ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/25
Karar Sayısı : 2015/81
Karar Tarihi: 10.9.2015
R.G. Tarih-Sayı: 21.10.2015-29509
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbulAnadolu 12. Sulh HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 23.6.1965tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 3. maddesinin, 14.11.2007tarihli ve 5711 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasınınikinci cümlesinin Anayasa'nın 10. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binada bağımsızbölümlere ait arsa paylarının, bağımsız bölümlerin değerlerine göre sahipolması gereken paylara oranlı tahsis edilmediğinden bahisle açılandavada, davalı tarafından ileri sürülen Anayasa'ya aykırılık iddiasınınciddi olduğu kanısına varan Mahkeme, itiraz konusu kuralın iptali içinbaşvurmuştur.
I- İPTALİİSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
634 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 3.maddesi şöyledir:
"III - Kat mülkiyetinin ve kat irtifakının niteliği:
Madde 3- Kat mülkiyeti, arsa payı ve anagayrimenkuldeki ortakyerlerle bağlantılı özel bir mülkiyettir.
(Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/1 md.) Kat mülkiyeti ve katirtifakı, bu mülkiyete konu olan anagayrimenkulün bağımsız bölümlerinden herbirinin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı olarakprojesinde tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkçagösterilmesi suretiyle kurulur. Arsa paylarının bağımsız bölümlerinpayları ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya katirtifakı sahibi, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir. Bağımsızbölümlerden her birine bu fıkra uyarınca tahsis edilen arsa payı, o bölümlerindeğerinde sonradan meydana gelen çoğalma veya azalma sebebiyle değiştirilemez.44 üncü madde hükmü saklıdır.
(Değişik üçüncü fıkra: 23/6/2009-5912/1 md.) Kat irtifakı arsapayına bağlı bir irtifak çeşidi olup, yapının tamamı için düzenlenecek yapıkullanma izin belgesine dayalı olarak, bu Kanunda gösterilen şartlar uyarıncakat mülkiyetine resen çevrilir. Bu işlem, arsa malikinin veya kat irtifakınasahip ortak maliklerden birinin istemi ile dahi gerçekleştirilebilir."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN veKadir ÖZKAYA'nın katılımlarıyla 5.3.2015 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Sadettin CEYHAN tarafından hazırlananişin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasakuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, arsa paylarının, bağımsızbölümlerin payları ile oranlı olarak tahsis edilmediği hâllerde, her kat malikiveya kat irtifakı sahibinin herhangi bir zamanaşımı süresiyle sınırlıolmaksızın arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeyebaşvurabilmesinin ve bu başvuru sonucunda mahkeme tarafından arsa paylarınınyeniden hesaplanabilecek olmasının, diğer kat maliklerinin veya irtifak hakkısahiplerinin mülkiyet hakkının sürekli bir biçimde dava tehdidi altındabırakılmasına neden olduğu, bu hâliyle düzenlemenin mülkiyet hakkıylabağdaşmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 10. ve 35. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasaya AykırılıkSorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyleitiraz konusu kural Anayasa'nın 13. ve 36. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
5. Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasının birincicümlesinde, bir binanın üzerinde bulunduğu arsanın, kat malikleri arasında,bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerlerine oranlıbir şekilde tahsis edileceği ifade edildikten sonra, itiraz konusu ikincicümlesinde, arsa paylarının bağımsız bölümlerin payları ile oranlı olaraktahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibinin, arsapaylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabileceği hüküm altınaalınmıştır.
6. Anayasa'nın 35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve mirashaklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz." hükmüne yer verilerek, mülkiyet hakkı, miras hakkıyla birliktebir temel hak olarak güvence altına alınmıştır.
7. Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına zarar vermemek vekanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediğigibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf olanağı veren bir haktır. Bireyözgürlüğü ile doğrudan ilgili olan mülkiyet hakkı, bireye emeğinin karşılığınasahip olma ve geleceğe yönelik planlar yapma olanağı tanıyan temel bir hak olupmaddi varlığı bulunan taşınır ve taşınmaz malvarlığını kapsadığı gibi maddi birvarlığı bulunmayan hak ve alacakları da içermektedir.
8. Anayasa'nın 35. maddesiyle Devlete, bireylerin mülkiyet hakkınasaygı gösterme ve haksız müdahalede bulunmama biçimindeki negatif yükümlülüğünyanında, üçüncü kişilerden gelebilecek müdahaleleri önleme şeklindeki pozitifbir yükümlülük de yüklenmektedir.
9. İtiraz konusu kuralla, arsa paylarının, bağımsız bölümlerinkonum ve büyüklüklerine göre oranlı bir şekilde tahsis edilmemesi durumunda,kat maliklerinin veya kat irtifak sahiplerinin, arsa paylarının yenidendüzenlenmesi için mahkemeye başvurabilmeleri herhangi bir süre sınırlamasınatabi tutulmaksızın mümkün hâle getirilmektedir. Kat maliki veya kat irtifakısahiplerine tanınan dava hakkının belli bir süreyle sınırlandırılmaması, lehinefazladan arsa tahsisi yapılan kişiyi sürekli bir şekilde dava tehdidi altındabırakacağından mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşımaktadır.
