ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/71
Karar Sayısı : 2015/79
Karar Tarihi: 3.9.2015
R.G. Tarih - Sayı : 07.10.2015 - 29495
İPTAL DAVASINI AÇAN : TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Levent GÖK, Engin ALTAY, Özgür ÖZEL ile birlikte114 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU :
1- Eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ileri sürülen,Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7.Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda tesis edilen, Radyo ve TelevizyonÜst Kurulunda (RTÜK) boşalacak Halkların Demokratik Partisi Grubu (HDP) ileMilliyetçi Hareket Partisi Grubuna (MHP) düşen üyelik için yapılacak seçimdeher iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesineilişkin TBMM Başkanlığı işleminin,
2- 14.7.2015 tarihli ve 1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst KuruluÜyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair TBMM Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın RTÜKüyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün,
Anayasa'nın 95. ve 133. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekşekil bakımından iptallerine ve 1096 sayılı TBMM Kararı'nın, Arif FIRTINA'nınRTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün yürürlüğünün durdurulmasına kararverilmesi talebidir.
I- İPTALİ İSTENİLEN METİNLER
A- İptali İstenilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İşlemi
TBMM Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılan usultartışması sonucunda tesis edilen TBMM Başkanlığı işlemi şöyledir:
"Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak HalklarınDemokratik Partisi Grubu ile Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna düşen üyelikiçin yapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oypusulasında yer verilmesi."
B- İptali İstenilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı
TBMM Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde alınan,Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümün de yer aldığı 1096sayılı TBMM Kararı şöyledir:
"15.02.2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve TelevizyonlarınKuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 35'inci maddesi uyarınca, Radyove Televizyon Üst Kurulunda 14.07.2015 tarihinde boşalacak üç üyelik içinGenel Kurulun 14.07.2015 tarihli 7'nciBirleşiminde yapılan seçim sonucunda aşağıdaadı ve soyadı yazılı adaylar Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliklerineseçilmiştir.
ADI VE SOYADI ADAYGÖSTEREN SİYASİ PARTİ GRUBU
Prof. Dr. İlhan YERLİKAYA
Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu
Esat ÇIPLAK
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu
Arif FIRTINA
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu"
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Volkan HAStarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, iptali istenilen TBMM Başkanlığıişlemi ve TBMM Kararı ile dayanılan Anayasa ve ilgili görülen İçtüzükkurallarıyla bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa'nın 148. maddesinin birinci fıkrasında "AnayasaMahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük MilletMeclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler.Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.",85. maddesinde ise "Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veyamilletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncüfıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulukararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekiliveya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğeaykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. AnayasaMahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar."denilmektedir.
3. Anayasa'nın 85. maddesinde sözü edilen yasama dokunulmazlığınınkaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine ilişkin TBMM kararları ileAnayasa'nın 148. maddesinde belirtilen TBMM İçtüzüğü'nün hukuki nitelikleribakımından birer parlamento kararı olduklarında duraksama bulunmamaktadır.Anayasa'da sayılarak gösterilen bu kararlar dışında kalan parlamento kararlarıAnayasa'ya uygunluk denetimine bağlı tutulamamaktadır.
4. TBMM Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılanusul tartışması sonucunda, RTÜK'te boşalacak HDP Grubu ile MHP Grubuna düşenüyelik için yapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oypusulasında yer verilmesine ilişkin olarak TBMM Başkanlığınca tesis edilenişlem dava konusu yapılmış ise de, söz konusu uygulamaya dair alınmış bir GenelKurul kararı bulunmadığından, parlamento kararı ve dolayısıyla içtüzükdeğişikliği niteliğinde olmayan TBMM Başkanlığı işleminin anayasa yargısıdenetimine tâbi olmayacağı açıktır. Açıklanan nedenle, TBMM Başkanlığı işlemineyönelik iptal talebinin görevsizlik nedeniyle reddi gerekir.
