ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/49
Karar Sayısı : 2015/46
Karar Tarihi : 13.5.2015
R.G. Tarih-Sayı :15.5.2015-29356
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 3. Fikri veSınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 24.6.1995 tarihli ve556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 16.maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’nın 2., 13., 35., 48. ve 91. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Türk Patent Enstitüsü aleyhine açılan Türk Patent EnstitüsüYeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline ilişkin davada,itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Kanun Hükmünde Kararname Kuralı
Kanun Hükmünde Kararname’nin itiraz konusu kuralı da içeren 16.maddesi şöyledir:
“Markanın devri
Madde 16- Marka, tesciledildiğini mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devredilebilir.
Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksikararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar. Bu hüküm,işletmenin devrine, sözleşmeden doğan yükümlülük halinde uygulanır.
İkinci fıkra hükmü hariç olmak üzere, bir markanın devri, mahkemekararının sonucu olan devir hariç, yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesitaraflarca imzalanır. Aksine sözleşmeler hükümsüzdür.
Markanın devri, mal veya hizmetlerin coğrafi kaynağı, kalitesiveya markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılgıya düşürebilecek nitelikteise, yeni marka sahibi halkı yanılgıya düşürmeyecek şekilde mal veyahizmetlerde marka tescilinin sınırlı bir hale getirilmesini kabul etmediğitakdirde devir işlemi Enstitü tarafından yapılmaz.
Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırtedilemeyecek derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıya düşürecek derecedebenzeri mallar veya hizmetler için başka marka tescillerinin bulunması halinde,bu markaların da devredilmesi şarttır.
Devir, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt edilir veyayınlanır.
Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanıntescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 2., 13., 35., 48. ve 91.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ,Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, MuammerTOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’inkatılımlarıyla 13.5.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hakan ATASOY tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmünde kararnamekuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kanun Hükmünde Kararnamelerin Yargısal Denetimi Hakkında GenelAçıklama
Anayasa’nın 91. maddesinde düzenlenen kanun hükmünde kararnameler,işlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan yargısal denetimlerininyapılması görev ve yetkisi Anayasa’nın 148. maddesi ile Anayasa Mahkemesineverilmiştir. Yargısal denetimde kanun hükmünde kararnamenin, öncelikle yetki kanununasonra da Anayasa’ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar,Anayasa’nın 148. maddesinde kanun hükmünde kararnamelerin yetki kanunlarınauygunluğunun denetlenmesinden değil, yalnızca Anayasa’ya biçim ve esasbakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de Anayasa’yauygunluk denetiminin kapsamına öncelikle kanun hükmünde kararnamenin yetkikanununa uygunluğunun denetimi de girer. Çünkü Anayasa’da, Bakanlar Kurulunaancak yetki kanununda belirtilen sınırlar içerisinde kanun hükmünde kararnameçıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştür. Yetkinin dışına çıkılması, kanunhükmünde kararnameyi Anayasa’ya aykırı duruma getirir.
Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa’dan alan olağanüstü halkanun hükmünde kararnamelerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki kanunhükmünde kararnamelerin bir yetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle,kanun hükmünde kararnameler ile dayandıkları yetki kanunu arasında çok sıkı birbağ vardır. Kanun hükmünde kararnamenin yetki kanunu ile olan bağı, kanunhükmünde kararnameyi aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir.Kanun hükmünde kararnamenin Anayasa’ya uygun bir yetki kanununa dayanması,geçerliliğinin ön koşuludur. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkartılan veyadayandığı yetki kanunu iptal edilen kanun hükmünde kararnamelerin içeriğiAnayasa’ya aykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa’ya uygunluğundan sözedilemez.
Kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa’ya uygunluk denetimi,kanunların denetiminden farklıdır. Anayasa’nın 11. maddesinde, “KanunlarAnayasaya aykırı olamaz.” denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde,onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. Kanunhükmünde kararnameler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hemdayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa’ya uygun olmak zorundadırlar.
Anayasa’da kimi konuların kanun hükmünde kararnamelerledüzenlenmesi yasaklanmaktadır. Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrasında “Sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler...”in kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kural gereğince, TürkiyeBüyük Millet Meclisi, “Bakanlar Kurulu”na ancak kanun hükmündekararnameyle düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda kanun hükmündekararname çıkarma yetkisi verebilir.
Anayasa’nın herhangi bir maddesinde kanunla düzenleneceğiöngörülen bir konunun, Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkçayasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasa’nın 163. maddesindeolduğu gibi kanun hükmünde kararname çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçekanun hükmünde kararname ile düzenlenmesi Anayasa’ya aykırılık oluşturmaz.
B- İtiraz Konusu Kanun Hükmünde Kararname Kuralının Anayasa’nın91. Maddesi Yönünden İncelenmesi
İtiraz konusu kuralla, tescilli bir markanın devri sırasında aynımarkanın veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıyadüşürecek derecede benzeri mallar veya hizmetler için başka marka tescillerininbulunması hâlinde, bu markaların da devredilmesinin şart olduğu hükmebağlanmıştır.
Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrasında “Sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler...”in kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Öte yandan, Anayasa’nın “Mülkiyethakkı” başlıklı 35. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, mülkiyet vemiras haklarına sahip olduğu; ikinci fıkrasında bu hakların, ancak kamu yararıamacıyla, kanunla sınırlanabileceği; üçüncü fıkrasında ise mülkiyet hakkınınkullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı kurala bağlanmıştır. Bunagöre, Anayasa’nın ikinci kısmının “Kişinin Hakları ve Ödevleri” başlıklıikinci bölümünde yer alan mülkiyet hakkına ilişkin olarak kanun hükmündekararname ile düzenleme yapılması mümkün değildir.
Mülkiyet hakkının konusunu, maddî ve gayrimaddî mallaroluşturmaktadır. Taşınır ve taşınmaz mallar maddî mallar kapsamında iken, fikrîve sınaî mülkiyet hakları gayrimaddî mallar kapsamında bulunmaktadır. Birmarkanın sahibine sağladığı haklar ise “marka hakkı” olarakadlandırılmakta ve marka hakkı, fikrî ve sınaî mülkiyet hakları kapsamında yeralmaktadır. Dolayısıyla, itiraz konusu kuraldaki tescilli bir markanın devrineilişkin düzenleme, mülkiyet hakkının konusunu oluşturan marka hakkıyla ilgiliolduğundan kural, Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrasına aykırıdır.İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrasına aykırıgörülerek iptal edildiğinden, ayrıcaAnayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI- SONUÇ
24.6.1995 tarihli ve 556 sayılı Markaların Korunması HakkındaKanun Hükmünde Kararname’nin 16. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’yaaykırı olduğuna ve İPTALİNE, 13.5.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