ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
EsasSayısı : 2015/55
KararSayısı : 2016/45
KararTarihi : 26.5.2016
R.G. Tarih– Sayı : 28.6.2016 - 29756
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4.11.1983tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun, 24.4.2001 tarihli ve 4650sayılı Kanun’un 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının(f) bendi ile ikinci fıkrasının, Anayasa’nın 35. ve 46. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Kamulaştırmabedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesitalebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralları da içeren 11. maddesi şöyledir:
“Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları
Madde 11.- (Değişik: 24/4/2001 - 4650/6 md.)
15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacaktaşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek,hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;
a) Cins ve nevini,
b) Yüzölçümünü,
c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve herunsurun ayrı ayrı değerini,
d) Varsa vergi beyanını,
e) Kamulaştırma tarihindeki resmî makamlarca yapılmış kıymettakdirlerini,
f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindekimevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği netgelirini,
g) Arsalarda, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayanemsal satışlara göre satış değerini,
h) Yapılarda, resmî birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını veyıpranma payını,
ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurlarıncevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkatealarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malındeğerini tespit ederler.
Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektirenimar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi içindüşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.
Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırmasebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğügerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,Erdal TERCAN, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’inkatılımlarıyla 17.6.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Volkan HAStarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanunhükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Anlam ve Kapsam
3. Kamulaştırmanın usul ve esaslarınındüzenlendiği 2942 sayılı Kanun’a göre idarelerin, tapuda kayıtlıolan taşınmazlar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünüöncelikle uygulamaları esastır.
4. Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması hâlindeidare, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder vetaşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitiyle bu bedelin peşin veya kamulaştırma3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında,idare adına tesciline karar verilmesini ister.
5. 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesinin birincifıkrasında, kamulaştırılan taşınmazın bedelinin tespitinde tüm taşınmazlar içingözetilmesi gereken ortak esaslar hükme bağlanmıştır. Buna göre kamulaştırılantüm taşınmazlar için geçerli olacak ortak esaslar; taşınmazın cins ve nevi,yüzölçümü, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlar, varsa vergibeyanı, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirleri vebedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerdir.
6. Fıkrada, kamulaştırılan taşınmazınniteliğine göre göz önünde bulundurulması gereken diğer esaslar daöngörülmüştür. İtiraz konusu ilk kural olan, Kanun’un 11. maddesinin birincifıkrasının (f) bendinde arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırmatarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması hâlindegetireceği net gelir, kamulaştırma bedelinin tespitinde gözetilmesi gerekenesaslardan biri olarak belirlenmiştir.
7. Kural ile arazilerinkamulaştırma bedelinin tespitinde “net gelir yöntemi” esasalınmıştır. Bu yöntem uyarınca, yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesindearazilerin, kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartları ile kullanılma şeklibelirlenerek ilgili arazinin bulunduğu yörede ağırlıklı olarak yetiştirilenürünlerin net getirilerinin ortalaması alınmakta, bu itibarla kamulaştırmayakonu arazinin yüzölçümü gözetilerek o yörede ağırlıklı olarak yetiştirilenürünlerin satışından elde edilen hasılata, bu hasılattan üretim maliyetlerininçıkarılması suretiyle net gelire, bunun da hasılatın elde edildiği toplam yılsayısına bölünmesi suretiyle yıllık net gelire ulaşılmaktadır.
8. Ancak bu suretle hesaplanan yıllık net gelir, taşınmazın başlıbaşına kamulaştırma bedeli olmayıp arazinin getirdiği yıllık faizi ifadeetmektedir. Gelire göre değerin belirlenmesinde uygulamada kullanılan rant veyakapitalizasyon yönteminde yıllık net gelir yıllık faiz kabul edilerek, bunugetiren sermayenin ne olduğu saptanmaktadır. Kapitalizasyon faizi, arazinin netgeliri ile gerçek satış değeri arasındaki oranı ifade etmektedir. Yıllık netgelirin, bulunulan bölgedeki arazinin kıymet oranına göre % 3 ila % 15 arasındabelirlenen kapitalizasyon faizine bölünmesi suretiyle ulaşılan meblağ, anılanarazinin kamulaştırma bedeli olarak tespit edilmektedir.
