ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/53
Karar Sayısı : 2016/26
Karar Tarihi : 7.4.2016
R.G. Tarih-Sayısı : 28.07.2016-29784
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul3. Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 21.2.2014tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ileBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle, 12.4.1991tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 14. maddenindördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…bulundukları aşamadanitibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere…” ibaresinin Anayasa’nın 2.,10., 36. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesitalebidir.
OLAY: Sanıklar hakkında “terör örgütü kurmaveya yönetme, terör örgütüne üye olma ve terör örgütünün propagandasını yapma” suçlarındanaçılan kamu davasında, sanık müdafilerinin Anayasa’ya aykırılık iddialarınıciddi bulan Mahkeme, itiraz konusu kuralın iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
6526 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle 3713 sayılı Terörle MücadeleKanunu’na eklenen ve itiraz konusu kuralı da içeren geçici 14. madde şöyledir:
“GEÇİCİ MADDE 14- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 2/7/2012tarihli ve 6352 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca görevlerine devameden ağır ceza mahkemeleri ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan TerörleMücadele Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen ağır cezamahkemeleri kaldırılmıştır.
Kaldırılan bu ağır ceza mahkemelerinde görev yapan başkan veüyeler ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçların soruşturmasındagörevlendirilen hâkim ve Cumhuriyet savcıları, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca,beşinci fıkra uyarınca devirlerin tamamlanmasından itibaren on gün içindemüktesepleri dikkate alınarak uygun görülecek bir göreve atanırlar.
Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10uncu maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcılarınca yürütülensoruşturma dosyaları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, yetkili Cumhuriyetbaşsavcılıklarına devredilir.
6352 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca görevlerinedevam eden ağır ceza mahkemelerinde ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılanTerörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen ağır cezamahkemelerinde derdest bulunan dosyalar, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihte bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkilive görevli mahkemelere devredilir. Bu mahkemelerce verilip Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığında veya Yargıtayın dairelerinde bulunan dosyaların incelenmesinedevam olunur.
Üçüncü ve dördüncü fıkralar uyarınca yapılacak devir işlemleri, buKanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerinde görevlendirilen hâkimler ileCumhuriyet savcıları tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibarenon beş gün içinde sonuçlandırılır. Dosyaların devir işlemleri sonuçlandırılıncayakadar, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, devredilen dosyalarla ilgilikoruma tedbirleri hakkında karar vermeye bu mahkemelerin bulunduğu yer hâkim vemahkemeleri yetkilidir. Ayrıca, bu Kanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerinceverilip henüz gerekçesi yazılmamış olan hükümlerin gerekçeleri, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde yazılır.Kaldırılan mahkemelerde bulunan ve kesinleşen dosyalara ait arşiv ve emanetlerile diğer evrak ve dokümanlar Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafındanbelirlenecek mahkeme veya mahkemelere devredilir ve müteakip işlem ve taleplerbu mahkemelerce yerine getirilir veya karara bağlanır.
Mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanununun mülga 250 nci maddesininbirinci fıkrasına göre görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri ile TerörleMücadele Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilenağır ceza mahkemelerine yapılmış atıflar ağır ceza mahkemelerine; bumahkemelerin üyelerine yapılmış atıflar Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluncabelirlenen Ankara Ağır Ceza Mahkemesine yapılmış sayılır. Mevzuatta CezaMuhakemesi Kanununun mülga 250 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına girensuçlar ile Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasıkapsamına giren suçlara yapılan atıflar, Türk Ceza Kanununda yer alan;
a) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcımadde imal ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklamasuçuna,
b) Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütünfaaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlara,
c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve YedinciBölümünde tanımlanan suçlara (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddelerhariç),
yapılmış sayılır.
Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10uncu maddesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla açılmış olan davalarda, sanığın taşıdığı kamugörevlisi sıfatı dolayısıyla hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin veyakarar alınması gerektiğinden bahisle durma veya düşme kararı verilemez.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca, Zühtü ARSLAN,Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,Erdal TERCAN, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’inkatılımlarıyla 17.6.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Sadettin CEYHAN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, özel yetkili mahkemelerin ve tabiihakim ilkesine aykırı düzenlemelerin hukuk güvenliği ve eşitlik ilkelerineaykırı olduğu, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde derdest bulunan dosyalarınitiraz konusu kural uyarınca yetkili ve görevli mahkemelere bulunduklarıaşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere devredilmesinin yargılamanınsonucunu değiştirecek nitelikte bir kanunun yürürlüğe konulması anlamınageldiği ve bu durumun silahların eşitliği ilkesiyle bağdaşmadığı, ayrıca özelyetkili ağır ceza mahkemeleri tarafından yürütülen kovuşturmaların yenikovuşturma makamları tarafından yeni mevzuat çerçevesinde baştan itibaren elealınmayıp bulundukları aşamadan itibaren devam edecek olmasının kanuna aykırıdelil teşkil edebilecek bir durum ortaya çıkardığı ifade edilerek kuralın,Anayasa’nın 2., 10., 36. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
B- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kuralAnayasa’nın 37. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
5. 3713 sayılı Kanun’un geçici 14. maddesinin dördüncüfıkrasında, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca görevlerinedevam eden ağır ceza mahkemelerinde ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılanTerörle Mücadele Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca görevlendirilen ağır cezamahkemelerinde derdest bulunan dosyaların, bu Kanun’un yürürlüğe girdiğitarihte bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkilive görevli mahkemelere devredileceği öngörülmektedir. Söz konusu fıkrada yeralan “…bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmeküzere…” ibaresi, itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa veyasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
7. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hak arama özgürlüğünün en önemli ikiöğesini oluşturan iddia ve savunma haklarını kısıtlayacak, bu hakların eksiksizkullanımını engelleyecek ve adil yargılanmaya engel olacak yasa kurallarınınAnayasa’nın 36. maddesine aykırılık oluşturacağı açıktır. Maddeyle güvencealtına alınan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, kendisi bir temelhak niteliği taşımasının yanında, diğer temel hak ve özgürlüklerden gerekenşekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkiligüvencelerden biridir.
8. Anayasa’nın 142. maddesinde, “Mahkemelerin kuruluşu,görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmüneyer verilmiştir. Anılan maddeyle bir yandan söz konusu alanlarda kanundışındaki düzenleyici işlemlerle düzenlemeler yapılması yasaklanarakbireylere “kanuni güvence” sağlanırken, diğer yandan usulkanunlarının Anayasa’ya uygun olmak koşulu ile düzenlenmesi hususunda kanunkoyucuya takdir yetkisi tanınmıştır. Anayasa’nın 37. maddesinde, “Hiç kimsekanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyikanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuranyargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.” denilmektedir. Suçunişlenmesinden veya çekişmenin doğmasından önce davayı görecek yargı yerininbelirlenmiş olması şeklinde tanımlanan doğal yargıç kavramı, adil yargılanmahakkının en önemli öğesi olan “kanuni, bağımsız ve tarafsız bir mahkemeönünde yargılanma” hakkının temelini oluşturmaktadır.
9. Anayasa’nın 37. maddesinde düzenlenen doğal yargıç ilkesi, yargılamamakamlarının suçun işlenmesinden veya çekişmenin meydana gelmesinden sonrakurulmasına ya da yargıcın atanmasına engel oluşturur; sanığın veya davanıntaraflarına göre yargıç atanmasına olanak vermez. Söz konusu ilkeyle suçunişlenmesinden sonra çıkarılacak bir yasa ile oluşturulacak mahkeme önünedavanın götürülmesi ve böylece “kişiye” ya da “olaya” özgümahkeme kurulması yasaklanmıştır. İtiraz konusu kuralın, belirli bir suçunişlenmesinden sonra bu suça ilişkin davayı görecek yargı yerini belirlemeyiamaçlamaması, yürürlüğü müteakip kapsamına giren tüm davalara uygulanmasınedeniyle, doğal yargıç ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
10. Hukuk devletinde kanun koyucu, yargılama hukukuna ilişkinkuralları belirleme ve bu çerçevede soruşturma makamlarının belirlenmesi,mahkemelerin kuruluşu, yapısı, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılamausulleri hakkında Anayasa kurallarına bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğudüzenlemeyi yapabilir. Bu anlamda bir davaya bakmakla yetkili ve görevlimahkemenin yeniden belirlenmesi yargılama usulünde yapılan bir değişiklik olupanayasal sınırlar dâhilinde yasama organının takdirindedir. Bu kapsamda, suçunniteliği veya suç işlediği iddia edilen kişinin konumu gözetilerek yetkili vegörevli mahkeme belirlenebileceği gibi bu düzenlemelerde daha sonra değişiklikde yapılabilir. Aksi düşüncenin kabulü, mevcut mahkemelerin yetki vegörevlerinde değişiklik yapılamaması sonucuna yol açacaktır. Oysa yargılamausullerinin düzenlenmesi konusunda yasama organına yetki veren Anayasa’nın 142.maddesinin bu sonucu amaçlamadığı açıktır. Bununla birlikte kanun koyucununkendisine tanınan yargılama usullerinin belirlenmesine ilişkin takdir yetkisinikullanırken hukukun genel ilkelerine, Anayasa’daki kurallara, özellikle dehukuk devleti ilkesine ve adil yargılanma hakkına uygun hareket etmesi ve butakdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararıölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.
