ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/20
Karar Sayısı : 2015/64
Karar Tarihi : 1.7.2015
R.G. Tarih-Sayı :16.07.2015-29418
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 72. AsliyeCeza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.11.2004 tarihli ve 5253sayılı Dernekler Kanunu'nun, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un 558.maddesiyle değiştirilen 32. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin birincicümlesinin Anayasa'nın 10., 13. ve 33. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Yöneticisi oldukları derneğe ait defter ve belgelerintutulmaması ve tasdik ettirilmemesi nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamudavasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A- İtiraz Konusu Kanun Hükmü
5253 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 32.maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi şöyledir:
"Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtlarıtutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yılakadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Budefter ve kayıtların usulüne uygun tutulmaması halinde dernek yöneticilerine vedefterleri tutmakla sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezasıverilir. Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayanlar ile bilerekbu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine bin TürkLirası idarî para cezası verilir."
B- İlgili Görülen Kanun Hükmü
Kanun'un ilgili görülen 33. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Bu Kanunun 32 nci maddesinde geçen "dernekyöneticileri" ibareleri dernek yönetim kurulu başkanını ifade eder."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri gereğince ZühtüARSLAN, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN veKadir ÖZKAYA'nın katılımlarıyla 18.2.2015 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanunhükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü.
A- İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın, dikkatsizlik veyaihmalden kaynaklansa bile suç kapsamına giren kabahat niteliğindeki eylem içinhapis cezası öngörmesi nedeniyle orantısız olduğu, cezanın sadece dernekbaşkanı veya derneğin sorumlu kıldığı kişi için değil bütün yönetim kuruluüyeleri için öngörülmesi nedeniyle temel ve vazgeçilmez bir hak olan örgütlenmeve dernek kurma hakkının kullanılmasını zorlaştırdığı belirtilerek kuralın,Anayasa'nın 10., 13. ve 33. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca, itiraz konusu kural ilgisi nedeniyleAnayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5. İtiraz konusu kuralla, derneğe ait tutulması gerekendefter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernekyöneticilerinin üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ilecezalandırılması öngörülmektedir. Kanun'un 33. maddesinde ise kuraldageçen "dernek yöneticileri"ibaresinin "dernek yönetimkurulu başkanını" ifade ettiği belirtilmiştir.
6. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
7. Ceza hukukunun, toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal veekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadeleamacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulmasıdevletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamda ceza hukukuna ilişkindüzenlemeler bakımından kanun koyucu Anayasa'nın temel ilkelerine, suç ve cezaarasında adil denge bulunmasına ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmakkoşuluyla, soruşturma ve yargılamaya ilişkin olarak hangi yöntemlerinuygulanacağı, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıklarıtakdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıyla karşılanmalarıgerektiği, hangi hâl ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya da hafifletici öğeolarak kabul edileceği gibi konularda takdir yetkisine sahiptir.
8. Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde dernek,kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacıgerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi veçalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğesahip kişi toplulukları şeklinde tanımlanmıştır.
9. Kanun'un 11. maddesinde dernekler tarafından tutulacakdefterlerin dernekler biriminden ya da noterden onaylı olmasının zorunlu olduğuve defter ve kayıtlar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikte düzenleneceğibelirtilmiştir. Tutulması ve tasdik ettirilmesi zorunlu olan defter vekayıtlardan olan yönetim kurulu kararlarının tarih ve numara sırasıylayazıldığı ve kararların altının toplantıya katılan üyelerce imzalandığı "karardefteri", derneğe üye olarak girenlerin kimlik bilgileri, derneğegiriş ve çıkış tarihleri ve üyelerin ödedikleri giriş ve yıllık aidatmiktarlarının işlendiği "üye kayıt defteri", gelenve giden evrak tarih ve sıra numarası ile kaydedildiği "evrakkayıt defteri", dernek adına alınan gelirler ve yapılan giderlerinaçık ve düzenli olarak işlendiği "işletme hesabı defteri",derneklerinfaaliyetleri, üyeleri, gelir ve giderleri gibi pek çok konuda ayrıntılı veaçıklayıcı bilgi içermekte ve Kanun'un 19. maddesi gereğince derneklerintüzüklerinde gösterilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterip göstermedikleriile defterlerini ve kayıtlarını mevzuata uygun olarak tutup tutmadıklarıkonusunda İçişleri Bakanlığı veya mülkî idare amirleri tarafından yapılacakdenetime esas teşkil etmesi bakımından önemli bir işleve sahip bulunmaktadır.
10. Kanun koyucu takdir yetkisi kapsamında itiraz konusukuralla, derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veyatasdiksiz defter tutan dernek yönetim kurulu başkanıhakkında seçimlik cezayaptırımı öngörmüştür. Kuralın, dernek yönetim kurulu kararları, derneküyelerinin kimlik bilgileri, derneğe gelen ve giden evrak ile dernekadına alınan gelirler ve yapılan giderler gibi dernekle ilgili bilgilerindefter ve kayıtlara açık ve düzenli olarak işlenmesi suretiyle bu bilgilerintam ve eksiksiz tutulmasını ve defterlerin dernekler biriminden ya da noterdenonaylanması suretiyle güvenliğinin sağlanmasını amaçladığı anlaşılmaktadır. Bubağlamda kanun koyucunun takdir yetkisine dayanarak ve eylemin meydanagetireceği neticeleri de dikkate alarak düzenlediği itiraz konusu kuralın amaç ve araç arasında makul ve uygun bir ilişkikurduğu ve düzenlemenin amacına ulaşmaya elverişli olduğuanlaşılmaktadır. Kanun koyucunun bu defter ve kayıtları hiçtutmayan veya tasdik ettirmeyenlere hapis veya adli para cezası öngörürken budefter ve kayıtları usulüne uygun tutmayanlar hakkında idari para cezasıöngörmesi birlikte değerlendirildiğinde ise eylemin ağırlığına göre farklıcezai veya idari yaptırımların öngörüldüğü ve düzenlemenin kendi içinde tutarlıve orantılı olduğu da açıktır. Ayrıca İçişleri Bakanlığı veya mülkî idareamirleri tarafından yapılacak denetime esas teşkil ettiğinden söz konusu defterve kayıtların tam ve eksiksiz tutulması ile defterlerin dernekler biriminden yada noterden onaylanması, yapılan denetimin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesiiçin gerekli olup getirilen yükümlülük ile ulaşılmak istenen amaç arasında birorantısızlık da bulunmamaktadır. Dolayısıyla kanun koyucunun takdir yetkisinedayanarak ve eylemin meydana getireceği neticeleri de dikkate alarakdüzenlediği itiraz konusu kuralda hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yönbulunmamaktadır.
11. Öte yandan, Anayasa'nın 13. maddesine göre, temel hak vehürriyetler yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlıolarak, özüne dokunulmaksızın, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratiktoplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırıolmamak üzere kanunla sınırlanabilir.
12. Anayasa'nın "Dernek kurma hürriyeti"başlığını taşıyan 33. maddesinde, herkesin önceden izin almaksızın dernek kurmave bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahip olduğu, hiçkimsenin bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamayacağı, dernekkurma hürriyetinin ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesininönlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerininkorunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabileceği öngörülmüştür. Ancak dernekkurma hakkının sınırlandırılabilmesi için temel hak ve özgürlüklerinsınırlandırılması rejimini belirleyen Anayasa'nın 13. maddesine de uyulmasıgerekmektedir. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca dernek kurma hakkı, Anayasa'nın33. maddesinde belirtilen nedenlerle yalnızca kanunla ve demokratik birtoplumda gerekli olduğu ölçüde sınırlanabilir. Ayrıca getirilen busınırlamalar, hakkın özüne dokunamayacağı gibi Anayasa'nın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
13. Anayasal açıdan dokunulamayacak öz, her temel hak ve özgürlükaçısından farklılık göstermekle birlikte kanunla getirilen sınırlamanın hakkınözüne dokunmadığının kabulü için temel hakların kullanılmasını ciddi surettegüçleştirip, amacına ulaşmasına engel olmaması ve etkisini ortadan kaldırıcıbir nitelik taşımaması gerekir. Ancak bu durumda sınırlamanın demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygun olduğu söylenebilir.
14. Ölçülülük ise amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun birdengenin bulunması gereğini ifade eder. Ölçülülük, aynı zamanda yasal önleminsınırlama amacına ulaşmaya elverişli olmasını, amaç ve aracın ölçülü bir oranıkapsamasını ve sınırlayıcı önlemin demokratik toplum düzeni bakımındanzorunluluk taşımasını da içeren bir ilkedir.
15. Başvuru kararında, her ne kadar tüm dernek yöneticilerininitiraz konusu kuralda yer alan idari işlemleri usulüne uygun yerinegetirmemeleri nedeniyle hapis cezasıyla karşılaşma riski altında bulunmalarınındernek kurma hakkının kullanılmasını zorlaştırdığı ve caydırıcı olduğu ifadeedilmişse de kuralda geçen "dernek yöneticileri" ibaresiKanun'un 33. maddesi gereğince "dernek yönetim kurulubaşkanını" ifade etmektedir. Bu bağlamda itiraz konusu kuralgereğince söz konusu ceza tüm yöneticiler hakkında değil sadece yönetimkurulu başkanı hakkında verilebilecektir.
16. İtiraz konusu kural dernek kurma hakkına doğrudanbir müdahale oluşturmamaktadır. Kuralın dolaylı şekilde dernek kurmahakkına yönelik bir müdahale olduğu kabul edilse bile bu müdahalenin başvurukararında ifade edildiği oranda zorlaştırıcı ve caydırıcı olduğu dasöylenemez. Bununla birlikte söz konusu müdahale ölçülülük ilkesiaçısından değerlendirilmelidir. Kuralla öngörülen müdahale kanuni birdüzenlemeye dayanmakta olup, kuralın dernek yönetim kurulu başkanının,derneklerle ilgili tutulması zorunlu olan defter ve kayıtların tutulması iledefterlerin dernekler biriminden ya da noterden onaylanması konusunda dahadikkatli ve özenli olmasını sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Bu suretlekanun koyucunun derneklerde ortaya çıkabilecek suiistimalleri önlemek vederneklerle ilgili denetimin daha sağlıklı bir şekilde yapılabilmesini sağlamakşeklinde makul ve haklı bir amaca dayandığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.Ayrıca derneklerin kamu yararına çalışıp çalışmaması ile yıllık gelirlerininbelli bir miktarı aşıp aşmamasına göre belirlenen işletme hesabı veya bilânçoesasında söz konusu defterlerin tutulması derneğin kendisi için defaaliyetlerinin ve gelir giderlerinin takibi açısından gereklilik arz eden birdurumdur.