9. İtiraz konusu diğer kural olan Kanun’un 11. maddesinin ikincifıkrasında ise taşınmazın değerinintespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağıdeğer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceğikârın dikkate alınmayacağı hükme bağlanmıştır.
10. Kamulaştırma bedelinin tespitinde esas alınması gereken tüm hususlarınve bu kapsamda itiraz konusu kuralların, Kanun’un 8. maddesine görekamulaştırmayı yapan idare bünyesinde oluşturulan kıymet takdir komisyonlarıtarafından gözetilmesi gerektiği gibi taraflar arasında taşınmazın bedelindeanlaşma sağlanamaması ve idare tarafından kamulaştırma bedelinin tespiti vetescili talebiyle dava açılması hâlinde Kanun’un 15. maddesine göre mahkemecegörevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından da göz önünde bulundurulmasıgerekmektedir.
11. Öte yandan Kanun’un15. maddesinin onbirinci fıkrasında bilirkişilerce yapılan değer tespitinde,idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün esas tutulacağı belirtilmiştir.Anılan hüküm ile 11. maddenin birinci fıkrasının itiraz konusu (f) bendinde yeralan “…kamulaştırma tarihindeki…” ibaresinin birliktedeğerlendirilmesinden, kamulaştırma bedeli üzerinde taraflarca bir anlaşmasağlanamayan hâllerde kamulaştırılan taşınmazın mevkii ve şartları ilekullanılma şeklinin kamulaştırma tarihine göre belirleneceği, özelliklerikamulaştırma tarihi itibariyle bu şekilde belirlenmiş taşınmazın değerinin isedava açma tarihi esas alınarak tespit edileceği anlaşılmaktadır.
B- İtirazın Gerekçesi
12. Başvuru kararındaözetle; itiraz konusu kurallarla kamulaştırma bedelinin tespitindearaziler yönünden net gelir yönteminin benimsendiği ve arazinin hâlihazırkullanma biçiminin esas alındığı, kamulaştırmaya konu taşınmazın ilerisi içindüşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kârın bedel tespitindegözetilmesinin mümkün olmadığı, keşfin icrası sırasında ilgili taşınmazda ekilibulunan ürüne göre kamulaştırma bedelinin tespitinin öngörüldüğü, bunun ise yanyana bulunan ve aynı özelliklere sahip taşınmazlardan kamulaştırma tarihiitibariyle daha yüksek gelir getiren ürünün ekili olduğu arazi ile daha düşükürünün ekili olduğu arazi arasında kamulaştırma bedeli yönünden önemlifarklılıkların ortaya çıkmasına yol açtığı, bireylerin yatırım maksadıyla da arazisatın alabileceği, net gelir yönteminin ise tüm arazilerin zirai gelir eldeedilmesi amacıyla sahiplenildiğine dair bir varsayıma dayandığı, arsalarınkamulaştırma bedelinin tespitinde öngörülen “emsal satış değeri” kriterininaraziler açısından da geçerli olması gerektiği, ancak bu suretle arazileringerçek karşılıklarına ulaşmanın mümkün olabileceği belirtilerekkuralların, Anayasa’nın 35. ve 46. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
C- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
1- Kanun’un, 4650 sayılı Kanun’un 6. Maddesiyle Değiştirilen 11.Maddesinin Birinci Fıkrasının (f) Bendinin İncelenmesi
13. Anayasa’nın 35. maddesinde herkesin, mülkiyet ve mirashaklarına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırıolamayacağı hükme bağlanmıştır.
14. Anayasa’nın kamulaştırmayı düzenleyen 46. maddesinin birincifıkrasında, “Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiğihallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunantaşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas veusullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmayayetkilidir.” denilmektedir. Devlet ve kamu tüzel kişileri tarafındanyapılabilmesi, kamu yararının bulunması, kamulaştırma kararının kanundagösterilen esas ve usullerine uyulması, gerçek karşılığın, kural olarak peşinve nakden ödenmesi kamulaştırmanın anayasal ögeleridir.