5. Anayasa'nın 133. maddesinin ikinci fıkrasına göre RTÜK,dokuz üyeden oluşmakta ve üyeleri, siyasi parti gruplarının üye sayısı oranındabelirlenecek üye sayısının ikişer katı olarak gösterilecek adaylar arasından,her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle TBMM GenelKurulunca seçilmektedir. Buna karşılık, siyasi parti gruplarının üyesayılarının eşit olması hâlinde nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiğine dair birhüküm Anayasa'da ve TBMM İçtüzüğü'nde bulunmamaktadır.
6. Dava konusu TBMM Kararı ile herhangi bir kural konulmamakta,Anayasa'nın 133. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasından ve iki siyasiparti grubunun üye sayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu partigrupları arasında kendiliğinden dağıtımının yapılamamasından kaynaklanan sorunuçözmeye yönelik ve bu hususla sınırlı bir seçim yapılmaktadır. Bu itibarla,dava konusu TBMM Kararı'nın düzenleyici işlem ve İçtüzük değişikliğiniteliğinde olmadığı, mevcut sorunla sınırlı ve bu sorunu çözmeye yönelikmünferit bir parlamento kararı olduğu açıktır. Bu nedenle, söz konusu TBMMKararı'nın, Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkinbölümüne yönelik iptal talebinin de görevsizlik nedeniyle reddi gerekir.
7. Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Erdal TERCAN bu görüşekatılmamışlardır.
III- HÜKÜM
A- Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda tesisedilen, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak Halkların DemokratikPartisi Grubu ile Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna düşen üyelik içinyapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasındayer verilmesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı işleminin şekilbakımından iptali talebinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B- 14.7.2015 tarihli ve 1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst KuruluÜyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı'nın,Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkinbölümünün şekil bakımından iptali talebinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE,Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Erdal TERCAN'ın karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
3.9.2015 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda ortaya çıkan, Radyo veTelevizyon Üst Kurulunda boşalacak Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grubu ileMilliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grubuna düşen üyelik için yapılacak seçimdeher iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesineilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı işlemi ile 14.7.2015 tarihli ve1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyelikleri İçin Yapılan Seçime DairTürkiye Büyük Millet Meclisi Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve TelevizyonÜst Kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün, Anayasa'nın 95. ve 133.maddelerine aykırılıkları ileri sürülerek şekil bakımından iptallerine yönelikbaşvurunun çoğunluk kararıyla görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2. İptal talebinin, 14.7.2015 tarihli ve 1096 sayılı Radyo veTelevizyon Üst Kurulu Üyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair Türkiye Büyük MilletMeclisi Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğineseçilmesine ilişkin bölümünün esasının incelenmesi gerektiğini düşündüğümüzdenaşağıda belirtilen gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmadık.
3. Dava dilekçesinde, 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimisonuçlarına göre Milliyetçi Hareket Partisi ile Halkların Demokratik Partisigruplarının eşit sayıda milletvekiline sahip olmaları nedeniyle, RTÜK'teboşalan ve dağıtımı kendiliğinden yapılamayan bir üyeliğin hangi parti grubunaverileceği konusunda kura yöntemine başvurulması gerektiği, TBMM'nin yerleşikuygulamalarının da bu yönde olduğu, her iki parti grubu adaylarının birlikteseçime tâbi tutulmasının Anayasa'nın 133. maddesine aykırı olduğu, öncelikleTBMM Başkanlığının söz konusu üyeliğin hangi parti grubuna verileceğini tespitetmesi gerektiği, eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olan bu kararın,İçtüzük hükümlerinin değiştirilme usul ve yöntemini belirleyen İçtüzüğün 181.maddesine uyulmamış olması sebebiyle aynı zamanda Anayasa'nın 95. maddesineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4. Çoğunluk gerekçesinde iki siyasi parti grubunun üye sayılarınıneşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti grupları arasında kendiliğindendağıtımının yapılamamasından kaynaklanan sorunu çözmeye yönelik ve bu hususlasınırlı bir seçim yapıldığı, bu nedenle dava konusu TBMM Kararı'nın düzenleyiciişlem ve İçtüzük değişikliği niteliğinde olmadığı, mevcut sorunla sınırlı ve busorunu çözmeye yönelik münferit bir parlamento kararı olduğu ifade edilmiştir.
