ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2015/97
Karar Sayısı : 2016/10
Karar Tarihi : 10.2.2016
R.G. Tarih-Sayı : 03.03.2016-29642
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Trabzon 2. İşMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 31.5.2006 tarihli ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 96. maddesininbirinci fıkrasının, 13.2.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un 44. maddesiyledeğiştirilen (b) bendinin, Anayasa'nın 2., 13., 35., 60. ve 125. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sosyal Güvenlik Kurumu'nun hatalı işlemi sonucu yersizolarak yapıldığı tespit edilen sağlık yardımının iadesi için ilgili aleyhinebaşlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine, Kurum tarafından açılandavada itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 96. maddesi şöyledir:
"Yersiz ödemelerin geri alınması
MADDE 96- Kurumca işverenlere,sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara vebunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmaklayükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen buKanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemintespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, buödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalıişlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılanödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ayiçinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihtensonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,
itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerinKurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genelhükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarakborç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili haksahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibineyapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintininbaşlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplananborç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddeninuygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacakyönetmelikle düzenlenir."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca,Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, SerruhKALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Nuri NECİPOĞLU,Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ,Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ'in katılımlarıyla 25.11.2015tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cengiz ERTENtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, hukukun vatandaşlaraöngörülebilirlik ve güven sağlaması gerektiği, keyfi şekilde düzenlenenyaptırımların ve vatandaşlara getirilen yükümlülüklerin hukuk devleti ilkesineaykırı olduğu, önceden yapılan ödemelerin geri alınmasına ilişkin düzenlemeninmülkiyet hakkıyla birlikte ağır yaptırım öngörmesi nedeniyle ölçülülük ilkesinide ihlal ettiği, Kurum'un kendi kusurundan dolayı tek taraflı olarak emeklilikstatüsünü iptaliyle ortaya çıkan zarardan vatandaşın sorumlu tutulmasınınDevlet'in yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiği, Kurum'un kusuru nedeniylehatalı olarak tesis edilen işlemden kaynaklanan ödemelerin iadesinin işmahkemelerine açılan davalar ile sağlandığı ve hatalı işlem nedeniyle uğranılanzararın Kurum'dan tahsili talebinin bu düzenleme karşısında sonuçsuz kalacağıbelirtilerek, kuralın Anayasa'nın 2., 13., 35., 60. ve 125. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
4. İtiraz konusu kural, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun hatalıişlemi sonucunda fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen 5510 sayılıKanun kapsamındaki her türlü ödemelerden, bu işlemin tespit tarihinden geriyedoğru en fazla beş yıllık süredeki ödemelerin iadesinde, ilgiliye tebliğedildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılması halinde faizuygulanmayacağını, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılmasıhalindeyse, bu süre sonundan itibaren hesaplanacak kanunî faizin uygulanacağınıhüküm altına almaktadır.
5. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa'ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa vekanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukukdevletinde kanunların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucunun,Anayasa'ya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla her türlüdüzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır.
6. Kural, sebepsiz zenginleşmede geri verme konusuna ilişkin özelbir düzenleme niteliğinde olup, Kurum'un hatalı işlemi nedeniyle ilgiliyeyapılan fazla veya yersiz ödemeye bağlanan sonuçları öngörmektedir.Kuralın, Kurum tarafından Kanun'a aykırı şekilde ilgililere yapılanödemelerin geri alınmasıyla Kurum'un gider kaybının önlenmesini ve Kurum'unaleyhine sebepsiz zenginleşmeye engel olunmasını sağlamak için kamu yararıamacıyla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir düzenlemenin anayasal sınırlariçinde kanun koyucunun takdirinde olduğu da açıktır.
7. Öte yandan Kurum'un hatalı işleminden kaynaklanannedenlerle yapılan fazla veya yersiz ödemelerin yaptırımı, ilgililerin kasıtlıveya kusurlu davranışı sonucu yapılan fazla veya yersiz ödemelerin hükümlerinegöre hafifletilmiş, kanun koyucu sebepsiz zenginleşene hatalı işlemintebliğinden itibaren yirmidört ay gibi uzun bir süre faizsiz iade yapması içinseçenek tanımıştır. Dolayısıyla kural Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukukdevleti ilkesine aykırı değildir.
8. Mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden veparayla değerlendirilebilen her türlü malvarlığı haklarını kapsamaktadır.Bununla birlikte, anayasallık denetiminde ekonomik değer ifade edenmalvarlıklarına ilişkin olarak Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında incelemeyapılabilmesi için ilgili mülkün hâlihazırda kişilerin mülkiyetinde bulunmasıgerekmektedir. Kişilerin hukuken malik bulunmadıkları malvarlığı değerlerineyönelik mülk edinme beklentileri, kural olarak Anayasa'nın 35. maddesikapsamında koruma görmemektedir.
9. Sosyal hukuk devletinin somut göstergelerinden biri olansosyal güvenlik hakkının yer aldığı Anayasa'nın 60. maddesinin birincifıkrasında, "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir." denilmektedir.Bu hüküm bireylere yaşlılık, hastalık, kaza, ölüm ve malullük gibi sosyalriskler karşısında asgari ölçüde bir yaşam düzeyi sağlamayı amaçlamaktadır.Aynı maddenin ikinci fıkrasında da "Devlet, bu güvenliğisağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." denilerekbu görevin, Devlet tarafından oluşturulacak kuruluşlar yoluyla yerinegetirilmesi öngörülmektedir.
10. Kural, var olmayan bir sosyal güvenlik hakkınıngerçekleştiği zannıyla Kurum'un hatalı işlemiyle ilgililere yaptığı vemalvarlıklarında sebepsiz zenginleşmeye yol açan yersiz ödemelerin iadesineilişkindir. Bu nedenle kişinin malvarlığında ekonomik bir değer taşımaklabirlikte geçerliliği bulunmayan bir sosyal güvenlik hakkından kaynaklananyersiz ödemenin iadesi talebini düzenleyen kuralın mülkiyet hakkı ve sosyalgüvenlik hakkıyla bir ilgisi bulunmamaktadır.
11. Anayasa'nın 125. maddesine göre idarenin her türlü eylemve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Anayasa'da açıkça yazılı olanlarındışında, idarenin hiçbir eylem ve işlemi yargı denetiminin dışına çıkarılamazve bu işlemlere karşı yargı mercileri önünde hak arama özgürlüğü kısıtlanamaz.Kuralın, bakılmakta olan davadaki gibi yargı denetimine tâbi bulunduğu açıktır.Bu bağlamda yersiz ödemelerin iadesine ilişkin kararlar yargı denetimi dışınaçıkarılmadığından kural Anayasa'ya aykırı değildir.
12. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 125.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
13. Kuralın Anayasa'nın 13., 35. ve 60. maddeleriyle bir ilgisigörülmemiştir.
14. Celal Mümtaz AKINCI bu görüşe katılmamıştır.
IV- HÜKÜM
31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 96. maddesinin birinci fıkrasının, 13.2.2011tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle değiştirilen (b) bendininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Celal Mümtaz AKINCI'nınkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 10.2.2016 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
KARŞI OY GEREKÇESİ
1- Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işlemi sonucu yersiz olarakyapıldığı tespit edilen sağlık yardımının iadesi için ilgili aleyhinebaşlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine, Kurum tarafından açılandavada itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 13., 60. ve 125. maddelerineaykırı olduğu ileri süren mahkeme iptali için başvurmuştur.
2- İtiraz konusu kural, Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işlemisonucunda fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen 5510 sayılı Kanunkapsamındaki her türlü ödemelerden, bu işlemin tespit tarihinden geriye doğruen fazla beş yıllık süredeki ödemelerin iadesinde, ilgiliye tebliğ edildiğitarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılması halinde faiz uygulanmayacağını,yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılması halindeyse, bu süresonundan itibaren hesaplanacak kanunî faizin uygulanacağını hüküm altınaalmaktadır.
3- İptali istenilen kuralın yer aldığı 5510 sayılı Kanun'un 96.maddesi "Yersiz ödemelerin geri alınması" başlığınıtaşımakta, İtiraz konusu (b) bendinde ise, "Kurumun hatalıişlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru enfazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiğitarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidörtaylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdanalacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümleregöre geri alınır." denilmektedir.
4- Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti,insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylemve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa'ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasave kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukukdevletinde kanunların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanunkoyucunun, Anayasa'ya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla hertürlü düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır.
5- Dava konusu olayda, sigortalıya çalıştığı esnada her nasılsaiki sigorta sicil numarası verilmiş ve sigortalı yaşlılık aylığı almayı hakettiğinde hizmetlerinin birleştirilmesi suretiyle kendisine aylık bağlanmasınıistemiştir. Kurum hizmet birleştirmesi sırasında başka bir sigortalıya ait 120günlük hizmeti ilgili sigortalının hizmeti sanarak bu süreyi de dahil edereksigortalıya yaşlılık aylığı bağlamıştır. Yaklaşık beş yıl bir ay sonra kurumhatasını fark etmiş ve geriye dönük beş yıl içinde sigortalıya yapılanaylıklardan dolayı kendisine borç çıkarttığı gibi verilen sağlık hizmetinedeniyle de 7.446,73 TL'nin de emekli sigortalıdan istirdadıistenilmiştir. Mahkememiz çoğunluğunca kuralın, sebepsiz zenginleşmede geriverme konusuna ilişkin özel bir düzenleme olduğu, "kurumun hatalıişlemi nedeniyle ilgiliye yersiz veya fazladan yapılan ödemelerin gerialınmasıyla Kurum'un gider kaybının önlenmesi, Kurum aleyhine sebepsizzenginleşmenin önlenmesi için kamu yararı amacıyla çıkarıldığı"ifadeolunmuştur.
6- Bu düşünceye katılmak mümkün olmamıştır. Çünkü; "hukukdevleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletlibir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan,Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarınaegemen kılan devlet" olduğuna göre hukuk devletindekişinin sebep olmadığı hatalı işlemden sorumlu tutulması mümkün değildir.Devletin, idarenin veya bir Kurumun hatasından dolayı yasayla, ilgili(olayımızda sigortalı) sorumlu tutuluyorsa, devletin "Hukuk Devleti"değil "Kanun devleti" olduğu algısı ortaya çıkar. Çünkü HukukDevletinde, kişinin kendi hatasından, kusurundan yararlanamaması esastır.Başkasının hatasından sorumlu tutulmamak da genel kabul görmüş birkuraldır.
7- Ayrıca, "kuralın sebepsiz zenginleşmede geri vermekonusuna ilişkin özel bir düzenleme olduğu" yönündeki gerekçeye dekatılmak mümkün değildir. Çünkü ortada bir sebepsiz zenginleşme deyoktur. Şayet kurum hatalı işlem yapmasa idi, sigortalı 120 gün daha çalışacak,çalıştığı bu süre içinde adına işveren tarafından prim ödendiği için Kurumdansağlık hizmeti almaya devam edecekti. Kurumun hatalı işlemi sonucu kişinin 120gün erken emekli edilmesi kendisine hak etmediği bir sağlık hizmetinibahşetmemiştir. Yani sigortalı hiç hak etmediği bir hizmeti almış, dolayısıyla dasebepsiz zenginleşmiş değildir. Sigortalı aktif sigortalı iken aldığı sağlıkhizmetini kurumun hatalı işlemi sonucu 120 gün önce emekli sigortalı olarakalmaya başlamıştır. Bu nedenle "sebepsiz zenginleşme" den bahsetmekmümkün değildir.
Kurumun gider kaybının önlenmesi düşüncesine de katılmak mümkünolmamıştır. Çünkü olayda kurumun gider kaybına uğradığı da söylenemez, yukarıdaifade olunduğu gibi sigortalı 120 gün erken emekli edilerek hak etmediği birhizmeti almış, Kurum da sigortalıya hak etmediği bir hizmeti vermiş değildir.Sadece aktif sigortalı olarak alınan sağlık hizmeti emeklilikten sonra da (120gün önce) verilmeye devam olunmuştur. Yani kurum sağlık hizmeti verme yönündenbir gider kaybına uğramış değildir.Bir an için gider kaybına uğradığıvarsayılsa dahi bu gider kaybının müsebbibi sigortalı değil Kurum ve Kurumçalışanlarıdır. "Hukuk Devleti"nde esas olan, hatayı yapanınhatasının bedelini ödemesi, hatasının sonucuna katlanmasıdır.
