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır.Başkanlık Kurulu üyelerinin, anılan kurullarda görev yapacak üyeleri her türlübaskı ve etkiden uzak olarak seçmeleri, yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıile güvence altında olduğundan, dava konusu kuralların hukuk devleti ilkesi ileyargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarını zedeleyici bir yönübulunmamaktadır.
44. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2., 138. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
45. Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ bu görüşe katılmamışlardır.
46. Kuralların Anayasa’nın 36. ve 37. maddeleriyle bir ilgisigörülmemiştir.
D- 6572 Sayılı Kanun’un 18. Maddesiyle 2575 Sayılı Kanun’unDeğiştirilen 52/A Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
a- İptal Talebinin Gerekçesi
47. Dava dilekçesinde özetle, Başkanlık Kurulununyargı mensuplarından oluşmasına ve yargı içinde teşekkül etmesine karşınyargısal değil idari bir fonksiyon icra etmesi nedeniyle, idari bir kurulolarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle kurul kararlarına karşı yargıyolunun kapatılmasının idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargıyolunun açık olduğu yönündeki kuralın hak arama özgürlüğünü ve hukuk devletiilkesini ihlal ettiği belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2., 36. ve 125.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
48. Dava konusu kuralla Başkanlık Kurulu kararlarının kesin olduğuve bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamayacağıdüzenlenmiştir.
49. Anayasa’nın 2. maddesinde hukuk devleti ilkesine yer verilmiş,36. maddesinde herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanmahakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
50. Anayasa’nın 125. maddesinde ise idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiş, bu kuralınistisnaları maddede sayılmıştır. Buna göre, “Cumhurbaşkanının tekbaşına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimidışındadır. Ancak, Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluknedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargıyolu açıktır.” Anayasa’nın 159. maddesinde de Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulu’nun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındakikararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamayacağı belirtilmiştir.Anayasa’da sayılan istisnaların dışında kalan idari eylem ve işlemlerin yargıdenetimine tabi olması Anayasal bir zorunluluktur.
51. Anayasa’da, yargı organlarının yargılama faaliyeti dışında birişlem yapamayacaklarına yönelik bir yasaklama yer almadığından, kanun koyucuyargı yerlerinin yönetim işlerinin hâkimlerce veya hâkimlerden oluşankurullarca karara bağlanmasını öngörebilir.
52. Anayasa Mahkemesi’nin 27.12.2012 tarihli ve E.2012/102,K.2012/207 sayılı kararında ifade edildiği üzere, yargılama faaliyeti, hukuki uyuşmazlıkların ve hukuka aykırılıkiddialarının yargılama usulleri çerçevesinde çözümlenmesi ve karara bağlanmasıdır.Bununla beraber, yargı mercilerinin istisnasız bütün işlemleri yargısalnitelikte değildir. Yargılama faaliyeti kapsamında olmayan işlemlerin hâkimler,mahkemeler ya da hâkimlerden oluşan kurullar tarafından yapılması bunlarınyargısal işlem sayılması sonucunu doğurmaz. İdare işlevine ilişkin olanişlemler yargısal makamlar tarafından yapılsa dahi idari işlem niteliğinihaizdir ve Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca yargı denetimine tabidir.
53. Kanun’un 52/A maddesinin (1) numaralı fıkrasında Başkanlık Kurulunungörevleri, üyelerin görev yerlerini, dairelerin iş durumunu ve ihtiyaçlarınıgöz önünde tutarak belirlemek, zorunlu hâllerde daire başkanı ve üyelerindairelerini değiştirmek, Danıştay tetkik hâkimlerinin çalışacakları daireleri,kurulları ve görecekleri işleri belli etmek ve gerektiğinde yerlerinideğiştirmek, daireler arasında iş bölümünü belirlemek, yetkili merciin neresiolduğu belirtilmemiş olan yönetim işlerini belli etmek veya bu işleri yapmak,kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek olarak sayılmıştır. Kanun’unfarklı maddelerinde ise Başkanlık Kurulu; İdari İşler Kuruluna her takvim yılıbaşında her idari daireden bir üye seçmek ve seçimle belirlenen üyeliklerdeboşalma olması halinde otuz gün içinde seçim yapmak (m. 16/1), İdari ve VergiDava Daireleri Kurullarına iki yıl için dairelerden üye görevlendirmek (m.17/1), iş yükünün gerektirdiği durumlarda Danıştay dairelerinin görev alanınıdeğiştirmek (m. 26/2), Danıştay meslek mensuplarını mesleki faaliyetler içinyurtdışına göndermek, akademik faaliyetlere ilişkin onbeş günü aşan izinlerivermek veya bu amaçla Danıştay mensuplarını görevlendirmek ve yüksek öğrenimkurumlarında ders vermelerine izin vermek (m. 66), Danıştay Başkanı,Başsavcısı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyelerinin mesleki şerefi ilebağdaşmayan hal ve hareketleri olması durumunda konunun Yüksek DisiplinKurulu’na intikal ettirilmesini değerlendirmek ve karara bağlamak (m. 68),Danıştay Başkanı’nın görevinden doğan veya görevi sırasında işlemiş bulunduğu suçlardandolayı soruşturma yapmak üzere bir daire başkanı ile iki üye seçmek (m. 76/2),1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu gereğince, Danıştay Başkanı, başkanvekilleri,Danıştay Başsavcısı ve daire başkanları ile üyeler hakkında kovuşturmayapılmasına izin vermek (m. 82/2) hususlarında görevli ve yetkili kılınmıştır.
54. Başkanlık Kurulunun yukarıda sayılan görev ve yetkilerinin birkısmı akademik faaliyetlere izin verme ve disiplin soruşturması başlatma gibiidari faaliyetlere ilişkin olup bu kapsamdaki işlem ve kararların idarinitelikte olduğu açıktır.
55. Kurulun görev ve yetkilerinin bir kısmı ise Danıştay’da iş vegörev dağılımı gibi yargısal faaliyetlerin organizasyonuna ilişkindir. Bu görevve yetkiler Danıştay’ın ifa ettiği yüksek yargı hizmetiyle yakından ilgili olupyargısal karar verme süreçlerinin hazırlayıcısı niteliğindedir. Bununlaberaber, bu kapsamdaki işlem ve kararların, hukuki uyuşmazlıkların çözümlendiğiyargılama usullerinin ayrılmaz bir parçası olduğu da söylenemez.
56. Anayasa Mahkemesi, 21.1.2010 tarihli, E.2008/74, K.2010/15kararında, yüksek yargı organlarının ifa ettiği yargı hizmetlerininyönetiminden kaynaklanabilecek kimi uyuşmazlıkların o yüksek yargı içindeöngörülen çözüm mekanizmalarıyla sonuçlandırılmasını yargısal ağırlıklı birfaaliyet olarak değerlendirmiştir. Bu bağlamda, kanun koyucu, bu türuyuşmazlıkların özel bir yargılama usulü çerçevesinde yüksek yargı organıüyelerinden oluşan bir kurulca çözümlenmesini öngörmekte takdir yetkisinihaizdir.