15. Anayasa’nın 46. maddesinde öngörülen kamulaştırma, Anayasa’nın35. maddesinde güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkına getirilmiş anayasalbir sınırlamadır. Bu itibarla 46. maddede belirtilen kamulaştırmanın anayasalögelerine uygun bir düzenleme, 35. maddeye bir aykırılık oluşturmayacaktır.
16. Anayasa’nın 46. maddesinde öngörülen, kamulaştırmanın anayasalögelerinden biri “gerçek karşılık” olduğundan, kamulaştırılantaşınmazın bedeline dair yasal düzenlemelerin Anayasa’da öngörülen “gerçekkarşılık” ölçütüne uygun olması gerekmektedir.
17. İtiraz konusu kural uyarınca arazilerin kamulaştırmabedellerinin tespitinde uygulanan “net gelir yöntemi”nde, ilgiliarazinin kamulaştırma tarihindeki kullanılma şekli esas alınmakla birlikte,kamulaştırma tarihinde ya da mahkemece yapılan keşif sırasında hangi ürününekili olduğu önem taşımaksızın o yörede ağırlıklı olarak yetiştirilen ürünlerinnet getirilerinin ortalaması esas alınmaktadır. Zira itiraz konusu kuraldaarazide ekili olan ürünün değil, arazinin mevkii ve şartları ile kullanılmaşeklinin esas alınması öngörülmektedir.
18. Kamulaştırmaya konu araziyi emsallerinden değerli kılanözellik ve değer artırıcı unsurların da mükerrer olmamak kaydıylakapitalizasyon faiz oranının belirlenmesi sırasında veya 11. maddenin birincifıkrasının (ı) bendinde yer alan “objektif değer artırıcı unsur” olarakgöz önünde bulundurulması mümkündür.
19. Araziler, uygulama imar planı içerisinde bulunmayan, belediyeveya belediye mücavir alan sınırları içerisinde bulunsa bile etrafı meskûnolmayan ve belediye hizmetlerinden yararlanmayan taşınmazlardır. Bu nedenlearazilerin emsal satış değerleri arsalara göre genellikle çok daha düşükolmakta, hatta emsal satış değeri dahi bulunmayabilmektedir. Kamulaştırmayakonu arazinin aynı yöredeki diğer arazilere göre daha değerli olmasını sağlayanözelliklerin de kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesi sırasında ya daobjektif değer artırıcı unsur olarak gözetilmesinin mümkün olması nedenleriyleitiraz konusu kuralda öngörülen bedel tespit yönteminin “gerçekkarşılık”a ulaşılmasını sağlayan bir yöntem olmadığı, bu itibarlaAnayasa’nın 46. maddesine aykırı olduğu söylenemez.
20. Öte yandan, Anayasa’nın 46. maddesinde öngörülen “gerçekkarşılık” ölçütü, kamulaştırılan taşınmazın bedelinin belirlenmesinedair yöntemin ve bu kapsamda esas alınan zaman diliminin “gerçekkarşılık”a ulaşılmasını sağlayacak nitelikte olmasını zorunlu kılar.
21. Kanun koyucunun, kamulaştırma bedelinin tespiti sırasındataşınmazın mevkii ve şartları ile kullanılma şeklinin esas alınacağı tarihibelirleme konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu kapsamdabelirlenecek tarih, “gerçek karşılık”a ulaşılmasını sağlayacaknitelikte olmalıdır. Bu çerçevede kamulaştırma aşamasında idare bünyesindeoluşturulan kıymet takdir komisyonlarınca taşınmazın kamulaştırma tarihindekimevkii ve şartları ile kullanılma şeklinin esas alınması suretiyle kamulaştırmabedelinin tespiti, gerçek karşılığa ulaşmaya elverişlidir. Buna karşın, bedelhususunda malikle anlaşılamaması hâlinde yalnızca idare tarafından açılabilecekolan bedel tespiti ve tescil davasında da kamulaştırma bedeli, taşınmazınmevkii ve şartları ile kullanılma şekli bakımından kamulaştırma tarihi esasalınarak belirlendiğinden, idare tarafından açılacak davanın herhangi birsüreye bağlı olmaması, bir başka deyişle idarenin dava açacağı tarihe kadargeçecek sürenin belirsiz olması nedeniyle kamulaştırma tarihinden uzun bir süregeçtikten sonra açılan davalarda itiraz konusu kural, kamulaştırma bedelinintaşınmazın gerçek karşılığı olmayacak şekilde tespitine sebep olabilecektir. Budurumda, ilgili arazinin kamulaştırma tarihindeki şartları ile kullanılmaşeklinin dava tarihi itibariyle değişmiş olması mümkün olduğundan, arazininhâlihazır özellikleri yerine kamulaştırma tarihindeki özellikleriningözetilerek taşınmazın dava açma tarihi itibariyle değerinin belirlenmesi ve busuretle kamulaştırma bedelinin tespiti, arazinin gerçek karşılığına ulaşılmasıbakımından elverişli değildir. Bu nedenlerle idari ve adli aşama ayrımı gözetilmeksizinkamulaştırma bedelinin tespitinde arazinin kamulaştırma tarihindekiözelliklerinin esas alınmasını gerekli kılan, itiraz konusu kuralda yeralan “…kamulaştırma tarihindeki…” ibaresi, Anayasa’nın 46.maddesine aykırıdır.