5. Anayasa koyucu,RTÜK'ün oluşumunda siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında temsiliilkesini öngörmüştür. Anayasa'nın 133. maddesine 21.6.2005 tarihinde eklenenikinci fıkraya göre, "Radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek vedenetlemek amacıyla kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu dokuz üyeden oluşur.Üyeler, siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısınınikişer katı olarak gösterecekleri adaylar arasından, her siyasî parti grubunadüşen üye sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi GenelKurulunca seçilir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu, görev veyetkileri, üyelerinin nitelikleri, seçim usulleri ve görev süreleri kanunladüzenlenir."
6. RTÜK üyelerinin seçimini düzenleyen 15.2.2011 tarihli ve 6112sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un35. Maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre de, "Seçim için, siyasîparti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısının ikişer katıaday gösterilir ve Üst Kurul üyeleri bu adaylar arasından her siyasî partigrubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet MeclisiGenel Kurulunca seçilir. Ancak, siyasî parti gruplarında, Türkiye Büyük MilletMeclisinde yapılacak seçimlerde kime oy kullanılacağına dair görüşme yapılamazve karar alınamaz".
7. Anayasa'nın 133. maddesinde RTÜK'nun dokuz üyeden oluşacağı,üyelerinin siyasi parti gruplarının üye sayıları oranında belirlenecek üyesayılarının ikişer katı adaylar arasından, her siyasi parti grubuna düşen üyesayısı esas alınmak suretiyle TBMM Genel Kurulu tarafından seçileceğibelirtilmiştir. Ancak, Anayasa ve TBMM İçtüzüğünde siyasi parti gruplarının üyesayılarının eşit olması halinde nasıl bir yöntem izleneceğine ilişkin bir hükümbulunmamaktadır.
8. Anayasa'nın 148. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 3. maddelerine göre Anayasa Mahkemesi,kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüğü'nün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uyguluğunu denetler. "Normyaratıcı niteliğiyle diğer parlamento kararlarından ayrılan İçtüzüğüniktidar-muhalefet ilişkilerinde ve Meclis iradesinin gerçeğe uygun biçimdeyansıtılmasında büyük önem taşıdığı bir gerçektir. Normlar hiyerarşisinde enüst noktada yer alan Anayasa, yasalar gibi İçtüzüğün de dayanağı vebelirleyicisidir. Bu nedenle demokratik bir devlette meclislerin kendi iççalışmalarını serbestçe düzenleme konusundaki yetkileri de Anayasa ilesınırlıdır(Anayasa Mahkemesinin 31.1.2002 tarih ve E:2001/129 ve K:2002/24sayılı kararı)".
9. Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili önceki kararlarında daifade edildiği üzere, yasama organınca Anayasa'da öngörülenlerden başka isimleraltında ve başka yöntemler uygulanarak oluşturulan yasama işlemlerinin AnayasaMahkemesi'nin denetimine bağlı olup olmadığının saptanmasında bu işlemlerinnitelik ve kapsamlarının gözetilmesi zorunludur. Bu nitelikteki bir işlemindenetiminin Anayasa Mahkemesi'nin görev alanına girip girmediği belirlenirken,meydana getirilen metnin oluşturulmasında uygulanacak yöntem kadar içeriğininniteliği üzerinde durulması, değer ve etkisinin ortaya konulması denetime bağlıtutulan işlemlerle eşdeğerde ve etkinlikte ise denetiminin yapılması gerekir.Nitekim Anayasa Mahkemesinin 28.12.1999 tarih ve E:1999/37 ve K:1999/49 sayılı,1.5.2007 tarih ve E:2007/45 ve K:2007/54 sayılı kararlarında da, Anayasa'daaçıkça belirtilenler dışında kalan yasama organı işlem ve kararlarının AnayasaMahkemesi denetimine bağlı olup olmadığının saptanmasında, işlem ve kararınoluşmasındaki yöntem kadar bunların konusu, amacı ve niteliği üzerinde dedurulması, etki ve değerlerinin göz önünde tutulmasının gerektiği, bunların,Anayasa'nın uygunluk denetimine bağlı tutulan işlemlerle aynı değer ve etkideolması halinde denetiminin yapılmasının hukuk devleti ilkesinin zorunlu birsonucu olduğu belirtilmiştir.
10. Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarında TBMMGenel Kurulu kararının içeriğinin o karara İçtüzük kuralı niteliği kazandırmayayeterli olduğu, kararın alınmasında İçtüzüğün değiştirilmesine ilişkin yöntemeuyulmamasının kararın niteliğini değiştirmeyeceği gerekçesine yer verilmiştir.Yine Mahkemeye göre, "İçtüzükte yer alan bir kuralın uygulanmasıyeni bir İçtüzük düzenlemesi ya da değişikliği niteliğinde değildir. İçtüzüğünbir kuralının değiştirilmesi ya da İçtüzüğe yeni bir kural konulmasıniteliğinde olan TBMM Genel Kurulu kararları ise, yeni bir İçtüzük kuralısayılır. Bu tür kararların belirli bir olaya ilişkin olarak alındığı,süreklilik kazanan bir İçtüzük kuralı olmadığı, bu nedenle, İçtüzükdüzenlemesi niteliğinde görülemeyeceği ileri sürülemez(Anayasa Mahkemesinin28.12.1999 tarih ve E:1999/37 ve K:1999/49 sayılı kararı)".
11. Anayasa'nın 133. maddesinin ikinci fıkrası, RTÜK'ün oluşumukonusunda soyut, genel, kişilik dışı ve objektif bir ölçüt belirlemiştir. Bunagöre RTÜK üyeliği seçimi, her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esasalınmak suretiyle yapılacaktır. RTÜK üyelerinin TBMM tarafından ve siyasi partigruplarının üye sayısı esas alınmak suretiyle seçilmesinin nedeni, ilgilianayasal hükmün gerekçesinde, radyo ve televizyon yayınlarının kamuoyununoluşumunda çok önemli bir etkisinin bulunması, RTÜK'ün radyo ve televizyonlarınfaaliyetlerini düzenlemek ve denetlemekle görevli ve yetkili olması sebebiyleüyelerinin seçiminde, diğer düzenleyici ve denetleyici kurumlardan farklıolarak TBMM'nin yetkili kılındığı ve bu seçimde siyasi parti gruplarınınadaylarının adalete uygun bir oranda belirlenmesi gerektiği şeklinde ifadeedilmiştir.
12. Anayasa koyucunun özel önem atfettiği RTÜK'ün, özerkliğini vetarafsızlığını sağlamaya yönelik bu ölçütün uygulanması sırasında, siyasi partigruplarının üye sayılarının eşitliği sebebiyle karşılaşılan sorunun çözümündede soyut, genel, kişilik dışı ve objektif bir yöntemin benimsenmesi,Anayasa'nın öngördüğü ölçütün mahiyeti ve anayasa koyucunun gözettiği amaçbakımından zorunludur. Dava konusu kararda ise, üye sayıları eşit olan her ikisiyasi parti grubunun bildirdiği adayların birlikte seçime tâbi tutulmalarısuretiyle söz konusu üyeliğin, hangi siyasi parti grubuna düşeceği konusundaGenel Kurula ve bu bağlamda Meclis çoğunluğuna belirleme yetkisi tanınmıştır.Böylece, Genel Kurul, Anayasa'nın 133. maddesine göre salt adayların seçimikonusunda yetkili iken, bu seçim yöntemiyle Anayasa'ya aykırı olarak, sözkonusu üyeliğin hangi siyasi parti grubuna verileceği konusunda da yetkilikılınmıştır. Böylelikle RTÜK'ün oluşumunda öngörülen anayasal ölçüt Genel Kurulçoğunluğunun iradesine bağlı ve bağımlı hale getirilmiş, RTÜK üyeliğinin hangiparti grubuna verileceğinin, siyasi partiler arasında yapılacak pazarlıklaragöre değişiklik gösterebilmesine imkan sağlayan bir yöntem kabul