57. Kanun’da, Başkanlık Kurulunun işlem vekararlarından doğabilecek uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin bir usulöngörülmediği gibi dava konusu kuralla Kurulun karar ve işlemlerine karşı davaaçılabilmesinin önü kapatılarak yargısal bağışıklık getirilmiştir. Anılan görevve yetkiler, iş ve görev dağılımı gibi Danıştay’ın iç düzen ve işleyişinidüzenlemeye yönelik olup bu hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarınçözümlenmesine ilişkin olmadığından, diğer bir ifadeyle, hukuki uyuşmazlıkların yargılama usulleri çerçevesindeçözümlenmesine ilişkin olmadığından, yargılama faaliyeti kapsamındadeğerlendirilemez. Bir yüksek yargıorganı olan Danıştay’ın iç düzen ve işleyişine yönelik bir takım işlerin, aslîgörevleri idari uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak olan yüksek yargıçların oluşturduğuve Danıştay Başkanının başkanlığında üç daire başkanı ve üç üyeden meydanagelen Başkanlık Kurulu tarafından karara bağlanmasının işlevsel olarak idari bir faaliyet olduğunun,dolayısıyla, Kurulun karar ve işlemlerinin idari nitelikte olduğunun kabulügerekir. Başkanlık Kurulunun karar ve işlemlerine yargısal bağışıklıkgetirilmesini öngören dava konusu kural hukuk devleti ilkesi, hak aramahürriyeti ve idari eylem ve işlemlere karşı yargı yolunun açık olması gereğiylebağdaşmamaktadır.
58. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2.,36. ve 125. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
59. Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA ile Rıdvan GÜLEÇbu görüşe katılmamışlardır.
E- 6572 Sayılı Kanun’un 26. Maddesiyle 2797 Sayılı Kanun’un 59.Maddesinin Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
a- İptal Talebinin Gerekçesi
60. Dava dilekçesinde özetle, dava konusu kuralınsiyasi saiklerle çıkarıldığı ve keyfiliğe neden olduğu, iyi niyet, adalet vehakkaniyet gibi hukukun üstün kuralları ile bağdaşmadığı ve kamu yararınıgerçekleştirmeye yönelik olmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2.maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
61. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun, her adliyılın, Ankara’da ve Yargıtay Birinci Başkanının konuşma yapacağı bir törenleaçılacağını, açılış konuşmasının metni ve tören gündemi üzerinde daha öncedenBaşkanlar Kurulunun düşüncesinin alınacağını düzenleyen 59. maddesi, davakonusu kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
62. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesiningereklerinden biri de kanunların kamu yararını gerçekleştirmek üzereçıkarılmasıdır. Bir kuralın kamu yararı yönünden Anayasal denetimi kuralın kamuyararı amacıyla yapılıp yapılmadığını incelemekle sınırlıdır. Kamu yararının sübjektif niteliği nedeniyle, birkuralın belirli bireylerin ya da grupların çıkarlarına yönelikolması gibi kamu yararı dışında bir amaç gözetildiği açıkça görülebilen durumlarda Anayasa’ya aykırılıktan sözedilebilir. Kanun koyucunun kamu yararı amacıyla hareket edipetmediği ise ilgili yasama belgeleri incelenerek ve kuralın objektif anlamınabakılarak tespit edilebilir.
63. Dava konusu kuralın gerekçesinde, yargı yılı açılışının yalnızYargıtay bakımından öngörüldüğü, bu yönde bir düzenlemenin Danıştay bakımındansöz konusu olmadığı ve bu durumun izah edilebilirlikten uzak olduğubelirtilmiş; Kanun’la düzenlenmese bile adli yıl açılışının aynı ya da farklıbir isim altında gerçekleştirilmesine bir engel bulunmadığı ifade edilmiştir.
64. Yasamanın genelliği ilkesi uyarınca Anayasa’da bir konudaemredici ya da yasaklayıcı bir kural konulmamışsa, bu konunun düzenlenmesianayasal ilkeler çerçevesinde kanun koyucunun yetkisindedir. Anayasa’da adliyılın açılışına ilişkin bir kural yer almadığından, kanun koyucu bu hususudüzenlemede takdir yetkisine sahiptir.
65. Adli yıl açılış törenine ilişkin düzenlemeyi yürürlüktenkaldıran dava konusu kuralın kamu yararı dışında bir amaca yönelik olduğusöylenemeyeceğinden hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
66. Açıklanan nedenle kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
67. Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ bu görüşe katılmamışlardır.
F- 6572 Sayılı Kanun’un 27. Maddesiyle 2797 Sayılı Kanun’a EklenenGeçici 14. Maddenin Dördüncü Fıkrasının “Yeni oluşan Birinci BaşkanlıkKurulu, iş durumunu dikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünü yenidenbelirler…” Bölümü ile Beşinci Fıkrasının İncelenmesi
a- İptal Taleplerinin Gerekçesi
68. Dava dilekçesinde özetle, Yargıtay Başkanınınbaşkanlığında, altısı daire başkanı, altısı da Yargıtay üyesi olmak üzeretoplam on üç kişiden oluşan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun dar katılımlıve demokratik yapısı zayıf bir karar organı mahiyetinde olduğu, BirinciBaşkanlık Kurulunun daireler arasındaki işbölümü ile üyeler ve tetkikhâkimlerinin ve seçim usulü Anayasa’da öngörülen daire başkanlarının görevyapacakları daireleri yeniden belirlemesini öngören dava konusu kurallarınYargıtay bünyesinde Başkanlık Kurulu vesayetinde katı bir hiyerarşik yapıoluşmasına sebebiyet vererek mahkemelerin bağımsızlığı ilkesini zedelediği,yargı bağımsızlığının yalnızca yargı dışı Devlet güçlerine karşı bağımsızlıkanlamına gelmediği, hâkimlerin yargı teşkilatı içindeki diğer hâkim, mahkemebaşkanı ve mahkemelere karşı da bağımsız olmaları gerektiği, ancak davasıkonusu kuralların Yargıtay tetkik hâkimleri ile Birinci Başkanlık Kurulundagörev almayan Yargıtay daire başkanları ve üyelerinin yargısal kararlar vermesüreçleri bakımından Birinci Başkanlık Kurulunu oluşturan daire başkanları veüyelerin astı olarak öngörüldüğü bir teşkilat yapısı oluşturduğu, yedi kişidenoluşan Birinci Başkanlık Kurulunda oyçokluğu ile karar alınabilmesinin mümkünolması nedeniyle yedi kişinin Yargıtay’ı tamamen kendi iradeleri doğrultusundayönlendirebileceği, davaların dairelere dağıtılmasının mümkün olduğu ölçüdekanunla veya kanuna dayanan düzenlemelerle belirlenmiş objektif ve şeffafkıstaslara göre yapılması gerekirken dava konusu kuralların Birinci BaşkanlıkKuruluna dairelerin bakacakları uyuşmazlıkları münhasıran belirleme yetkisiverdiği ve istediği davayı istediği tetkik hakimine veya daireye inceletmeimkanı tanıdığı, bu durumun ise kimi hukuki ve cezai uyuşmazlıkların yürütmeorganının iradesi doğrultusunda sonuçlanmasına zemin hazırladığı ve adilyargılanma hakkı ile kanunî hakim güvencesini ihlal ettiği belirtilerekkuralların, Anayasa’nın 2., 36., 37., 138. ve 154. maddelerine aykırı olduklarıileri sürülmüştür.
b- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
69. 6216 sayılı Kanun’un 43.maddesi uyarınca, dava konusu kurallar ilgileri nedeniyle Anayasa’nın 139.maddesi yönünden de incelenmiştir.
70. 2797 sayılı Kanun’un geçici 14.maddesinin dördüncü fıkrasında, Yargıtayda yeni ihdas edilenüyelik ve daire başkanlığı kadroları için yapılan seçimleri takiben beş güniçinde yeniden oluşacak Birinci Başkanlık Kurulu’nun, iş durumunu dikkatealarak, daireler arasındaki iş bölümünü yeniden belirleyeceği, beşinci fıkrasındaise Birinci Başkanlık Kurulunun, işbölümüne ilişkin kararın ResmîGazete’de yayımlanmasından itibaren on gün içinde, dairelerin iş durumunu veihtiyaçlarını gözönünde bulundurarak, Yargıtay daire başkanları, üyeleri vetetkik hâkimlerinin hangi dairelerde görev yapacağını yeniden belirleyeceğidüzenlenmiş olup dördüncü fıkranın “Yeni oluşan Birinci BaşkanlıkKurulu, iş durumunu dikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünü yenidenbelirler…” bölümü ile beşinci fıkra dava konusu kurallarıoluşturmaktadır.
71. Anayasa’nın 2. maddesinde hukuk devleti ilkesine, 36.maddesinde ise hak arama hürriyetine, 138. maddesinde mahkemelerin bağımsızlığıilkesine, 139. maddesinde mahkemelerin bağımsızlığı ilkesinin bir uzantısı olanhâkimlik teminatına yer verilmiş, 154. maddesinde ise Yargıtay’ın, adliyemahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığıkarar ve hükümlerin son inceleme mercii olduğu; kuruluş ve işleyişininmahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunladüzenleneceği belirtilmiştir.
72. Kanun’la, Yargıtayda sekizyeni daire kurulmuş ve sekiz daire başkanı ile yüz yirmi bir üye kadrosu ihdasedilmiştir. Dava konusu kurallarla, yeni kurulan daireler ve ihdas edilenkadroların doğurduğu gereklilik nedeniyle, yeni üyelerin iradelerinin de temsiledildiği Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun Yargıtayda iş bölümüne ilişkinhususlarda yeniden belirleme yapması öngörülmüştür.
73. 2797 sayılı Kanun’un 10. maddesinde,Yargıtayın karar organlarından biri olan Birinci Başkanlık Kurulu’nun, YargıtayBirinci Başkanının başkanlığında altısı daire başkanı, altısı Yargıtay üyesiolmak üzere on iki asıl ve dördü daire başkanı, dördü Yargıtay üyesi olmaküzere sekiz yedek üyeden oluşacağı; 33. maddesinin birinci fıkrasında, YargıtayBirinci Başkanlık Kurulu’na seçilecek üç asıl daire başkanı ile iki yedek dairebaşkanı ve üç asıl üye ile iki yedek üyenin hukuk dairelerinden, üç asıl dairebaşkanı ile iki yedek daire başkanı ve üç asıl üye ile iki yedek üyenin ceza dairelerindenYargıtay Büyük Genel Kurulunca seçileceği belirtilmiş; 18. maddesinde iseBirinci Başkanlık Kurulunun görevleri arasında yenigelen üyelerin yerlerini, dairelerin iş durumunu ve ihtiyaçlarını gözönündetutarak belli etmek, zorunlu hallerde daire başkanı ve üyelerin dairelerinideğiştirmek, Yargıtay tetkik hâkimlerinin çalışacakları daireleri, kurulları vegörecekleri işleri belli etmek ve gerektiğinde yerlerini değiştirmeksayılmıştır.
74. Birinci Başkanlık Kurulu üyelerinin dava konusu kurallardaöngörülen hususlarda her türlü baskı veetkiden uzak olarak karar vermeleri yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilegüvence altındadır. Dava konusu kurallarda Kurul üyeleriningüvencelerini zayıflatıcı bir düzenleme yer almamaktadır. Kurul tarafından yeniden belirlenmesi öngörülenhususlar, Anayasa’nın 139. maddesinde sayılan hâkimlik teminatı unsurlarınailişkin olmadığından Yargıtay daire başkanları, üye ve tetkikhâkimlerinin bağımsızlıklarını zayıflatıcı nitelikte de değildir. Bunedenlerle, dava konusu kuralların hukukdevleti ilkesi ile yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarını zedeleyenbir yönü bulunmamaktadır.
75. Anayasa’nın 154. maddesininüçüncü fıkrasında Yargıtay daire başkanlarının Yargıtay Genel Kurulunca üyetamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçileceği, süresibitenlerin yeniden seçilebileceği ifade edilmiş, beşinci fıkrasında ise dairebaşkanlarının seçim usulü ile niteliklerinin mahkemelerin bağımsızlığı vehâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Davakonusu kurallar, daire başkanlarının başkanlık statüsünün değil, zorunluhallerde dairelerinin değiştirilmesini öngörmektedir. Daire başkanlarınınbelirli bir daire için seçildikleri ya da başkanlık görevini yalnızca seçildikleridairede ifa edeceklerine yönelik Anayasal bir kural bulunmadığından, dairebaşkanlarının görev yapacakları dairelerin zorunlu hallerde Başkanlık Kuruluncadeğiştirilmesini öngören düzenleme kanun koyucunun takdir yetkisindedir.
76. Anayasa Mahkemesinin 30.3.2012 tarihli ve E.2011/29,K.2012/549 sayılı kararında belirtildiği üzere, yüksek yargı organlarının görevalanına giren hususlarda hangi işin hangi dairede görüleceği teknik anlamdagörev ilişkisini ifade etmez. Yargıtayın görevi Anayasa ve kanunlarla bir bütünolarak belirlenmiş olup Yargıtayın görev alanına giren hususlarda hangi işinhangi dairede görüleceği görev ilişkisini değil, iş dağılımını ifade eder.Anayasa’nın 154. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, kanun koyucu Yargıtayıngörev alanına giren hususlarda hangi işin hangi dairede görüleceğini kanunlabelirleme yetkisine sahip olduğu gibi belirtilen usuller çerçevesindedeğiştirilmesini öngörmekte de takdir yetkisini haizdir.
77. Diğer taraftan, Anayasa’nın ‘Hak arama hürriyeti’ başlıklı36. maddesinde herkesin meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle yargıorganları önünde davacı ya da davalı olarak iddia ve savunma hakkı ile adilyargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Anayasa’nın, adil yargılanmahakkının temel unsurlarından olan kanuni hâkim güvencesine yer veren 37.maddesinde ise hiç kimsenin tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüneçıkarılamayacağı ve bu sonucu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü mercilerkurulamayacağı ifade edilmiştir.
78. Anayasa Mahkemesi kararlarında, kanuni hâkim ilkesi, bir suçunişlenmesinden ya da bir uyuşmazlığın doğmasından önce yargı yerinin yasa ilebelirlenmiş olması şeklinde tanımlanmıştır. Kanuni hâkim ilkesinin temelindebir uyuşmazlığın doğmasından sonra o uyuşmazlığa özel olarak mahkeme kurulmasıveya hâkim atanmasını önlemek yatmaktadır.
79. Belirli bir uyuşmazlık, kişi veya toplulukla sınırlı olmamakkaydıyla, Kanun’da öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde, yüksek yargıçlarınve tetkik hâkimlerinin görev yapacağı dairelerin ve daireler arasındakiişbölümünün, yüksek yargı içinden teşekkül eden bir kurulca yenidenbelirlenmesinin öngörülmesi kanuni hâkim ilkesine aykırılık oluşturmaz. Davakonusu kurallar bir uyuşmazlığın doğmasından sonra davaya bakacak hâkimleri yada davanın görüleceği yargı yerini belirlemeye değil, Yargıtayda iş ve görevdağılımını düzenlemeye ilişkin olduğundan, kanuni hâkim ilkesini ihlaletmemektedir. Yargıtay daire başkanları, üye ve tetkik hâkimlerinin,önlerindeki uyuşmazlıklarda mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatıgüvenceleri altında her türlü baskı ve etkiden uzak karar verecekleri de açıkolduğundan, dava konusu kuralların adil yargılanma hakkını zedeleyen bir yönübulunmamaktadır.
80. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2., 36., 37., 138.,139. ve 154. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddigerekir.
81. Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ 2797 sayılı Kanun’un geçici14. maddesinin dördüncü fıkrasının “Yeni oluşan BirinciBaşkanlık Kurulu, iş durumunu dikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünüyeniden belirler…” bölümü yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
82. Recep KÖMÜRCÜ, Erdal TERCAN ile Hasan Tahsin GÖKCAN 2797sayılı Kanun’un geçici 14. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “…dairebaşkanları,…” ibaresi yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
IV- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
83. Dava dilekçesinde özetle, dava konusu kuralların,mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarını, hukuk devletiilkesini, âdil yargılanma hakkı ile kanunî hâkim güvencesini ihlal ettikleri,Danıştay Başkanlık Kurulu kararlarını yargı denetimi dışında bırakan kuralınayrıca hak arama hürriyeti ve idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşıyargı yolunun açık olduğu prensibini ihlal ettiği, dava konusu kurallarınAnayasa’ya açıkça aykırı oldukları ve yürürlüklerinin durdurulmaması halindehukuk devleti yönünden giderilmesi olanaksız durum ve zararların ortayaçıkacağı, bu nedenle kuralların yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesitalep edilmiştir.
2.12.2014 tarihli ve 6572 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ileBazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına DairKanun’un;
A- 18. maddesiyle değiştirilen6.1.1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 52/A maddesinin (2)numaralı fıkrasına yönelik yürürlüğün durdurulması talebinin, koşulları oluşmadığındanREDDİNE,
B- 1- 8. maddesiyle 2575 sayılıKanun’un 11. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “Başkanlar” ibaresinin “Başkanlık” şeklindedeğiştirilmesine,
2- 10. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 14. maddesinin (2) ve (4)numaralı fıkralarında yer alan “Başkanlar” ibarelerinin “Başkanlık” şeklindedeğiştirilmesine,
3- 12. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 17. maddesinindeğiştirilen (1) numaralı fıkrasının birinci, ikinci ve beşinci cümlelerine,
4- 13. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 26. maddesinindeğiştirilen ikinci fıkrasına ve üçüncü fıkrasında yer alan “Başkanlar” ibaresinin “Başkanlık” şeklindedeğiştirilmesine,
5- 14. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 27. maddesinin ikincifıkrasının değiştirilen ikinci cümlesinde yer alan “…dava daireleriarasındaki iş bölümü...” ve “…Başkanlık Kurulutarafından belirlenir.” ibarelerine,
6- 18. maddesiyle değiştirilen 2575 sayılı Kanun’un 52/Amaddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (c)ve (d) bentlerine,
7- 20. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’a eklenen geçici 26. maddenin(3) numaralı fıkrasının “Başkanlık Kurulu, iş durumunu dikkate alarakdaireler arasındaki iş bölümünü yeniden belirler…” bölümüne ve (4)numaralı fıkrasına,
8- 26. maddesiyle 4.2.1983 tarihli ve 2797 sayılı YargıtayKanunu’nun 59. maddesinin yürürlükten kaldırılmasına,
9- 27. maddesiyle 2797 sayılı Kanun’a eklenen geçici 14. maddenindördüncü fıkrasının “Yeni oluşan Birinci Başkanlık Kurulu, iş durumunudikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünü yeniden belirler…” bölümüneve beşinci fıkrasına,
yönelik iptal talepleri, 10.2.2016 tarihli ve E.2015/18,K.2016/12 sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkra, bent, cümle, bölüm, ibareve değişikliklere ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,
10.2.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- HÜKÜM
2.12.2014 tarihli ve 6572 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ileBazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına DairKanun’un;
A- 8. maddesiyle 6.1.1982tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 11. maddesinin (2) numaralıfıkrasında yer alan “Başkanlar” ibaresinin “Başkanlık” şeklindedeğiştirilmesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
B- 10. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 14. maddesinin (2) ve (4)numaralı fıkralarında yer alan “Başkanlar” ibarelerinin “Başkanlık” şeklindedeğiştirilmesinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerininREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
C- 12. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 17. maddesinindeğiştirilen (1) numaralı fıkrasının birinci, ikinci ve beşinci cümlelerininAnayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜRile Serruh KALELİ’nin karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
D- 13. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 26. maddesinin;
1- Değiştirilen ikinci fıkrasının,
2- Üçüncü fıkrasında yer alan “Başkanlar” ibaresinin “Başkanlık”şeklinde değiştirilmesinin,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE,Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ’nin karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
E- 14. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’un 27. maddesinin ikincifıkrasının değiştirilen ikinci cümlesinde yer alan “…dava daireleriarasındaki iş bölümü...” ve “…Başkanlık Kurulutarafından belirlenir.” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarınave iptal taleplerinin REDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ’ninkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
F- 18. maddesiyle değiştirilen 2575 sayılı Kanun’un 52/Amaddesinin;
1- (1) numaralı fıkrasının;
a- (a) ve (c) bentlerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına veiptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- (b) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE, Recep KÖMÜRCÜ, Erdal TERCAN ile Hasan Tahsin GÖKCAN’ın “…dairebaşkanı…” ibaresi yönünden karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c- (d) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebininREDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ’nin karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- (2) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA ile Rıdvan GÜLEÇ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
G- 20. maddesiyle 2575 sayılı Kanun’a eklenen geçici 26.maddenin;
1- (3) numaralı fıkrasının “Başkanlık Kurulu, iş durumunudikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünü yeniden belirler…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
2- (4) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE, Recep KÖMÜRCÜ, Erdal TERCAN ile Hasan Tahsin GÖKCAN’ın “…dairebaşkanları,…” ibaresi yönünden karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
H- 26. maddesiyle 4.2.1983 tarihli ve 2797 sayılı YargıtayKanunu’nun 59. maddesinin yürürlükten kaldırılmasının Anayasa’ya aykırıolmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ’ninkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
I- 27. maddesiyle 2797 sayılı Kanun’a eklenen geçici 14.maddenin;
1- Dördüncü fıkrasının “Yeni oluşan Birinci BaşkanlıkKurulu, iş durumunu dikkate alarak daireler arasındaki iş bölümünü yenidenbelirler…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebininREDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ’nin karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE, Recep KÖMÜRCÜ, Erdal TERCAN ile Hasan Tahsin GÖKCAN’ın “…dairebaşkanları,…” ibaresi yönünden karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
10.2.2016 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOY GEREKÇESİ
Muhtelif Kanunlarda değişiklik yapılması amacıylamilletvekillerince verilen 6 ayrı kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Adalet Komisyonu’nca birleştirilerek görüşülmüş ve TBMM Genel Kurulunasevkedilerek 2.12.2014 tarih ve 6572 sayılı “Hâkimler ve Savcılar Kanunu ileBazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”olarak kabul edilerek 12.12.2004 tarih ve 29203 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu Kanun’un 12. maddesi ile değiştirilen 6.1.1982 tarih ve 2575sayılı Danıştay Kanunu’nun 17. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci,ikinci ve son cümlelerinin; 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...üçüncü fıkrasında yer alan ‘Başkanlar’ ibaresi ‘Başkanlık’ şeklindedeğiştirilmiştir.” ibaresinin ve yine bu madde ile değiştirilen 2575 sayılıKanun’un 26. maddesinin ikinci fıkrasının; 14. maddesiyle değiştirilen 2575sayılı Kanun’un ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “... davadaireleri arasındaki iş bölümü...” ve “... Başkanlık Kurulu tarafındanbelirlenir” ibarelerinin; 18. maddesi ile değiştirilen 2575 sayılı Kanun’un52/A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendinin ve (2) numaralıfıkrasının; Kanun’un 26. maddesinin; 27. maddesi ile 4.2.1983 tarih ve 2797 sayılıYargıtay Kanunu’na eklenen Geçici Madde 14’ün dördüncü fıkrasında yer alan“Yeni oluşan Birinci Başkanlık Kurulu, iş durumunu dikkate alarak dairelerarasındaki iş bölümünü yeniden belirler...” ibaresinin anılan KanunTekliflerinde yer almadığı ve bu kuralların TBMM Adalet Komisyonu’ncabirleştirilen metne eklendiği anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 88. maddesinde “Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu vemilletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisindegörüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir.” denilmektedir. Anayasa’nın88. maddesinin birinci fıkrasının ihlâli sonucu bir yasalaştırma söz konusuysa,bu konudaki ihlâl Anayasa’nın 148. maddesi anlamında bir “şekil sakatlığı”nadeğil, doğrudan 88. maddesine aykırı düşer ve yapılacak anayasal denetimin,“şekil bakımından” değil, “esas bakımından” söz konusu olması gerekir. 88.maddenin ikinci fıkrasındaki “Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye BüyükMillet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir” hükmünün de,bu açıklama çerçevesinde yorumlanması ve bu düzenlemenin aynı maddenin birincifıkrasındaki anayasal hüküm doğrultusunda anlaşılması ve hüküm ifade etmesigerekir. Yani, birinci fıkraya aykırı bir durum söz konusu ise artık ortadadoğrudan bir Anayasa ihlâli söz konusu olacak ve Anayasa’nın bu hükmünün birtekrarından ibaret olan TBMM İçzüğü’nün 35. maddesinin ihlâli nedeniyle,Anayasa’nın 148. maddesinde belirtilen (ve son oylamaya ilişkin olmadığındankanunun iptalini gerektirmeyen) bir şekil sakatlığından ve şekil denetimindendeğil; 88. maddenin birinci fıkrasının ihlâli sonucu esası ilgilendiren birsakatlıktan ve esas denetimden söz edilebilecektir.
Davanın somutu ile ilgili olarak düzenleme öngören TBMMİçtüzüğü’nün “Komisyonların yetkisi, toplantı yeri ve zamanı” başlıklı 35.maddesinin ilgili bölümleri şöyledir: “Komisyonlar, kendilerine havale edilenkanun tasarı ve/veya tekliflerini aynen veya değiştirerek kabul veyareddedebilirler; birbirleriyle ilgili gördüklerini birleştirerek görüşebilirlerve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca kendilerine ayrılan salonlardatoplanırlar.
Ancak, komisyonlar, 92 nci maddedeki özel durum dışında kanunteklif edemezler, kendilerine havale edilenler dışında kalan işlerleuğraşamazlar. Başkanlık Divanının kararı olmaksızın Genel Kurulun toplantısaatlerinde görüşme yapamazlar ve kanun tasarı ve tekliflerini bölerek ayrıayrı metinler halinde Genel Kurula sunamazlar…”
İçztüzüğün 35. maddesinin yukarıda açık metninden de açıkçaanlaşılacağı üzere, komisyonların kendilerine havale edilen kanun tasarı vetekliflerini görüşme yetkileri sınırlandırılmış olup, komisyonların İçtüzüğün92. maddesindeki özel durum dışında (genel veya özel af ilanını içeren kanuntasarı ve teklifleri) kanun teklif etme yetkileri yoktur. Yukarıda belirtilenyasa değişiklikleri Kanun Teklifleri metinlerinde yer almadığı halde, TBMMAdalet Komisyonu’nda metne ilave edilerek kanunlaştırıldığından; bu davanınAnayasa’nın 88. maddesinin birinci fıkrasına (dolayısiyle de bu hükmünaçıklanması mahiyetinde bulunan TBMM İçtüzüğü’nün 35. maddesine) açıkça aykırıdüşmektedir.
Anayasa’nın 88. maddesinin birinci fıkrasının açık âmir hükmükarşısında, TBMM İçtüzüğü’nün 87 nci maddesi gerekçe gösterilerek, görüşülmekteolan bir tasarı veya teklifin konusu olmayan “başka” kanunlarda ek vedeğişiklik getiren “yeni bir kanun teklifi mahiyetindeki” değişikliklerin“Genel Kurul” tarafından da yapılamayacağı açıktır.
Anayasa’nın 148. maddesindeki “Kanunların şekil bakımındandenetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı…hususları ile sınırlıdır…” hükmünün de bu belirlemeye etkisinin olamayacağıkuşkusuzdur. Gerçekten, 88 nci maddenin birinci fıkrasına açıkça aykırı biryasama faaliyeti sözkonusu olduğundan, Genel Kurulca öngörülen çoğunluklayapılacak bir “son oylama”nın belirtilen Anayasa’ya aykırılığı düzelteceğikabul edilemez. Ancak 88 inci maddenin birinci fıkrasına uygun bir yasamafaaliyeti içerisinde 148 inci maddedeki “şekil denetimi” kuralı işletilebilir.Davanın somutunda ise yukarıda açıklandığı üzere, aksi yönde bir yasamafaaliyeti bulunduğu görüldüğünden; 148 inci maddenin bu davanın somutundauygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. (Bu konudaki bir inceleme için bkz.: TorbaYasalar ve Yasama sürecindeki İçtüzük Hükümlerinin Şekil Denetimi Sorunu, HıfzıDEVECİ, TBB Dergisi, 2015 (117) s. 55-90)
Esasen Anayasa Mahkemesinin 25.12.2008 tarih ve E.2008/71,K.2008/183 sayılı kararına (RG 9.4.2009, Sayı:27195) konu iptal davasıbaşvurusunun içeriğinden de, bu şekildeki bir uygulamanın TBMM İçtüzüğü’nün 35.maddesine aykırı düştüğünün TBMM Başkanlığınca saptandığı ve ilgili komisyonakabul edilen tasarı metninin iade edilmesine karşılık, ilgili komisyonca iadeedilen tasarı metninin yeniden bir üst yazı ile Genel Kurulun onayına sunulmaküzere TBMM Başkanlığına geri gönderildiği ve akabinde yasalaştığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; anılan kuralların Anayasa’nın 88. maddesineaykırı düşmesi nedeniyle iptali gerektiği kanaatine vardığımızdan; çoğunluğunaksi yöndeki kararına katılmıyoruz.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
KARŞIOY GEREKÇESİ
2.12.2014 tarihli ve 6572 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ileBazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına DairKanun’un; kimi maddelerinin iptallerine karar verilmesi istenmiştir. Bukapsamda aşağıdaki kuralların da iptali istenmiş, ancak Mahkememiz çoğunluğutarafından kurallar Anayasa’ya aykırı bulunmayarak iptal talebi reddedilmiştir.
Aşağıda belirtilen kuralların, açıklanan nedenlerle Anayasa’yaaykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, Mahkememizçoğunluğunun görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.
I- Kanun’un 18. Maddesiyle Değiştirilen 2575 Sayılı Kanun’un 52/AMaddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (b) bendindeki “daire başkanı” İbareleri
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun iptali istenen, 52/Amaddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c ), (d) bentleri şu şekildedir:
“Başkanlık Kurulunun görevleri
Madde 52/A–
1. Başkanlık Kurulunun görevleri şunlardır:
a) Üyelerin görev yerlerini, dairelerin iş durumunu veihtiyaçlarını göz önünde tutarak belirlemek.
b) Zorunlu hâllerde daire başkanı ve üyelerin dairelerinideğiştirmek.
c) Danıştay tetkik hâkimlerinin çalışacakları daireleri, kurullarıve görecekleri işleri belli etmek ve gerektiğinde yerlerini değiştirmek.
d) Daireler arasında iş bölümünü belirlemek.”
Getirilen hükümle, Başkanlık Kurulunun görevleri yenidendüzenlenmiş ve bu kapsamda fıkranın (b) bendi ile zorunlu hallerde dairebaşkanı ve üyelerin yerlerinin değiştirilmesi yetkisi de Başkanlık Kurulunaverilmiştir. İptali talep edilen fıkraların tümü Mahkememiz çoğunluğutarafından Anayasa’ya uygun bulunarak iptal talebi reddedilmiştir. Ancak, (b)bendindeki zorunlu hallerde daire başkanlarının dairelerinindeğiştirilmesi yetkisinin de Başkanlık Kuruluna verilmesi açısından çoğunluğungörüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.
Mahkememiz çoğunluğu, Anayasa’nın 155. maddesinde Danıştaydaire başkanlarının Genel Kurul tarafından seçileceği öngörülmüşse de, dairebaşkanlarının belirli bir daire için seçildikleri ya da başkanlık göreviniyalnızca seçildikleri dairede ifa edeceklerine yönelik bir düzenlemenin mevcutolmadığı, zorunlu hallerde daire başkanlarının dairelerin değiştirilmesihususunda Başkanlık Kurulunun görevli ve yetkili kılınmasının Anayasa’ya aykırıolmadığı gerekçesiyle iptal talebini reddetmiştir.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa’nın 155. maddesinde Danıştay düzenlenmiş ve dördüncüfıkrasında “Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve dairebaşkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısınınsalt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler.”denilerek, dairebaşkanlarının da Genel Kurul tarafından seçilmesi kabul edilmiştir. Her nekadar çoğunluk gerekçesinde daire başkanlarının belirli bir daire içinseçildiklerine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir deniliyorsa da, 2575sayılı Danıştay Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasında “Daire başkanları belirli bir dairenin başkanı olarak seçilirler” hükmümevcuttur. Şu halde, Danıştay Genel Kurulu, daire başkanlarını seçerken, dörtyıllık bir görev süresi ile belirli bir daire için seçmektedir. Nitekimuygulamada da daire başkanları boşalan bir daire başkanlığı için aday olanlarıniçinden ilgili daire de görev yapmak üzere seçilmektedir. Anayasa’nın 155.maddesinde daire başkanlarının belirli bir daire için seçileceklerine ilişkinhükmün olmaması bu sonucu değiştirmemektedir.
Şu halde Danıştay Genel Kurulu tarafından belirli bir daireye dörtyıl için başkan olarak seçilen kimsenin yeri Başkanlık Kurulu tarafındandeğiştirilebilmektedir. Genel Kurulun, Danıştay başkanı, Başsavcısı, dairebaşkanı ve tüm üyelerin katılımı ile oluşan en üst karar organı, BaşkanlıkKurulunun da yeni oluşum şekli ile, Danıştay Başkanının başkanlığında, GenelKurulca seçilen üç daire başkanı ve üç üyeden oluştuğu dikkate alındığında altyetkili bir Kurul olduğu açıktır. Bu durumda üst yetkili bir kurulun verdiğikararı alt yetkili bir kurulun değiştirmeye yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.Bu durum, daire başkanlarının Danıştay Genel Kurulunca seçileceğini belirtenAnayasa’nın 155. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olduğu gibi, işlemde denklikilkesine ve bu duruma bağlı olarak hukuk devleti ilkesine de aykırıdır.
İptali istenen bent gereğince daire başkanlarının ve üyelerindairelerinin “zorunlu hallerde” Başkanlık Kurulunca değiştirileceği kabuledilmektedir. Üyeler açısından bu durum, kabul edilebilir. Zira üyelerin hangidairede görev yapacağını ilk olarak belirleme yetkisi Başkanlık Kurulunaverilmiştir. Anayasa’da da, bunu engelleyen bir kural mevcut değildir.Üyelerden birinin, bir dairede uyumsuz olması, işyükü vb. hallerde gerçektenbir üyenin yerinin değiştirilmesi gerekebilir. Ancak, daire başkanlarıaçısından aynı şeyleri söylemek mümkün değildir.
Başkanlık Kurulunun, daire başkanlarının yerlerini değiştirmesiyetkisine ilişkin olarak “zorunlu hallerde” şeklinde bir sınırlama yapılmakistense de, daire başkanları açısından “zorunlu haller” ibaresi geniş, kapsamıbelirli olmayan bu yönüyle de idareye (Başkanlık Kuruluna), keyfiliğe nedenolabilecek geniş bir takdir yetkisi tanımaktadır. Bu açıdan, getirilmekistenen sınırlama ile de, Başkanlık Kuruluna söz konusu yetkinin verilmişolması, daire başkanları açısından kuralı Anayasa’ya uygun halegetirmemektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Kanun’un 18. maddesiyledeğiştirilen 2575 sayılı Kanun’un 52/A maddesinin (1) numaralıfıkrasının (b) bendindeki “daire başkanı” ibareleri Anayasa’nın 2. ve 155.maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmadık.
II- Kanun’un 20. Maddesiyle 2575 Sayılı Kanuna Eklenen Geçici 26.Maddenin (4) Numaralı Fıkrasındaki “daire başkanları” İbareleri
İptali istenen dördüncü fıkra şu şekildedir:
“4. Başkanlık Kurulu, iş bölümüne ilişkin kararın ResmîGazete’de yayımlanmasından itibaren on gün içinde, kurulların ve dairelerin işdurumunu ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Danıştay daire başkanları,kurullarda ve dairelerde görev yapan Danıştay üyeleri ve tetkik hâkimlerininhangi kurul ve dairelerde görev yapacağını yeniden belirler.”
Görüldüğü gibi, 2575 sayılı Kanun’a eklenen geçici 26. madde ileDanıştay Kanunu’nda gerçekleştirilen yeni düzenlemeler çerçevesinde mevcutdurumun yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacı ile bu hükmün getirildiğianlaşılmaktadır. Bu kapsamda Başkanlık Kuruluna, dairelerin ve kurulların işdurumunu ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Danıştay daire başkanlarınında hangi dairelerde görev yapacağını yeniden belirleme yetkisi verilmektedir.
Danıştay Kanunu’nda yeni yapılan düzenlemeler çerçevesinde, mevcutdurumun yeniden gözden geçirilmesi, tetkik hakimlerinin ve üyelerin, yeni işdurumu ve ihtiyaçlara göre görev yapacakları daire ve kurulların yenidenbelirlenmesi bir gerekliliktir. Başkanlık Kuruluna bu yetkinin verilmesindeAnayasaya bir aykırılık olduğu söylenemez. Zira, üyelerin ve tetkikhakimlerinin ilk olarak yerlerini belirleme yetkisi zaten Başkanlık Kurulunaverilmiştir, Anayasa’da bunu engelleyen bir kural da yoktur. Ancak dairebaşkanları açısından aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Zira, yukarıda (Inumaralı) başlıkta incelendiği üzere, daire başkanları Danıştay Genel Kurulutarafından ve belirli bir dairede görev yapmak üzere seçilmektedir.
O nedenle yukarıda (I numaralı başlıkta) belirtilen gerekçelerle,Kanun’un 20. maddesiyle 2575 sayılı Kanuna eklenen geçici 26. maddenin dördüncüfıkrasındaki “daire başkanları” ibarelerinin Anayasa’nın 2. ve 155. maddelerineaykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, Mahkememizçoğunluğunun görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.
III- Kanun’un 27. Maddesiyle 2797 Sayılı Kanuna Eklenen Geçici 14.Maddenin (5) Numaralı Fıkrasındaki “daire başkanları” İbareleri
İptali istenen beşinci fıkra şu şekildedir:
“Birinci Başkanlık Kurulu, iş bölümüne ilişkin kararın ResmîGazete’de yayımlanmasından itibaren on gün içinde, dairelerin iş durumunu veihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Yargıtay daire başkanları, üyeleri vetetkik hâkimlerinin hangi dairelerde görev yapacağını yeniden belirler.”
2797 sayılı Kanun’a eklenen geçici 14. madde ile YargıtayKanunu’nda gerçekleştirilen yeni düzenlemeler çerçevesinde mevcut durumunyeniden gözden geçirilmesi ihtiyacı ile bu hükmün getirildiği anlaşılmaktadır.Bu kapsamda Birinci Başkanlık Kuruluna, dairelerin ve kurulların iş durumunu veihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Yargıtay daire başkanlarının da hangidairelerde görev yapacağını yeniden belirleme yetkisi verilmektedir.
Yargıtay Kanunu’nda yeni yapılan düzenlemeler çerçevesinde, mevcutdurumun yeniden gözden geçirilmesi, tetkik hakimlerinin ve üyelerin, yeni işdurumu ve ihtiyaçlara göre görev yapacakları daire ve kurulların yenidenbelirlenmesi bir gerekliliktir. Birinci Başkanlık Kuruluna bu yetkininverilmesinde Anayasaya bir aykırılık olduğu söylenemez. Zira, üyelerin vetetkik hakimlerinin ilk olarak yerlerini belirleme yetkisi zaten BirinciBaşkanlık Kuruluna verilmiştir, Anayasada bunu engelleyen bir kural da yoktur.Ancak, Yargıtay daire başkanları açısından da aynı şeyi söylemek mümkündeğildir. Zira, yukarıda (I numaralı) başlıkta Danıştay açısındanincelendiği üzere, Yargıtayda da daire başkanları, Yargıtay Büyük Genel Kurulutarafından ve belirli bir dairede görev yapmak üzere seçilmektedir.
Anayasa’nın 154. maddesinde Yargıtay düzenlenmiş ve üçüncüfıkrasında “Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri vedaire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üyetamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler”denilerek,daire başkanlarının da Genel Kurul tarafından seçilmesi kabul edilmiştir. Herne kadar çoğunluk gerekçesinde daire başkanlarının belirli bir daire içinseçildiklerine ilişkin herhangi bir düzenleme mevcut değildir deniliyorsa da,2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 16. maddesinin birinci fıkrasında ve 31.maddesinin birinci fıkrasında daire başkanlarının Yargıtay Büyük Genel Kurulutarafından seçileceği belirtilmiş, 31. maddesinin beşinci fıkrasında da “Dairebaşkanlık seçimi, her boş daire başkanlığı için ayrı ayrı yapılır” denilerekdaire başkanlarının belirli bir dairede görev yapmak üzere seçileceği ayrıca veaçıkça belirtilmiş, aynı maddede görev süresinin dört yıl olduğu da ifadeedilmiştir.
Şu halde, Yargıtay Büyük Genel Kurulu, daire başkanlarınıseçerken, dört yıllık bir görev süresi ile belirli bir daire için seçmektedir.Nitekim uygulamada da daire başkanları boşalan bir daire başkanlığı için adayolanların içinden ilgili dairede görev yapmak üzere seçilmektedir. Anayasa’nın154. maddesinde daire başkanlarının belirli bir daire için seçileceklerineilişkin hükmün olmaması bu sonucu değiştirmemektedir.
Şu halde Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından belirli birdaireye dört yıl için başkan olarak seçilen kimsenin yeri Birinci BaşkanlıkKurulu tarafından değiştirilebilmektedir. 2797 s. Kanun’un 8. maddesininbirinci fıkrasına göre “Yargıtay Büyük Genel Kurulu; Birinci Başkan,birinci başkanvekilleri, daire başkanları, üyeler ile Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilinden oluşur.” Bunagöre Yargıtay Büyük Genel Kurulunun, Yargıtayın en üst karar organıolduğu, Birinci Başkanlık Kurulunun da yeni oluşum şekli ile, (2797 s.K.m.10) “YargıtayBirinci Başkanının başkanlığında altısı daire başkanı, altısı Yargıtay üyesiolmak üzere on iki asıl ve dördü daire başkanı ve dördü Yargıtay üyesi olmaküzere sekiz yedek üyeden” oluştuğu dikkate alındığında alt yetkili birKurul olduğu açıktır. Bu durumda iptali istenen kural ile üst yetkili birkurulun verdiği kararı alt yetkili bir kurulun değiştirmeye yetkili kılındığıanlaşılmaktadır. Bu durum, daire başkanlarının Yargıtay (Büyük) Genel Kuruluncaseçileceğini belirten Anayasa’nın 154. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırıolduğu gibi, işlemde denklik ilkesine ve bu duruma bağlı olarak hukuk devletiilkesine de aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Kanun’un 27. maddesiyle2797 sayılı Kanuna eklenen geçici 14. maddenin (5) numaralı fıkrasındaki “dairebaşkanları” ibarelerinin Anayasa’nın 2. ve 154. maddelerine aykırı olduğu veiptali gerektiği kanaatinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmadık.
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞIOY
2.12.2014 tarihli ve 6572 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ileBazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına DairKanun’un 18. maddesiyle değiştirilen 2575 sayılı Kanun’un 52/A maddesinin “BaşkanlıkKurulunun kararları kesin olup bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciinebaşvurulamaz.” hükmünü içeren (2) numaralı fıkrası Mahkememizçoğunluğunca iptal edilmiştir.
Anayasa’nın 125. maddesinde, “idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” denildikten sonra, “Cumhurbaşkanınıntek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimidışındadır. Ancak, Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluknedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargıyolu açıktır.” denilmek suretiyle kuralın istisnaları sayılmıştır.159. maddede de Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun meslekten çıkarmacezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerinebaşvurulamayacağı belirtilmiştir.
Buna göre, Anayasa’da sayılan istisnalar dışında kalan tüm idarieylem ve işlemlerin yargı denetimine tabi olması Anayasal bir zorunluluk olarakortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla Anayasa’da sayılan istisnalar dışında kalan tümidari eylem ve işlemlerin yargı denetimine tabi olacağında duraksamabulunmamaktadır.
Duraksama, Danıştay Başkanlar Kuruluna 2575 sayılı Kanun’laverilmiş görevler gereğince alınan tüm kararların klasik anlamda idari işlemsayılıp sayılamayacağı bağlamında ortaya çıkmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 27.12.2012 tarihli ve E.2012/102, K.2012/207sayılı kararında, yargılama faaliyeti, hukukiuyuşmazlıkların ve hukuka aykırılık iddialarının yargılama usulleriçerçevesinde çözümlenmesi ve karara bağlanması olarak tanımlanmıştır. Butanımdan hareket edildiğinde, şüphesiz ki yargı mercilerininistisnasız bütün işlemlerinin yargısal nitelikte oldukları söylenemez.Yargılama faaliyeti kapsamında olmayan işlemlerin hâkimler, mahkemeler ya dahâkimlerden oluşan kurullar tarafından yapılması da bunların yargısal işlemsayılması sonucunu doğurmaz.
Nitekim, bilimsel görüşlerde ve Danıştay kararlarında da, yargıorganlarınca alınan kararlardan, hem maddi hem de organik kriteri karşılarnitelikte olan ve hukuki uyuşmazlıkları ve hukuka aykırılık iddialarını kararabağlar nitelikte olanlar yargı işlemi, organik kriteri yerine getirmekle (yargıorganınca tesis edilmiş olmakla) birlikte, maddi kriteri yerine getirmeyen(hukuki uyuşmazlıkların ve hukuka aykırılık iddialarının çözümüne ilişkinolmayan) kararlar, yargı işlemi değil, idari işlem olarak kabul edilmektedir.(Kemal GÖZLER; İDARE HUKUKU, İkinci Baskı, Cilt I, Ekin, Bursa -2009,sayfa:31-32 ve 629. – Danıştay 5. Dairesi’nin 12.05.1996 günlü; E:1995/4416,K:1996/1911; Danıştay 10. Dairesi’nin 18.06.2008 günlü; E:2006/6131,K:2008/4559 sayılı kararları)
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 19. maddesinde, BaşkanlıkKurulunun, Danıştay Başkanının başkanlığında, üçü daire başkanı üçü Danıştayüyesi olmak üzere altı asıl ve ikisi daire başkanı ikisi Danıştay üyesi olmaküzere dört yedek üyeden oluşacağı, 19/B maddesinde de, Başkanlık Kurulunaseçilecek asıl ve yedek üyelerin Danıştay Genel Kurulunca seçileceğibelirtilmektedir.
Görüldüğü üzere, Başkanlık Kurulu, Danıştayın en yüksek kararorganı olan “Danıştay Genel Kurulu” tarafından, Genel Kurul üyesi “yüksekhakim”ler arasından seçilerek oluşturulmaktadır. Ayrıca iptali istenilenkuralda da, Kurul kararları aleyhine herhangi bir yargı merciine değil de“başka bir yargı mercine başvurulamayacağı” söylenilmek suretiyle, yani “başkabir yargı merci” ibaresi ile bir anlamda Kurulun da yargı merci niteliğini haizolduğu söylenilmektedir.
Kanun’un 52/A maddesinin (1) numaralı fıkrasında BaşkanlıkKurulunun görevleri, üyelerin görev yerlerini, dairelerin iş durumunu veihtiyaçlarını göz önünde tutarak belirlemek, zorunlu hâllerde daire başkanı veüyelerin dairelerini değiştirmek, Danıştay tetkik hâkimlerinin çalışacaklarıdaireleri, kurulları ve görecekleri işleri belli etmek ve gerektiğindeyerlerini değiştirmek, daireler arasında iş bölümünü belirlemek, yetkilimerciin neresi olduğu belirtilmemiş olan yönetim işlerini belli etmek veya buişleri yapmak, kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek olaraksayılmıştır. Kanun’un farklı maddelerinde ise Başkanlık Kurulu; İdari İşlerKuruluna her takvim yılı başında her idari daireden bir üye seçmek ve seçimlebelirlenen üyeliklerde boşalma olması halinde otuz gün içinde seçim yapmak (m.16/1), İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarına iki yıl için dairelerden üyegörevlendirmek (m. 17/1), iş yükünün gerektirdiği durumlarda Danıştaydairelerinin görev alanını değiştirmek (m. 26/2), Danıştay meslek mensuplarınımesleki faaliyetler için yurtdışına göndermek, akademik faaliyetlere ilişkinonbeş günü aşan izinleri vermek veya bu amaçla Danıştay mensuplarınıgörevlendirmek ve yüksek öğrenim kurumlarında ders vermelerine izin vermek (m.66), Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekilleri, daire başkanları veüyelerinin mesleki şerefi ile bağdaşmayan hal ve hareketleri olması durumundakonunun Yüksek Disiplin Kurulu’na intikal ettirilmesini değerlendirmek vekarara bağlamak (m. 68), Danıştay Başkanı’nın görevinden doğan veya görevisırasında işlemiş bulunduğu suçlardan dolayı soruşturma yapmak üzere bir dairebaşkanı ile iki üye seçmek (m. 76/2), 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu gereğince,Danıştay Başkanı, başkanvekilleri, Danıştay Başsavcısı ve daire başkanları ileüyeler hakkında kovuşturma yapılmasına izin vermek (m. 82/2) hususlarındagörevli ve yetkili kılınmıştır.
Görüldüğü ve tespit edilebildiği kadarıyla, kanunla zımnen “yargımerci” olarak nitelendirilen Danıştay Başkanlık Kurulu’na yüklenilengörevlerin bir kısmının (örneğin akademik faaliyetlere izin verme vedisiplin soruşturması başlatma gibi), Danıştaya yüklenilmiş olan yargılamagörevinden ayrı, tamamen idari konulara ilişkin olduğu, bir kısmınınise idari görünüme sahip olmakla birlikte, Danıştaya yüklenilmiş olan yargılamagörevinin yerine getirilebilmesi için icra edilmesi gereken (Danıştay’da iş vegörev dağılımı gibi, üyelerin ve tetkik hakimlerinin görev yerlerininbelirlenmesi gibi) diğer faaliyetlerle ilgili, yargısal işleme bitişik,bir anlamda yargılama görevinin usulü boyutu içinde değerlendirilebilecekkonulara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Çoğunluk görüşüne dayalı kararda dabelirtildiği üzere bu görev ve yetkiler Danıştayın ifa ettiği yüksek yargıhizmetiyle yakından ilgili olup, yargısal karar verme süreçlerininhazırlayıcısı niteliğindedir. Dolayısıyla çoğunluk görüşünün tersine, bukapsamdaki işlem ve kararların, hukuki uyuşmazlıkların çözümlendiği yargılamausullerinin ayrılmaz bir parçası olmadığı söylenemez. Zira bu niteliktekikararlar alınmaksızın hukuki uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulması süreciişletilemez.
Hal böyle olunca, hem Mahkememiz çoğunluğunun görüşüne, hem deyukarıda değinilen akademik literatürdeki ve Danıştay kararlarındaki görüşlerekarşın, Danıştay Başkanlar Kurulu’nca yukarıda sayılan görevlere ilişkin olarakalınan kararlardan, Danıştaya Anayasa ve yasalarla verilen yargısal görevlerinyerine getirebilmesi için iç düzen ve işleyiş bakımından alınması zorunlu,doğrudan yargısal nitelikli olmamakla birlikte yargısal niteliklikararlara (çok iç içe olmasa bile) çok bitişik, bir anlamda yargılama görevininusulü boyutu içinde değerlendirilebilecek konulara ilişkinolanların, yargı denetimine tabi tutulduklarında yargısal hizmetlerinetkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesine çok fazla bir katkısağlanamayacağı gibi bir bakımdan yargı organları arasındaki ilişkinin karmaşıklaşmasınayol açılabileceği, klasik anlamdaki idari işlemlere nazaran bu işlemlereilişkin olarak ilgili yargı yerince yapılabilecek denetimin çok sınırlı olacağıtespitiyle, Danıştay Başkanlar Kurulunun bu nitelikteki işlemlerininAnayasa’nın 125. maddesinde yargı denetimine tabi tutulması zorunlu kılınandavaya konu edilebilecek nitelikte olmadıkları kanaatine ulaşmaktayız.Anayasa’nın 159. maddesinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun meslektençıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerinebaşvurulamayacağının öngörülmüş olmasının da böyle bir yaklaşımdan kaynaklanmışolabileceğini düşünmekteyiz.
Belirtilen nedenle de, iptali istenilen kuralın, Danıştaya Anayasave yasalarla verilen yargısal görevlerin yerine getirilebilmesi içinDanıştayın iç düzen ve işleyişi bakımından alınması zorunlu, doğrudanyargısal nitelikli olmamakla birlikte yargısal nitelikli kararlara (çok içiçe olmasa bile) çok bitişik, bir anlamda yargılama görevinin usulü boyutu içindedeğerlendirilebilecek konulara ilişkin olanlar ile bu niteliği haizbulunmayan tamamen idari nitelikte olan işlemler yönünden ayrı ayrıdeğerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
Bu itibarla da, Mahkememiz çoğunluğunun, Danıştay BaşkanlarKurulunca alınan tüm kararların, Anayasa’nın 125. maddesinin yargı denetiminetabi tutulmasını zorunlu kıldığı işlemler kategorisi içinde kaldığı görüş vedeğerlendirmesine dayalı iptal kararına katılmıyoruz.
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