8- Bu kapsamda AİHM'in Devletin kusuru nedeniyleyanlışlıkla kazanılan mülkiyet haklarını, ortadan kaldırılıncaya kadar Protokol1-1 anlamında "mülk" kabul ettiği çok sayıda kararı vardır. AİHM budurumlarda, yanlışlıkla verilen ekonomik değere ilişkin hakkın ortadankaldırılmasını 'mülkiyet hakkı'na müdahale olarak ele almakta, bunun ihlalteşkil edip etmediği yönünde değerlendirme yapmakta, bu kapsamda Devletinyapılan hatayı düzeltmesinin meşru bir amaç taşıdığını belirtmekte, müdahaleninorantılılığı yönünden Devletin "iyi yönetim" ilkesine uygun davranıpdavranmadığını incelemektedir. Mahkeme bu ilkeye göre, idarenin hatayıdüzeltirken iyi bir zamanlamayla, uygun bir şekilde ve en önemlisi tutarlıolarak hareket edip etmediğini değerlendirmektedir. Ayrıca, Devletinkendi hatasından kaynaklanan riskleri kendisinin yüklenmesigerektiğine vurguyapmaktadır. Son olarak ifade etmek gerekir ki, Mahkeme, hataylaelde edilen ekonomik değerin sonradan ortadan kaldırılmasını 'mülkiyet hakkı'kapsamında incelerken bu ekonomik değerlerin elde edilmesinde başvurucunun iyiniyetli olup olmadığını dikkate almaktadır.
Nitekim AİHM, Moskal/Polonya kararında,başvurucunun şartları oluşmamasına rağmen erken emekli edilmesi ve durumunyaklaşık on ay sonra anlaşılması üzerine emeklilik işleminin iptal edilmesineilişkin olayda, Polonya Hükümetinin başvurucunun bir mülkiyet hakkınındoğmamış olduğu yönündeki itirazını reddetmiş ve başvuruyu yukarıda belirtilençerçevede mülkiyet hakkı kapsamında esastan incelemiştir.
9- Mahkememiz Bireysel Başvuru İkinci Bölümünün 2013/3391sayılı Bülent Akgül kararında da, benzer şekilde; "Başvurucu,506 sayılı mülga Kanun'un 53. maddesinin son fıkrasına göremaluliyet sigortasından ödenen aylıkların geri istenemeyeceğini ileri sürmesineve başvurucuya maluliyet aylığının bağlandığı tarihte anılan hüküm yürürlükteolmasına rağmen Mahkemece, SSK Hastanesinin raporuna istinaden SGK tarafındanbaşvurucuya ödenen. maaşların SGK'ya geri ödenmesine karar verilmesininbaşvurucunun mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği(ne) ve mülkiyet hakkınınihlal edildiğine (paragraf 62-63), ihlal ve sonuçlarını ortadan kaldırmak içinyeniden yargılama yapılmak üzere kararın (ilgili) İş Mahkemesine gönderilmesine(Hüküm D bendi)" karar verilmiştir.
10- Anayasa yargısının amacının Anayasa'ya aykırı kurallarıdenetleyerek Anayasa'ya aykırılığı gidermek olduğu dikkate alındığında da,Anayasa'ya aykırı kuralın soyut norm denetimi esnasında iptal edilmeyipyürürlükte kalması, ilk derece mahkemesine dahi gelmeyecek bir meselenin önceilk derece mahkemesine, sonra Yargıtaya ve son olarak da bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine kadar gelmesine neden olacaktır ki budurumun Anayasa'nın 141. maddesi son fıkrasında ifade olunan "Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargınıngörevidir." ilkesine aykırılık teşkil edeceği açıktır.
11- Öte yandan Anayasa'nın 2. maddesinde ifade olunan, "Türkiye Cumhuriyetinin, Sosyal Bir Hukuk Devleti" olduğu ilkesi yönünden de kural değerlendirildiğinde ve Sosyal Hukuk DevletininAnayasa Mahkemesi kararlarında, "güçsüzleri güçlüler karşısındakoruyarak gerçek eşitliği, sosyal adaleti ve toplumsal dengeyisağlamak"(la) yükümlü, "insan hak ve özgürlüklerinesaygı gösteren, bireyin huzur ve refahını gerçekleştiren vegüvence altına alan, kişi ile toplum arasında denge kuran. Çalışanların insancayaşaması, çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için sosyal, iktisadimali tedbirler alarak çalışanları koruyan. Adaletli hukuk düzenini kuran vebunu devam ettirmekle kendini yükümlü sayan, hukuka bağlı. Devlet" olaraktanımlandığı. İptali istenilen kuralın bu "Sosyal Devlet" tanımına daaykırı olduğu kanaatindeyim.
12- Yukarıda açıklanmaya çalışılan nedenlerle, 5510 sayılı Kanun'un96. maddesi birinci fıkrasının (b) bendinin, Anayasa'nın 2. ve 35. maddelerineaykırı olduğunu düşündüğümden çoğunluk görüşüne katılmadım.
Üye
Celal Mümtaz AKINCI