17. Öte yandan itiraz konusu kuralla seçimlik bir ceza yaptırımıöngörülmektedir. Kural gereğince davaya bakan hâkim, takdir yetkisi kapsamındahapis cezasına karar verebileceği gibi sadece adli para cezasına da kararverebilir. Ayrıca kuralda öngörülen ceza yaptırımı 5237 sayılı Kanun'un 75.maddesi gereğince ön ödeme kapsamında olduğundan itiraz konusu kuraldaöngörülen hapis cezası için belirlenecek miktar ile adli para cezasının aşağısınırının soruşturma giderleriyle birlikte Cumhuriyet savcılığınca yapılacaktebliğ üzerine on gün içinde ödenmesi halinde kamu davası açılmayacak, bu önödeme usulüne göre ödeme yapılmadığı takdirde kamu davası açılacaktır. Sözkonusu düzenlemeler ve kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirildiğindeitiraz konusu kuralla dernek kurma hakkına belli bir ölçüde sınırlamagetirilmiş ise de kuralın anılan özgürlüğe ölçüsüz bir sınırlama getirdiği vebu hakkı tamamen ortadan kaldırdığı ya da kullanılamaz hâle getirdiğisöylenemez. Dolayısıyla kuralın, söz konusu özgürlükten yararlanmayı önemliölçüde zorlaştırmadığı gibi hakkı anlamsız kılacak nitelikte olmadığı daaçıktır. Bu bağlamda dernek kurma hakkının özünü zedelemeyen sınırlamademokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı değildir.
18. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2.13. ve 33. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
19. Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Engin YILDIRIM, Kadir ÖZKAYA ve RıdvanGÜLEÇ bu görüşe katılmamıştır.
20. Kuralın, Anayasa'nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV- HÜKÜM
4.11.2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun, 23.1.2008tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un 558. maddesiyle değiştirilen 32. maddesininbirinci fıkrasının (d) bendinin birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığınave itirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Engin YILDIRIM, Kadir ÖZKAYA ileRıdvan GÜLEÇ'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 1.7.2015 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOYGEREKÇESİ
5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrasının(d) bendinin, "Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtlarıtutmayan veya tasdiksiz tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapisveya adli para cezası ile cezalandırılır", biçimindeki birincicümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istenmiştir. AynıKanun'un 33. maddesinde yukarıdaki maddede geçen "dernek yöneticileri"ibaresinin "dernek yönetim kurulu başkanını" ifade ettiği debelirtilmiştir.
Üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası şeklindeseçimlik cezalar içeren itiraz konusu kural, dikkatsizlik veya ihmaldenkaynaklansa bile suç kapsamında değerlendirilen kabahat niteliğindeki bir eylemiçin hapis cezası öngörmektedir. Demokratik bir toplum düzeninin oluşmasının vesürdürülmesinin sivil toplumun gücüyle doğru orantılı olduğunu göz önünealırsak, kişilerin çeşitli amaçları gerçekleştirmek üzere en hayati siviltoplum kuruluşlarından biri olan dernekler şeklinde örgütlenmesinin vefaaliyette bulunmasının önemi daha iyi anlaşılacaktır. Herhangi bir derneğinyönetim kurulu başkanı olan kişinin bazı idari işlemlerin dikkatsizlik veyaihmal nedeniyle yerine getirilmemesinden dolayı hürriyeti bağlayıcı bir cezatehdidi ile karşılaşması, örgütlenme ve dernek kurma özgürlüklerinin kişilercegönül rahatlığıyla kullanılması üzerinde olumsuz bir etkiye nedenolabilecektir. Dernek yöneticileri ibaresinin sadece dernek yönetim kurulubaşkan ile sınırlı tutulması da kuralın Anayasa'nın 33. maddesinde yer alandernek kurma hürriyetinin kullanılmasında caydırıcı bir sonuç yaratmapotansiyelini azaltmamaktadır
Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların dademokratik toplum düzeni ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağıbelirtilmiştir. Burada ifade edilen ölçülülük, yasal önlemin sınırlama amacınaulaşmaya elverişli olmasını, amaç ve aracın ölçülü bir oranı kapsamasını vesınırlayıcı önlemin demokratik toplum düzeni bakımından zorunluluk taşımasınıiçeren bir ilkedir. Bu ilke, kısıtlama için kullanılan araçla amaç arasında hakve özgürlüğü en az sınırlayacak dengeli bir oran aranması içinkullanılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 13. ve33. maddelerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