ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/162
Karar Sayısı : 2017/156
Karar Tarihi : 15.11.2017
R.G.Tarih-Sayısı : 8.12.2017-30264
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Bursa7. Tüketici Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 7.11.2013tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70. maddesinin(6) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Tüketici Hakem Heyetincetüketici lehine verilen kararların iptali talebiyle açılan davada itiraz konusukuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın yer aldığı 70. maddesi şöyledir:
“Karar ve karara itiraz
MADDE 70 (1) İl ve ilçe tüketici hakem heyetinin verdiğikararlar tarafları bağlar. (Ek cümle: 10/9/2014 - 6552/140 md.) Tüketici hakemheyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez.
(2) Tüketici hakem heyeti kararları 11/2/1959 tarihli ve 7201sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre taraflara tebliğ edilir. Tüketici hakemheyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesihakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.
(3) Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğuyerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyetikararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakemheyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.
(4) İtiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da,kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabuledilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayıgerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerekveya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimliklerine, ticariunvanlarına ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarıhakkında da bu hüküm uygulanır. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilengerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır.
(5) Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazüzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.
(6) Tüketici hakem heyetlerinin tüketicilehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptalidurumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbitarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir.
(7) Uyuşmazlıkla ilgili olarak tüketici hakem heyeti tarafındantüketici aleyhine verilen kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkçakarşılanır. Uyuşmazlığın tüketicinin lehine sonuçlanması durumunda ise,tebligat ve bilirkişi ücretleri 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre karşı taraftantahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve RıdvanGÜLEÇ’in katılımlarıyla 7.9.2016 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri,Raportör Fatma KARAMAN ODABAŞI tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle tüketici tarafın her zaman zayıf vekorunmaya muhtaç, satıcı veya hizmet sağlayıcıların ise güçlü konumdabulundukları varsayımından hareketle itiraz konusu kuralda tüketici hakemheyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında,kararın iptali durumunda tüketici aleyhine nisbi tarife üzerinden vekâletücretine hükmedilmesinin öngörüldüğü, sadece tüketici lehine getirilendüzenlemenin satıcı ve hizmet sağlayıcılar ile tüketici arasında eşitsizliğeneden olduğu, satıcı ve hizmet sağlayıcıların pek çoğunun küçük esnaf oluptüketici kadar korunmaya layık bulundukları belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2.ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kuralAnayasa’nın 172. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5. İtiraz konusu kuralda; tüketici hakem heyetlerinin tüketicilehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında kararın iptalidurumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbitarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedileceği öngörülmektedir.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan “sosyal hukuk devleti”insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarınıgüvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil birdenge kurabilen, millî gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gerekenönlemleri alan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsaldengeleri gözeten devlettir.
7. Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen “kanun önünde eşitlik”ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemlideğil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumdabulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak,ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumdabulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısındaeşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yöndenaynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler,kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamalarıgerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklıkurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
8. Anayasa’nın 172. maddesinde; devletin tüketicileri koruyucuve aydınlatıcı tedbirleri alacağı, tüketicilerin kendilerini koruyucugirişimleri teşvik edeceği ifade edilerek tüketicilerin haklarının korunmasınailişkin doğrudan ve özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Maddenin gerekçesindede özetle tüketicilerin korunmasının “tüketici toplumu” diyeadlandırılan belli bir gelişmişlik seviyesindeki ülkelerde ortaya çıkmış olmaklabirlikte- bu ölçüde gelişmemiş ülkelerde de toplumsal bir problem olduğununsonradan görüldüğü ve bu konuda getirilecek tedbirlerin tüketicilerikoruyacağı, tüketicinin korunmasının bir serbest piyasa ekonomisi tedbiriolduğu, her şeyden önce tüketicilerde “tüketici bilinci” ninoluşturulması gerektiği, devletin tüketicileri koruyucu başka tedbirler dealabileceği belirtilmiştir.
9. 6502 sayılı Kanun, tüketicileri korumak amacıyla çıkarılmışve Kanun’un amacı, 1. maddesinde “kamu yararına uygun olarak tüketicininsağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazminedici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı vebilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucugirişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasındagönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek” şeklindebelirtilmiştir.
