ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/19
Karar Sayısı : 2015/17
Karar Tarihi : 18.2.2015
R.G Tarih-Sayısı :10.07.2015-29412
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Sivas Çocuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 31.3.2011 tarihli ve6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18.maddesinin (3) ve (9) numaralı fıkralarının Anayasa'nın 38. maddesineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Spor müsabakasında Kanun'a aykırı hareket edildiği ileri sürülerek"seyirden yasaklanma" tedbiri uygulanan şüphelinin, taraftarıolduğu takımın müsabakasının başlangıç saatinde en yakın kolluk biriminebaşvurmaması üzerine açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralların Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
Kanun'un itiraz konusu kuralları da içeren 18. maddesi şöyledir:
"Seyirden yasaklanma
MADDE 18- (1) Kişinin, buKanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardandolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spormüsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanmaibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla sporalanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazınabaşlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktanitibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesineyer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiğitarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına sonverilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir.
(2) Bu madde hükümleri, taraftar gruplarınca spor alanlarınındışında işlenen kasten yaralama, hakaret içeren tezahürat ve mala zarar vermesuçları bakımından da uygulanır.
(3) Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturmabaşlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklamatedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı,kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına kararverilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devamedilir.
(4) Koruma tedbiri olarak uygulanan ve güvenlik tedbiri olarakhükmedilen spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirine ilişkin bilgilerEmniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan bu amaca özgü elektronik bilgibankasına derhal kaydedilir. Bu bilgi bankasına spor kulüplerinin vefederasyonların erişimi sağlanır. Yasaklanan kişilere ilişkin bilgiler, ilgilispor kulüplerine ve yurt dışında yapılacak müsabaka öncesinde müsabakanınyapılacağı ülkenin yetkili mercilerine bildirilir.
(5) Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirdenyasaklanma tedbiri;
a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına kararverilmesi,
b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi,
c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi,
halinde derhal kaldırılır.
(6) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olaraktedbire veya hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, kararınkesinleştiği tarihten itibaren; önödeme halinde ise, önödemede bulunulduğutarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklamatedbirinin uygulanmasına devam edilir.
(7) Alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğuaçıkça anlaşılan kişi, spor alanına alınmaz. Bu şekilde spor alanlarına girenve dışarı çıkmamakta ısrar eden kişi zor kullanılarak dışarı çıkarılır ve bumadde hükümlerine göre bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanır.
(8) Bu madde hükümlerine göre spor müsabakalarını seyirdenyasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiğimüsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spormüsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanınbaşlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genelkolluk birimine başvurmakla yükümlüdür.
(9) Sekizinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi,yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.
(10) Bu Kanun hükümlerine göre hakkında güvenlik tedbiri olarakspor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı verilen kişi, yasak süresincespor kulüplerinde ve federasyonlarda ve taraftar derneklerinde yönetici olamaz;spor müsabakalarında hakem, temsilci veya gözlemci olarak görev yapamaz."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 38. maddesine dayanılmış,Anayasa'nın 2., 5., 12., 13., 23., 36. ve 59. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, BurhanÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN ve KadirÖZKAYA'nın katılımlarıyla 18.2.2015 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ümit DENİZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılanve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, hakkında soruşturma başlatılmış kimse hakkındahâkim ya da mahkeme kararı olmaksızın kolluk tarafından idari bir işlem ilespor müsabakalarını seyirden men tedbiri uygulandığı, bu tedbirin açık vebelirli bir tedbir olmadığı ayrıca kuralların kanunilik ilkesini ve hiçkimsenin fiilin işlendiği zaman suç oluşturmayan fiilden mahkûm edilemeyeceğikuralını ihlal ettiği belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 38. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kurallarAnayasa'nın 2., 5., 12., 13., 23., 36. ve 59. maddeleri yönünden deincelenmiştir.
Kanun'un 18. maddesinin itiraza konu (3) numaralı fıkrasında,Kanun'da tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardansoruşturma başlatılması durumunda şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirdenyasaklama tedbirinin derhal uygulamaya konulacağı, soruşturma evresinde Cumhuriyetsavcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasınakarar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devamedileceği hüküm altına alınmıştır. Maddenin itiraz konusu (9) numaralıfıkrasında ise (8) numaralı fıkrada belirtilen yükümlülüğe aykırı hareket edenkişinin yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılacağıbelirtilmiştir.
Kanun'un 18. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca uygulanan"seyirden yasaklama" tedbiri, Kanun'da tanımlanan veyayollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan birinin işlendiği şüphesininolması ve bu şüphe nedeniyle hakkında soruşturma başlamış olması durumundahiçbir karara gerek olmaksızın Kanun gereği derhal uygulamaya konulan "özgünve önleyici amaçlı koruma tedbiri"dir. Genel olarak korumatedbirlerinin düzenleniş amacı henüz kişi mahkûm olmadan kamu güvenliğinisağlamak üzere önlemler alınmasıdır. Bu önlemlerin ortak özelliklerinden biride temel bir hakkı sınırlamalarıdır. Ceza yargılamasına konu eylemden ayrıolarak mahkeme kararı olmaksızın Kanun emri ile kendiliğinden uygulanması, cezamuhakemesinin yapılmasını veya yapılan muhakemenin sonunda verilecek kararlarıetkileme özelliğinin bulunmaması, verilen kararın uygulanmasını sağlama ile deliltemini ve muhafazası amaçlarını taşımaması, anılan 18. maddenin (3) numaralıfıkrası uyarınca yerine getirilen seyirden yasaklama tedbirini cezayargılamasında uygulanan diğer koruma tedbirlerinden farklı kılmaktadır.Özellikleri dikkate alındığında seyirden yasaklama koruma tedbirinin, suçunönlenmesi amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinin önemli unsurlarından biri de hak ve özgürlüklerintanınıp güvenceye bağlanmasıdır. Hukuk devletinin özünü hak ve özgürlükleroluştursa da bunların sınırsızlığından söz etmek mümkün değildir. Ancak hukukdevletinde hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların istisnai nitelik taşımasızorunludur.
Anayasa'nın 13. maddesinde, hak ve özgürlüklerinsınırlandırılmasının ölçütü gösterilmiştir. Buna göre, "Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
Anılan madde, hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını, ilgilitemel hak ve özgürlüğe ilişkin Anayasa maddesinde gösterilen özel sebeplerinbulunmasına bağlı kılmıştır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi kararlarında,özel sınırlama nedeni öngörülmemiş özgürlüklerin de o özgürlüğün doğasından kaynaklananbazı sınırlarının bulunduğu, ayrıca Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hakve özgürlükler ile Devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlama sebebigösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, "Devletin temel amaç vegörevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkeninbölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevîvarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."denilmektedir. Buna göre, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak Devletin temel amaç ve görevlerindendir.
Kişinin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanınönkoşulu kamu düzeninin tesisidir. Kamu düzeninin sağlanmadığı bir ortamda, hakve özgürlüklerden gereği gibi yararlanılması, kişinin maddi ve manevi varlığınıgeliştirmesi mümkün değildir. Devletin hak ve özgürlükleri koruma ödevininyanında, kamu düzenini sağlama görevi de bulunmaktadır. Şiddetin ve suçişlenmesinin önlenmesi amacıyla çeşitli tedbirler almak, Anayasa'nın 5.maddesiyle Devlete yüklenen kamu düzenini koruma ödevinin bir gereğidir. Bunedenle, kamu düzeninin sağlanması ve korunması amacıyla özgürlüğünsınırlanması mümkündür.
Anayasa'nın 59. maddesinin birinci fıkrasına göre, "Devlet,her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirlerialır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder." Bu maddeningerekçesinde ise "Sporun geliştirilmesi sadece fiilen spor yapanlarıdeğil, seyircileri için de eğitici ve sağlık kurallarına uygun bir ortamdayaşamaya sevk edici etkileri sebebiyle devletçe ele alınması için başka birsebeptir." denilmektedir. Bu düzenlemeye göre vatandaşlarını sporateşvik etmek ve ona uygun olarak vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak hertürlü yatırımı ve alt yapıyı hazırlamak Devletin pozitif yükümlülükleriarasındadır. Dolayısıyla, Devlet, spor faaliyetlerinin gerçekleştirilmesiniengelleyenlere karşı hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını da içerentedbirler alabilir.
Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en genişölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlükleribüyük ölçüde kısıtlayan ve kullanılamaz hâle getiren sınırlamalar hakkın özünedokunur. Temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsü değil,koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı öngörülen kanun yolları gibigüvenceler demokratik toplum düzeni kavramı içinde değerlendirilmelidir. Bunedenle, temel hak ve özgürlükler, istisnaî olarak ve özüne dokunmamakkoşuluyla demokratik toplum düzeninin gerekleri için zorunlu olduğu ölçüde veancak kanunla sınırlandırılabilir.
Demokratik bir toplumda temel hak ve özgürlüklere getirilensınırlamanın, bu sınırlamayla güdülen amacın gerektirdiğinden fazla olmasıdüşünülemez. Demokratik hukuk devletinde güdülen amaç ne olursa olsun,kısıtlamaların, bu rejimlere özgü olmayan yöntemlerle yapılmaması ve belli birözgürlüğün kullanılmasını önemli ölçüde zorlaştıracak ya da ortadan kaldıracakdüzeye vardırılmaması gerekir.
