ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/37
Karar Sayısı : 2015/119
Karar Tarihi : 23.12.2015
R.G. Tarih-Sayı :6.1.2016-29585
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 19. İşMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 12.1.2011 tarihli ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun;
1- 57. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yeralan ".veya birbirine benzer."ibaresinin,
2- 233. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan ".hâkimde dâhil olmak üzere." ibaresinin,
Anayasa'nın 12., 13., 14., 49., 50., 138., 139. ve140. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine kararverilmesi talebidir.
OLAY: Davacılar tarafından, ödenmemiş ücret, fazla mesai, yıllıkizin, hafta tatili, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatillerücreti ile kıdem tazminatı alacağının ödenmesi talebiyle işveren aleyhineaçılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun'un itiraz konusu ibarelerinin de yer aldığı 57. ve 233.maddeleri şöyledir:
"MADDE 57- (1) Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birliktedava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir:
a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veyaborcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması.
b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veyakendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri.
c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerinaynı veya birbirine benzerolması."
"MADDE 233- (1) Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur.
(2) Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangikonuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yereyemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker.
(3) Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıktaolmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâlbu konuda kararını verir.
(4) Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevapvereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsalsaydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz'" diyesorar. O kimse de " Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevapvereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığımbütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin edaedilmiş sayılır.
(5) Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazırbulunan herkes ayağa kalkar."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN ve Kadir ÖZKAYA'nın katılımlarıyla 22.4.2015tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle başvurununyöntemine uygunluğu sorunu görüşülmüştür.
2. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un "Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ilerisürülmesi" başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluylayapılacak başvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir. Söz konusumaddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, budavada uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümleriniAnayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, bu fıkradasayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceğikurala bağlanmış; anılan fıkranın (a) bendinde de "iptali istenenkuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçelibaşvuru kararının aslı", mahkemeye gönderilecek belgeler arasındasayılmıştır. Anılan maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekildedayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının, AnayasaMahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceğihükme bağlanmıştır.
3. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 46. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçelikararında, Anayasa'ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birininAnayasa'nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı vegerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
4. İçtüzük'ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindede Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda eksikliklerinbulunduğu tespit edilirse, itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeyegeçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2) numaralı fıkrasında iseanılan (b) bendi uyarınca verilen kararın, itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleritamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
5. Yapılan incelemede, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin, Kanun'un233. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan ".hâkim dedâhil olmak üzere." ibaresinin Anayasa'nın hangi maddelerine,hangi nedenlerle aykırı olduğunu ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkçagöstermediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu ibare yönünden yapılan başvurununyöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
6. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun;
A- 233. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan ".hâkimde dâhil olmak üzere."ibaresinin iptaline karar verilmesi talebiyleyapılan itiraz başvurusunun, 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesinin (4) numaralıfıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizinREDDİNE,
B- 57. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yeralan ".veya birbirine benzer."ibaresinin ESASININİNCELENMESİNE,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A- İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu ".veyabirbirine benzer." ibaresinin ucu açık bir ibare olup iyiniyet vedürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılmaya müsait bulunduğu, birdençok davacı tarafından açılan dava dosyasında davacıların her biri ile ilgiliolarak delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarınındenetlenmesi gibi hususlar dikkate alındığında, kararın isabetli olarakverilmesi ve davanın kısa sürede sonuçlanmasının mümkün olmadığı, birden çokdavanın tek dava dilekçesiyle açılmasının ağır iş yükü altında özveriyleçalışan yargı mensuplarının ve kalem personelinin haklarını ihlal ettiği, buşekilde açılan davalarda davacıların haklarının zamanaşımına uğramasının mümkünolduğu, benzer vakıa ve sebeplerle ilgili davaların farklı mahkemelerde farklıbilgi ve yaklaşımdaki hâkimler tarafından görülmesinin daha isabetli olacağıbelirtilerek kuralın, Anayasa'nın 12., 13., 14., 49. ve 50. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
9. 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca, kural Anayasa'nın36., 141. ve 142. maddeleri yönünden incelenmiştir.
10. Kanun'un 57. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde, davalarıntemelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzerolması halinde birden çok kişinin birlikte dava açabileceği gibi aleyhlerine debirlikte dava açılabileceği öngörülmekte olup söz konusu bentte yer alan "...veyabirbirine benzer..." ibaresi, itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
11. Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti"başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşrû vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."denilerek yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme hakkı ilebunun doğal sonucu olarak iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvencealtına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesininbirinci fıkrasında da her şahsın kanuni, müstakil ve tarafsız bir mahkemetarafından davasının dinlenilmesini isteme hakkı olduğu belirtilmiştir.