10. İtiraz konusu kuralın gerekçesinde ise uygulamada, tüketicihakem heyetinin kararlarına karşı itiraz edilmesi ve mahkemenin tüketici hakemheyetinin kararını bozması durumunda tüketicilerin, dava konusu edilen miktaragöre yüksek meblağlarda vekâlet ücreti ödemek zorunda kaldıkları, bu durumuntüketicilerin haklarını kullanmaları konusunda isteksiz davranmalarına yolaçtığı, tüketicilerin haklarını aramaları konusunda tüketicileri özendirmekmaksadıyla tüketici hakem heyeti kararına karşı mahkemede vekil vasıtasıylaitiraz edilmesi durumunda tüketicinin tarifeye göre nisbi tarife üzerindenvekâlet ücreti ödeyeceği, tarifenin maktu vekâlete ilişkin asgari tutarlarınınuygulanmayacağı belirtilmiştir.
11. İtiraz konusu kuralla konusu para olan veya para iledeğerlendirilebilen davalar yönünden vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari ÜcretTarifesi uyarınca nisbi tarife üzerinden belirlenecektir. İtiraz konusu kuralgerekçesiyle birlikte değerlendirildiğinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin13. maddesinin birinci fıkrasında, ücretin maktu vekâlet ücretinin altındakalmayacağı ve ikinci fıkrasında, ücretin davanın kabul veya reddedilenmiktarını geçemeyeceği şeklindeki kuralların itiraz konusu kural yönündengeçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre yalnızca tüketici hakemheyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarıylasınırlı olmak üzere kararın iptali hâlinde tüketici aleyhine hükmedilecekvekâlet ücreti herhangi bir sınır gözetilmeksizin nisbi tarife üzerindenhesaplanacaktır.
12. Anayasa’nın sosyal hukuk devleti anlayışını öngören 2.maddesi ve tüketicilerin korunmasına ilişkin 172. maddesi birlikte göz önünealındığında satıcı veya hizmet sağlayıcılar ile onlara göre zayıf konumdabulunan tüketiciler arasında doğal olarak bulunan dengesizliğin giderilmesiiçin Anayasa’da belirtilen kurallara dayanılarak yürürlükteki hukuk kurallarındagenel olarak tüketici haklarının korunmasına ve sosyal adaletingerçekleştirilmesine yönelik düzenlemeler yapıldığı, bunlardan birinin detüketici hakem heyeti kararına karşı tüketici mahkemelerinde tüketici aleyhineaçılacak itiraz davalarında kararın iptali durumunda tüketici aleyhine nisbitarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi olduğu anlaşılmaktadır.
13. Tüketici hakem heyetlerince lehine verilen bir kararınmahkeme önüne taşınması ihtimali bulunan tüketicilerin reddedilen dava konusumiktar üzerinden hesaplanan vekâlet ücretini karşı tarafa ödemeye mahkûmedilmeleri ihtimali veya olgusu, belirli dava koşulları çerçevesindetüketicilerin en baştan haklarını aramaları konusunda isteksiz davranmalarınasebebiyet verebilecek ve bu bakımdan caydırıcı olabilecektir. Davanın özelkoşulları çerçevesinde masrafların makullüğü ve orantılılığı, mahkemeye erişimhakkının da asgari sınırını teşkil etmektedir. Dava değerine yakın veya davadeğeri kadar vekâlet ücretinin karşı tarafa ödenmesi riski ile karşı karşıyakalan tüketicinin en baştan itibaren hakkını aramakta isteksiz davranması ve buşekilde hak arama özgürlüğünün engellenmesi kuvvetle muhtemeldir. Mevcutdüzenleme ile kanun koyucu dava değeri ve davalının sıfatını dikkate alarakvekâlet ücretini orantılı ve makul bir seviyede tutmayı amaçlamıştır.
14. Kuralda öngörülen nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretinehükmedilmesi, tüketicilerin haklarını kolaylıkla arayabilmelerine imkânsağlayan, hak arama özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırarak tüketicileri enbaşından itibaren hak arama konusunda cesaretlendiren bir düzenlemedir. Böylebir düzenleme de anayasal sınırlar içinde kanun koyucunun takdir yetkisindedir.Kanun koyucunun belirtilen amaçları gerçekleştirmek için tüketicileri korumakamacıyla çıkardığı düzenleme Anayasa’nın 172. maddesinin bir gereğidir.
15. Öte yandan Anayasa’da özel olarak korunan tüketicikonumundaki davalılarla satıcı veya hizmet sağlayıcı konumundaki davacılar aynıhukuki durumda olmadıklarından bunlar arasında eşitlik karşılaştırılmasıyapılamaz.
16. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 10. ve 172.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
7.11.2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması HakkındaKanun’un 70. maddesinin (6) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, 15.11.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