edilerek seçimyapılmıştır. Bunun ise anayasa koyucunun RTÜK'ün özerkliğini ve tarafsızlığınısağlamaya yönelik amacıyla bağdaşmadığı açıktır. Bu durum karşısında davakonusu TBMM Kararı'nın, "Meclisin çalışmasıyla ilgili yöntem veesaslara" ilişkin olması ve TBMM İçtüzüğü'nde RTÜK üye seçimine ilişkinbir hükmün bulunmaması karşısında yeni bir İçtüzük hükmü ihdas etmesinedenleriyle eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu açıktır. Bunedenle, Çoğunluk gerekçesindeki, "iki siyasi parti grubunun üyesayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti grupları arasındakendiliğinden dağıtımının yapılamamasından kaynaklanan sorunu çözmeye yönelikve bu hususla sınırlı bir seçim yapıldığı, bu nedenle dava konusu TBMMKararı'nın düzenleyici işlem ve İçtüzük değişikliği niteliğinde olmadığı" şeklindekigerekçeye katılma olanağı bulunmamaktadır.
13. Öte yandan, yine gerekçede ifade edilen, "mevcutsorunla sınırlı ve bu sorunu çözmeye yönelik münferit bir parlamentokararı" olması nedeniyle denetlenemeyeceğine ilişkin düşünce debelirsizdir. Zira, bundan sonra iki siyasi parti grubunun üye sayılarının eşitolması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti grupları arasında kendiliğindendağıtımının yapılamadığı tüm hallerde dava konusu TBMM Kararı'nda öngörülenyöntemin uygulanmasına engel bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle çoğunlukgerekçesi, tahmin ve beklentiye dayalı bir yorumdan ibarettir.
14. Belirtilen gerekçelerle, iptali istenilen TBMMKararı'nın, "Meclisin çalışmasıyla ilgili yöntem ve esaslara" ilişkinolması ve TBMM İçtüzüğü'nde RTÜK üye seçimine ilişkin bir hükmün bulunmamasıkarşısında yeni bir İçtüzük hükmü ihdas etmesi nedenleriyle eylemli İçtüzüğüdeğişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa'nın 148. ve 6216 sayılı Kanun'un 35.maddelerine göre anayasa yargısı denetimine tabi olduğu anlaşılmakla TBMMKararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğineseçilmesine dair bölümünün iptaline ilişkin başvurunun esasının incelenmesinekarar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan aksi yöndeki çoğunlukgörüşüne katılmadık.
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) görev ve yetkileri "Genelolarak" Anayasa'nın 87 nci maddesinde sayılmıştır. Buna göreTBMM'nin görev ve yetkileri:
- Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak,
- Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek,
- Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararnameçıkarma yetkisi vermek,
- Bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabuletmek,
- Para basılmasına karar vermek,
- Savaş ilanına karar vermek,
- Milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak,
- TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğun kararı ile genel veözel af ilanına karar vermek,
- Anayasanın diğer maddesinde öngörülen yetkileri vegörevleri yerine getirmektir.
1982 Anayasası'nın ilk orijinal metninde yukarıda sayılan görevlerdışında, 102 nci madde ile Cumhurbaşkanı'nın seçimi görevi de TBMM'neverilmiştir. (31.5.2007 tarih ve 5678 sayılı Kanunla yapılan Anayasadeğişikliğinden sonra ise Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi sistemiöngörülmüştür.) Ancak, Anayasa'nın "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, radyove televizyon kuruluşları ve konuyla ilişkili haber ajansları" başlıklı133 ncü maddesinde 21.6.2005 tarih ve 5370 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle,Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) tüm üyelerinin TBMM'ce seçilmesigörevi de TBMM'ne verilmiş; 7.5.2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunla Anayasanın 74ncü maddesinde yapılan değişiklikle TBMM'ne bağlı olarak kurulan KamuDenetçiliği Kurumu'nun başkanı konumundaki "Kamu Başdenetçisi" nin(Ombudsmanın) seçilmesi görevi de TBMM'ne verilmiş; aynı tarihli Anayasadeğişikliğiyle Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunu düzenleyen 146 ncı maddesindeyapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesi üyelerinden 3 ünü (2 si Sayıştay'ca, 1i baro başkanlarınca seçilen 3 er aday içinden) seçmek görevi de yine TBMM'neverilmiştir. Anılan Anayasa değişiklikleri yapılırken de Anayasa'nın 148 ve 85nci maddelerinde bu değişikliklere paralel düzenleme yapılmamış olduğundan;Anayasa Mahkemesi'ne TBMM İçtüzüğünün şekil ve esas bakımlarından Anayasa'yauygunluğunu denetleme; yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veyamilletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi hallerinde de, anılan TBMM GenelKurul kararının alındığı tarihten başlayarak 7 gün içinde ilgili veya diğer birmillet vekilinin başvurması halinde, bu konuda bir karar verme yetkisitanındığı görülmektedir.
Ne var ki Anayasa hükümlerinin yorumlanmasında sadece ilgilimaddelerin değil, konuyu düzenleyen tüm hükümlerin birlikte değerlendirilipsonuca gidilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, salt Anayasa'nın 85 ve 148nci maddelerinin esas alınarak sonuç çıkarılması doğru olmayıp, 87 ncimaddesinde belirtilen "Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetki vegörevleri" de dikkate alınıp TBMM'nin Anayasa Mahkemesi'nin yargıdenetimine tâbi tasarrufları saptanırken 74 (Kamu Başdenetçisi seçmek), 133(RTÜK üyelerini seçmek) ve 146 ncı (Anayasa Mahkemesi üyelerinden 3 ünü seçmek)maddelerinin de gözönüne alınması Anayasa koyucunun iradesine uygun düşecektir.Yani, Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları ile geliştirdiği "eylemliiçtüzük değişikliği" hallerinde Anayasal denetim yapma ve 85 nci maddedesayılan durumlarda (yasama dokunulmazlığının kaldırılması veya milletvekilidokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin TBMM Genel Kurul kararlarının varlığıhalinde) ve nihayet usulüne uygun yapılan TBMM İçtüzük değişikliklerinin şekilve esas denetimlerini yapmak dışında da, RTÜK üyeliği seçimi, kamubaşdenetçisinin seçimi ve Anayasa Mahkemesi üyelerinden 3 ünün seçimine ilişkinTBMM Genel Kurul kararlarının Anayasa Mahkemesi'nin denetimi dışındabırakıldığını söylemek isabetli bir yorum yöntemi olmayacaktır. İlgili Anayasahükümlerinde (Madde 74, 133 ve 146 da) TBMM'nin seçim yöntemi konusunda detaylıdüzenlemeler olmasına karşın, davanın somutunda olduğu gibi, anılan parlamentokararlarında tatbik edilen yöntemin Anayasadaki hükümlerle bağdaşmadığı önesürüldüğünde, bu konularda TBMM İçtüzüğünde hiç bir hükmün de bulunmadığıdikkate alınarak, yapılan uygulamanın (TBMM kararının) tıpkı AnayasaMahkemesi'nin geliştirdiği içtihatlarda olduğu gibi "içtüzük hükmüihdası" mahiyetini taşıyıp taşımadığı, bu yönü itibariyle de Anayasanınözel düzenlemelerindeki (md. 74, 133, 146) emredici hükümlere uyarlı düşüpdüşmediğinin 148 nci maddede belirtilen kişilerce Anayasa Mahkemesine öngörülensüre içinde getirilmesi halinde Anayasa Mahkemesi'nce de gerekli Anayasaldenetimin yapılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 117 milletvekilince yapılan başvurununkabulü ile işin esasına geçilmesi ve RTÜK üyeliği için yapılan seçimin (TBMMkararının) Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümününAnayasal denetiminin yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, çoğunluğun aksiyöndeki kararına katılamadım.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR