ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/9
Karar Sayısı : 2015/94
Karar Tarihi : 22.10.2015
R.G. Tarih-Sayı : 07.11.2015-29525
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Çankırı1. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 23.3.2005tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve UygulamaŞekli Hakkında Kanun'a, 2.12.2014 tarihli ve 6572 sayılı Kanun'un 45.maddesiyle eklenen geçici 9. maddenin Anayasa'nın 2., 10., 36., 90., 141. ve142. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve özel belgedesahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu geçici 9. maddesi şöyledir:
"31/12/2019 tarihine kadar, asliye ceza mahkemelerindeyapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz ve katılma hususundaCumhuriyet savcısının görüşü alınmaz. Ancak, verilen hükümler ile tutuklamayaveya salıverilmeye ilişkin kararlara karşı Cumhuriyet savcısının kanun yolunabaşvurabilmesi amacıyla dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleriuyarınca, Zühtü ARSLAN, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN ve Kadir ÖZKAYA'nın katılımlarıyla 18.2.2015 tarihinde yapılanilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cengiz ERTENtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, Cumhuriyet savcısının adilyargılamanın varlığı, hukukun etkinliği ve toplum huzurunun sağlanması içinolmazsa olmaz bir görev ifa ettiği, itiraz konusu kuralla Cumhuriyetsavcılarının asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalara katılmamalarınınadeta kalıcı hâle getirildiği, sanığın leh ve aleyhine olan kanıtları toplamave değerlendirme konusunda görev yapan Cumhuriyet savcısının yargılamada yeralmamasının sanığın savunma hakkını kısıtladığı, Cumhuriyet savcısının katılmadığıbir yargılamada hâkimin yeteri kadar etkin olamayacağı ya da bir yönüylesavcılaşacağı, askerî mahkemelerde, Yüce Divanda, Askerî Yargıtay veYargıtay'ın ilk derece mahkemesi olarak görev yaptığı yargılamalarda savcılıkmakamı duruşmada yer almasına rağmen, asliye ceza mahkemelerindekiyargılamalarda yer almayacak olmasının bu mahkemelerde yargılananlar yönündeneşitliğe aykırı bir durum ortaya çıkardığı, Cumhuriyet savcılarının varlıkkoşulları geçici bir süre askıya alınmakla birlikte yerine başka önlemleralınmamasının adil yargılanma kurallarını ihlâl ettiği, yargılamada yer almayanve kanıtları tartışamayan Cumhuriyet savcısının, bunu yargılama sonrası yapmakistediğinde kanun yoluna gitmek durumunda kalacağı, böylece davanın mümkün olansüratle sonuçlandırılmasının önüne geçileceği ve yargılama giderlerininartmasına yol açılacağı, düzenleme kanun ile yapılmış olsa bile hukuk devletineve demokratik toplum gereklerine uygun gerekçelere yer verilmediği belirtilerekkuralın, Anayasa'nın 2., 10. , 36., 90., 141. ve 142. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
B. Anayasaya Aykırılık Sorunu
4. İtiraz konusu kuralda, 31.12.2019 tarihine kadar, asliyeceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı vekatılma hususunda Cumhuriyet savcısının görüşünün alınmayacağı, ancak verilenhükümler ile tutuklamaya veya salıverilmeye ilişkin kararlara karşı Cumhuriyetsavcısının kanun yoluna başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyetbaşsavcılığına gönderileceği hüküm altına alınmıştır.
5. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylemve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlüklerikoruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukukave Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olandevlettir.
6. Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen "kanun önündeeşitlik" ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur.Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlikilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işlemebağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamınagelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'daöngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
7. Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36.maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşrû vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." denilerek yargıorganlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme hakkı ile bunun doğal sonucuolarak iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altınaalınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin birincifıkrasında da her şahsın kanuni, müstakil ve tarafsız bir mahkeme tarafındandavasının dinlenilmesini isteme hakkı olduğu belirtilmiştir.
8. Anayasa'nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir."denilmek suretiyle davaların makul süre içinde bitirilmesi gerekliliği ifadeedilmiştir. Bu ilke gereğince Devlet, yargılamaların gereksiz yereuzamasını engelleyecek etkin önlemler almak zorundadır. Bu bağlamda, hukuksisteminde ve özellikle yargılama usulünde, yargılamaların makul süreiçerisinde bitirilmesini olanaklı kılacak şekilde usul kurallarına yerverilmesi, adil yargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu amaçla alınacakkanunî tedbirlerin ve öngörülen çarelerin, yargılama sonucunda işin esasınayönelik adil ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesine engel oluşturmamasıgerektiği de tartışmasızdır.
9. Anayasa'nın 142. maddesinde "Mahkemelerinkuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunladüzenlenir."hükmü yer almaktadır. Kanunla kurulmuş, bağımsız vetarafsız mahkeme ilkesi, savunma hakkını içeren hak arama hürriyeti ile adilyargılanma hakkının temelidir. Anayasa'da ve uluslararası sözleşmelerde "mahkeme"kavramı için belirli bir şekil şartı aranmamakta, kanunla kurulmuş, bağımsız,tarafsız, yargılama usulü güvencesine ve bağlayıcı karar verme yetkisine sahipyargı yerleri, mahkeme olarak kabul edilmektedir. Anayasal anlamda mahkemeninolmazsa olmaz şartı ise uyuşmazlığı çözmekle görevli bağımsız ve tarafsızhâkimin bulunmasıdır. Söz konusu ilkelere aykırı olmamak üzere kanun koyucununmahkemelerin oluşum, kuruluş ve çalışma usullerini belirlemesi mümkündür.Ayrıca, kanun koyucunun Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun anakurallarına bağlı kalmak koşuluyla, soruşturma ve yargılamaya ilişkin olarakhangi yöntemlerin uygulanacağının belirlenmesindeki takdir yetkisi, kamu yararıve kamu düzeni gibi nedenler gözetilerek kullanılır.
10. Ceza muhakemesinin gayesi maddi gerçeği araştırmaktır.Ceza muhakemesi hukukunda gerçeğe ulaşma, kolektif yargılama yöntemi ilesağlanmaktadır. Bu yöntem, yargılamanın bütün süjelerinin düşüncelerini açıkbir şekilde ortaya koymasını, bu suretle her bir süjenin durumdan haberdarolmasını ve aleniyeti sağlar.
11. Günümüzde iddia, yargılama faaliyetinin ve bunun sonucundamaddi gerçeğe ulaşmanın vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilmektedir. İddiamakamı olarak Cumhuriyet savcısı, ceza muhakemesinin gayesini gerçekleştirmekiçin sanığın lehine ve aleyhine deliller toplayan, ileri süren, kamu adınataleplerde bulunan ceza muhakemesi süjesidir. İddia makamının bu göreviniyerine getirmesi için duruşmalara katılması zorunlu değildir. Bu görev, maddigerçeğin araştırılmasını amaç edinen bir soruşturma yapılması, böyle birsoruşturmadan elde edilen sanığın lehindeki ve aleyhindeki bütün delillerinhâkim veya mahkemeye sunulması, bu delillerin tartışılmasının sağlanması vekararlara karşı kanun yollarına gidilmesi suretiyle de yerine getirilebilir.
12. Yasama belgelerinin incelenmesinden, itiraz konusukuralın, bir yandan Cumhuriyet savcılarının soruşturmaları daha etkin vesüratli bir şekilde yürütebilmelerine imkân sağlanması, diğer yandan sulh cezamahkemelerinin kapatılması ve bölge adliye mahkemelerinin yakın zamandafaaliyete geçirilmesinin planlanması nedeniyle ortaya çıkan Cumhuriyet savcısıihtiyacının karşılanması amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır. Buçerçevede, Cumhuriyet savcısının duruşmada bulunmaması ve katılma konusundagörüşünün alınmaması kanun koyucunun takdiri kapsamında olup, söz konusuyetkinin bu yönde kullanılması yargı yerinin mahkeme sıfatını kaybetmesisonucuna yol açmaz.
13. Ceza muhakemesinde mahkeme, dava açıldıktan sonrapasif konumda olmayıp, hüküm vermek için yeterli kanaate ulaşıncaya kadar maddigerçeği araştırmaya devam etmek zorundadır. Maddi gerçeği resen araştırmailkesi uyarınca mahkemeler, Cumhuriyet savcısının ortaya koyduğu delillerlebağlı olmadıkları gibi hüküm için gerekli tüm araştırmaları kendiliğindenyapmak ve tarafların haklarını korumakla yükümlüdürler. Bu nedenle, Cumhuriyetsavcısının duruşmada bulunmaması ve katılma hususunda görüşünün alınmaması,adil yargılanma ilkesi ile mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkelerineaykırılık oluşturmamaktadır.
14. Öte yandan, asliye ceza mahkemelerinde yürütülen yargılamalarile Yüce Divanda, Yargıtay'da, Askerî Yargıtay'da ve askerî mahkemelerdeyürütülen yargılamalara ilişkin iş yükü ve Cumhuriyet savcısı ihtiyacının aynıolmaması nedeniyle, itiraz konusu kural ile getirilen düzenlemenin eşitlikilkesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
15. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 10., 36.,141. ve 142. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
16. Kuralın Anayasa'nın 90. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV- HÜKÜM
23.3.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi KanunununYürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a, 2.12.2014 tarihli ve 6572 sayılıKanun'un 45. maddesiyle eklenen geçici 9. maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığınave itirazın REDDİNE, 22.10.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