22. Anayasa’nın 46. maddesinde öngörülen anayasal ögelerdenbirinin bulunmaması kamulaştırma işlemini Anayasa’ya aykırı hâle getireceğigibi, Anayasa’nın 35. maddesi ile korunan ve sınırları belirtilen mülkiyethakkına da aykırılık oluşturur. Bu çerçevede, kamulaştırma bedelinin tespitindekamulaştırmanın anayasal ögelerinden biri olan gerçek karşılığa ulaşılmasınıengelleyen “…kamulaştırma tarihindeki…” ibaresi Anayasa’nın35. maddesine de aykırıdır.
23. Açıklanan nedenlerlekuralda yer alan “…kamulaştırma tarihindeki…” ibaresi Anayasa’nın35. ve 46. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
24. Kuralın kalan bölümüise, Anayasa’nın 35. ve 46. maddelerine aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
2- Kanun’un, 4650 sayılı Kanun’un 6. Maddesiyle Değiştirilen 11.Maddesinin İkinci Fıkrasının İncelenmesi
25. Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyethakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlümalvarlığı hakkını kapsamaktadır. Bununla birlikte, anayasallık denetimindeekonomik değer ifade eden malvarlıklarına ilişkin olarak Anayasa’nın 35.maddesi kapsamında inceleme yapılabilmesi için ilgili mülkün hâlihazırdakişilerin mülkiyetinde bulunması gerekmektedir. Bir kişinin sahibi olduğubir mülkte gelecekte meydana gelebilecek değer artışını veya o mülkün ilerisiiçin düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği düşünülen kârı içerenmülkiyeti kazanma hakkı, kişinin bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursaolsun Anayasa’da yer alan ve korunan mülkiyet kavramı içerisinde değildir.Gelecekte elde edilecek bir kazanç kazanılmadığı veya bu kazanca yönelik icrasımümkün bir iddia mevcut olmadığı sürece bir mülk olarakdeğerlendirilemez. Kişilerin hukuken malik bulunmadıkları malvarlığıdeğerlerine yönelik mülk edinme beklentileri, kural olarak Anayasa’nın 35.maddesi kapsamında koruma görmemektedir.
26. Kamulaştırılan taşınmazın değerinde gelecekte meydanagelebilecek değişikliklerin, bedel tespiti tarihi itibariyle henüzgerçekleşmemiş olması ve bu yöndeki beklentilerin mülkiyet kavramı kapsamındabulunmaması nedeniyle kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsününsebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerinegöre getireceği kârın, kamulaştırma bedelinin tespitinde gözetilmesi mümkündeğildir. Bu durum, Anayasa’nın 46. maddesine göre kamulaştırmanın anayasalögelerinden olan “gerçek karşılık” kavramının da zorunlusonucudur.
27. Açıklanan nedenlerlekural, Anayasa’nın 35. ve 46. maddelerine aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
IV- HÜKÜM
4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun,24.4.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle değiştirilen 11.maddesinin;
A- Birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “…kamulaştırma tarihindeki…” ibaresinin Anayasa’ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE,
B- Birinci fıkrasının (f) bendinin kalan bölümünün Anayasa’yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
C- İkinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE,
26.5.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