12. Anayasa'nın 141. maddesinde, "...Davaların en azgiderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargınıngörevidir." denilmek suretiyle davaların makul bir süre içindebitirilmesi gerekliliği ifade edilmiştir. Builke gereğince Devlet, yargılamaların gereksiz yere uzamasını engelleyeceketkin önlemler almak zorundadır. Bu bağlamda, hukuk sisteminde veözellikle yargılama usulünde, yargılamaların makul süre içerisindebitirilmesini olanaklı kılacak şekilde usul kurallarına yer verilmesi, adilyargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu amaçla alınacak kanunî tedbirlerinve öngörülen çarelerin, yargılama sonucunda işin esasına yönelik adil vehakkaniyete uygun bir karar verilmesine engel oluşturmaması gerektiği detartışmasızdır.
13. Anayasa'nın 142. maddesinde ise "Mahkemelerinkuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunladüzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. Kanun koyucu, Anayasa'nıntemel ilkelerine ve Anayasa'da öngörülen kurallara bağlı kalmak koşuluyla, yargılamausullerinin belirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bu bağlamdagetirilen usul kurallarının, Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen "adilyargılanma hakkı"nın öngördüğü güvencelere aykırılık taşımaması birzorunluluktur.
14. 6100 sayılı Kanun, hukuk mahkemelerinde uygulanacak yargılamausullerini düzenlemektedir. Kanun'un 57. maddesinde düzenlenen ihtiyari davaarkadaşlığı, hukuk davalarında,kanunda gösterilen sebeplerin varlığı halindebirden çok kişinin aynı dava dilekçesiyle birlikte dava açabilmelerine veyabirden çok kişiye karşı aynı dava dilekçesi ile dava açılabilmesine olanaksağlayan bir usul hukuku müessesesidir. Maddenin (c) bendinde yer alan itirazkonusu kuralla, davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukukisebeplerin "birbirine benzer olması", ihtiyari davaarkadaşlığını oluşturan sebeplerden biri olarak kabul edilmiştir.
15. Kanun koyucu kuralla, gerekçede ifade edildiği gibi, usulekonomisi ve çelişkili kararların önlenmesi amaçlarını gerçekleştirmeye yönelikolarak ihtiyari dava arkadaşlığını oluşturacak sebepleri genişletmiş vedavaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin birbirine benzerolması halinde de ihtiyari dava arkadaşlığının oluşacağınıdüzenlemiştir. Bu bağlamda kuralın, söz konusu davalarda tahkikataşamasının ortak olması nedeniyle tekrarı gerekecek usul işlemlerininyapılmasına engel olduğu, bu suretle mahkemeler tarafından çok sayıdadavanın ayrı duruşmalar yapılarak görülmesi yerine tek bir dava dosyasıüzerinden sürdürülerek zaman ve emek tasarrufu sağlamayı amaçladığıanlaşılmaktadır. Ayrıca kuralın bu davaların aynı mahkemede görülmesinisağlamak suretiyle benzer davalarda benzer kararlar verilmesini sağlamayıamaçladığı da açıktır. Dolayısıyla kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında,usul ekonomisi açısından ve benzer davalarda benzer kararların verilmesinisağlamaya yönelik olarak birbirine benzer vakıa ve hukuki sebeplerinbulunmasını ihtiyari dava arkadaşlığı sebeplerinden biri olarak öngördüğüitiraz konusu kuralda Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
16. Öte yandan itiraz konusu kuralın yargılama sonucunda işinesasına yönelik adil ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesini engelleyeceğide söylenemez. Zira ihtiyari dava arkadaşlığının söz konusu olduğu davalardatarafların davasını tüm yönleriyle mahkeme önüne getirmesine engel bir durumbulunmamaktadır. Ayrıca itiraz konusu kural, birbirine benzer vakıa ve hukukisebeplerin bulunduğu davaların ihtiyari dava arkadaşlığı yoluyla birlikteaçılabilmesine olanak sağlayan bir düzenleme olup, bu sebeplerin varlığıhalinde davaların mutlaka birden çok kişiye karşı aynı dava dilekçesiylebirlikte ya da birden çok kişinin davalı olarak gösterilerek bunlara karşı aynıdava dilekçesi ile dava açılmasını zorunlu kılan bir düzenleme değildir.Dolayısıyla davanın taraflarının bir yargı mercii önünde sahip olduklarıanayasal haklarını engellemeyen itiraz konusu kuralda hak arama özgürlüğüne veadil yargılanma hakkına aykırı bir yön bulunmamaktadır.
17. Ayrıca başvuru kararında ifade edildiği gibi taraf sayısınınçok fazla olması nedeniyle delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi vebilirkişi raporlarının denetlenmesi gibi konularda buşekilde açılandavalarda güçlükler yaşanabileceği düşünülebilir ise de mahkemenin, Kanun'un167. maddesine göre yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesi imkânının ortadankalktığı durumlarda, davanın her aşamasında taraflardan birinin talebi üzerineveya kendiliğinden, birlikte açılan davaların ayrılmasına karar vermek suretiylesöz konusu davaların görülmesi imkânı bulunmaktadır.
18. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 36., 141. ve142. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
19. Kuralın Anayasa'nın 12., 13., 14., 49. ve 50.maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV- HÜKÜM
12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 57.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan ".veyabirbirine benzer." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığınave itirazın REDDİNE, 23.12.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