11. Ceza yargılamasının asıl amacı maddi gerçeğe ulaşılmasıdır.Maddi gerçeğe ulaşılabilmesinin önemli şartlarından birisini de adil ve etkinbir şekilde yürütülen ceza kovuşturması oluşturmaktadır. Ceza yargılamasındasoruşturma ve kovuşturma evreleri bir bütün olup adil yargılanma hakkı,soruşturma evresinde olduğu gibi kovuşturma evresi yönünden de geçerlidir.Kovuşturmanın etkinliğini oluşturan en önemli unsurlardan birisi dekovuşturmanın mümkün olan en kısa sürede bitirilmesidir.
12. Terörle Mücadele Kanunu’nun geçici 14. maddesiuyarınca, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereği görevlerine devameden ağır ceza mahkemelerinde ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamına girensuçlara bakmakla görevli özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olandosyaların genel yetkili ağır ceza mahkemelerine devri öngörüldükten sonradevredilen dosyalara ilişkin kovuşturmaların 6526 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği tarihte bulunulan aşamadan itibaren kovuşturma yapılmaya devam edilmesikabul edilmiştir.
13. İtiraz konusu kuralla kovuşturma evresinde daha önce yürütülenusul işlemlerinin tekrarlanması suretiyle kovuşturmaların uzamasının önünegeçilip devam eden davaların mümkün olan en kısa sürede çözülmesi ve kararabağlanması amaçlanmıştır. Yargılama usulünü düzenlemeye ilişkin olan kural,kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Bu yönüyle kural, davalarınmümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören Anayasa’nın 141. maddesiile de uyumlu olup kuralda hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır.
14. Kişilere yargı mercileri önünde dava ve savunma hakkıtanınması “silahların eşitliği” ilkesi ışığında, hakkaniyete uygunyargılamanın da temelini oluşturmaktadır. Silahların eşitliği ilkesi, davanıntaraflarının yargılama sırasında usul hükümleri yönünden eşit konumdabulunmasını öngörmekte, davanın tarafları arasında hakkaniyete uygun birdengenin varlığını gerekli kılmaktadır. Ayrıca bu ilke, bir tarafı diğertarafın karşısında önemli ölçüde dezavantajlı bir konuma düşürmeyen koşullaraltında, her bir tarafa deliller de dâhil olmak üzere davasını sunmasınayönelik makul bir imkân sağlanmasını gerekli kılmaktadır.
15. İtiraz konusu kuralla genel yetkili ağır ceza mahkemelerinedevredilmesi öngörülen dosyaların bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmayadevam edileceği hüküm altına alınmakla birlikte, ceza yargılamasındaki re’senkovuşturma ilkesi uyarınca hâkim maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını teminenkovuşturmanın her aşamasında, daha önceki aşamalara dönebilme imkânına sahipbulunmaktadır. Başka bir deyişle itiraz konusu kural, kovuşturmalarabulundukları aşamadan itibaren devam edilmesini öngörmekle birlikte,mahkemelere maddi gerçeğin araştırılmasına yönelik herhangi bir kısıtlamagetirmemekte, tarafların iddia ve savunması üzerine veya re’sen gerekligörülmesi halinde keşif, bilirkişi incelemesi, tanık dinleme, iddia ve savunmamakamlarının dinlenmesi gibi usul işlemlerinin tekrarlanması suretiylekovuşturmanın önceki aşamalarına dönülmesini yasaklamamaktadır. Bu nedenle,yargılamaların bulundukları aşamadan itibaren devam edecek olmasının davalarınönceki aşamalarına yönelik inceleme yapılabilmesine engel oluşturduğu iddiasıyerinde değildir. Bu yönüyle kuralın adil yargılama hakkını engellediğisöylenemez.
16. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2., 36., 37. ve 142.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
17. Kuralın, Anayasa’nın 10. ve 38. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV- SONUÇ
21.2.2014 tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve CezaMuhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1.maddesiyle 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenengeçici 14. maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…bulunduklarıaşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere...” ibaresininAnayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 7.4.2016 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