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerinniteliği" başlıklı 12. maddesinde, "Herkes,kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak vehürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine vediğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder." hükmüneyer verilmiştir. Maddenin bu şekilde düzenlenmesinden de açıkça anlaşıldığıgibi anayasa koyucu kişiyi temel hak ve hürriyetlerle donatırken, bu hak vehürriyetlerin kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı olan ödev vesorumluluklarından ayrı düşünülemeyeceğini vurgulamıştır.
Temel hak ve hürriyetleri kullanan kişilerin bu hak vehürriyetlerin kötüye kullanılmaması hususunda ödev ve sorumlulukları olduğuaçıktır. Bu ödev ve sorumluluğun, toplumda yoğun olarak gerçekleştirilensportif faaliyetlerde de geçerli olduğu kuşkusuzdur. Ödev ve sorumluluklarınıyerine getirmeyerek haklarını kötüye kullanan kişilerin bu haklarınınAnayasa'ya aykırı olmamak koşuluyla sınırlanabilir olduğunu da bilmelerigerekir. Sınırlı sayıdaki şiddet yanlısının diğer taraftarların haklarını ihlaletmelerinin olağan karşılanması beklenemez. Bu hakkı sonuna kadar kullanmakisteyenlerin ödev ve sorumluluklarının da olması, bu ödev ve sorumluluklarauymadıkları takdirde çeşitli yaptırımlarla karşılaşmaları doğaldır.
İtiraz konusu kurallarla Anayasa'nın 59. maddesine uygun olaraköngörülen seyirden yasaklama tedbirinin de sporda şiddet olayları nedeniyleaçılan soruşturmalarda suç şüphesi altında bulunan kişilerin suç işleyerektopluma yönelik zarar verme tehlikesini ortadan kaldırma amaçlı olduğu vesoruşturma açılmasının ortaya koyduğu haklı bir gerekçeyle uygulandığıgörülmektedir. Dolayısıyla, soruşturma açılması ile suçlulukları konusundahaklarında şüphe oluşan kişilerin, daha önce belirtilen koşullara ve sebeplereuygun olarak spor alanlarına girmesini engellemek şeklindeki tedbir ve bu tedbireuyulmaması hâlinde ceza öngörülmesi kamu düzeni bakımından alınması gereklitedbirlerdendir. Kaldı ki, bu tedbirin soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı,kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılabilmesi de öngörülmüş olup,soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar uygulanması mutlak bir zorunlulukdeğildir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında itiraz konusu kuralların kamuyararı amacına yönelik olduğu açıktır.
Seyirden yasaklanma kararı, kişinin müsabakaları ve antrenmanlarıizlemek amacıyla spor alanlarına girişinin yasaklanması şeklindeuygulanmaktadır. Ayrıca 18. maddenin (8) numaralı fıkrası uyarınca kişi yurtiçinde olması şartıyla, fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarıolduğu takımın yer aldığı müsabakanın olduğu gün, müsabakanın başlangıçsaatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk biriminebaşvurmak zorundadır. Seyirden yasaklama tedbiri ile Kanun'a aykırı eylemdebulunduğu şüphesi nedeniyle hakkında soruşturma açılan kişi, spordan kaynaklananeyleminin karşılığı olarak geçici bir süre ile spor alanlarına girememekte vesadece taraftarı olduğu takımın müsabakası sırasında kolluğa başvurmak zorundakalmaktadır. Bu şekilde spor alanından ve müsabakadan uzaklaştırılan tedbirmuhatabının, olay çıkarma olanağı kalmamaktadır.
Anayasa'nın 23. maddesi uyarınca seyahat hürriyeti, suçişlenmesini önlemek amacıyla ancak kanunla sınırlandırılabilmektedir. Seyirdenyasaklama tedbiri ile suç şüphesi altındaki kişi, spor alanlarına girememekteve müsabaka saati ile bir saat sonrasında genel kolluğa iki defa başvurmakzorunda kalmaktadır. Böylece tedbire muhatap olanların seyahat hürriyetlerininve sportif faaliyetlere seyirci olarak katılma haklarının etkilendiği açıktır.Suç şüphesi altındaki kişi sevdiği veya istediği bir faaliyetten geçici olarakmahrum kalmaktadır.
İtiraz konusu (3) numaralı fıkra ile öngörülen tedbirin uygulanmaşekli, kolluğa başvuru süresi ve şartları dikkate alındığında, kişinin hak vehürriyetlerinin tamamen ortadan kaldırıldığı ya da hakkın özünün zedelendiğisöylenemez. Şahıslara ve mallara zarar verme riskini önlemek için gerekliönlemlerin alınması ve özgürlüğün kısmi ve geçici olarak kanunlasınırlandırılması belirtilen hürriyetlerden mahrumiyet olarakdeğerlendirilemez.