10. Anayasa'nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının kamu yararıamacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Kanun koyucunun,arsa paylarının bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre oranlı birşekilde tahsis edilip edilmediğinin tespiti talebiyle kat maliklerine veya katirtifak sahiplerine süresiz şekilde dava açma hakkı tanıması Anayasa'nın 35.maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkının Devlete yüklediği pozitifyükümlülüğün ifası amacına dayanmaktadır. Dolayısıyla itiraz konusu kurallamülkiyet hakkına yapılan müdahalede kamu yararının bulunduğu anlaşılmaktadır.
11. Ancak mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin Anayasa'ya uygunolabilmesi için Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ilkelere uygun olmasıgerekmektedir. Buna göre mülkiyet hakkına yönelik sınırlamalar, demokratiktoplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Ölçülülükilkesi, amaç ve araç arasında hakkaniyete uygunbir dengenin bulunması gereğini ifade eder. Ölçülülük ilkesi nedeniyle kanunkoyucu, sınırlamadan beklenen kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleriarasında adil bir dengeyi sağlamakla yükümlüdür. Bu nedenle, kanun koyucu,tahsisin lehine sonuç doğurduğu malik ile aleyhine sonuç doğurduğumalikin menfaatleri arasında adil bir dengekurmalıdır.
12. Birden fazla bağımsız bölüme sahip olan çok katlı yapılarumumiyetle arsa paylarının bağımsız bölümlere tahsis işlemleri yapılıp katmülkiyetine geçirildikten sonra satılmaktadır. Bu durumda yapı nihayete erdiğive kat mülkiyeti veya kat irtifakı tesis edildiği esnada bağımsız bölümlerekimlerin malik olacağı bilinmemektedir. Bu sebeple bina sahibi açısından birönem teşkil etmemesi dolayısıyla, kat mülkiyeti veya kat irtifakı tesisedilirken bağımsız bölümlere arsa payı özgülenmesi işlemleri özensiz birşekilde yapılabilmektedir. Bağımsız bölümlere daha sonradan malik olan kişilerise bunların konum ve büyüklüklerine göre ücret ödemekte, ancak arsa paylarınınbağımsız bölümlerin değeriyle oranlı bir şekilde tahsis edilmemesi durumundamağduriyet yaşamaktadırlar.
13. Kanun koyucu, itiraz konusu kuralla tahsis işleminin aleyhinesonuç doğurduğu kişinin mülkiyet hakkı ile lehine fazladan tahsis yapılankişinin mülkiyet hakkı arasında bir dengeleme yapmış ve değinilen sakıncalarnedeniyle tahsisin aleyhine sonuç doğurduğu malikin mülkiyet hakkını gözeterekbir süre sınırı olmaksızın dava açabilme imkânı tanımıştır. Böylece arsapaylarının hakkaniyete uygun bir şekilde tahsis edilmemesi neticesinde oluşanmağduriyetin süre şartı öngörülmeksizin giderilmesine ilişkin bir çözüm yolugetirilmiş ve arsa payı olması gerekenden daha düşük tahsis edilen kişininmülkiyet hakkı korunmaya çalışılmıştır. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda,tahsis işleminin aleyhine sonuç doğurduğu malikin mülkiyet hakkınıngözetilerek, kat maliklerine arsa paylarının yeniden belirlenmesi amacıylatanınan dava açma hakkının herhangi bir süreyle sınırlandırılmaması mülkiyethakkına ölçüsüz bir müdahale teşkil etmemektedir.
14. Öte yandan Türk hukukunda, mülkiyet hakkının zamanaşımıyoluyla kazanılması ilke olarak benimsenmemiştir. Ancak kanun koyucu istisnaiolarak, haklarını uzun zaman kullanmayan bir kişinin bu haklarından feragatetmiş olduğunun kabul edilmesi veya fiili durumun bir müddet sonrahukukileştirilmesi gerektiği gibi bazı gerekçelerle bu yolu kabul etmiştir.Gayrimenkullere ilişkin zamanaşımı müessesesi, uzun bir süre devam eden veitiraza uğramayan zilyetlik sonucu bir taşınmazın iktisabını mümkün hâle getirmektedir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gayrimenkullere ilişkin zamanaşımı yoluylamülkiyeti istisnai olarak kabul etse de bu husus kanun koyucunun takdiri olupanayasal bir zorunluluğu ifade etmemektedir.
15. Diğer taraftan Anayasa'nın 36. maddesinin birincifıkrasında, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ileadil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiştir.Maddeyle güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı,kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında, diğer temel hak veözgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasınısağlayan en etkili güvencelerden biridir. Hak arama hürriyetinin temelunsurlarından birisi mahkemeye erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, hukukibir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önünegötürülmesi ve verilen kararın uygulanması hakkını da kapsar.
16. Kanun koyucunun kat maliklerine arsa paylarının yenidenbelirlenmesi için mahkemeye başvurabilme imkânı getirmesi, Anayasa'nın 36.maddesiyle tanınan mahkemeye erişim hakkının, dolayısıyla hak aramahürriyetinin de bir gereğidir. Kanun koyucu itiraz konusu kuralla dava açmahakkını sınırlamamak suretiyle mülkiyet hakkını da güvence altına almıştır.
17. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 13., 35.ve 36. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
18. Kuralın Anayasa'nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV- HÜKÜM
23.6.1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 3.maddesinin, 14.11.2007 tarihli ve 5711 sayılı Kanun'un 1. maddesiyledeğiştirilen ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 10.9.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