Kanun koyucunun, 18. maddenin (3) ve (8) numaralı fıkralarıylasporda şiddeti önlemek amacıyla seyirden yasaklama tedbiri ve müsabakasırasında kolluğa başvurma zorunluluğu öngörmek suretiyle bazı haklara yöneliksınırlama getirmesinde, belirtilen nedenlerle meşru bir amaca dayandığıhususunda tereddüt bulunmamaktadır. Suçluluğu konusunda ciddi şüphelerbulunan kişilerin geçici ve kısa süreli olan tedbire, maruz kalmaları,gerçekleştirilmek istenilen meşru amaç ile ölçülü ve orantılıdır. Dolayısıylahakların kullanılmasını ciddi oranda zorlaştırmayan ya da bu hakları kullanılmazhâle getirmeyen, temel hakların özüne dokunmayan ve kamu yararı amacıylaalınması gerekli tedbirleri içeren kuralların Anayasa'ya aykırılığından da sözedilemez. Ayrıca kanun koyucunun izlediği ceza siyasetine göre sahip olduğutakdir yetkisine dayanarak, itiraz konusu (9) numaralı fıkra ile sporda şiddetiönlemek amacıyla seyirden yasaklama tedbiri kapsamında müsabaka sırasındakolluğa başvurma zorunluluğuna uymamayı kamu düzeni açısından sakıncalı görüpsuç sayarak kuralda öngörülen şekilde yirmibeş günden az olmamak üzere adlipara cezası yaptırımına tabi tutması, ulaşılmak istenilen amaç içinelverişli ve gerekli olup, söz konusu suç ve ceza arasındaorantısızlık olduğu da söylenemez.
Diğer taraftan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri "belirlilik"tir.Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangibir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi, hukuksalgüvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangisomut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığınıbilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilirve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını,bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin deyasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasınıgerekli kılar.
Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."hükmüne yer verilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü veadil yargılanma hakkı, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında,diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir.
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse,...kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz"denilerek "suçun kanuniliği", üçüncü fıkrasında da "Cezave ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur"denilerek, "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Aynımaddenin dördüncü fıkrası "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsesuçlu sayılamaz." demektedir. Yine 38. maddenin onbirinci fıkrasında,"İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyideuygulayamaz..." denilmektedir. Anayasa'da öngörülen suçta ve cezadakanunilik ilkesi, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anlayışın öneçıktığı günümüzde, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.Suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca, hangi fiillerin yasaklandığının vebu yasak fiillere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak birşekilde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belliolması gerekmektedir.
Seyirden yasaklama koruma tedbirinin, soruşturma aşamasındaCumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından kaldırılmadığıtakdirde devam etmesi söz konusudur. Kanun metninden hem itiraz üzerine, hem deresen tedbirin kaldırmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca gerçekleştirilecek bir soruşturma sözkonusu olduğundan, soruşturma ya da kovuşturmada geçerli itiraz usulü de aynışekilde kullanılabilecektir. Dolayısıyla, seyirden yasaklama tedbirine muhatapolanların hak arama özgürlükleri ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğisöylenemez.
Öte yandan Kanun'un 18. maddesinin bütününe bakıldığında hangifiiller hakkında soruşturma açılacağı, açılan soruşturmanın sonuçlarının nelerolacağı ve hangi yaptırımın uygulanacağı, yaptırımın nasıl gerçekleştirileceğihususlarının ayrıntılı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, Kanunkapsamında sayılmak ya da atıf yapılmak suretiyle belirlenen eylemleringerçekleştirilmesi hâlinde önce ilgili suçlardan soruşturma açılacak,soruşturma açılmasıyla seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulacak,spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebinioluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımınkatıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde,müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakıngenel kolluk birimine başvurmakla yükümlü olacaktır. Bu yükümlülüğe uymamasıdurumunda (9) numaralı fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Ayrıca tedbir gerekadli gerekse idari herhangi bir mercinin kararı şartına bağlanmadığından, kuralile idarenin, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyideuygulaması söz konusu değildir. Diğer bir ifadeyle itiraza konu (3) numaralıfıkra uyarınca kolluğun tedbir kararı verme yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenleitiraz konusu kurallarla hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımınveya sonucun bağlandığı, uygulanacak yaptırım ve yaptırımın uygulanış biçimi,yaptırıma uyulmaması hâlinde karşılaşılacak cezai yaptırım açıkça ortayakonulduğundan kurallarda hukuki belirsizlik söz konusu olmadığı gibi suçlarınve cezaların kanuniliği ilkesine de aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 2., 5.,12., 13., 23., 36., 38. ve 59. maddelerine aykırı değildir. İptal istemlerininreddi gerekir.
VI- SONUÇ
31.3.2011 tarihli ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve DüzensizliğinÖnlenmesine Dair Kanun'un 18. maddesinin (3) ve (9) numaralı fıkralarınınAnayasa'ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, 18.2.2015 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA